ara

Emine 🍁

Derinlik...Zâhirin ötesi beni ilgilendiriyor. Anlamlar alemi. İncelik...Samimiyete ve masumiyete hayranım. https://emineerik28.wixsite.com/ruhun-penceresi

Emine 🍁

@solukbirgolge

Hayatı tanımlarken sanatın insanlara yardım etmesi gerektiğini savunan, Tarkowsky'nin 'Bilmek' adına söyledikleri ise çok çarpıcı.. Dünyada olup biten şeyleri anlamak için çok şey bilmek isteriz. Oysa bilmek , zordur, dikkat gerektirir. Bildikçe daha çok bilmek isteriz. Derinlere dalarız, bu sefer de ufuk çizgilerimiz daralır. Ruh zenginliğimiz körelir.

Bugünün gençleri için ne söylemek istersiniz?
diye sorulunca ise özetle önemli bir şeyi vurgular.
**Tek başınıza yalnız kalmayı ve sevmeyi ögrenin
Birey çocukluktan itibaren kendi başına kalmayı öğrenmelidir.** der
Andrey Tarkovski
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
16 beğeni · 3 yorum
osman duman (@osmanduman)
Artık susmanın çok iyi olduğunu düşünüyorum... Zira kelimeler insanın duyduğu şeylerin hepsini anlatmaya yetmiyor... Yetersiz artık kelimeler... (Tarkovski)
03.08.18 beğen 4 cevap
dino crocetti (@dino)
ne kadar doğru, bildikçe daha çok bilmek isteriz, oysa bilmek zordur, dikkat gerektirir
03.08.18 beğen 1 cevap
bilent doğan (@bilentdogan)
Gerçekten güzel söylemiş,konu bilmek olunca farkı yorumlarda var.
Baştan şunu bilelim maksadım kimseyi incitmek değil. Hemen herkes mutlaka laf arasında, veya bir benzetmede, bizim dilimizle don kişot demiştir.don kişot’un ne olduğunu, bilen veya bilmeyen .
Konu bilmek olunca, usta yazar şöyle demiş.

“Gözlerini kendine çevirip kendi kendini tanımaya çalış; varılması en zor olan bilgi budur. Kendini tanırsan, öküze özenen kurbağa gibi şişinmezsin.”
Cervantes
03.08.18 beğen 1 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

Psikologlar mı, Edebiyatçılar mı !!!
Psikologlar mı, Edebiyatçılar mı !!!
Sizce ?
15 beğeni · 1 yorum
Emine 🍁 (@solukbirgolge)
Asıl adı Gays olan Mecnun’u bilmeyen yoktur. Onun iç yakan acıklı hikâyesini okuduğum zaman günlerce Allah'tan böyle bir sevgiyi anlamayı istedim. İnsan, içinde taşıdığı ruh sebebi ile sevmek ve sevilmek için yaratılmıştır. Ruh, Allah'ın içimize üfürdüğü ondan gelen, O’na aşık O’na hayran bir nesne.
En acı aşklarda bile şükredilesi bir taraf vardır. İmkânsızlık ile imkâna taşır kişiyi. Kulu sevmek Allah’ı sevmektir. Allah kulu ile girer sevenlerin kalplerine. Kavuşturmaz, uzaklaştırır, yakar da yakar ki anlasın sevmenin ne olduğunu diye. Aslında aşk Allah'ın yeryüzüne, kulunun kalbine indirdiği en büyük nimetidir. Sevgide mesafeler uzadıkça özlem çoğalır. Çoğalır da yakıp tutuşturur. Düşünceler uzaklaşırsa sevgi azalır. İnsana duyulan sevgi Allah’ın sevgisi ile bir paralellik sergiler de kul bunu bir türlü anlayamaz. Mecnun âşık. Mecnun Leyla’sını ister. Onun yüzünü görmekten başka ne diler ki. Leyla onun rüyasıdır. Leyla onun dünyasıdır. Mevla nurunu Leyla’ya tutup onunla çağırır Mecnunu kendine. Ne dersiniz, sevgiliyi gören gözler öpülür mü? Sevgi eğer bu kadar gerçekse onu gören gözler öpülür. Sevgi beklentisizdir. Sevgi sabırdır.
Sende var olanı sevdiğine vermektir.

Sevmek, Allah'ın nurundan âdemi görmek, âdem’in zatında O'nu hissetmektir. Sevgide zulüm olmaz. Zulüm olsa zaten adı sevgi olmaz.
24.01.18 beğen 5 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

Hiçbir hayal'i gerçekleşmemiş insanlar alacaklıdır bu dünyadan.
12 beğeni · 0 yorum

Emine 🍁

@solukbirgolge

Bir kısa film
Bir baba genç kızına veda eder ve gider.Geniş Hollanda manzaraları mevsimden mevsime geçerken genç kız da kendi mevsimlerini yaşamaktadır. Genç kadın olur, evlenir, aile kurar, zamanla yaşlanır ama her zaman içinde babasına karşı derin bir özlem duyar.
Father And Daughter
filme puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğeni · 3 yorum
Eseflal (@eseflal)
Çünkü babalar kızlarının tek ve daimi kahramanlardır...
19.01.18 beğen 1 cevap
ketumpinokyo (@ketum)
?
19.01.18 beğen 1 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

Geceye Şiir
seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin
nazlanırsın ama bir gün gelirsin'düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı asker miyim neyim ben
ekleyip duruyorum sabahları akşama
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu,hem kadim
hem de mayhoş elma tadında.kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına.
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya,konuşurken benimle.
budanan oğullar gibiyim,sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor
kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah,unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.sorma,
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.kılpayı kaçırılmış bir şeyin
bıraktığı ardında
neyse oyum ben.
yaralı serçe,benim için dua et;
gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
dr şükrü öncüoğlu'ndan
üç ayda bir reçete.acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla
çünkü nasıl birşey biliyorum itin taştan korkması
bir yastık arıyorum kuş seslerinden
mühim değil sonrası.sorma,
yangın sönseydi suyla
denizler her akşam böyle yanmazdı.yakartop oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
yolundaydı herşey,ben bile yolundaydım
ama
kıyıya vardığımda
kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda.şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
sana seslendim durdum bu küçücük odadan
acımı duy,sensin pusulam benim
ki dünya
silinmiş bir harita
gibi yabancı bana.sorma,
usulca uzandığında
bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.
İbrahim Tenekeci
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 1 yorum
Emine 🍁 (@solukbirgolge)
ah,unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.sorma,
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.
12.01.18 beğen 2 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

Unut/ma
Unutmaya çalışmak, yapılması gerekli olandır, hayatın devamlılığını huzur içinde sağlayabilmek için. ki gerçekten istenilirse yapılamayacak hiç bir şey yoktur derler. Doğru olabilir bu, çünkü unutmak asla gerçekten istenilen bir şey olamadı, hiçbir zaman da olamayacak belki. Hangimiz gerçekten hafıza sildirme olayı gerçekleşse bunu yapacak büyük isteği duyup, sonuçlarına katlanmaya razı olabilir ki! Bu boş bir çabadan öteye gidemez. Mantığımızın haklı emirlerine uymaya çalışıyoruz ama kalbimizin düşüncesiz istekleri bize geçici mutluluklar veriyor. Acılarımızı bile silmeye kıyamıyoruz, çünkü içinde gülümseyen bir sürü biz varız. Hani izlediğimiz bir film için ‘’Kötü bir filmdi belki ama güzel sözlerdi içinde geçenler’’ deriz ya, hah işte onun gibi. Unutmaya çalışmamalı, unutulmaya çalışılan şeyi iyi veya kötü bir yere yerleştirip onunla yaşamayı öğrenmeli insan. O unutulmak istenenler ya da istenmeyenlerdir bizi biz yapan.
21 beğeni · 9 yorum
Emine 🍁 (@solukbirgolge)
Amma velakin insan unutkandır...
08.01.18 beğen 3 cevap
mavigunce (@mavigunce)
aslında insan unutmaz. anılar deneyimlere dönüşür. deneyimler de bizi biz yapar.
08.01.18 beğen 1 cevap
ketumpinokyo (@ketum)
Yazı bana Sil Baştan filmini hatırlattı , bu ara izleyecek bir şeyler ararsan aklinda bulunsun. :)
08.01.18 beğen 4 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

Arayış- Buluş
Arayış- Buluş
MÜNİR ÖZKUL : "İçki dedim, sonuna kadar gittim, Tiyatro dedim o da öyle. Şimdi de Allah diyorum. O duyguyu, Allah inancını içinde hissettiğim zaman sonsuz bir huzurla beraber, sonsuz bir güç buluyorum. Bütün hayatım boyunca aradığım şey Allah inancıydı... Secde sırasında, Başımı eğince, İnsanda bir küçülme, Bir teslimiyet, Bir mahviyet doğuyor. Secdeyi çok seviyorum. Tuvalette abdest alırdım. Dara düşünce ALLAH derdim... Bir sene bu mesleği, her şey bırakmak ve sadece ibadet yapmak istiyorum.
Bütün hayatım boyunca aradığım şey ALLAH inancıydı..."
Münir Özkul (Haziran-1986 / Zafer Dergisi Ropörtajı)

Münir Özkul bir Cuma İstanbul Merkez Efendi Camiine gider, Merkezefendi’nin Şeyhi Nurullah Ona döner : "Öyle insanlar vardır ki, dünyanın makbul sayılan bütün nimetleri içinde yüzerken yine de tatmin olmuyorlar, başka bir gerçek arıyorlar ve Yüce bir güce sığınmak istiyorlar.

Bunlar vaktiyle yaptıklarından üzülmesinler. Çünkü, onların yetiştiği zamandaki eğitim öyleydi… Yani eğitimin yanlışlığı vardı. İkincisi de, bunlar bizce daha makbuldür. Çünkü biz, bunlara şaraptan dönme sirke deriz." der... Not : Ropörtajı yapan Vehbi Vakkasoğlu o kadar etkilenecekki, Ropörtajın adını "ARAYIŞ" diye yayınlayacaktı...
14 beğeni · 3 yorum
Feyzanur (@vareste)
Bunu bilmiyordum. Vay be. :)
06.01.18 beğen 2 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

Bir avuç söz ve ses...
Şükrü Erbaş – Senin Korkularını Benim İnceliğimi
Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.
Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya.
İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı,
hüznün arması ayrılık.

O küçük ölüm!

Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı.
Ben bulutları gösterirken,
‘bulmacanın beş harfli yemek sorusuna’ yanıt aramanla halkalanmış,
‘Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı’
türküsü tenimde düğümlenirken, odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
Dağlarda öldürülen çocukların fotoğraflarını bir kenara itip,
‘bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı? ‘
diye sorduğunda varacağı yere varmıştı çoktan.

Şimdi anlıyormusun gidişinin neden ayrılık olmadığını,
bir yaprağın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu.
Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.
Boşluğa bir boşluk katmadığını, kar yağdırmadığını yaz ortasında….

Ne mi yapacağım bundan sonra?

Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir yazmayacağım bir süre,
Fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.
Hediyelik eşya satan dükkanların önünden geçmeyeceğim.
Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim.
Falcı kadınlara inanmayacağım artık.
Trafik polislerine adres sormayacağım,
Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye….

Ne yapacağımı sanıyorsun ki?

Tenin tenime bu kadar sinmişken,
ömrüm azala azala önümden akarken,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.
Şükrü Erbaş
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
22 beğeni · 8 yorum
Ayrıksı (@ayriksii)
Harika bir şiir..
02.01.18 beğen 2 cevap
Eseflal (@eseflal)
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! ?
02.01.18 beğen 2 cevap
kalbiyle sevenler zümresi (@kalbiylesevenlerzumresi)
çok güzel
02.01.18 beğen 1 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

insan ruhunun bir parçası,  hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz..
insan ruhunun bir parçası, hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz..
Hayvanlar masumdur, saftır ve iyi niyetlidir.
Asla sizin arkanızdan konuşmaz, iş çevirmez, planlar yapmaz.
Kesinlikle yapmacık değildir bir hayvan, ne hissediyorsa onu gösterir, sizi kandırmaya çalışmaz.
Hayvanın size olan ve dahi sizin hayvana karşı sevginiz koşulsuzdur, çıkarlardan, beklentilerden muaftır.
“Boğuluyorum”, “nefes alamıyorum”, “biraz ara vermeliyiz”, “sen çok iyisin ama…” diyerek ayrılıp giden bir kedi, köpek, kuş, balık, tavşan, vs. bulamazsınız.

Ben de dün şu fotoğrafta gördüğünüz kuşu satın aldım (hayvanların ticaret konusu yapılmasına karşıyım aslında).
Daha önce kedi beslemiş biri olarak, bu muhabbet kuşu ilk deneyimim olacak. Ve henüz yavru olduğu için öyle ürkek ki üzüldüm o haline :( Duygusal biri olduğumdan olsa gerek onun bu hali etkiledi beni. Yani daha yavrusunuz ve hiç tanımadığınız, bilmediğiniz bir yerde ''başıma bişey gelir mi, bana nasıl davranacaklar, canımı mı yakacaklar vs.'' diye hissediyor olmak ne kadar kötü.Umarım biran önce alışır bana da korkuları gider.

Sabah işe gelirken kuşu düşünüyordum inanın yine. Derken birden önüme bişey düştü. tam ayaklarımın dibinde son nefesini vermiş bir başka kuş .
Tüylerim diken diken oldu an :( Ne yaşıyorum bu ara bilmiyorum ama dün bir kuşa hayat olmak isterken, bugün bir diğerinin ölümüne şahit olmak çok şaşırtıcı oldu.
Onun fotoğrafını çekmedim elbet ve çekemezdim.Netten indirdiğim şu görsel gibiydi aynı :( Ölüm tüm canlılar için var evet ama buna bu kadar yakından şahit olmak insanın içini acıtıyor.ki acıtmalı da ...
32 beğeni · 10 yorum
kalbiyle sevenler zümresi (@kalbiylesevenlerzumresi)
insan ruhunun bir parçası, hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz..
29.12.17 beğen 3 cevap
Mâverâ (@mavera)
Seni çok iyi anlıyorum.. Şahit olduğum bir durum haklısın içi acıyor insanın. En kötüsü de elinden bir şey gelmiyor. Muhabbet kuşu ve balık çok besledik zamanında ama insan bu yanını tecrübe edince tekrar böyle bir şeye kalkışmaya çekiniyor. Bağlanıyorsun ve o acı durumla yüzleşince ne yapacağını bilemiyorsun. Son söz; Ölüm hak lakin geride kalansan yüreğine bir ateş parçasının düşüp de sönmemesi tarif edilmesi zor bir durum. Bunu yaşamayanlar anlayamazlar.
29.12.17 beğen 1 cevap
osman duman (@osmanduman)
"Tüylerim diken diken oldu an :( Ne yaşıyorum bu ara bilmiyorum ama dün bir kuşa hayat olmak isterken, bugün bir diğerinin ölümüne şahit olmak çok şaşırtıcı oldu."

Vaziyetiniz bana eski bir hikayeyi anımsatı:

- Tuh, Allah belasını versin! Dumandan, havasızlıktan bizim kanarya ölmüş... Çok acıdım doğrusu!

Ve patron, elini kafesin içine sokup çıkardığı kehribar renkli kuş ölüsünü öfkeyle yeşil çuhanın üzerine attı. Kuş, ta çocuğun önüne gelip, hala açıkta bekleyen maça kızının kucağına düştü. Çocuk ciğerlerine kadar donmuştu. Her şeyde ...... bir ihtar ve şifre gören mizacı, bir aynadaki hayal şeklinde ona tane tane dedi ki:

- Bu kuşla ruhun arasındaki münasebeti ara bul!
29.12.17 beğen 1 cevap

Emine 🍁

@solukbirgolge

Benim hâlâ umudum var.
“Güzel günler bizi bekler” diyor Alanson umut kokulu şarkısında. Sıkışık duvarların arasında umuda kapı aralıyor. Ama kapıdan geçebilmek için önce anahtara sahip olmak gerek; karanlığın kör ettiği anda ışığı görebilecek gözlere, bazı kelimelerin gücüne tutunacak bir dimağa ve inanca sahip olmak gerek. Sahi, şarkıda da geçtiği gibi “eyvallah” sözcüğünü ne zamandan beri duymuyoruz, kullanmıyoruz? Ne kadar süredir yüzümüzü, içinde boğulduğumuz ânın dalgalarından kurtarıp ufka, güzel günleri getirecek olan şafağa çevirmiyoruz? Hatırlayamayacağımız kadar uzakta kalmışsa bu vakit, boğulmuşuz demek ki. Önümüz arkamız, sağımız solumuz kısıtlamalarla, içinden çıkılmaz gibi görünen sorun yumaklarıyla sobelenmiş. Çaresizliği nefes nefes içimize çekmişiz, onunla dolup yüreğimize ulaşan her yolu tıkamışız. Yüreğimiz de üzerine serpilecek suyun hasretiyle kavrulmuş, kuru çöl toprağı gibi çatlak çatlak serilmiş. Unutmuşuz; bakışlarımız güzeli görmeyi, kulaklarımız hoş seslerin ahengine uymayı, ellerimiz yumuşağı hissetmeyi unutmuş. Yarını beklemek ve düşlemek, aşinalığını yitirdiğimiz birer yabancı olmuş. Ve ne yazık ki “umut”, uzun süredir yüreğimize uğramayan bir hatıraya dönmüş.
17 beğeni · 6 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Çok anlamlı ifade etmişsin. Nacizane bir iki cümle de ben kurmak isterim. ?? Yasadigimiz dunyanin ve bedenlerimizin isleyisi bile sasirtici bir sekilde umut edebilmeye uygun tasarlanmistir.. an gelir bogazimiza kadar uzuntu ve umutsuzlugumuzun icinde boguluruz.. belki bir sure uykusuz ve gidasiz yasar, gozlerimiz ve kafamiz portleyene kadar dusunup dururuz.. en icinden cikilmaz durumda bile eninde sonunda uyuruz.. ve aslinda her yeni uyanis daha umutlu olur.. hic uyumadan hayati kesintisiz yasayan organizmalar olsaydik, bir sureligine ara vermeseydik, belki de umut pek azimizda bulunan bir meziyet olurdu..
Yasadigimiz dunya bize umudu ogretir sanki.. agaclarin her bahar cicek acip yeserecegini umut ederiz, her soguk kisin ardindan yazin gelecegini de hatta bunlari biliriz, facia ile dunya yasami son bulabilecek olsa bile.. olumlerin kisa bir sure yiprattigi ruhumuz, dogumlarla yine umut etmeye devam eder.. Umudu arayipta bulamadigini dusunen pek cogumuzun, yasanilan tum olumsuz kosullara (memleketin hali, savaslar, olumler, kayiplar, hastaliklar.. vs.) ragmen, sahip olduklarina ve olabileceklerine (aile, sevgili, dost, bir goz oda, saglikli bir akil ya da beden / her ikisi de..vs.)bakmasi gerekir aslinda.. cunku hic kimse tum dunyayi degistiremez.. ancak kendini ve sahip oldugu yasam alanini etkileyebilir.. ve tum degisimler once bir kisi ile baslar.. "kendimizle".. İşte bu yuzdendir hayatı ve kendimi seviyorum. Kendi icimde bulduğum mutluluğu ve umudu yaşamak ve karsimdakine yaşatma hevesim. Ahhh bu benim umut (sal) hallerim ??? ?????????✨
28.12.17 beğen 2 cevap
Feyzanur (@vareste)
O değil de, hercai gitmiş, yerine soluk bir gölge gelmiş. Ne olmuş da gitmiş, ne olmuş da gelmiş? Hercaiyi kelime olarak pek severdim hatta. Yenisine de alisacagiz muhakkak. :)
28.12.17 beğen 3 cevap
/ 28