up
ara

Metin Şahin

''..İhtimal odur ki, sükût gerekirken, kelâmın kâtibi olmuştuk.''
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

Dervişe "Aşk nedir?" diye sormuşlar. "Aşk bağışlamaktır." demiş.

Bizim ihtiyacımız olan çünkülü sevgiler değil, rağmenli aşklardır. Herkes, herkese "Seni seviyorum. Çünkü ..." der, diyebilir. Fakat sevginin gücü rağmenli cümlelerde saklıdır. Nitekim herkes, herkese "... (Bu yaptıklarına ya da bunlara bunlara) rağmen seni seviyorum." diyemez.

Muhtemelen bundan dolayıdır, der ki Özdemir Asaf:
"Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim."
7 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

İhtiyaç olan cinsellik değil türün devamı için gerekli olan üremedir. Türün devamı için gerekli olan ne varsa bizlere haz verir. Çünkü beyin hoşa giden uyarıcıyı yinelemek ister. Örneğin, yeme-içme ihtiyacını karşıladığımızda beynimizde bulunan accumbens çekirdeği, halk arasında mutluluk hormonu olarak bilinen dopamin adlı hormonu salgılar. Bu da bize haz verir.

Ürememiz için gerekli olan cinsel birliktelikten haz almamızın temelinde de bu işleyiş söz konusudur. Türün devamı için gerekli olan cinsel birleşme esnasında beyin dopamin hormonu salgılar ve insanlara yüksek düzeyde haz verir(Oksitosin -Bağlılık hormonu- ve endorfin gibi hormonlarda bu esnada salgılanır). Aksi halde hamilelik, doğum ve doğum sonrasını hesaba kattığımızda birçok anlamda oldukça maliyetli olan üreme işleminin gerçekleşmesi zora girerdi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

 paylaşım fotoğrafı
Derler ki "Keder, divane bir aşıktır. Burada insanlar erken yaşlanır, geç ölürler."

Bir zahir hikaye var dimağımda. Dededen kalma nasırlı bir öykü bu. O dede ki yatıyor toprağın altında şimdi. Oysa kadim öykü Sait Faik dizeleriyle bir şey fısıldamıştı kulağıma. "Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor."
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

''İnsan kendi saadetinin mimarıdır.''
- Henry Thoreau

Olumlu ya da olumsuz bir durumla karşılaştığımızda neler hissedeceğimiz ve nasıl davranacağımız durumu nasıl yorumladığımızla ilgilidir. Eğer düşüncelerinize hâkim olursanız durum ne olursa olsun duygularınızı da davranışlarınızı da istediğiniz yönde şekillendirebilirsiniz. Çünkü düşüncelerimiz duygularımızı, duygularımız davranışlarımızı, davranışlarımız karakterimizi belirler. Karakterimiz ise alışkanlıklarımıza etki eder.

Muhtemelen bundan dolayıdır, der ki Halid Ziya:
"İnsan kendi mutluluğunun da mutsuzluğunun da mucididir."
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

''Belki canımızı kurtardık ama hürriyetimizi kaybettik.''

- Moliere
7 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

''Şimdi anlatacağım olay cadılar bayramı arifesinde, 30 Ekim 1938’de gerçekleşti. Bu olay, radyonun kitleler üzerindeki gücünü görmek açısından tarihteki en güzel örneklerden biridir.

Orson Welles, o zamanlar kurucusu olduğu Mercury Tiyatrosu ile radyo programı hazırlıyordu. Her hafta bir roman seçip, onu tiyatrolaştırarak sunuyorlardı.

Mercury tiyatrosuyla ”CBS“ kanalında yaptığı radyo programı pek revaçta değildi. Ancak %4 reyting (yaklaşık 2 milyon dinleyici) alabiliyordu. Aynı saatte diğer kanallarda ise yüksek reytingli programlar yayınlanıyordu.

O haftanın konusu H. G. Wells’in yazmış olduğu ''Dünyalar Savaşı'' romanıydı. Orson, romanda anlatılanların bir haber bülteniymiş gibi sunulmasına karar verdi. Program 30 Ekim günü, saat sekizi bir geçe başladı. Ancak sanıldığının aksine program kendi süresi içerisinde bitmedi, kendinden sonraki haber programının ilk 15-20 dakikasını kullanacak kadar uzadı.

İnsanlar ise bu esnada haber saatinin geldiğini görünce, dinledikleri kanalları değiştirmeye ve haberleri dinlemek amacıyla ‘CBS’ kanalını açmaya başladılar. Ancak kulaklarına inanamadılar. Marstan göktaşı yağmuru başladığı haberi dinleyicileri heyecanlandırdı.

- “Bayanlar baylar, az önce verdiğimiz haberlerin ardından, Meteoroloji İdaresi tarafından büyük rasathanelere talimat verilmiş ve Mars gezegenindeki hareketliliğin yakından gözlemlenmesi istenmiştir. “

Bu arada dinleyici sayısı hızla artıyordu. Herkes Marstan gelecek haberleri bekliyordu. Dinleyicilerin çoğu bir radyo tiyatrosu dinlediğinin farkında değildi. Yayında Grover’s Mill civarındaki bir çiftliğe, metalik göktaşı düştüğü haberi iletildi. Dinleyicilere, bu noktayla canlı bağlantı kurulduğu söylendi.

- “Dış kaplaması kesinlikle dünyamıza ait değil. Gezegenimizde bulunan bir madde değil bu. Durun bir dakika. Birşeyler oluyor. Bu cisim gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. Birileri sesleniyor. Işıklı çemberin ortasında kara delikten çıkan bir şey görüyorum. Gözleri var. Bu bir surat olabilir. Bacakları üstünde duruyor. Aslında küçük bir tür metal parça üzerinde yükseliyor. Şimdi ağaçların tepesine kadar uzandı. Akıl alacak gibi değil ama hem bilimsel gözlemler hem de bizzat kendi gözlerimizle tanık olduğumuz şeyler bizi şu kaçınılmaz varsayıma götürüyor. Bu gece New Jersey yakınlarındaki çiftliğe inen bu tuhaf mahlûklar, Mars gezegeninden gelen işgal ordusudur.”

Sonrası kıyamet!

İnsanlar tüm bunların bir oyun olduğunun farkında değildi. Tüm Amerika bir kaosa sürüklendi. Polis, itfaiye ve ambulansların telefonları, radyoların, gazetelerin telefon santralleri kilitlenmişti. Çoğu yerde hayat felç oldu. Sokaklarda delice kaçışan on binlerce insan görüldü. İnsanlar telefonlarla sevdiklerine veda ediyordu. Kimisi de yanına birkaç parça bir şey alıp arabalarına atladı, şehirlerden kırsal kesimlere kaçmaya başladı. Şehirle taşra arasındaki bağlantı yolları kilitlendi. Sokaklarda ellerinde av tüfekleri ile uzaylı avlamaya çıkanlar oldu. Kimisi de çareyi Tanrı’da aradı. Onlarca kilisede kurtuluş için ayinler düzenlendi. Ağlayarak Tanrı’ya dua edildi. Bu arada stüdyodakiler, dışarıda yaşananlardan habersiz bir şekilde yayına devam ettiler.

- “Burası New Jersey, New York. Jersey bataklıklarından zehirli bir siyah duman çıkıyor.”

Hala evlerinde yayını dinlemeye devam edenler pencerelerini, kapı pervazlarını zehirli gazdan korunmak için ıslak havlularla kapattı. Bu arada New York emniyeti radyo binasını bastı. Hemen bir duyuru yapılması istendi.

- “CBS’de H. G. Wells’e ait ''Dünyalar Savaşı'' adlı eserin, Orson Welles ile Merkür Tiyatrosu tarafından sahnelenişini dinlemektesiniz.”

15 dakikada bir bu duyuru tekrarlansa da insanları sakinleştirmeye yetmedi.

- “İnsanlar sinek gibi, fare gibi ölüyorlar.”

Bu noktadan sonrası, olayın koptuğu andır. Yayının sadece tiyatro olduğunu bilen adamı bile kuşkulandırabilecek bir performans sergilenmiştir. Olayları anlatan spiker zehirli gazdan dolayı öksürmeye başlar, sonra hayatını kaybeder. Arka fonda siren sesleri yankılanır. Bu arada oyunculardan biri, amatör radyo operatörü olarak frekansa girip “Orada kimse var mı? Kimse var mı?” diye feryat eder, çığlıklar duyulur. Oyun devam eder. Olaylardan sonra hayatta kalmayı başaran Gökbilimci profesör, aklını yitirmiş bir askerle karşılaşır ve olanları anlattırır. Askerin anlattığına göre, basit bir bakteri türü yüzünden bütün Marslılar hayatını kaybeder.

Yayın en nihayetinde bitmişti. Radyodan yayının sadece bir tiyatro oyunu olduğu yine tekrarlandı. Ertesi sabah, bütün dünyadaki gazete manşetlerinde bu konu vardı. Olay Adolf Hitler’in diline bile düştü.
Hitler “Bu sınırsız imkânlar ülkesine, Marslıların inmesi bile mümkün gösterilmiştir” diyerek, Amerika'yla dalgasını geçti.

Bu olaydan sonra 'Radyo' özelinde Kitle İletişim Araçlarının insanlar üzerinde ne denli etkili olduğunun farkına varıldı.''
8 beğeni · 4 yorum beğen ikon
ketumpinokyo (@ketum)
Uzun paylasimlara genellikle önyargı ile yaklaşır ama sonuna kadar okumaya özen gösteririm ancak bunun sonu gelmesin istedim, paylaşım için teşekkürler :)
30.01.17 beğen 1 cevap
Lotus (@lotus)
Evet bu hareket artık sosya medyanında güçlenmesiyle aynı konuda hem fikir olanların bir araya gelerek kitlesel birleşmelere doğru gitmekte... Güzel yazıydi teşekkürler
30.01.17 beğen 1 cevap
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

 paylaşım fotoğrafı
''Bir gün aklına gelecek olursam,
Bana şiir ısmarla, Eylül'ü konuşalım."

- Cemal Süreya
16 beğeni · 3 yorum beğen ikon
Lotus (@lotus)
"Bana şiir ısmarla" ne güzelmiş ;)
28.01.17 beğen 2 cevap
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

 paylaşım fotoğrafı
Neruda:
- Benim şiirimle kızı baştan çıkarmışsın.

Postacı:
''Senin yazdığın şiirle kızı baştan çıkardığım doğru. Ama o şiir sana ait değil.''

- "Benim yazdığım şiirin bana ait olmadığını mı söylüyorsun?"

"Evet. Şiir, onu yazana değil, ona ihtiyacı olana aittir.''
10 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

Jorge Luis Borges paylaşım fotoğrafı
Jorge Luis Borges
Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,

Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer hiçbir şey taşımazdım.

Eğer yeniden başlayabilseydim
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.

Ama işte 85′imdeyim ve biliyorum
Ölüyorum…
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Metin Şahin

Metin Şahin

@azadjiyan04

Soruyorum size: Biz neden bu kadar çok öldük? paylaşım fotoğrafı
Soruyorum size: Biz neden bu kadar çok öldük?
''Burası üst üste gömülenlerin ovası
Zamanı sorsan karanlığın yarısı
Beni, dün dağlara gül ekerken vurdular
Uzattılar sonra iki taşın arası

Üst üste vurulduk, birer kırmızı güldük
Şehirlerde, kırlarda, dağlarda hep biz öldük
Delik deşik oldu mermilerle bağrımız
Soruyorum size:
Biz neden bu kadar çok öldük?

- Yusuf Hayaloğlu
14 beğeni · 1 yorum beğen ikon
zerre-i miskal (@zerreimiskal)
Agalarin beylerin egosu yüzünden.
11.12.16 beğen 2 cevap
/ 6