ara

Furkan

Gördüklerinin yarısına inan, duyduklarının hiçbirine. -Edgar Allan Poe

Furkan

@turgenyev

Anlar Şiiri -Jorge Luis Borges
Anlar Şiiri -Jorge Luis Borges
Eger,yenıden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz,sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadıgım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doguşu izler,
Daha çok dağa tırmanır,daha çok nehirde yüzerdim.
Görmedigim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım.
Yeniden başlayabilseydim eger,yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. yaşam budur zaten.
Anlar,sadece anlar.Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında su,şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eger,hiçbir şey taşımazdım.
Eger yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder,güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım,bir şansım olsaydı eger.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorumn...
ÖLÜYORUM....

-Jorge Luis Borges
Jorge Luis Borges
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
17 beğeni · 3 yorum
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
Aga bu şiir borgesin değilmiş
21.05.18 beğen 2 cevap
Milena (@masalperisi)
Ahmed Arif'in dediği gibi,bir daha hiç bir ana dogurmaz seni..
21.05.18 beğen 4 cevap

Furkan

@turgenyev

Now We Are Free (Hans Zimmer & Lisa Gerrard)
''Hayatta yaptıklarımız, sonsuzlukta yargılanır.''
Gladyatör
filme 8 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 3 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Yankılanır.
25.05.18 beğen 4 cevap

Furkan

@turgenyev

Kuva-yi Milliye Destanı (Nazım Hikmet)
<<8.Bap>>

....
Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : ''Üç'' dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlayacaktı.

....
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
EK 1
onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
cahil,
hakim
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
kitabımızda yalnız onların maceraları vardır... 11.05.18
Nazım Hikmet Ran
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 2 yorum
Gökdeniz mert (@pote)
O insanlardan kahramanlardan Bu değer bilmez geçmişinden habersiz Yığınlara Ne gelişmiş Toolum olduk
11.05.18 beğen 1 cevap

Furkan

@turgenyev

''Bizi anlatıyor, duyabilirseniz...''
18 beğeni · 5 yorum
Eseflal (@eseflal)
Her hareket ne kadar da rastgele gözüküyor, aslında hepsi belli bir duzende ve planda ? ve cok zor ??
04.02.18 beğen 2 cevap

Furkan

@turgenyev

Eski Türklerde Polijini?
Eski Türklerde Polijini?
Şu an okuduğum kitapta; İslamiyet öncesi Türkler'in inanışlarıyla, İslamiyet arasındaki benzerliklerin anlatıldığı kısımda böyle bir bilgi veriliyor. Hafızam beni yanıltmıyorsa, daha önce eski Türklerde polijini(çok kadınlılık) ile ilgili bir bilgi duymamıştım, bu konuda bilgisi olan var mı?

Kitap: Tarihte Adil Türk İdaresi s.16
Tarihte Adil Türk İdaresi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 53 yorum
Orhan Şahin (@orhansahin)
- Zorlama benzerlik bulmak gibi olmuş biraz. Çünkü Türk ‘ lerde göğün katları 3-5-7-9-12 ye kadar çıkabilmektedir. Türkler ‘ de çok eşliliğe dair kanıt bulunamamıştır. Türk kültüründe ölen bedendir ruh gittiği yerde günlük yaşamına devam edeceği mantığı hakimdir. Bu yüzden atı vb. sahip olduğu şeylerle gömülür. Ahiret inancı sorgulanmak şeklinde değildir. Avcı bir kültüre sahip olması nedeniyle kaza ben kader gibi şeylerle sadece anlık olaylar karşısında ilgilenir. Türkler inanç yakınlığından dolayı değil bildiğin kılıç zoruyla müslümanlaştırılmış ve Nizamülmülk ‘ ün attığı temellerle bugün kü Arap hayranlığı , Arapça ve Arap kutsal mantıklarına kadar islam potasından erimiştir.
03.02.18 beğen 5 cevap
'Büteyra (@huznunlalesidirdunya)
Islamdan önce "çok evlilik" vardı. Ve dünyanın bir çok yerinde Arabistan da dahil olmak üzere.. hangi kitapta okuduğumu hatırlamıyorum ne yazık ki. Nüfusun yarısının kadınlar olması hasebiyle olduğu da yazıyordu. Bizzat Türklerde demiyordu ama.
03.02.18 beğen 1 cevap
Perdenin Arkasındaki Pelerinli (@perdeninarkasindakipelerinli)
İşte bunların hepsi element... İnsanların İslamiyete cici, eskiden de zaten böyleymişiz demesi için sarfedilmiş ifadeler bence. Eski Türklerde Kağan ve Katun vardı. Hiçbir kaynakta Kağan ve katunları devlet birlikte yönetirlerdi gibi bir ifadeye rastlamadım bu zamana kadar. Niçin Türklerin illaki İslamiyete ısındırılmaya çalışıldığını anlayamıyorum. Arapların Türkleri nasıl müslüman yaptıkları ders kitaplarında okutulmaz çünkü gerçekler hep gizlenir. Geldiler ve İslamiyet şöyle güzel deyip dine davet ettiklerini düşünüyor millet. Kılıçtan geçirilip canı alınan onca Türk’ün kitaplara girmemesine şaşırmıyorum ama Türklerin eski inancıyla şimdiki aslında aynıydı ama sadece Kelime-i şahadet getirme yoktu. O geldi tam oldu demeye getirmeleri ne kadar asimile olduklarını açık açık gösteriyor. Türkler de Farslar da zorla dine sokuldu. Kuran da yazıyor nitekim önce davet edin olmayanları ise... Bunca asır geçmesi ise unutulmaya, araştırılmamasına yol açtı. Dini tabu hâline getirip araştırıp sorgulamayan insanlar ve sırf şirin gözükmek için, halka kendini kabul ettirebilmek için ise sözümona aydınlar da onca ilmi çalışmalarına rağmen bu konuda üç maymunu oynadılar ve oynuyorlar. Ne üretebiliyoruz ki? Herkes vaaz veriyor. Akademilerden mahalle aralarına, balkonlardan Meclis’e... herkes ayet okuyor daha iyi müslümanım demeye getiriyor ve karşıdakine de benim gibi ol yoksa işlerin yürümez dercesine. 21. Yüzyılın ortasını geçmişiz insanlar hâlâ oruçluyla sakız çiğnenir mi diye soruyor. Bunca asır İslamiyeti anlamayan, kitabını okumayan, önüne gelene ayrt hadis okuyan insanlar uygulamadıkları ve anlamadıkları, çok da kompleks olmayan sorularla karşılaşınca dut yemiş bülbüle dönüyor. Çünkü neye inandıklarını kendileri de bilmiyor. İnandıklarını sandıklarına aslında inanmıyorlar. Sadece rant için araç olarak kullanıyorlar. Halkın okumamışı ile sırf menfaati için din ağzını yapan aydıncıklar arasındaki tek fark maaş. En ufak bir soruda bana böyle sorular sorma dinden çıkarsın böyle konuşma diyorlar. Kendileri konuşmayınca dindar olduklarını sanıyorlar. Bilmedikleri bir dilde ve alfabede bir kitabı okuyup( hatta okuyamayıp) kendilerini müslüman sanıyorlar. İşin kötü yanı o kadar tercüme var onları da okumuyorlar. Okuyanlar da anlamıyor. Yorumlayanları okuduklarında ise afallıyorlar. Kim daha güvenilir, kime göre güvenilir, yorumluyor onda da şüpheliler. Düşünecek bir kapasiteleri yok. Gelenek olarak öğrendikleri dinle okudukları din apayrı. Kültür öğeleri inançlarını etkilemiş. Dört kadınla evlenmek, 14 yaşındaki çocukla evlenmek, cennetteki memeleri yeni çıkmış hurilere gelince olmaz öyle şeyler diyenler size dini konuda vaaz veriyor ve çelişkilerden bahsettiğiniz de o kumdan kaleleri yıkılıp gidiyor. Bu zamana kadar inandıklarını sorgulamadırlar için cevap da veremiyorlar. Sen 14 yaşındaki kızınla 50’den fazla yaşta olan adamla evlenmesine izin ya da tasdik verir misin deyince köpürüyorlar. Çok enteresan... kuranı Kerim’de yazıyor. Peygamber zaten yapmış. Bunu reddetmeleri bile dinlerini kitaplarını bilmediklerini gösteriyor. Niçin karşı çıkıyorsun kardeşim? Yazan bu. Velhasılı kelam medya da kitaplar da hepsi palavra. Uyumaya devam. (Affedersin kardeşim, paylaşımı görünce dayanamayıp sayfanı işgal ettim. Affola...)
03.02.18 beğen 4 cevap

Furkan

@turgenyev

Fazıl 8.5 Yaşında...
''Fazıl 8.5 yaşında, 3.5 yıldır piyano dersi görüyor.''

Küçük Fazıl'ın ailesi muhtemelen televizyon kültürünün o zamanlarda gelişmemiş olmasından dolayı 2 yaşında televizyon karşısına oturtamamış, 5 yaşında eline telefon-tablet verememiş...
15 beğeni · 1 yorum
turlim (@turlim369)
çok iyi
04.02.18 beğen 1 cevap

Furkan

@turgenyev

Melankoli Kavramının Tarihçesi
Melankoli Kavramının Tarihçesi
Günümüzde melankoli kavramı daha çok hüzün ve yalnızlık kavramlarıyla ilişkilendiriliyor olsa da tarihsel açıdan bakıldığında karşıladığı ilk anlam tembellik olmuştur.

Yedi ölümcül günahtan birisi olan Tembellik(Sloth) kavramı tarih boyunca en çok değişime uğrayan kavramlardan birisi olmuştur. Hristiyan inancında büyük bir günah olarak görülen bu kavram, Antik Yunan'da bazı kesimler tarafından tedavisi olan bir hastalık olarak görülmekteydi. Bu kesimin içerisinde modern tıbbın kurucusu Hipokrat'da yer alıyordu. Hipokrat, tembelliğe ''Melankoli'' adını vermişti. Hipokrat'a göre bu hastalığın semptomları(belirtileri) hüzün, endişe, moral bozukluğu, intihara meyilli olmak ve korkulardı. Hipokrat'a göre bu semptomların nedeni insan bedeninde bulunan mizaç adını verdiği 4 sıvının dengesizliğiydi; Bu dört temel madde kan, balgam, siyah öd ve sarı öd olmaktaydı. Siyah öd insanı tembelliğe, miskinliğe ve kendini dışlamaya yöneltiyordu; Hristiyanlar daha sonraları bu duruma tembellik adını vermiştir.

Kaynak: History kanalının hazırladığı ''Yedi Ölümcül Günah'' belgeseli
Resim: Edvard Munch'un Melancholy tablosu
25 beğeni · 9 yorum
Eseflal (@eseflal)
Zaten tembellestikce melankoliklesip depresyona girmiyor muyuz? mantıklı ?
24.01.18 beğen 2 cevap
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Farklı bir konu. Teşekkür ediyorum paylaşım için.
24.01.18 beğen 2 cevap
ALFA (@alfa)
Seni de okumadım ama sana da bir beğeni.
24.01.18 beğen 1 cevap

Furkan

@turgenyev

Bülent Ortaçgil - Benimle Oynar mısın?
TRT arşiv kayıtlarında dolaşırken 1995 yılında yayımlanmış bir programda bu şarkının çalmasından sonra şarkıyı listeme ekleme ve buraya bırakma ihtiyacı hissettim. Huzur veren parçalardan.
17 beğeni · 4 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Hayır ?
23.01.18 beğen 1 cevap

Furkan

@turgenyev

#Tiyatromadokunma
#Tiyatromadokunma
Ülkede elinde satırla millete saldıran kişiler toplum huzurunu bozmuyorken, ülkenin en elit kesimlerinden birisi olan Kadıköy'de sahne alacak olan tiyatro oyunu toplumun huzur ve güvenliğini bozuyor. Polis tarafından; 6 yasında kız çocuklarının evlendirilebileceğini söyleyen pedofili hastalarına gösterilmeyen tepki tiyatro oyununa gösteriliyor! Eli sopalı adamdan değil, sanatçıdan korkuyorlar; Tecavüzden değil, sanattan tiksiniyorlar.



Tiyatroyu tüm sanat biçimleri arasında en yücesi olarak kabul ederim. Çünkü o insanoğlunun, neyin insani olduğu duygusunu bir başka kişi ile en dolaysız olarak paylaşabileceği yoldur. - Oscar Wilde
8 beğeni · 0 yorum

Furkan

@turgenyev

Basın Şeysi
Basın Şeysi
Kendi profilimde gezerken fark ettim bugün itibariyle sitede ikinci yılımı doldurmuşum. Siteye dönüp baktığımda iki yıl öncesini hatırlamakta zorlanıyor olsam da o zamanlarda sitenin bende bıraktığı izlenimi hatırlayabiliyorum. Eskiden siteye girdiğimde paylaşımlara saygı duyardım, sitedeki kaliteye ben uyuyor muyum diye düşünür, yorum yapmaya çekinirdim! Mübalağa yapmıyorum, cidden sitedeki kalite bende hayranlık uyandırırdı.Ben bu siteye kitaptan uzaklaştığım zamanlarda girer, paylaşımları gördükçe kitap okuma isteğiyle koşardım kitapçılara.

Tabii tüm bu söylediklerim eskide kaldı. Artık sitede kitapla ilgili kaliteli paylaşım gördüğümde gözlerim yaşarıyor. Popülaritenin de etkisiyle olsa gerek site rafları boş, feyste gördüğü paylaşımı alıntılayan insanların yuvası oldu. Bütün bunları zor olsa da kabul ettim fakat benim canımı asıl sıkan şey; sitede kaliteli paylaşım yapan az sayıdaki insanların sözlü tacizlerle siteyi bırakmaya zorlanması oldu. Sitede yaklaşık bir düzine insan sürekli paylaşımlara salça olma, hedef gösterip üyeleri küçük düşürme peşinde. Üzülerek belirtiyorum ki ben de zaman zaman bu düzine içerisine giriyorum.

Sitede şu sıralarda da ''Emek Hırsızlığı'' propagandası yapılır olmuş. Paylaşımları adamakıllı takip etmemiş, söz konusu kişileri tanımayan birisi olarak sitede biraz gezindiğimde benim aklıma takılan ilk düşünce; ''Sitede bu kadar (ç)alıntı paylaşım varken, neden 1-2 kişi hedef alınıyor?'' oldu. Hırsızlığın her türlüsüne karşı olmakla birlikte, söz konusu kişileri tanımamakla benim aklıma ilk takılan şey nedense bu düşünce oldu. Sanırım sitede her gün ''copy paste'' denilen kopya içeriklere defalarca maruz kalıyoruz; ama şükürler olsun birisi çıktı ve birkaç kişiyi hedef gösterdi de bizler emek savunucusu olduk. Kimileri internetten izlediği filmi veya diziyi bıraktı, kimileri profilindeki çalıntı içerikleri sildi ve paylaşıma destek olmaya geldi. Nasıl gelmesinler efendim kabul edilebilir şey mi? Sonuçta anonim bir kişi internette bir paylaşım yapmış. Kabul edilebilir şey mi etik dışı olması! Akademik değeri ne olacak bu sitenin!

Neyse bize de prim çıktı sonuçta elimizde insanları çekebileceğimiz bir slogan var, emek dediğimiz zaman beğeniler yağar. Bugün emek hırsızlığıyla ilgili bir paylaşım yaparım, yarın özür bile dilemediler diye uzatırım.. Ya özür dilerse?! Özür dilerse nasıl uzatırım ki? Hemen dilemez, birkaç paylaşım yaparım en azından. Yapar mıyım ki? Özür dilemeden biraz daha üzerine gitmeli en iyisi, biraz daha beğeni gelsin... Ama neden korkuyorsam özür dilese de bir şeyler bulur üstelemeye devam ederim, banane sitenin kalitesinden... Neyse gece gece yeterince saçmaladım zaten internetten dizi izleyeyim bari, gerçi G.O.T başlamadı daha, TWD'de teliften kaldırıldı, en iyisi film izlemeliyim. EMEK HIRSIZLIĞINA HAYIR!
EK 1
Hatırlarsınız geçenlerde birkaç kişi paylaşımlarının çalıntı olmasıyla suçlanmıştı. Topluca bu kadar baskıya uğramalarını saçma bulmamdan dolayı biraz savunur türde yorumlar yazmıştım. Bu yorumlarımdan dolayı olsa gerek; Bay L. olarak hitap edeceğim, daha önce hiç iletişime geçmediğim birisi bana dm atmıştı. Burada mesajdan bahsetmeyi etik bulmuyor olsam da üyeyi tanımamam ve üyeliğini silmesinden dolayı açıklama ihtiyacı hissettim. Söz konusu mesaja gelirsek; '' Boşver, onlar o kitapları okumamış insanlar. Neden mücadele ediyorsun ki? Aptal ile aptal olma! Ben asla çalmadım, çalmamda'' şeklinde bir mesajdı. Sizce bir insan haksız olsa, üyeliğini silmeden önce hiç tanımadığı birisine ben çalmadım diye mesaj atar mı? 18.01.18
16 beğeni · 21 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Tespitleriniz çok doğru @turgenyev ?? yürekten katılıyorum size.
18.01.18 beğen 2 cevap
Nevim Gökdemir (@nevimgokdemir)
herkez sütten çıkmış ak kaşık, hiç anlamıyorum yanlışa yanlış deniyor zaten amaç ne anlamadım ne güzel toplanıp bir şeyler paylaşıyordum 13 yaşındaki kızım bu olanlara ANNE SİZ BİZDEN DAHA ÇOCUKSUNUZ DEDİ BAŞKADA BİR ŞEY YOK Hayat kısa okuyalım ve ANI YAŞAYALIM
18.01.18 beğen 4 cevap
E.A. (@ea)
Bu sitede kalite olduğunu düşünmen ilginç gerçekten. Ben üye olalı 3 yıl oluyor bu kadar varoş bi yer görmedim.
18.01.18 beğen 5 cevap
/ 5