ara

Tam Bağımsız Proton

Biz yaşam konusunda akıl yürütürken yaşam geçip gider ve ölüm; ölümü değişik biçimde karşılasalar bile, budalaya da düşünüre de eşit davranır. HUME

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Cümle içinde izdivaç sözcüğünün geçtiği durumlar!
Cümle içinde "izdivaç" sözcüğünün geçtiği durumlar!
İzdivaç vaktimin ( evet, vardır öyle bir vakit; geçirilmemeli, saygı gösterilmeli ve hatta tüm takvimlere “vaka-i izdivaç” namıyla acilen işlenmelidir) geldiğine dair son günlerde gittikçe artan imalardan bunalmış, iş dönüşü, odama kapanıp hane halkının dikkatinden mümkün olduğunca kaçmaya çalışıyordum. Normal insanlarda bulunmayan ve “anne sezgisi” denilen hissiyle “içe çekilme halimi” fark eden kıymetli doğurgan kadın, kapıyı hafifçe iterek açtı ve “tek kişilik” olduğunu vurguladığı yatağıma oturarak halimi hatırımı sordu.

İki hoşbeşten sonra; “Evladım” dedi kısık ve sitemkar bir sesle, “Biz senin mutlu olmanı istiyoruz. Müberra teyzenin yeğeniyle tanışmanı istememizin, şu yaşında hala baba evine çöreklenmiş olmanla bir ilgisi yok. İnsana, oğlu hiç yük olur mu? Olmaz. Amma velakin artık yaşın geldi çocuğum, bak senin yaşındakilere, hepsinin evi var, barkı var, yolu-yolağı var, bir sen kaldın bir de Lütfü emminin oğlu İrfan. Gerçi İrfan’ı kim ne yapsın, gece yatmayı sabah kalkmayı bilmeyen (annem için hayata karşı yapılabilecek en rezilce şey buydu; zamanında yatıp kalkmamak) gereksizin teki, evlenemez zaten o, yengen istediği kadar internetten gelin avlasın, o işin olacağı yok ama sen evlen oğlum. Bak konu komşu bıyık altından gülmelere, dudak bükerek imalı imalı konuşmalara başladı. Yeter artık evladım, geceleri böğrüme oturan öküzler yüzünden uyuyamıyorum, ne olacak bu oğlanın hali diye kafama taka taka saçımda tek siyah tel kalmadı.” Bu tirada karşı kendimi savunmama fırsat vermeden; sağ elini yumruk haline getirip işaret parmağını havaya dikip sallayarak, “Allah şahidimdir, yakın zamanda torun sevemezsem babandan boşanacağım, dayanamıyorum artık” diyerek vurdu ve gol oldu.

Annesinin sağ gösterip sol vurmalarına, akabinde de bacak eti burmalarına son derece alışık hatta bağışık olan ben bile bir an afalladım. “Allah aşkına anne, ne alakasız bağlantılar kuruyorsun. Evliliğinizin bekasının benim olasılık dışı evliliğimle ne ilgisi var?” dedim ki hala bu sözlerimin arkasındayım. Ve fakat ben ne kadar Aristocu isem annem de o kadar Makyevelistti. Aklına koyduğu şeye ( konu, ister enginar dolması tarifi olsun isterse de benim evliliğim) ulaşmak için gösterdiği mantıksızlık ölçüsüne varan adanmışlığın ölçüsü yoktu. Ben evlenecektim, nokta. Ben evlenmezsem torun sahibi olamayacaktı ve o zaman da babamla evli kalması için bir gerekçe kalmayacaktı, nokta. (Ciddiyetini anlamam için cümlesinin sonunu “nokta” diyerek bitiriyordu ki konu bu kadar sinir bozucu olmasa kalkıp gıdısından öperdim, o kadar yani) Son “nokta” sözcüğünü ucundan tuttuğu kirli bir çorap gibi üzerime fırlattıktan sonra, neredeyse saç çizgisine kadar yükselttiği sol kaşı ve havaya diktiği burnuyla “tek kişilik yatağımdan” kalkarak odamdan çıktı.

Akşamı belli bir gerginlikle geçirsek de, olur böyle şeyler diyerek, konuyu belli bir süre nadasa bırakmaya karar verdim. Ertesi sabah, eksik yetki içerdiği söylenen bir vekaletname nedeniyle Ş. İlçesinin Tapu müdürü ile randevum vardı. Randevu saati 8:15. Sabah, kargalar b.kunu yemeden uyanmayı alışkanlık haline getiren doğurgan kadınca uyandırıldım. Omuz dürtme naifliğiyle başladığı uyandırma eylemlerini burnuma sıkı bir fiske vurarak tamamlayan annem, hiç de istemediğim halde sabahın 6'sıyla müşerref olmamı sağladı. (Liseden mezun olduğumdan bu güne, dünyayı o saatte görmemenin şaşkınlığıyla " Müjgan git başımdan" demişim ki akşam yemeğinde “Müjgan the olası bride” ile ilgili çapraz sorguya alındım!)

Gidilecek mesafe uzun olduğundan, trafik denilen şey bir dionysos ayini kıvamına gelmeden kendimi sokağa attım. Zihnim; metro mu dolmuş mu ikilemine kitlenmişken yanımda bir araba durdu ve 3.katta oturan Hamit abi el işaretiyle cama doğru eğilmemi istedi. Türk filmlerinin içinde müstesna bir yere sahip olan "İffet"i izleyen her vatandaş gibi bu çağrıdan hafif kıllanarak ve kafamı camdan uygun uzaklıkta tutarak; "Buyur abi" dedim. " Korkma oğlum" dedi aramızdaki oksijeni bir nefeste emip, Sherlock Holmes edasıyla içimdeki şüpheyi şıp diye anlayan Hamit abi. "Gittiğin yer yolumun üstüyse seni bırakayım dedim." Zihnimdeki şüphe; bağırsaklarımı zorlayan gaz bulutunun butlarımın arasından sessizce çıkması gibi süzülerek ortadan kalktı, içimde minnetle karışık bir rahatlama duygusu oluştu; seviyordum lan ben insanları, ne güzel kişilerle tanışmıştım son 7 senede, yaşamak ne güzeldi...

Arabaya bindim, Hamit abi bir sigara yaktı ve “Eee, hali pür melalin nasıl Proton oğlan. Sevda’nın dediğine göre evereceklermiş seni. Annen; bu sefer kaçamayacak benim eşşek oğlan diyormuş” dedi. Bırak abi, dedim, bırak, konuşacağımız mesele bu değil. Sigarayı bırakacağım diyordun geçen gün, ne oldu Sevda ablaya verdiğin sözler, sen ondan haber ver, dedim. Anladım koçum dedi Hamit abi, anlamıştı! Beni bırakacağı yere kadar karşılıklı susup, sessizliğin tadını çıkardık. Tapuya yakın bir yerde arabadan indiğimde saat henüz 7:45 di ve devlet dairesinin açılmasına zaman vardı. Giriş kapısına yakın büfeden sıcak bir bardak çay alıp tabureye çöktüm ve beklemeye başladım.Sabahın soğuğu burnumu sızlatırken Neokur geldi aklıma, dedim bir açayım da siteyi şöyle kendime geleyim. Heyecandan titreyen ellerle bilgilerimi girdim ana ekrana ve gördüğüm ilk paylaşım; ayaklarını uzatmış bir arkadaşın tüm ekranı kaplayan botlarıydı. Ne yazdığını okuyamadım zira hamiyetimden (!) gözlerim yaşarmıştı, Elhamdülillah dedim, bugün de gülmedik!
4 beğeni · 1 yorum
kader.cmln (@naturmort)
3. kattaki Hamit abi napti ya Sevda ablayla takışıyor diyorlar bende mahallenin yalancisiyim Proton oğlan 🤔
40 dk beğen cevap

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Güney Kore'nin dizi çekmesi yasaklansın.
Güney Kore'nin dizi çekmesi yasaklansın.
- Beni sevmiyorsun, dedi. Seviyorum dedim.
- Sevgini yeterince göstermiyorsun, dedi. Yeterli gösterim miktarı nedir dedim.
- Şimdikinden daha fazlası, dedi. Daha fazla daha mı iyi dedim.
Evet dedi, ne kadar fazla, o kadar iyi. Söyle o zaman dedim, anlat bana ne yapmam lazım, örnekle, ben örnekle daha iyi anlarım.
- Kore dizisi seyret dedi. Öyle bir şey mi var dedim.
- Evet dedi. Kore dizilerinde erkekler nasıl davranıyorsa sen de bana öyle davran. Düşündüm, bir dizi seyri ne kadar riskli ya da kötü olabilirdi ki, tamam dedim.

İlk Kore dizimi seyrettim ve ertesi gün buluştuk. Merhaba-merhabadan sonra zaman geçireceğimiz yere kadar yürürken elini tuttum, parmaklarımı parmaklarına doladım, arada omuz teması sağlayarak ilerledim. Sonra birden parmaklarımı çözüp karşısına geçerek yüksek sesle anlamsız bir şekilde bağırdım. Neden bağırıyorsun dedi, cevap olarak sesimi daha da yükseltip böğürdüm. Sonra kolundan tutup kendime çektim ve sarıldım. Kafası karışık bir şekilde bana baktı. Yürüyelim dedim ve yola devam ettik.

Deniz kenarına ulaşıp bir bankın üzerine tünedik, elleri ellerimde, onun şaşkın gözleri denizde, benim gözlerim onun yüzünde, bir müddet suskun bir şekilde oturduk. Uyur gibi yapıp başımı omzuna yasladım, uyansana be dedi, uyumaya mı geldin. Başımı kaldırıp ben gidiyorum dedim, niye dedi. Hayat anlamsız dedim, gitme dedi. Olur gitmem dedim, hadi yürüyelim.

Hafif bir meltem eşliğinde yürüdük kaldırımda, üşüyor musun dedim, hayır dedi, olsun, sen yine de al bunu omuzlarına diyip verdim ceketimi. Yürüdük, adımları ağırlaştı, yoruldun mu dedim, evet dedi, gel seni sırtıma alayım dedim, saçmalama dedi millet ne der. Sallamadım, aldım sırtıma, narin falan değildi basbayağı ağırdı, 20 metre sonra iflahım kesildi, indirdim.

Hava griydi, hafiften yağmur başladı, koşarak bir lokantaya sığındık. Ben gidiyorum dedim, hayırdır bugün gitmelere doyamadın dedi. İşin raconu bu deyip ceketimi alıp çıktım, arkamdan koşup kolumu tuttu, gitme dedi, arkamdan sarılırsan gitmem dedim, tamam dedi sarıldı. İçeri girip yerimize oturduk.

Yemek saman gibiydi, kaşığı iştahsızca ağzımıza sokup çıkarırken ayrılalım dedi. Olur dedim, kalktı gitti. Bir çay içip hesabı ödedim.

Dışarıda güneş açmıştı. Denizden esen meltem ensemi ürpertti, paltomun yakasını kaldırıp boynumu kısarak eve doğru yola koyuldum. Netflix candı gerisi heyecandı.
Gizli Bahçe
diziye puan vermedi, inceleme eklemedi.
24 beğeni · 26 yorum
Mustafa (@mustafacakmak)
Bu nedir ya hu :)
14.11.18 beğen cevap
Elif Aksoy (@elifbirkadin)
Okumalara doyamadım 😂😂
14.11.18 beğen 1 cevap
Nemesis (@lacrima)
Şimdiye dek hiç izlemedim sanırım iyi yapmışım 😅
14.11.18 beğen 2 cevap

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

İçimde bir Mecnun var; senden öte benden ziyade, bir sır var şöyle en kuytu köşemde.
Bu gece başımda bir tutku var,
Bu gece başımda bir nûr var
Yine bu gece göğün zirvesindeyim,
bir sırrım oldu yıldızlarla
Bu gece tek başıma arzulu ve tutkuluyum
Sanki bu alemden uzaktayım

Mutluluktan kanatlandım,göğe eriştim
Bir şarkısın,meleklerden ve hurilerden okuduğum
Göklerde kavga ediyorum
Şarap destisini döküyor, kadehi kırıyorum
Allah Yakındır
filme 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen
Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen
Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;

Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde "dayan" diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

Yeryüzü ve üstündekiler senindir

Ve dahası

sen bir İNSAN olursun oğlum...
Rudyard Kipling
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 6 yorum
Eseflal (@eseflal)
Bu çok iyiymiş 👍
13.11.18 beğen 1 cevap
Batuhan (@guangzhou)
Eğer eğer ve yine eğer , bakalım bizim eğerimiz bize ne getirecek.
13.11.18 beğen cevap

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Aklımı karıştırmaktan fazla bir işe yaramayacak!
Onların farklı düşünceleri umurumda değil,
farklı düşünceler benim için iyidir.
Kol kola ve yalın ve bütün...
Tanrının tüm çocukları kendi yollarını buluyor...
6 beğeni · 0 yorum

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Something's gotten hold of my heart
Keeping my soul and my senses apart
Something's gotten into my life
Cutting it's way through my dreams like a knife
Turning me up, and turning me down
Making me smile, and making me frown
.
.
.
Marc Almond
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 1 yorum
kader.cmln (@naturmort)
başka uygulamalarda açılmaz diyor fakat yine de güzel.
12.11.18 beğen 1 cevap

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

REN GECESİ
REN GECESİ
Bardağımda şarap, bir alev gibi titriyor.
Bakın kayıkçı ağırdan bir şarkı tutturmuş.
Ayışığında yedi kız görmüş, öyle diyor;
Yeşil saçları ta topuklarını bulurmuş.

Kalkın, türküler söyleyin, oynayın yan yana;
Kayıkçının şarkısını duymayayım gayrı;
Bütün sarışın kızları getirin yanıma:
Saçları örülmüş durgun bakışlı kızları.

Ren sarhoştur, sularına asmalar vuran Ren;
Üzerinde gecelerin altını serili.
Yazı büyüleyen yeşil saçlı perilerden
Bahseder ölü bir ses, son nefesinde gibi.

Bir kahkaha gibi kırılır kadehim birden.
Guillaume Apollinaire
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Bana kaçak diyorlar
Acılarımla başbaşayım
Yalnızlık benim hükmüm
Koşmak benim kaderim
Yasaları çiğnemek için
Büyük Babil'in kalbinde kayboldum
Bana kaçak diyorlar
Hiç bir belge taşımadığım için
6 beğeni · 0 yorum

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Olmak Ya da Olmamak, İşte Bütün Mesele Bu!
Olmak Ya da Olmamak, İşte Bütün Mesele Bu!
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.

Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.

Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak

Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?

Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden.
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
William Shakespeare
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 7 yorum
aslı seloğlu (@asliseloglu)
https://youtu.be/yVbbIeC_WWw Hatırlamak güzel oldu 🌸 Keşke yukarıdaki metnin tamamı olsaydı ama bulamadım.
10.11.18 beğen 1 cevap
Rabia Bilen (@rabiaa)
Nadir Saribacak da çok güzel seslendirmiş.
10.11.18 beğen 3 cevap

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Aziz hatıran önünde; Özlemle, sevgiyle, saygıyla, minnetle
Hayat kısadır
Biraz hayal
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık

Hayat boştur
Biraz kin
Biraz ümit
Ve sonra Allahaısmarladık.
Mustafa Kemal Atatürk
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 1 yorum
aslı seloğlu (@asliseloglu)
10.11.18 beğen cevap
/ 7