ara

Ayrılık şiirleri

İçerisinde Ayrılık geçen, Ayrılık temalı, Ayrılık tarafından söylenmiş veya Ayrılık hakkında şiirler listelenmektedir.
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Her yerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar
hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte her şey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yalnızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır, toprak ağır, yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yalnızlık çakmak taşı gibi sert, elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük
ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu olu bir gezegenin soğuk
tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı
bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için
varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir
bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm
zehir zemberek aşkımız
Burcu S. tarafından eklendi
11 beğen · 0 yorum
Sevdiğim,  kemençede  titretiyorken  yayı,  
Bülbül  sustu,  unuttu  o  eski  ağlamayı.  
Öyle  sandım  ki  gökte  kızıllık  sardı  ayı,  
Sevdiğim, kemençede inletiyorken yayı...  

Ağaçların  dalları  saygılarla  eğildi,  
İçimden  çarpıntıyı,  gözümden  yaşı  sildi,  
Böceklerin  sesleri  birdenbire  kesildi,  
Sevdiğim, kemençede söyletiyorken yayı...  

Ayın  on  dördü  gökte  yavaşça  yükselince,  
Bir bağlama başladı önceden ince ince… 

Birdenbire  gürleşip  kemençeye  karıştı,  
Biri  coşkun  bir  öfke,  biri  bir  yalvarıştı.  
Birini  inletirken  bir  kadının  elleri,  
Birinde  bir  erkeğin  kırılmış  emelleri...  
Sonra  kemençe  sustu...  Yalnız  kaldı  bağlama,  
Çalkalanarak  diyor  ki:  ‘‘Boşunadır,  ağlama!’’ 
Kemençen, bağlamam ve… Gönüllerimiz kırıktır;

Her tatlı sevişmenin sonu bir ayrılıktır...  

Gök  onun kadar  derin,  o  gök  kadar  berraktı,  
Biraz  sonra  nazik  ay  bizi  yalnız  bıraktı...  
Bu  ayrılık  çağının  hicranını  bir  düşün,  
Beni hala yakıyor tadı en son öpüşün!?... 

Hazin  hıçkırıkları  bırakılmış  bir  kızın, 
Hatırlattı  bütün  o  eski  ayrılıkları.  
Söndürür  neşesini  gönlümüzdeki  hızın,  
Bırakılmış bir kızın hazin hıçkırıkları... 
Engin Şahinşah tarafından eklendi
2 beğen · 0 yorum
Sevdiğim,  kemençede  titretiyorken  yayı,  
Bülbül  sustu,  unuttu  o  eski  ağlamayı.  
Öyle  sandım  ki  gökte  kızıllık  sardı  ayı,  
Sevdiğim, kemençede inletiyorken yayı...  

Ağaçların  dalları  saygılarla  eğildi,  
İçimden  çarpıntıyı,  gözümden  yaşı  sildi,  
Böceklerin  sesleri  birdenbire  kesildi,  
Sevdiğim, kemençede söyletiyorken yayı...  

Ayın  on  dördü  gökte  yavaşça  yükselince,  
Bir bağlama başladı önceden ince ince… 

Birdenbire  gürleşip  kemençeye  karıştı,  
Biri  coşkun  bir  öfke,  biri  bir  yalvarıştı.  
Birini  inletirken  bir  kadının  elleri,  
Birinde  bir  erkeğin  kırılmış  emelleri...  
Sonra  kemençe  sustu...  Yalnız  kaldı  bağlama,  
Çalkalanarak  diyor  ki:  ‘‘Boşunadır,  ağlama!’’ 
Kemençen, bağlamam ve… Gönüllerimiz kırıktır;

Her tatlı sevişmenin sonu bir ayrılıktır...  

Gök  onun kadar  derin,  o  gök  kadar  berraktı,  
Biraz  sonra  nazik  ay  bizi  yalnız  bıraktı...  
Bu  ayrılık  çağının  hicranını  bir  düşün,  
Beni hala yakıyor tadı en son öpüşün!?... 

Hazin  hıçkırıkları  bırakılmış  bir  kızın, 
Hatırlattı  bütün  o  eski  ayrılıkları.  
Söndürür  neşesini  gönlümüzdeki  hızın,  
Bırakılmış bir kızın hazin hıçkırıkları... 
Engin Şahinşah tarafından eklendi
2 beğen · 0 yorum
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Rue tarafından eklendi
2 beğen · 0 yorum
başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya
aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı
ilk önce damarlarımızda duyuyor çağıltısını
uzak iklimlerin
kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden
bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda
sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz
bize ait olan ne kadar uzakta!
Rue tarafından eklendi
2 beğen · 0 yorum
Bilsin  cihan  ki  ben  bu  cihanın  nesindeyim, 
Bir  ülkünün  mehabetinin  zirvesindeyim.  
Dünya  denen  mezellete  dalsın  her  isteyen, 
Ben  ırkımın  şeref  taşan  efsanesindeyim.  
Herkese bir özleyişle yaşar... Ben de öylece 

Altaylar’ın  ve  Tanrıdağ’ın  çevresindeyim.  
Merdanelikle  şöyle  bakıp  ayrılıklara  
Son  menzilin  hüzün  dolu  kâşanesindeyim.  
Artık  veda  zamanına  pek  fazla  kalmadı;  
Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim...
Engin Şahinşah tarafından eklendi
1 beğen · 0 yorum
İki şehri var gecenin:
Biri gözümde tütüyor
Birinin dumanı üstünde; yağmur gibi çöken siste
Bana bu uykusuz şehri niye bıraktın
Göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin...
Gece değil istediğin hayli karanlık bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak hevesindesin!
Gözlerini anlıyorum henüz bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır.
Ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir.
Öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak.
Sis değil uykusuzluk değil!
İki uzak şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz
Biri sis içinde kirpiklerine kadar açık...
Bu sessizliği kim bıraktıysa
Göremiyorum konuşkan gözlerinde tek sözcük bile
Gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye?
Simge tarafından eklendi
1 beğen · 0 yorum
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle
Rue tarafından eklendi
1 beğen · 0 yorum
Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
Kanunlara saygı göstermesini,
İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.

Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
Saadet bekliyor yaşamaktan.

Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış,
Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
Göçüp gidiyor bu dünyadan.

İşte yaşamak maceramız bu.
Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
Ve yaşayıp beklerken ölmek!

Özleme bir diyeceğim yok.
O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
Yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
Rue tarafından eklendi
1 beğen · 0 yorum
Ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar.
Kavuşmak nasıl olmaz mademki ayrılık var.
Burcu S. tarafından eklendi
0 beğen · 0 yorum
/ 2