ara

Zeynep Büyükırmak

okuyom ben ya :D

Zeynep Büyükırmak

@zeynep-buyukirmak55

Diyorum ki
Yokmu şöyle acılarımızı hafifletebilecek bir kitap. Okusak da unutsak!...
5 beğeni · 3 yorum
Ajuez (@orlic)
Ölünceye kadar ölümsüzsün.. Yeni bitirdim .. Zamanin varsa 1 gunde bitirirsin kitap gercekten cok akıcı.. Ve cektigin butun sıkınlar icin bunlarda neymis diyeceksin guven bana ..
10.12.15 beğen 2 cevap
Zeynep Büyükırmak (@zeynep-buyukirmak55)
Yazar? Hiç duymamistim ismini kitabın
10.12.15 beğen cevap
Ajuez (@orlic)
Fırat çakır
10.12.15 beğen 1 cevap

Zeynep Büyükırmak

@zeynep-buyukirmak55

Cengiz Numanoğlu şiirleri
Birgün bir delikanlı, dolaşırken ormanda,
Vahşi hayvanlar sarmış, etrafını bir anda.
Delikanlı korkmamış, gür sesiyle kükremiş;
“Van minüt kapak olsun, bunca vahşete” demiş.

Hayvanlar şaşkın şaşkın, birbirine bakmışlar;
Bu sert delikanlıya, kafaları takmışlar.
İlk defa rastlamışlar, böyle âsî birine;
Demişler ki; “Gömelim, bu çılgını derine.”

Acilen aramışlar, teşkilattan birini;
Birleşmiş hayvanların genel sekreterini.
Demişler ki; “Hey Banki, burada bir deli var,
Bize küstahça kalkan, kocaman bir eli var.”

Derken.. Açlık bastırmış, kebap çekmiş canları;
Lâkin, doyurmak zormuş, bu vahşî hayvanları.
Demişler ki; “Asya’da, Afrika’da kebap bol,
Çöp şişlere takarız, şöyle biraz kafa kol.”

Birkaç milyoncuk insan, doğranmış varillere;
“Pişir!” emri verilmiş, küresel gorillere.
Bu kitlesel kebabı, tıka basa yemişler,
“Dünya beşten küçüktür, tartışılmaz” demişler.

Lâkin tehlikedeymiş, aslanların payları;
Şu “van minüt” depremi, kırmış bütün fayları.
Bakmışlar uyanıyor, Doğu’nun miskinleri;
Hemen devreye girmiş, “paralel”in cinleri.

Öfkesinden köpürmüş, kâinatın imamı (!);
Demiş ki; “Şeffaflaşsın, otellerin hamamı.”
Ne var ki; ihânetin bohçaları açılmış;
Şantaj montaj, ne varsa, ortalığa saçılmış.

Kısacası; adâlet, dalâleti sollamış,
Bir “van minüt” dünyayı, beşik gibi sallamış.
Kimdir bu delikanlı ? Merak ettim doğrusu,
Peşinde binbir pusu, yok mudur hiç korkusu?

Duydum ki; çok eminmiş, bakmazmış arkasına;
Hiç kurşun işlemezmiş, o takvâ hırkasına.
Dik başını, Allah’tan başkasına eğmezmiş;
Yoksa, bu koca dünya, hiçbir şeye değmezmiş.

Anladım ki; bu destan, ezberleri bozacak;
Bu mesajı tarihler, mahşere dek yazacak.
Artık bütün mazlumlar, hırkayı giyecekler;
Ve bütün zâlimlere, “van minüt” diyecekler.

Bu satırları yazan; bendeniz haddin bilir;
Diyor ki; okuyandan, belki bir duâ gelir.


Cengiz Numanoğlu
3 beğeni · 0 yorum

Zeynep Büyükırmak

@zeynep-buyukirmak55

Cengiz Numanoğlu
Dün gece bir kâbusla, fırlamışım yataktan,
Sanki çırpınıyordum, çıkmak için bataktan.
Bulunduğum yer sanki, bu dünyanın dibiydi;
Etrafımda insanlar, uzaylılar gibiydi...

Göğüs,kalça,göbek,bel,dudaklar,kaş,göz,burun;
Her yerleri silikon!.. Daha bitmedi durun.
Estetik cerrahide, sınırları yıkmışlar;
Beyinleri çıkarıp, silikonlar takmışlar...


Böylece akıl, fikir, zikirden kurtulmuşlar;
Beyinsiz yaşamakta, mutluluğu bulmuşlar.
Hayat dizayn edilmiş, çağdaş formata göre,
Yeni baştan yazılmış; örf, âdet, ahlak, töre...


Kadınlarda eşdeğer, dişilikle kişilik,
Karaktere yansımış, erkeklerde dişilik.
Kısacası; yıkmışlar utanma engelini;
İstifa etmiş şeytan, bırakmış çengelini...


Eller, beller karışmış, kollektif zürriyetler,
Cinsî alış verişte, limitsiz hürriyetler.
Hak, hukuk, vicdan gibi, boş kavramlar atılmış,
Paraya dinler üstü, tanrısal güç katılmış...


Bir irticâ korkusu, pompalanmış derinden,
Bilerek oynatılmış, bütün taşlar yerinden.
Çekmek için her yerde, ''kalbim temiz'' kartını;
Bire tenzil etmişler, dînin o beş şartını...


Kimi devran kuklası, kimi sosyalist kinci,
Kimi haddini bilmez, dinden habersiz dinci...
Âlim diye ortada, iki alkış delisi,
Duydum ki; uykudaymış, âlimlerin gerisi...


Ekranlarda içi boş, göstermelik sohbetler,
Bir edep katliamı, internetteki ''çet''ler.
Eğitim öğretimde, okullar devre dışı;
Medya yönlendiriyor, bu bilimsel yarışı...


Bütün dünya seyirci, sahnede bir oyun var;
Bir Buş'un karşısında, altı milyar koyun var.
Almışlar küçük Buşlar, localarda yerini;
Bu oyunda kırıyor, müslüman birbirini...


Beni ilkel bularak, merak edip soydular,
Dinazor teşhisiyle, bir fânusa koydular.
Hele orjinal beynim, onlar için bir şoktu;
Düşünen bir beyine, tahammülleri yoktu...


Can havliyle fânusa, nasıl tekme atmışım,
Meğerse o tekmeyle, yorganı fırlatmışım.
Bu korkunç kâbus beni, sırılsıklam terletmiş;
Çok şükür.. Bütün bunlar, rüyadan ibaretmiş...


Oysa, gerçek dünyada, böyle şeyler ne arar !
Herkeste sevgi, saygı, barış, güven, istikrar.
Bozmayalım dünyanın, bu güzel durumunu,
Kimse kurcalamasın, rüyanın yorumunu...



CENGİZ NUMANOĞLU
2 beğeni · 0 yorum

Zeynep Büyükırmak

@zeynep-buyukirmak55

Cengiz Numanoğlu
Varmaz oldu, vermeye hiç elimiz,
Dönmez oldu, bir özüre dilimiz,
Teşekküre çoktan bitti pilimiz;
En küçük damlada, sabrımız taştı,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Bilgisizlik, ne vehimler üretti;
Önyargılar, vicdanları kör etti.
Dürüst olmak.. Affedilmez cür'etti,
Öfkemizden, yüreğimiz korlaştı,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Çağdaşlığı, maske yaptık yüzlere;
Bu çifte yüz, yakışmadı bizlere,
Merhametten, haktan yana sözlere,
Hoşgörümüz, neden böyle darlaştı?
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Bir tarafta, ilme şaşı bakanlar,
Bir tarafta at gözlüğü takanlar,
İrfan desen, bu lisandan kim anlar?
Gerçek âlim, gözümüzde horlaştı,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Helâl kazanç, nefsimize az geldi,
Bankerlere tavuk verdik, kaz geldi,
O gözyaşı sağnakları, vız geldi;
Saçlarımız, değirmende kırlaştı,
İnsan olmak bu kadar mı zorlaştı?

Yedik içtik, haram helâl bir tuttuk,
Dişe göre ne bulursak hep yuttuk,
Mahşer, Mîzan, Kur'ân, vicdan unuttuk;
Yollarımız, hep zulümde birleşti,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Paspas oldu; sevgi, saygı, paraya,
Ahlâk döndü, kanayan bir yaraya,
Ailede, şeytan girdi araya;
Karı, koca, kardeş, bacı hırlaştı,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Evde pişen, bizi tatmin etmedi,
Beş yıldızlı sofra kurduk yetmedi,
Şişelerle yarışımız bitmedi;
Kalp gözümüz, şehvetlerle körleşti;
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Kendimizi, masaya hiç sermedik,
Başkasına hiç söz hakkı vermedik,
Sövdük, dövdük..Bunda vahşet görmedik
Mazlum yüzler, yumruklarla morlaştı,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Bayramlarda, beş dakika mezarlık,
Bir senede, iki namaz... Nazarlık,
Ettik hâşâ Allah ile pazarlık;
Bir gaflet ki; içimize yerleşti,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Oysa bizler, ihsan için varolduk;
Meleklerin secdettiği bir kulduk.
Bu şerefi taşımaktan yorulduk.
Edep, hayâ, akıl, fikir yozlaştı,
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Dîn.. İslâm dinidir, Allah indinde,
İlim, irfan, sevgi, barış bu dinde,
İnsanlık, ne buldu, nefrette kinde ?
Sağduyumuz, hedefinden çok şaştı;
İnsan olmak, bu kadar mı zorlaştı?

Ey Mübarek akl-ı selîm , nerdesin?
Sen, ateşle aramızda perdesin,
Hasreti var, gör ki sana herkesin;
Cür'etimiz, haddimizi çok aştı;
İnsan olmak, ne kadar da zorlaştı...

Cengiz Numanoğlu
3 beğeni · 0 yorum

Zeynep Büyükırmak

@zeynep-buyukirmak55

Şükrü Erbaş - Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun
Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun

Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
Herkesin perde perde çekildiği bir akşam
Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
Ağzında eriklerin aceleci tadı
Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.
Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor
Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı
Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen
Uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun.
Uzak dağ köylerine vuran ay ışığı
Kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa
Ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr
Sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun.

Sakarya Caddesi'nde sarhoşlar
Rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin
Yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar.
Yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum
Uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun.
Örseler acıyla düştüğü yeri
Susarak büyüyen adamların sevgisi.
Ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek
Bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik
Sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun.
İnsanın zamana karşı biricik şansıdır aşk
Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.
Sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun
Herkesin simsiyah kesildiği bir akşam
Yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.

Sen bende, gözlerinin anne ışığıyla
Bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.


Şükrü ERBAŞ
6 beğeni · 1 yorum
FİRUZE (@firuze-cetin)
çok çok güzel..
10.12.15 beğen 1 cevap