up
ara

Aslı

Önce kendini sev.
Aslı

Aslı

@asliberber

Aslında Cesur Yeni Dünya'nın tersi değil de temelini anlatır kitap.Will Farnaby adında bir gazeteci kaza eseri malum adaya (Pala) düşer ve oradaki insanların farklı yaşamını,sistemini gözlemler.Will Farnaby mutsuz bir adamdır çünkü eşinin ölümüne neden olmuştur suçluluk duygusu yaşamaktadır.Pala'lı Sulisa ile tanışınca hayatında değişiklikler olacaktır.

Ada sakinleri metafizik,mistisizm,Budizmi harmanlamış ilginç bir yaşam sürmekte. KEEK isimli bir aile organizasyonu sayesinde birden fazla anne-babaya sahiptirler.Mantarda elde edilen bir tür uyuşturucu ya da ada sakinlerinin deyimiyle özgürleştirici sayesinde ışığa daha yakın olmaktadırlar.Para,petrol,silahlanma mevzularına uzaktırlar.Gerçek beni aramanın peşine düşmüş halk mutludur.
Özellikle diğer dinler hakkındaki diyaloglar okunmaya değerdir.(Müslümanlık hakkında olanlar da dahil).
ataç ikon Ada
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum
Aslı

Aslı

@asliberber

''Bu dünyada ne varsa bir evetle başladı. Bir molekül bir başka moleküle evet dedi,böylece yaşam doğdu. Ama tarihöncesinden önce tarihöncesinin öncesi vardı,yok vardı,evet vardı. Hep vardı -ne bilmiyorum,ama evrenin hiç başlamadığını biliyorum.''

Kitap bu cümlelerle ile başlar (hatta kitabı satın almama neden olan da bu paragraftır.)

Macabea'nin öyküsünü anlatır. Sevilmeyen,çirkin,hastalıklı kadın.Hikaye sizi öyle sarar ki böyle bir varlığın yaşamı nasıl devam eder nasıl sonlanır merak etmekten kendinizi alamazsınız.

Kesinlikle okunması gereken ve iz bırakacak türde bir kitaptır.Okunması gereken 1001 kitap listesi içerisinde de bulunmaktadır.
ataç ikon Yıldızın Saati
kitaba 10 verdi
1 beğen · 1 yorum
Selim (@selimdas76)
evren hep vardı :)
16.07.15 beğen cevap
Aslı

Aslı

@asliberber

Küreselleşmenin insan psikolojisi üzerindeki yan etkileri anlatılırken yabancı sözcüklerle kitabı boğmanın ne anlamı var ki?

Aynı mevzu tekrar tekrar anlatılmış az çok sosyoloji ve/veya psikoloji hakkında bilgisi olan kişiye bir şey katmayacaktır.Okurken sıkılabilir bir an önce bitmesini bekleyebilirsiniz.
2 beğen · 0 yorum
Aslı

Aslı

@asliberber

Kem küm etmeden direkt olaya giriş yapan,harika tasvirleri olan,akıcı bir kitaptır.Yeri gelir kahrama karşı empati duyar acıma hisleriniz kabarırken yeri gelir bizzat kahramanın kendisi oluverirsiniz.

''Hayatının ilk dönemlerinde yıkıcı iki badire atlatan Jonathan Noel’in tek arzusu, hayatının geri kalanını olaysız geçirip zamanı geldiğinde huzur içinde hayata gözlerini yummaktır. İkinci dünya savaşı sırasında önce annesi sonra da babası toplama kampına götürülür. Henüz çocuk yaşta yetim kalan Jonathan, amcası tarafından yetiştirilir. Gençlik yıllarında evlenmeye karar verir. Fakat evlendiği kadın bir başkasından hamiledir. Evliliğinin ilk aylarında kadın onu terk eder. Yaşadığı olaylar Jonathan’ı çok etkilemiştir. O kadar ki artık hiç kimseyle bir ilişkisi olsun istemez. Paris’te tek odalı bir evde, her türlü ilişkiden uzak ve kendisine göre güvenli bir hayat kurmuştur artık. Bir bankanın güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Kirasını düzenli olarak ödediği odasının tapusunu yakın zamanda alacaktır. Hayatının her gününü planına göre geçiren Jonathan tapusunu aldıktan sonra görevini tamamlamış sayacaktır. Bundan böyle geriye, olaysız geçen hayatının son günlerini beklemek kalacaktır.''


Bu tür bir adamın birgün bir güvercin görerek nasıl da tekdüze yaşamından sıyrıldığını hayatını sorguladığını ve yaşadığı anksiyeteyi anlatır. Özellikle bir dilenci ile kendini karşılaştırdığı iç çatışmaları dikkatle okunmalıdır.
ataç ikon Güvercin
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum
Aslı

Aslı

@asliberber

Bu bir savaş kitabıdır. Savaşın ne kadar gereksiz,anlamsız ve birilerinin sadece iki dudağının arasında olduğunu,o kişiler için ise bir anlamınız olmadığını karakterler aracılığıyla anlayabileceğiniz bir kitaptır.

Alman askerlerinin Fransa'ya karşı savaşını konu edinir.O kadar tiyatral bir anlatıma sahiptir ki parçalanmış cesetleri,ortaya dökülen bağırsakları,kesilen bacakları sanki yaşamış gibi okuyabilirsiniz.

Nazilerin de meydanda yaktığı yasaklı kitaplarındandır. Zaten sonrasında yazar Almanya'yı terk etmiş Amerika'ya yerleşmiştir.Naziler Remarque'yi öldürmek amacıyla arasalar da bulamazlar onun yerine ablasını öldürürler.
Savaş konusunda -özellikle ne kadar anlamsız olduğu konusunda- altı çizilesi ve yeniden okunulası cümleler barındırır.

''On sekiz yaşımızda dünyayı ve hayatı sevmeye başlamıştık. Sonra da aynı şeylere ateş etmek zorunda kaldık. Patlayan ilk obüsler, kalbimize rastladı.''

Zaten kitabın ilk cümleleri size kısa bir özet sunuyor.''Bu kitap ne bir şikayet ne de bir itiraftır. Sadece savaşla yok edilmiş bir nesilden söz etmek istemektedir... O insanlar bombalardan ve mermilerden kurtulmuş olsalar da!''

Sadece cepheyi,yanınızdan geçip giden kurşunları ,cephede çekilen gıda sıkıntısını ve hayatta kalma çabasını anlatmaz,böyle yoğun bir bombardımandan sonra evine izin alıp ailesini ziyaret edebilen şanslı askerlerin hayatından kesitler sunar veya daha 18 yaşında cepheye gönderilen çocukların aşka bakış açısını gözler önüne serer.

“Gencim, yirmi yaşındayım. Ama hayatta umutsuzluktan, ölümden korkudan ve acı uçuruma sürükleyen anlamsız bir dıştanlığın kösteklenmesinden başka bir şey tanımıyorum. Milletlerin birbirlerine zorla düşman edildiğini ve hiç ses çıkarmadan, hiçbir şey bilemeden budala, uysal ve bönce birbirlerini öldürdüklerini görüyorum. Dünyanın en zeki beyinlerinin, bütün bunları daha ustaca ve daha devamlı yapmak için yeni silahlar ve yeni laflar bulduklarını görüyorum.”
3 beğen · 0 yorum
Aslı

Aslı

@asliberber

Görmedim ki aşk doğu edebiyatında anlatıldığı gibi derin ve düşündürücü olsun.Bir kadına olan aşk bu kadar mı güzel anlatılır?
Çaresizlik bu kadar mı empati kurdurularak anlatılır?Tabi sadece çaresizlik değil afyon aşkı o kadar ilginç anlatılmış ki 'denesek mi yahu' dedirtebilir.

Kitabı çok iyi takip etmeniz gerekiyor bir anda hayal ve gerçeklikler arasında atlamalar yapabiliyor. Kısa bir kitap olduğuna aldanmayın içerisinde derin duygular ve olaylar barındıran bir romandır. Zaten kısacık olmasına rağmen altı çizilesi cümleleri fazlaca barındıran başyapıttır.

Tiyatral anlatıma sahiptir.Kesinlikle okunması gereklidir.
ataç ikon Kör Baykuş
kitaba 10 verdi
5 beğen · 3 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
"Bir kadına olan aşk bu kadar mı güzel anlatılır?" Daha güzel anlatan biri var mı bilmiyorum mamafih ben rast gelmedim henüz.
26.05.15 beğen cevap
Aslı (@asliberber)
Bir Halil Cibran bir de Sadık Hidayet aşkı anlatırken ne kadar ulvi olduğunu,özel olduğunu anlayabiliyorum.
27.05.15 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Sâdık Hidâyet'in anlatımını hatırlıyorum mamafih Halil Cibran'ın ERMİŞ başlıklı eserini okumuştum ama hiçbir şey kalmamış aklımda.
28.05.15 beğen cevap
Aslı

Aslı

@asliberber

Diğer yayınevlerini bilmiyorum ama Kırmızı Kedi Yayınevinin bastığı kitabı okumak zor oluyor. Konuşma çizgilerinin olmadığı paragraflarda kim ne diyor hangisi konuşuyor anlamak gerçekten zor.

Konusu ilginç.İlk bölüm; birgün bir ülkede artık kimsenin ölmeyişi ile başlıyor.Bu durumda sigorta şirketlerinden,cenaze levazımatçılarına dek verilen tepkileri görüyoruz. Yalnız yaşlanmak var,kaza da geçirebilirsiniz ama ölemezsiniz. Bitkisel hayatta yaşayabilirsiniz.Maphia kısmına hiç girmiyorum.

Diğer kısımda ölüm karar değiştiriyor ve can alma eylemi yeniden başlıyor ama kişiler ölmeden önce eflatun bir zarf ile haberdar edilecekler.

Üçüncü kısımda ise ölüm bir kadın kılığına giriyor ve bir türlü teslim edemediği etse de bir şekilde geri gelen eflatun bir mektubu sahibine ulaştırmak için kadın cazibesini kullanıyor.
Eh başladığı gibi de bitiyor kitap zaten.
4 beğen · 2 yorum
Tuğba Koç (@tugbakoc)
Yalnız o yayınevinden kaynaklanmıyor, yazarın yazım tarzı o şekilde.
24.05.15 beğen cevap
Aslı (@asliberber)
Öğrenmiş oldum teşekkür ederim=)
25.05.15 beğen cevap
Aslı

Aslı

@asliberber

1) Bir robot bir insana zarar veremez ya da bir insanin zarar görmesine seyirci kalamaz.
2) Bir robot 1. kuralla çelişmediği sürece bir insanin emirlerine uymak zorundadır.
3) Bir robot 1. ve 2. kuralla çelişmediği sürece kendinin zarar görmesine izin veremez.

Kitabın giriş kısmını oluşturan yazı üzerine temellenen kurgu,tiyatral anlatıma sahiptir.
Amerikan Robot üretim devinin robot-psikoloğunun vermiş olduğu röportajların kısım kısım yazılmasından oluşur hikayeler.
Asimov'un kitaplarının neden bu kadar abartıldığın en açık kanıtıdır bu kitap.Akıcı bir anlatımı olmakla beraber aynı konuyu tekrar tekrar işlemez. Her bölümde yeni bir kurgu ile karşılaşırsınız.
Robotlar ve insanların birbirinden ne kadar farklı olduğunu ve bazen de ne kadar benzer olduğunu kimi zaman gülümseterek kimi zaman iç burkarak bizlere aktarır.
ataç ikon Ben Robot
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum
Aslı

Aslı

@asliberber

Olaya direkt giriş yapıyor yazar ki bu olayın içerisine bir anda giriş yapmanızı sağlıyor. Üstelik o kadar akıcı ve sağlam bir kurgusu var ki siz istemeseniz de kitap sizi bir süre sonra sarıyor.

Kitapta anlatılan hikayenin toplum yapısını anlarsanız gerisi dökülüyor.

Üç tür toplum var.
Taçlar
Topraklar
Kökler
Taçlar hakim topluluk yağma yapabilir kendilerine eş seçmek veya satmak için için kız çocuklarına el koyabilir.
Topraklar onların köleleri.
Kökler ise ticaretle uğraşan ara grup.

Modh ile Mal isimli iki kız çocuğu üzerinden kurgu şekilleniyor.Modh ile Mal kız kardeşler.Birgün onları altın adamlar(Taçlar) kaçırır ve başlarından geçenler anlatılır.
İç burkan ve sonu sürprizle biten bir kitap.
ataç ikon Yaban Kızlar
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Aslı

Aslı

@asliberber

Kırmızı Kedi Yayınlarından olan kitabı 58 sayfa zaten her iki sayfadan birinde fotoğraf var. Yani elinize alınca ayakta 20 dakikada bile okuyabilirsiniz.

Yalnız sadece sayfa azlığından kaynaklı bir durum değil kurgulama muhteşem. Üstelik derin anlamlar içermekte.Misal;

"Ben bu krallığın kralıyım ve krallıktaki tüm tekneler bana aittir, Bu gidişle onlar sana değil sen onlara ait olacaksın, Ne demek istiyorsun diye sormuş kral, huzursuzca, Tekneler olmasa sen bir hiçsin, oysa tekneler sen olmasan da rahatlıkla denize açılabilirler"

"Beğenmek, sahip olmanın en iyi şekli, sahip olmaksa beğenmenin en kötü şekli olsa gerek"

"Belli ki adamın gözleri bilinmeyen adadan başka bir şeyi görmüyor, diye düşünmüş kadın, işte göz yanılması, insanın yanı başında duran insanı görmemesi böyle olur"

Şeklinde altı çizilesi hatta yeniden okuma isteği uyandıran bir kitaptır.Kitaptan kopma yaşamazsınız bile. Peri masalı edasıyla başlanıp bir hayat dersi ancak bu kadar güzel verilebilirdi.
2 beğen · 0 yorum
/ 5