ara

zeyrek

Sona gelen başa döner...

zeyrek

@zeyrek

"Şimdi, gelecek geçmişten başka bir şey değildir."

.......

"Şimdiye gelecek olursak," dedi, "dikkatli olmak lazım. Aslında yoktur. Matematikte buna yaklaşık değer denir."


***Zamana dair okuduğum güzel yorumlardan biri daha. Matematikteki limit kavramı ile an kavramının örtüşebileceğini hiç düşünmemiştim. Bu zaviyeden bakınca tüm yaşantımız aslında hiç varolmayan ya da varolduğu anda yok olan bir yapıya bürünüyor.
EK 1
Ayrıca kitabı tanımamda katkısı olan sayın @seyyah73 ' e teşekkür ederim. :) 31.08.18
Oyun Dürtüsü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğeni · 2 yorum
Ömer Aydemir. (@seyyah73)
Keyifle okuyunuz efendim. Bu kitabı okurken çok keyif almıştım. Ve muhteşem cümlelerini ve kurgusunu hatırladım yeniden.
01.09.18 beğen 1 cevap

zeyrek

@zeyrek

"Çağdaş dünyada öğretmenin kendine özgü bir bakış açısı olmasına nadiren izin verilir. Öğretmen eğitimden sorumlu bir makam tarafından atanır; eğer eğitim yaptığı anlaşılırsa da 'kapı dışarı' edilir."

*** Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Sorgulayan Denemeler
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
2 beğeni · 0 yorum

zeyrek

@zeyrek

Deli olacaksan tek başına olmayacaksın demek ki 🙄
Sorgulayan Denemeler
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
4 beğeni · 0 yorum

zeyrek

@zeyrek

Çocukluk Anılarımda Bayram...
Sayın @gulsahsonmez 'in davetiyle ben de eskiye dair anılarımdan kısaca söz etmek istiyorum. Kendisine teşekkür ediyorum. :)

Hatıralarımda bayram sabahlarının özel bir yeri vardır. Çocukluğumda, bayram namazını kılmak için babam mutlaka köye giderdi. Bizi de sabahın ilk ışıklarıyla uyandırırlar, gözlerimizde yarı uyku mahmurluğuyla en yeni kıyafetlerimizi giydirip arabaya bindirirlerdi. Tabi ben geceden sabahki bu kalkışı hayal ederek heyecanlanır ve gece pek uyuyamazdım. :) Köyde amcamlar ve dedemler aynı evde yaşadıkları için oraya giderdik ve ben koşarak kuzenlerimi yataktan kaldırmaya giderdim. Benimle yakın yaşlarda olan iki kuzenimle arkadaş gibi büyüdüğümüz için onları çok severdim. Onlar da kalkınca birlikte kahvaltı yapar ve bayram namazından gelecek olanları beklerdik. Annemler bizi doyurduktan sonra erkeklerin gelişine sofraları hazır eder ve bayramlaşma için onları beklerlerdi. Genellikle köyün içinden farklı misafirler de gelir hep birlikte el öpme merasimi yapılır ve ardından biz çocuklar elimize aldığımız poşetlerle kapı kapı dolaşırdık. Şeker toplar ve günün sonunda şeker sayılarımızı yarıştırırdık. Sonra da oturup bir güzel yemeğe başlardık.

Şimdi bunları yazarken bile yüzümde oluşan gülümsemeyi fark ettim. 😊 Ne kadar mutlu olduğum günlermiş. Şimdi büyüdüm ve bayramlar farklı koşuşturmalarla geçiyor. Eski tadı yok evet ama bunun zamanın değişiminden ziyade benim büyümemle alakalı olduğunu biliyorum.
13 beğeni · 2 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Ben teşekkür ediyorum paylaşımınız için @zeyrek ☺️
23.08.18 beğen 2 cevap

zeyrek

@zeyrek

The sound of silence
The sound of silence
...en sevdiğim...
6 beğeni · 0 yorum

zeyrek

@zeyrek

İnsanın Acısını İnsan Alır
İnsanın Acısını İnsan Alır
"Kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu. Bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes. Koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanılır olmuştu insanlar. İncelik, yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti. "


*** İnceliği kaldırmıyor bu coğrafya... İnceldiği yerden kopuyor tüm bağlar.
İnsanın Acısını İnsan Alır
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
18 beğeni · 0 yorum

zeyrek

@zeyrek

Lafa derdimi sorarmış gibi başlayıp hep kendi derdini anlatan insanlar ve muhabbetin sonunda derdimi unutup kendimi karşımdakini avutmaya çalışırken bulan ben. Bu hep mi böyle olur ya? Yok yok sorun bende. 😕
25 beğeni · 19 yorum
Tam Bağımsız Proton (@tambagimsizproton)
Millet kusacak mecra arıyor kıymetli @zeyrek üyesi. Ben şahsen kendim bu durumlar için yağmurluk taşıyorum yanımda. Ne zaman muhabbet "hüngür foşurta" sarsa, aman diyorum havada fenalaşacak gibi, yağmurluğu çıkarıp çantadan, koşar adım durağa... ablanız kaçar :)
02.08.18 beğen 2 cevap
Ruh Hassası (@ruhhassasi)
Sorun sende değil Zeyrek, sadece insanlar senin derdinle ilgilenir görünerek ruh hassaslığına soyunup, en nihayetinde yine kendilerine odaklanıp ruh hastası olmaktan öteye geçemiyorlar. Bizim millette bir tuhaflık var ama; bu kadar uç noktalarda yaşamamız da incelenmesi gereken bir vaka.
02.08.18 beğen 4 cevap
Karanlık (@pnar)
Herkes kendi derdinin çaresini arıyor. Senin derdin onların gözüne bile gelmez ama gerçek dost veya çok yakınınız ise işler değişir.
02.08.18 beğen 1 cevap

zeyrek

@zeyrek

GİTMELİYİM
Gidelim buralardan,
Geçmişin tüm acıtan yanlarını yerle bir edip,
Gidelim...
Uzak coğrafyalarda,
Farklı çağrışımlarla bilenir belleğim,
Belki...

Yoksa
Bu kapı,
Bu akşam sefaları,
Evin önünü süsleyen zakkum,
Odamda boyunca uzanan kitaplık,
Sokakta beni karşılayan aşina yüzler,
Ve anlamsızca gülümsemek,
Tanıdık gelen
Ama aslında tanımadığım yüzlere...

Her çağrışım farklı bir sancı,
Sanki çocukluğumu baştan alıp,
Yaşar gibiyim bu şehirde.

Herbir çağrışım yüreğimi eline alıp,
Sarıp sarmalıyor iyice...
Önce sevgi zannediyorum bu hissi,
Ama sonra öyle bir sıkıyor ki...
Ağrıdan duramaz oluyorum.
Ben gitmek istiyorum
Ardıma düşen gölgeleri ezerek...

Burada uzak bir gelecek haram bana,
Bu caddeler sıkacak boğazımı,
Her adımımı attığımda...

Her adımda kendi gölgemle yüzleşip,
Yüzüne tüküreceğim belki,
Her köşe başında kendi hayaline
Gülümseyen, kızan, bağıran bir şizofren olurum belki...

Sükuneti rehber edinip gönlüme,
Gitmeliyim,
Bir an önce...
12 beğeni · 0 yorum

zeyrek

@zeyrek

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül, aldırma

Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül, aldırma

Görmesen bile denizi
Yukarıya çevir gözü
Deniz dibidir gökyüzü
Aldırma gönül, aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah'a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül, aldırma

Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Ceza yata yata biter
Aldırma gönül, aldırma

***Tarihi Sinop Cezaevi, deniz kenarında etrafı yüksek duvarlarla çevrili ürkütücü bir yer. Anadolu'nun Alkatrazı diye ünlenmiş ve 1999'a kadar faaliyetteymiş. Çevreye yolu düşenlerin uğramasını tavsiye ederim. Sabahattin Ali'nin de 8–9 ay kadar yattığı hapishanedir. Nemli havası ve ağır koşullarıyla burada yatan suçlular için kabusa dönüştüğü biliniyor.
Tarihi Sinop Cezaevi
mekana puan vermedi, inceleme eklemedi.
26 beğeni · 2 yorum
Pelinsu (@pelinsu480)
En çok gitmek istediğim yerlerden biri kesinlikle 👍
17.07.18 beğen 1 cevap
Sevgi Kılınç (@sevgikilinc)
Korkunç bir yerdir burası, bir hücre göreceksiniz ki içinde 2 adamın zor kaldıracağı demirden zincirler vardır, ve bir hapishane göreceksiniz ki burası çocuk ıslah haneleri ile doludur, küçük küçük odalar, tam da minik bedenlere göre :( benim aşırı derecede moralimi bozmuştu gördüğüm yerler. Ve Sabahattin Ali nin de bulunduğu hapishane bölümü, çok şükür ki zihinler özgür, bedenleri her ne kadar tutsak etmek isteseler de! Gezin görün bu korkunç müzeyi.
17.07.18 beğen 2 cevap

zeyrek

@zeyrek

Umut
İnanmak...
İnsanların samimiyetine, dünyanın bir yerlerinde iyi şeyler yapan insanların varlığına, gönlünde hiçbir çıkar endişesi olmadan yaşayan insanlara bir gün rastgelebileceğime...

Hep bu inançla yaşadım ve bu umudu içimde beslerken mutluluk değil ama huzur duygusu taşıyordum içimde. Bir yerde güzelliklerin var olduğuna emin bir haldeydim.

Yıllar geçtikçe, dünyayı tanıdıkça, tanıdığım insan sayısı arttıkça, güvendiğim kişi sayısı kadar düş kırıklığı biriktikçe gönlümde umudum da kaybolmaya yüz tuttu.

Dahası bu süreçte kendi içime de bakmayı öğrendim. Sanırım en kötüsü de buydu. Orada da o güven duyamadığım insanlardan biri öylec gözlerini dikmiş, uzun zamandır onu görmemi beklermişçesine bana bakıyordu.

Sonraları aradığımı sandığım şeyi bulsam da tanıyamayacak halde olduğumu anladım. İçimdeki ayna kirliydi ve tamamen temizlenmesi imkansızdı. Bu aynanın temizi de kirli göstereceğinden artık emindim.

Uzun bir zaman alan, dışa yönelişim insanlara umudum azaldıkça öfkemi artırmıştı. Şimdi kendime de aynı öfkeyle bakmayı uzun süre beceremediğimden belki kendimi de insanları da affetme yoluna gidiyor kalbim. Kimseye derin ümitler beslemeden, aynı çaresizliğin içinde debelenen, samimiyet denilen şeyin ancak kendi pis iç dünyamız olabileceğini, bunu da açıkça dışarı vurana deli dendiğini anlıyorum.

Artık huzuru bulamıyor kalbim. Eskiden umut ve iştiyakla giriştiğim işlere karşı yoğun bir isteksizlikle çoğu zaman zorunluluktan eğiliyorum. Sık sık ölüm düşüncesi karşılıyor beni her köşe başında.
18 beğeni · 6 yorum
Lilu Helenium (@lalalakv)
Bu yazıyı okuyunca aklıma direkt şu söz geldi: Yaşama ölümden korkacak kadar bağlı değ
ilim.
11.07.18 beğen 1 cevap
Emir Alp (@emiralp)
İç dünyamız bizim en saf halimiz neden bunu kendi değer yargılarımıza göre iyi , kötü diye sınıflandıralım ve bundan utanalım. Yani samimiyet doğal mıdır yoksa iyi mi? Doğalı neden iyiye çekmeye çalışarak kirletelim asıl bu samimiyetsizlik değil midir? Peki neden gerçekten, saflıktan utanalım? Eğer samimiyetten bahsediyorsak konuşulması gereken asıl konu bu mudur? Hayır bence bu en samimi halimizdir. Kendimize dürüst olduğumuz sürece, yani ahlaki düşüncemizden oldukça ayrı olan ve bize ikiyüzlülüğümüzü gösteren hesaba dayalı düşüncemize kanmadığımız sürece. Sabahattin Ali’nin de içimizdeki şeytan veya iktidardaki şeytan olarak nitelendirdiği amaca ulaşmak için kendimizi kandırma mekanizmamızın bizi yönetmesine izin vermediğimiz sürece.
11.07.18 beğen 2 cevap
Semih (@sc)
"gönlünde hiçbir çıkar endişesi olmadan yaşayan insan" bu tanıma uyan bir insan olamayacağını düşünüyorum. İnsanın hayvanlarla ortak olarak görülen yanı, yani hayatta kalma dürtüsü bu duruma en büyük engeldir. Doğada olduğu gibi toplumumuzda da güçlü olan hayatta kalır. Gücü nasıl elde edildiği farklı bir konudur ancak çıkarlar gözetilmeden elde edilemeyeceği açıktır. Yine bu sebeptendir ki, henüz kendi hayatını kurtaramamış bir kişinin diğer insanlara yardım edebilme şekli çok çok kısıtlı olacaktır. En temel kadın erkek ilişkisinde bile içgüdüler ileriye dönük çıkarları, bilinçli veya bilinçsiz, korumaya yöneliktir. Yani insan istemsiz olduğunu savunsa bile, neslinin devamı için en iyi şartları ve ortamı hazırlamaya çalışmaktadır. Bu demek değildir ki, insan sevgisizdir. Biraz dağıldım kusura bakmayın. Samimiyet biraz insanın doğru-yanlışa, iyi-kötüye bakışına göre farklılık gösterir. Çünkü kötü veya yanlış gördüğümüz çoğu hareketi samimiyetsiz olarak algılarız ve bu durum olaylara veya insanlara yaklaşım şeklimizi etkiler. Milyarlarca insan içerisinde benzer fikir ve yapıya sahip olduğun(m)uz insanlar muhakkak vardır. Bence öyle insanlar yazınızdaki arayışa uygun insanlardır. Var-lıklarından da şüphem yoktur. Bu yüzden insanın arayışı, sorgulaması, merakı hiç bitmemelidir. Ölüm insana eninde sonunda, arzulasa da arzulamasa da gelecektir. Önemli olan o ana kadar insanın neler yaptığı veya yap(a)madığıdır.
11.07.18 beğen 3 cevap
/ 20