ara

Uğur Ukut

kırk yedi yaşındaki bir adam ne kadar çok şeyi olursa olsun söyleyecek kendi hakkında konuşmaması gerektiğini bilir. Saygılar.

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Kucuk bir hazine
Kucuk bir hazine
Maddi olarak pek değerli değil belki ama...
8 beğeni · 0 yorum · Anın Fotosu ·

Uğur Ukut

@ugur-ukut

DEĞİŞTİRMİYOR
DEĞİŞTİRMİYOR
Hayal kurmak ya da rüyalar görmek
Sensiz oluşumu değiştirmiyor
Delice ozlemek çılgınca sevmek
Sensiz kalışımı değiştirmiyor

Yıllarca beslenen yüce umutlar
Yagmurlara gebe beyaz bulutlar
Kadere verilen bütün komutlar
Sensiz oluşumu değiştirmiyor

Şiirlere düşen kelimelerim
Dualarda çıkan dilemelerim
Kağıda kaleme soylemelerim
Sensiz kalışımı değiştirmiyor

Yıkıma dönüşür beklemek bile
Kolay gelir belki istemek dile
Dünya bu, kim kala bilmem kim öle
Sensiz oluşumu değiştirmiyor

Yediğin bal olur içtiğin zehir
Yaşadığın cile çektiğin kahir
Ölene kadar da beklese Uğur
Sensiz kalışımı değiştirmiyor
17-07-2017
Uğur UKUT
1 beğeni · 0 yorum · Kalemimden ·

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Afferin Sana
Afferin Sana
Sıtma tutmuş gibi titrer bedenim
Bir çift söze sattın afferin sana
Olmasın ardımdan dua edenim
Ateşlere attın afferin sana.

Yol mu var önümde artık yürüsem
Sen yoksan içimde o an çürüsem
Açtığın yarayı bin yıl sürüsem
Gönlüm heder ettin afferin sana.

Aklında ne vardı öfkeni kustun?
Sudan bahaneler üretip küstün
Öldürmek için mi bana bu kastın?
Aşıma zem kattın afferin sana.

Ahım yok bilesin asla da olmaz
Bu yaptığın elbet yanına kalmaz
Söktün ciğerimi boşluğum dolmaz
Hayatımı üttün afferin sana.

Ölümlere geniş ömrüme dardın
"Sensiz yaşayamam, nefesim" derdin
Ayrılmakmış sanki benden tek derdin
İşte oldu gittin afferin sana.

Almıştın ya beni uçurumlardan
Beter oldum şimdi o durumlardan
Nasıl da vaz geçtin Uğur'umlardan
Cehenneme ittin afferin sana.
06-11-2016
Uğur UKUT
0 beğeni · 0 yorum · Kalemimden ·

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Önüne Gelen
Şiirin Hikayesi

bir gün bir sohbet esnasında arkadaşlarımdan biri "Ankara'dan birine iş yaptım; adam bizi şıkladı geçti" diye bir cümle kullandı. şıklamak aldatmak, kazıklamak anlamındaydı.


ÖNÜNE GELEN

Bazısı suçunu bastırmak için
Bazısı korkutup susturmak için
Bazısı köşeye kıstırmak için
Her önüne gelen yokluyor bizi

Cümle aleme de sırrın duyurur
Çıkar sofrasında karnın doyurur
İşi bitti benden vurdukça vurur
Her önüne gelen ekliyor bizi

Doğru sanılanlar çekiyor başı
Gözümü çıkarır yaparken kaşı
Hamalım ya artık taşı ha taşı
Her önüne gelen yüklüyor bizi

Her şeyi anlatır aslında bilmez
Topluyor, çarpıyor, çıkarmaz, bölmez
Hep alacaklıdır, aldığın silmez
Her önüne gelen bekliyor bizi

Ne yaparız bilmem ne yapmalıyız,
Kula değil Allaha tapmalıyız
Şuraya bak sanki orta malıyız
Her önüne gelen kokluyor bizi

Hiç bakma yüzüme sorma kim miyim?
Vatanını seven basit biriyim
Adım Uğur, susmuş halkın diliyim
Her önüne gelen tıklıyor bizi
05-03-2015
uğur UKUT
10 beğeni · 7 yorum · Kalemimden ·
(@muharirbuya)
👍 Bir kaç şiirini daha okudum güzel yazıyorsun @ugur👏
27.06.17 beğen 1 cevap
Misafir
Bu bi seslenişmi yoksa içinizden geldi diyemi bu arada çok güzel olmuş
27.06.17 beğen 1 cevap
Aydagül (@roza)
Başarılı ☝🏻
28.06.17 beğen 1 cevap

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Ugur
Uğur UKUT (Akrostiş)

Uzun yollarda bir garip yolcuyum
Ğ öksüz harfi ise alfebemizin
Ummanlarda gezen adsız salcıyım
Rüyalara konmuş can hepimizin

Umarsız ölüme gitmek mi gerek
Kuşatılan Ömür bitmiş diyerek
Uğur’un dilinde zehir zemberek
Tüm vatan adına kan hepimizin.
21-07-2016
Uğur UKUT
1 beğeni · 0 yorum · Diyorum ki ·

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Okunan her kitap hazinemize attığımız mucevherdir.
2 beğeni · 0 yorum · Anın Fotosu ·

Uğur Ukut

@ugur-ukut

İşlenmemiş cinayet
Sararmış uzun otların aradından kaldırıp başını yola baktı. Polis arabasının siren sesiyle tekrar çukura büzüldü. Neydi bütün bunlar ne anlama geliyordu. Siren sesi kesilinceye kadar öylece kaldı. Beyni zonkluyor kalbi yerinden çıkacak kadar hızlı atıyordu. Korku ve çaresizlik her yerini sarmıştı. Ne yapcacağını bilmez halde yeniden yolu gözetledi. Sakin bir yer bulup düşünmeliydi.
yolu karşıya geçip bütün gücüyle çalılığa koştu. Akşama kadar orada saklanabilir ve ne yapacağına karar verebilirdi. Gerekirse teslim olur bu suçu ben işlemedim derdi. Çalılığa ulaşır ulaşmaz kendine dikkat çekmeyecek bir yer buldu. Ot ve çalılarla üstünü örtüp uyumaya Çalıştı. Ne mükündü uyku.
Daha yarım saat önce okulda ders anlatıyordu. Polis arabasını okul bahçesine girerken görmüş ama umursamamıştı. Beş dakikaya kalmadan da fizik hocası, iyi merhaba dediği can arkadaşı Halil sınıfa dalmış ne oluyor demeye fırsat vermeden kolundan sürükleyerek dışarı çıkartmıştı. Koridorda da konuşmadan boş bir sınıfa girmişlerdi. Halil:
"İsmail sen ne yaptın. Polis seni almaya gelmiş. İnanamıyorum."
İsmail dumura uğramıştı. Bir kaç saniye içinde alnında boncuk boncuk ter birikmişti. Çok korkardı böyle şeylerden. Kırk küsür yıllık ömründe polisle hiç bir işi olmamıştı. Polis bir yana, gittiği heryerde tüm kurallara uymuş, Asla kanun dışına çıkmamıştı. İki yıl önce bir gece yarısı fena dayak yediği sarhoşlardan davacı bile olmamıştı. Dahası adamlara ağzını açıp bir kaç sitemin dışında küfür bile etmemişti. Gayri ihtiyari bayılır gibi kelimeler çıktı ağzından:
"ne yapmışım ben" 
Halil gülümsedi acı acı:
"dün akşam üstü mahalle esnafından nalbur selim dükkanında ölü bulunmuş.
"benle ne ilgisi var ki?"
"sözümü kesmez isen anlatacağım. Göğsünde bir bıçak saplıymış. Gece yapılan kriminal inceleme bıçakta senin parmak izini bulmuş. Kesinleşir kesinleşmezde seni tutuklamaya gelmişler. Bende inanamıyorum."
"olamaz." der demez İsmail gücünü yitirip ayakta duramadı. Dizlerinde kalan son derman ile boş sıralardan birine zor attı kendini. Gözbebekleri korkudan açılmış kan ter içinde kalmıştı.
"aman Allahım ben ne yapacağım şimdi? Ben yapmadım gider söylerim. Alnım açık yüzüm ak benim. Rabbimden başkada hiç kimseye veremeyecek hesabım yok."
Halil yanına yaklaşıp bir eliyle kolunu tutarken diğerini omzuna koyfu.
"bizde öyle düşünüyoruz. Sen dünyada tanıdığım öfkesini en iyi kontrol edebilen kişisin. Asla yapmış olamazsın. Şimdi seni burdan çıkarmamız lazım. Müdür polisleri oyalıyor. Hadi arka kapıya gidelim zil çalmadan."
"kaçarsam suçu kabul etmiş olmaz mıyım?"
"Alakası yok. Hem gerekirse sonra teslim olursun. Şimdi götürürler ise çok eziyet ederler sana. Biz herşeyi bir öğrenelim."
"yanlış yapıyoruz gibi geliyor bana." 
"bak dinle beni. Eğer şimdi teslim olursan bir şekilde bu suçu sana kabul ettirirler. Tilki tilkiliğini bildirene kadar post elden gider. Şimdi arka kapıdan çık ve okulun arkasındaki çayırı geç yolun öbür tarafındaki çalılıklarda saklan. Karanlık basınca ben gelir seni bulurum. Her durduğum yerde iki kere seslenirim. Bir kere bağırır yürümeye devam edersem sakın çıkma kaç. Şayet gece yarısına kadar gelmezsem takip ediliyorum demektir. 
Benim evin arka bahçesindeki küçük kulübe var ya oraya git. Otobüse binme tenha yerleden yürü. Senin için bir kaç eşya ve para bırakacağım. Arka cam açık olacak. Usulca gir yeşil çekyatın altına koyacağım. Onları al ortalıktan kaybol. Bir hafta içinde sonuç alamazsak teslim ol. Biz işin peşinde olacağız.
"Allahım nedir bu başıma gelenler. "
"şimdi telefonunu da ver bana. Teknik takibe takılmayasın. Hadi çıkalım."
Halil’in anlattıkları İsmail’inde aklına yatmıştı. Arka kapıdan çıkıp çayıra daldı.

Dehşet ve korku içinde bir ömre bedel bir oniki saatten sonra gelen giden olmamıştı. Artık dayanılacak tarafı kalmamıştı bu bekleyişin. Yine de Halil’in söylediği zamana yarım saat vardı. Son umutla bu yarım saati de beklemeye karar verdi. Yaşamla ölüm arasında geçen yarım saatin ardından hala gelen giden olmamıştı. 
Usulca yerinden kalktı. Üstünü başını silkeledi. Yola mesafesini koruyarak yürümeye başladı. Kırk dakika içinde Halil’in evine geldi. Müstakil evin tüm ışıkları sönüktü. Etrafı kolaçan ettikten sonra arkaya dolanıp alçak duvarı geçti. Kulübe duvara çok yakındı. Hafif ay ışığında açık cam rahatlıkla seçiliyordu. Sessizce içeri süzüldü. Tek odadan ibaret kulübe çok karanlıktı. Eşyaların silüetlerini görse de renklerini seçemiyordu. Işıkları açmak yerine yakın çekyata doğru sokuldu. 
Ne olduysa o anda oldu. Ortalık gündüz gibi oldu. Sağına dönüp onu bekleyen kalabalığa baktı. Okula onu almaya gelen polislerden, öldü denilen nalbur Selim’e kadar herkes oradaydı. Halil, eşi çocukları akraba eş dost kim varsa. Hatta ilk şaşırdığı bu kalabalık buraya nasıl sığmış oldu. 
Hep bir ağızdan bağırmaya başladılar
"iyi ki doğdun İsmail"
O zaman anladı herşeyin bir oyun olduğunu. Bu gün onun doğum günüydü. Sabah beri boş yere kendi kendini mahvetmişti. Kan beynine sıçradı. Ömründe ilk defa öfkesi onu yenmişti
"hepinizin a.q. Ömrümden ömür gitti lan" diyerek başladığı küfür zincirine aklına ne gelirse onunla devam etti. Kırk küsür yıldır biriktirdiği gün görmemiş küfürler etti. 
Bütün öfkesini kusunca sakinleşti. Gerçekten öfke baldan tatlıydı. Karşısında sessiz, şaşkın ve şok olmuş bekleyen kalabalığa baktı. Gülümsedi. Küfretmenin hafifliğiyle kırk yıldan fazla ilk defa doğum günü kutlayan adam gülümsemesini takındı. Kalabalığa yürüyüp "teşekkürler dostlarım" dedi.
İscehisar-2016

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Umudumun Üstüne
Umudumun Üstüne
Sensizlik ne geceye, ne gündüze sığıyor
Saatler Kurşun olmuş üzerime yağıyor
Hasretin benliğimi yılan gibi boğuyor
Beklemeler düşüyor umudumun üstüne

Sis denizinde yaşar ruhum dünyaya küsmüş
Hayatın kumarında ömrünü sana basmış
Tüm güvendiklerini hayallere asmış
Beklemeler düşüyor umudumun üstüne

Yolumda dev engeller, asla geçit vermiyor
Ters yüz olmuş hayatım hiç düzene girmiyor
Ölümden başkasını n'apsam gözüm görmüyor
Beklemeler düşüyor umudumun üstüne

Günler katran karası, döşte bıçak yarası
Akar özlem deresi, zaman sükut sırası
Uğur diye birisi var ile yok arası
Beklemeler düşüyor umudumun üstüne
23-02-2014
Uğur UKUT
2 beğeni · 0 yorum · Kalemimden ·

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Kitap bağışı
Kitap bağışı
Eğitime destek verelim
2 beğeni · 0 yorum · Anın Fotosu ·

Uğur Ukut

@ugur-ukut

Var bir hal sende
VAR SENDE BİR HAL
Ya kırıldın ya da unuttun beni
Sustuğuna göre var bir hal sende
Yıllarca sevdanla kuruttun beni
Küstüğüne göre var bir hal sende

Hayatın oyunu ol kumarıma
Coşkunla bin şiddet koy şamarıma
Durduk yerde gülüm şu damarıma
Bastığına göre var bir hal sende

Özlemişim seni kamyon dolusu
Beklemelerimse hasret ulusu
Gönül garip tatlı bir Söz delisi
Kastığına göre var bir hal sende

Aşığın her hali maşuğa doğru
Ümit denizinde kül olsa bağrı
Her sitem edişin öfkene çağrı
Kustuğuna göre var bir hal sende

Uğur deva arar bu yaman derde
Çare varsa bile acaba nerde
"Seviyorum" deyip arada bir de
Yastığına göre var bir hal sende.
22-11-2016
Uğur UKUT
4 beğeni · 0 yorum · Kalemimden ·
/ 23