up
ara
Bu Hafta En Beğenilen Kitaplar
Bu Hafta En Beğenilen Filmler
Bu Hafta En Beğenilen Diziler
Evet! Olman gereken yerdesin!!
Sen de neokur ailesine katıl, yeni arkadaşlar edin.
Halenin Haresi

Halenin Haresi

@haleninharesi

KİTAP İSİMLERİNDEN ŞİİR DENEMESİ paylaşım fotoğrafı
KİTAP İSİMLERİNDEN ŞİİR DENEMESİ
DİNLE KÜÇÜK ADAM
Karanlıktan sonra
Rüzgarın şarkısını dinle
Yerdeniz büyücüsü
Kırmızı saçlı kadın
Bir kez daha
Peruk gibi hüzünlü
Çavdar tarlasında çocuklar
Ben bir ağacım
Az
Kalan
Yeter ki sonu iyi bitsin
Şarkını söylediğin zaman

11.07.2019
Halenin Haresi
https://haleninharesi.blogspot.com/
4 yorum
Doru Yağmur (@doruyagmur)
:))
7 sa beğen cevap
fatih ozan (@fatihozan)
Güzel olmuş 😄
7 sa beğen cevap
kardelen (@kardelenozzi)
👍🏻😁
6 sa beğen cevap
leyla ruken

leyla ruken

@leylii

 paylaşım fotoğrafı
Van Otlu peynir yapımı...
Van
şehre 10 verdi, inceleme eklemedi.
26 yorum
Ahmet (@ahmet660)
Otlu peynirdeki ot ne otu
6 sa beğen cevap
Tuğçe (@adonis211)
Ne kadar güzeldi onun tadı yaa :( buralarda bulamıyorsun
6 sa beğen 1 cevap
kahvedelisi (@kahvedelisi)
Missss✨😋😋👌🏻
4 sa beğen 1 cevap
Pta

Pta

@rasimk

 paylaşım fotoğrafı
Aslında bu bir inceleme ,incelemede foto ya da video eklenemiyor ama o yüzden etrafından dolanalım yine buraya ilk geldiğimde yaptığım gibi. Çünkü görsel olarak düşünüyorum ben, müzikte bile çoğu zaman canlı performansları tercih ediyorum, bunun basit bir nedeni olduğunu farkettim , çalarken görünce daha çok etkileniyorum yapılan işten. (Radiohead - in basement kaydı kulağımda şu an mesela, bu yazı için kollarımda olmayan gücü o veriyor ) Burası temelde bir kitap sitesi ,sözcükten görsele gidenlerin olduğu bir yer yani. Basit mantık,okuduğunuzu hayal gücü görselleştirir , oyüzden edebiyat sinemadan daha çok imkan verir insana derler. İyi sinemada (kötü sinema ders verir gibi davranır öğretmen tavrıyla) görselden sözcüğe gidersiniz , hatta cok iyi sinemada bunu bile yapamazsınız ,görsellik o kadar güçlü bir şekilde etkiler ki anlamlandırma çalışmanız saçmalamakla son bulur birçok Tarkovski filmi eleştirisinde karşılaşabileceğiniz gibi. Çünkü imge ve ya imaj sözcükten önce vardı.

Yukardaki görselde gördüğünüz iki kişi İsmail Merchant ve James Ivory. Hintli bir müslüman yapımcı ve Amerikalı bir yönetmen. Beraber kurdukları şirketle genellikle İngiltere'nin eski dönemlerinde geçen edebiyat uyarlamaları ile saygın bir kariyer inşa ettiler ve 40 yıl boyunca (Merchant 2005'te hayatını kaybedinceye kadar) gizledikleri bir aşk yaşadılar. Bu filmle 89 yaşında uyarlama senaryo Oscar'ı kazanan Ivory'nin bu kitabı niye seçtiği, hangi duygularla o senaryoyu yazdığı , filmin sonlarındaki baba monoloğunun nasıl bu kadar etkili olduğunu az çok anlamışsınızdır. Otantiklik yaşanmışlıktan geliyor maalesef ,bir olayın sizi nasıl etkileyeceğini ne kadar tahayyül etseniz de gerçekleştiğinde yaşanan çarpmanın yanından bile geçemiyorsunuz.

İnceleme yapmaktan vazgeçtim bu arada, Samsa adlı kullanıcının incelemesi filmi güzelce anlatmış ve ilginç şekilde seyretmenize bile gerek kalmayacak şekilde. Buradaki film incelemelerinin ciddi bir sorunu var. Ya çok kısa ve anlamsız ya da cok uzun ve spoiler dolu. Zaten anlamsızlık içinde yüzüyor şuradaki varlığımız ,buna mı takıldın diyecekler olabilir, algıda seçicilik bu maalesef ama haklısınız.İlk eleştirimi Burning'e yazmıştım yılın ilk günü ,filmi çok merak etmeme rağmen yılbaşına kadar bekletip onu seyrederek yeni yıla girmek istemiştim. Kendime yeni yıl hediyesi idi ve büyük beklentilerim olmasına rağmen hepsini karşılamıştı. Cok iyi sinema olduğundan anlamdırmak saçmalamak olacaktı ama yine de yapıp buraya birşeyler karaladım.

Bu sitenin bağımlılık yapıcı tarafı olduğunu hepimiz biliyoruz. Hepimiz olmasa da çoğu. Ben yaşayarak öğrendim, aynı kişlerin farklı hesaplarla tekrar tekrar döndüğünü gördüm ,bazıları aynı hesabı tutabiliyor (onları buranın mahkumları olarak görüyorum, en azından tünel kazıyor ötekiler) . Sonuçta vakit geçirme ve keyif alma deneyimi niye buna dönüşüyor sorgulamak gerekirse ülkemiz kültürel ve sosyal açıdan çöl olduğundan azıcık kafayı kaldıran böyle yerlere sarıyor. Saçma bir trafik var 1000 kitapla burası arasında, millet gidip geliyor yeni bir umutla, aynı sıradanlıkla karşılaşıp geldiği yere geri kaçıyor falan.Kafayı kaldıranlarında yüzde 5'inin filan gerçekten kafası çalışıyor gerçi. Arafta kalmış ruhlar olarak acı çekiyorlar burada.

Filme dönüp oradan bir replikle bitireyim de zihin akışı metoduyla yazılmış bu yakında silinecek yazı iyice karışsın. Bu yazıyı en sevdiğim filmi önerdiğim (İpucu : Wong Kar-wai) 3 kişiye ithaf ediyorum. İlki hala buradaymış, yeni farkettim ( ipucu : köstek butonunu düzenli olarak kullanan tek kişi gördüğüm). 4. bir kişi var ithaf ettiğim ama filmi önermediğim niyeyse ,o da seyretsin filmi :) (Bunu da seyredin tabii bu da güzel)

“Bizi yaralayan şeyleri gereğinden önce iyileştirebilmek için kendimizi parçalıyoruz, böylece 30 yaşımıza gelmeden tükeniyoruz ve yeni tanıştığımız kişilere kendimize dair sunabileceğimiz yeni bir şey kalmıyor.”
Beni Adınla Çağır
filme puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 yorum
Affinity (@biocide)
İşte bir tesadüf daha https://youtu.be/8mGBaXPlri8 parçayı dinleyip, klibi izleyip kapattıktan sonra göz gezdiriyorken siteye bir de ne göreyim?! :')) Madem geçmiş yad edilmiş şarkıyı ithaf edeyim paylaşıma adet yerini bulsun.
3 sa beğen 1 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Site hakkındaki düşünceleriniz çok isabetli. İncelemelere foto eklenemiyor olduğunu fark edince çok şaşırmıştım. Görselde sadece tek cümle bile dikkat çekiyorken çok daha fazla kişiye ulaşıyorken, incelemeler 5-6 cümleyi geçince okunmuyor malesef. Gerçi bu tamamen neokurun kullanıcı profili ile alakalı. İncelemelere kişisel not vs eklenme imkanı da olmadığından genel, yüzeysel yapılıyor çoğu inceleme.. Paylaşımınızı silmeyin bence. Böyle dolu paylaşımlar çok az ne yazık ki.
2 sa beğen 1 cevap
Merve Yıldırım

Merve Yıldırım

@merve16my

"Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yapalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardır? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?"
ataç ikon İçimizdeki Şeytan
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Tuhaftır ama nedense algıladıklarımız arasından bize en basit ve günlük gelenler, sanata uygulandıklarında olağanüstü sıradan ve yapma kaçarlar. Bunun sebebi, hayatın, mutlak doğa taraftarlarının hayallerini aşan bir şiirsellik içinde örgütlenmesi olsa gerek. Kalbimize ve beynimize bu yüzden bir sürü şey salt içtepi olarak yerleşiyor. Ve sözü edilen bu iyi niyetle hayatı yakalamaya çalışan filmlerde içtepiye giden yol bulunamadığı gibi, açıkça göz boyamaya yönelik canlandırmalarla iyiden iyiye tanınmaz hale getirildiği için de sonunda ortaya otantiklik değil, en hafif deyimiyle yapaylık çıkıyor. Ama ne yazık ki ben, sinemanın hayata olabildiğince yakın olmasını istemekten vazgeçemiyorum. Başka türlü hayatın asıl güzelliklerini hiçbir şekilde algılayamayacağımıza inanıyorum.
ataç ikon Mühürlenmiş Zaman
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Roj

Roj

@rojj

Yeni bir şeyler söyle bana ne olur, yeni bir şeyler. Kurşun aktı kulaklarıma hep aynı sözleri, aynı sesleri duymaktan. Belirsizlik güzeldir, de örneğin, kesinlik çirkin. Sessizlik sesten hele de güncel ve kof her zaman iyidir; düş gücü, iç zenginliği verir insana. Dünyanın usul usul ağaran o puslu sabahları ve günün turuncu tülleriyle örtünen dingin akşamları bu yüzden etkiler bizi, duygulandırır, de. Anlık izlenimler sürekli görünümlerden her zaman daha güçlü, kalıcı ömürlüdür…Alışkanlıklar öldürür güzelliğimizi, bizi değişmek çirkinleştirir de. Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, sonsuz olur, insanın küçücük ömrünün karşısında. İstemenin kuralı yoktur, de, açıklaması sınırı suçu yoktur; istemek yaşamın kendiliğinden sonucudur, ne haklı ne haksız, ne yerinde ne yersiz…
0 yorum
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Mühürlenmiş Zaman
Gelişmeyen, neredeyse durgun bir karakterde, ihtirasın baskısı aşırı derecede yoğunlaşır ve bu yüzden adım adım gelişen bir insanda olduğundan çok daha belirgin ve inandırıcı bir şekle bürünür. İşte, Dostoyevski'yi de bu tür bir ihtirası anlattığı için seviyorum. Benim bütün ilgim, görünüşte dingin, ancak esiri oldukları ihtiraslar yüzünden içsel gerilimle dolu karakterlere yöneliktir.
ataç ikon Mühürlenmiş Zaman
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Feyzi ÜNAL

Feyzi ÜNAL

@feyziunal

Ne okur sitesi sayesinde olanlar (ikinci paylaşım) paylaşım fotoğrafı
Ne okur sitesi sayesinde olanlar (ikinci paylaşım)
Hatırlarmısınız bilmem.Ben aylar önce burda; bizler üniversite öğrencileri olarak bi 3040tl verip roman alıp okuyamıyoru diye kitap fiyatlarını eleştirmiştim.Orda Sayın.Müşerref Gedikli ablam bana isteyipte alamadığım kitapları göndermişti.Sizlere burda paylaşmıştım: Oğuzatayın Tutunamayanlar,Hakan Gündayın Piç,Bereketli topraklar üzerine.Bu üç romanı bana hiç tanımama rağmen kargoyla hediye göndermişti.Hatırlarsınız😊😊 ve bugün.Sayın. Müşerref Gedikli ablam yine bana romanlar yolladı.Benden listemi istemişti,benm kendimin kendime oluşturup okuyacağım kitap listemi.Ona göre geçen o üç romandan sonra bugün tam eksiksiz yazıyorum😊😊+ Hakan Günay(kinyas ve kayra) +Canan Tan(kelepçe) +Sinan Akyüz(incir kuşları) +Orhan Pamuk(kırmızı saçlı kadın) +Sabahattin Ali(sırça köşk) +Stefan zweig(olağanüstü bir gece) +Stefan Zweig(amok koşucusu) bunları gönderdi bana sırıfr alıpta.Bakın hiç utanmama gerek,benim sucum değil,devletin sistemin suçu çünkü.Bizler aslan gibi,pırlanta gibi üniversite öğrencileri olarak,bazışarımız deli gibi okumayı sevsekde,elimizden kitap düşürmesekde size yemin ediyorum iki aydır kitabevlerne girerim ilk önce kinyas ve kayrayı elime alır fiyatna bakarm düşmüşmü diye ama nerdee hep +40tl.Alamazdım,alanıyorum da zaten; elimde bakar bakar,şimdi alıp gitsem,okusam,odamda rafımda dursan tertemizce diye iç geçirir,kitaba bakamam bile geri rafa koyup çıkarım.Hiç param olmadğnda bile kitabevlerine girer bakar bakar,inceler inceler alamadan cıkarm.param olduğun da 27,28 tl tek romana vereceğime iş bankasına gidip 8,7 tllik novellelar alırm.Daha cok kitap almışım gibi.Yok,gerçekten yok.Biz gençlerin cebinde roman alıcak para yok.Bir aydır ankarada iş bulamıyorum kesinlikle.Çalışıp paramı kazanayım diyorum oda yok.Onada izin yok.Neyse uzatmayayım.Neokur sitesi sayesinde şuan deli gibi kitap okumak isteyip,parasızkıktan alıp okuyamadığm ,gerçekten okuyacak kitabımız yokdu Müşerref ablam şunları göndermese.Sahafcılardan 5 tlye bir iki tane ne denk gelrse anca alırm arada oda.Ama insan kendi tarzını okuhamayınca da pek kitap okuyamıyor.Bu site sayesinde Sayın.Müşerref Gedikli ablamın hediyeleri.😇😇😇😇😇❤❤❤❤❤💎💎💎💎💎💎🌻🌻🌻🌻🌻
ataç ikon Kinyas ve Kayra
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 yorum
Müşerref (@muserrefgedikli)
@feyziunal,Feyzi ablacığım bak yine beni mahçup ettin.Şuan inan yine çok utandım.Ablacığım ben senin azmini,okuma istediğini,hayata tutunma çabanı taktir ediyorum.Sen sadece oku benim senden tek istediğim bu.🤗🤗Bu kitapları okuman,bir çok çevreden uzak durman beni çok daha mutlu edecek emin ol.Bir çok konuda sana güveniyorum.Sen bunları hele bir oku sonra tekrar görüşürüz.Annene benden çok selam ve sevgilerimi ilet.Şimdi sana keyifli okumalar dilerim.
Sağlıkla ve çooook mutlu kal.🌸🌸🌼🌼🦋🦋
5 sa beğen 3 cevap
Roj (@rojj)
Ne güzel ne ince insanlar var böyle. Gördükçe bize umut veren, yüzümüzü gülümseten... Okuyunca sanki bana hediye edilmiş gibi mutlu oldum. İşte böyle güzel insanlar çoğalsın ki bizlerin de insana dair umutları hep yeşil kalsın..
40 dk beğen cevap
kabrine.koşan.adam

kabrine.koşan.adam

@kabrinekosanadam

Ege üniversitesi çöm Hatırası  paylaşım fotoğrafı
Ege üniversitesi çöm Hatırası
Yıl 2000 ve okulda ilk günüm. Kendinden emin, koltukları kabarık, göğsü ileride, sağlam adımlarla ve sanki yıllardır buralardayım havasıyla okula yürüyorum. İzmir’de güzel bir Eylül günü afili bir gözlük tabi o zamanlar aynalı olanlar moda. Serde hala dekanlılık var yaş 20 üstümde beyaz regular gömlek ve cebinden belli olan uzun tekel 2000. Dışarıda bir sigara yaktım içiyorum yavaştan yavaştan bir delikanlı geldi ateş istedi -merhaba ateşin var mı ? Tabi ben cevap vermeden cebimden zippomu çıkarıp o meşhur sesiyle sigarayı yaktım ve soruyu yapıştırdım. —sen yenisin galiba ? -evet bilgisayar programcılığı bölümü. Sen ? —biz buralardayız. Sigara içiyoruz derken hemen okulun oradaki cefenin dışarıda boşalan masalardan birine oturdum hemen. O ara bilgisayarcı kayboldu. Sonra elinde 2 çayla göründü. -Oturabilir miyim ? Çay içersin diye düşündüm. Tabi ben yine konuşmadan elimle oturtabilirsin gibisinden işaretle izin verdim. —zahmet etmişsin -olsun önemli değil -adın ne ? Benimki Yılmaz —Abdurrahman -memnun oldum Şimdide hafiften baş sallayarak izin veriyorum. Aradan bir dakika geçmiyor 1 erkek 3 kız bu delikanlının yanına geliyor onlarlada tanışıyoruz . Tabi ben bu kadar kalabalığı idare edemiyeceğimi düşünerek oradan kaçmak için sebep ararken tlf çaldıkları (Nokia 5110) yine hafifçe başımı sallayarak masadan kalktım ve oradan uzaklaştım. Onbeş yirmi dakika sonra hafiften sıkışmaya başladım ve binaya girdim. Sanki biliyormuşum havasıyla wc arıyorum. Bir kalabalığın yanına yaklaştım çaktırmadan dinliyorum konuşma sırasında WC nin yukarıda olduğunu öğrendim ve daha önce abdest bozmuş gibi WC nin yolunu tuttum. Merdiveni çıktım baktım hemen merdivenin başında WC tabelada bay WC yazıyor daldım içeriye. Tabi bende geçici Şok çünkü tuvalette pisuvar yok. İçimden şöyle diyorum —ulan görüyor musun birde İzmir için Ege Ünv. İçin neler söylediler. Adamlar ne kadar müslüman yahu pisuvar koymamışlar. Daldım bir WC den içeriye borcumuzu ödedik derken bir gülüşme sesi filan anaam dedim olm kız lan bunlar. Dedim yanlışmı ? Ama yook doğru bay WC yazıyordu. Biraz bekledim üstümü başımı düzelttim ses kesildi tam çıkacam yine kakara kikiri bi kız gurup daha dedim olm sen boku yedin. Sanırım yarım saate yakın bekledim sesler kesildi dedim tamam hadi oğlum fırla. Kapıdan çıktım tavaletten de çıkacam 2 kız geldi karşıma başladılar gülmeye içlerinden biri şöyle seslendi -sen yenisin galiba ? Tabi rengimiz değişti olan oldu çıktım dışarı merdivenin yukarı kısmından bilgisayarcı delikanlı ve arkadaşları . karşıdaki WC nin tabelasına baktım şöyle yazıyor —— KEK WC—— Anlayacağınız bayan dan an kısmını erkek tende er kısmını ustaca kazımışlar. O günden sonra bir kaç gün okula gidemedim. Er lik gitti kızarıklığı kaldı
1 yorum
Müşerref (@muserrefgedikli)
Olur böyle kazalar🤣🤣🤣Ne yapacakmışsın yenide olsan,kimseyi de tanımasan bir bilene soracakmışsın.Ayyy gülüyorum.🤣🤣🤣Sağlıkla ve erkek WC’si ile kalın.🤣🤣🤣🌸🌸🌼🌼🦋🦋
2 sa beğen 1 cevap
Merve Yıldırım

Merve Yıldırım

@merve16my

Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!..
ataç ikon Kürk Mantolu Madonna
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ümit ağcabay

ümit ağcabay

@umitagcabay

Her sitede zenginler oligarşiden, yoksullar demokrasiden yanaydılar...
ataç ikon İktidar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Merve

Merve

@merver475

..
Derinliği görmeniz lazım sizin; çünkü insanlar arasında derinliğe sahip olanlar azdır, hep az olmuştur.
...
ataç ikon Bir Ömür Nasıl Yaşanır
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
selen çetin

selen çetin

@selencetin

İnsanı ancak Akıl Özgürleştirir!.
ataç ikon Ana
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 yorum
Ahmet (@ahmet660)
Akıl insanı diğer varlıklardan üstün kılan öZellik
29 dk beğen cevap
selen çetin

selen çetin

@selencetin

Ana
ataç ikon Ana
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
selen çetin

selen çetin

@selencetin

Yaşamış olmanın verdiği doyum, ölme zorunluluğunu da birlikte getirir.
ataç ikon Ana
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Güzel Hareketler