up
ara

Bahar Dağdaş

İzmir gibiyim artık gülmeyi al sancakta bıraktım coşkuyu bucada asansör kadar yorgun agora kadar yıkık İZMİR kadar hızlı tepecik kadar tehlikeli basma ne kadar vedalara alışık kemer altı kadar kalabalık İZMİR gibiyim yani uzaktan ışıl ışıl ama aslında yorgun ve her şeye rağmen saat kulesi gibi dimdik ayakta!. Hayatta en nefret ettiğim soru sen kimsin?? kimim ben yüce ALLAH IN yaratığı bir kulum Günahlarımla sevaplarım la İyiliklerim le kötülüklerimle Beni en iyi ben vede RABBIM bilir Hepimiz ayni elbiseyi giyeceğiz KEFEN Hepimiz aynı yere gideceğiz TOPRAK Hepimiz ayni yerde toplanacağız mahşer Simdi ben soruyorum size siz kimsiniz....????
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Sıcak Ayaz dan sonra yazarın ikinci kitabını sabırsızlıkla bekliyordum. Yazar, ilk kitabıyla sağlamış olduğu başarıyı bu son kitabıyla da kanıtlamış oldu ve edebiyat dünyasındaki varlığını bu gidişle uzun soluklu olacağını bir kez daha göstermiştir. Anlatım, vermek istenen mesajı ve sıcak, samimi duyguları arı bir dille sunması eserin okunmasını ve eserden kopmamanızı sağlamakta. Yazarı ve emeği geçenleri kutlar başarılarının devamını dilerim.
ataç ikon Kapalı Gişe Yalnızlık
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Harika bir kurgu, kitabın başlangıcındaki hikaye ile merakla sarılıyor ve ayrıntıları incelikle düşünülmüş bir olayın içinde buluveriyorsunuz kendinizi..öyle ki heyecan sonuna kadar devam ediyor., bir çok farklı olayın birden başlayıp sonuna kadar hiç bir şey netleşmiyor.
bas roldedir. esle, ölümünden sonra varlığı öğrenilen bir ikiz kardeş, 8 aylık hamile krizolit ( aslında bir bunu sevemedim), kıskanç sevgililer, gizemini koruyan aile, kayıp hamile kadınlar, psikopat bir katil... okurken sadece bu romandan ne güzel bir film olur diye geçirdim içimden. olsa da izlesek..
0 beğen · 1 yorum
Kübra Ç? (@kedilikitapsever)
Var zaten sezonluk dizi şeklinde izleyebilirsin. Rizzoli&İsles :)
06.08.14 beğen cevap
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

İnce Memed bir eşkıya. Ağalık düzenine baş kaldırmış. Abdi ağayı, Kel Hamzayı, Ali Sefa Beyi öldürmüş. Diğer ağaları sıra bana geldi korkusu uyutmuyor. Çukurova'nın tüm jandarmaları onun peşinde. Yetmiyor Maraş yöresinden yüzbaşılar takibine çıkıyor.
Kasaba, yüzbaşıdan savcıya, yargıçtan kaymakama, öğretmeninden tüm ağalarına kadar bil tekmil tüm güç sahibi olanlar toplantı üstüne toplantı yapıyor İnce Memed’in ölümü üstüne. Aman Ankara duymadan bu eşkıya ortadan kaldırılmalı. Yılanın başı küçükken ezilmeli... Olmuyor, genç cumhuriyetimize bir tehdittir diye Ankara’ya gizliden gizliye telgraflar çekiliyor. O da olmadı hileye başvuruluyor. Akça saza sahip olmuş, Anavarza ovasının büyük bir kısmını elinde tutan Talip Bey öldürülünce fırsat bu fırsat deyip İnce Memed’in üstüne atılıyor. Onu seven halk ondan desteğini çeksin diye sorguda döve döve öldürdükleri adamları da ince Memed kasabayı basıyor, zavallı insanları katlediyor diyerek yine onun üstüne atıyorlar.
Evet, ağalar ne kadar İnce Memede düşmansa onların zulmü altında inleyen halk da o kadar dost ona. Yaralarını tedavi ediyorlar, evlerinde yatırıyorlar. Azığını, cephaneliğini veriyorlar. Öldüğünde üstüne ağıt yakıyorlar. Yok, ölen o değilmiş dediklerinde ise düğün dernek yapıyorlar.
Efsunlu İnce Memed bir ermiş. Bir kahraman. Ağaların korkulu rüyası. Köylünün kurtuluş sevdası…
Tüm ağalara karşı onu bağrına basan köylünün içinden de Tazı Tahsinler, Felek siz Fazıllar eksik olmuyor tabi. Gün geliyor dağdaki taş bile ona ihanet ediyor. O öldü diye düğün dernek yapıyor. Gün geliyor geceye bir ışık yağıyor. Ak libaslar giymiş binlerce kadın onu Mahmut Ağanın esaretinden kurtarıyor.
Mahmut Ağa: insanı atına çiğneten adam. Bir sözüyle köyleri boşaltan adam. Mahmut ağa, İnce Memed’i büyütüyorlar diye diğer ağalara kızıyor. Gider onu kulağından tutar size getirim, diyor. Mahmut Ağa namına nam katsın diye İnce Memed’i yakalayıp kasabaya getirmeyi kafasına koymuş, düşüyor yola. Gece gündüz demeden onu arıyor.
Ve Kasabaya İnce Memed yakalanmış diye haber geliyor. Önce bir sevinç dalgası yayılıyor tüm kasabanın üstüne. O sevinç dalgasının içinde Faruk Yüzbaşının yüzü gergin. Ben dururken İnce Memed’i Mahmut Ağa nasıl yakalar, diyor. Onu bir kahraman gibi karşılamamak için askerini alıp bir bahaneyle kasabadan çıkıyor. Sonra diğer ağalar ayılıyor. Sevinçleri buruk. Onu Mahmut Ağa yakalayacağına keşke dağlarda kalsaydı, diyorlar. Bundan sonra Mahmut, Arif Saim Beyin( Adana mebusu) Ankara'nın gözünde milli kahraman olur diye telaşlanıyorlar. Mahmut Ağa Ankara'nın gözünde kahraman olmadan çözümü buluyor ağalar. İnce Memed’in Abdi Ağayı öldürdüğünü kim görmüş ki? Onun Kel Hamzayı, Ali Safa Bey’i öldürdüğünü gözüyle gören var mı? Talip Beyi de çocukları öldürmedi mi? Muhtar Kenan'ı da Kertiş Ali onbaşının döve döve öldürdüğünü herkes biliyor… Delil yoksa kimse İnce Memed’i mahkum edemez…
İnce Memed’den gelen haberlere göre ağaların tavrı anında değişiyor. Ama İnce Memed’in ağalara karşı olan isyanı dinmiyor. Bir gece vakti gelip dikeliyor Mahmut Ağanın başına. “ Beni tanıdın mı Mahmut Ağa, benim adım İnce Memed.” diyor. Ve filin tasından çıkan kurşunların yelinden duvardaki lamba sönüyor…
İnce Memed serisinin üçüncü kitabı özetle böyle.
Ağalar beyler istedikleri zaman İnce Memed’i bir eşkıya, istedikleri zamansa masum biri yapabiliyorlar. Onların iyi dediğine kimse kötü; kötü dediklerine de kimse iyi diyemiyor…
Yaşar kemal otuz iki yılını vererek yazdığı bu destanda Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarını anlatıyor. O yıllardaki düzenin işleyişini adeta kayıt altına alıyor. Ve o dönemden günümüze neredeyse bir asır geçiyor. Geçen bunca süreden sonra Cumhuriyet Türkiye’sinde ne değişti soruyorum şimdi…
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Adam Fawer'in işi bu sefer daha zordu, çünkü "olasılıksız" ile neye uğradığını şaşıran, enfes bir kurguya sahip olan ve iddia ettiği gibi okudukça bırakılmayan bu kitaptan sonra, okurların isteği belliydi: "Empati" daha da mükemmel olmalıydı. Konusu yine tam merkezden yakalayan bir roman: Beyin ve mucizeleri... Olasılıksıza göre kıyas yapılırsa kanaatim girişte biraz dağınıktı, kitabın ortalarına geldiğimde ilk sayfaların tadını ancak alabilmiştim. Ama "olasılıksız"da sanki daha ilk sayfadan bir çekim gücü vardı, kendinizi bıraktığınız. Ama "empati" de dili uçuklatıverecek cinsten ve bunların gerçek olma ihtimali düşünüldüğünde insanın tüyleri ürperiyor. Romanı fantastik bilim-kurgulardan uzak tutan ise akışı. Yazar en hareketli yerlerde bile akışa müdahale edip sizi olay hakkında bilgilendiriyor ve anlatmak istediklerini genelde konu hakkında hiçbir bilgisi olmayanlar üzerinden anlatıyor. Böylece konu hakkında bilgisi olan-olmayan tüm okurlar bilgileri kapabiliyorlar, ve bu bilgilerle harekete devam ediliyor. Yazarın diğer başarılı yönü ise Valentinus ile ilgili. Öyle bir kurmaca hazırlıyor ki, onun gerçek kimliği hakkında emin olduğunuzu sanırken son sayfada afallıyorsunuz. Karakterler ise bana "olasılıksız"daki karakterlerin biraz değişmiş versiyonları geldi, özellikle veliaht ve kuzen hikayesi ile, "olasılıksız"daki ikiz kardeşler... Neticede büyük bir keyifle ve sadece bir günde okuduğum bu kitabı herkese içtenlikle tavsiye ederim.
ataç ikon Empati
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Teknoloji ile zenginleşmiş yeni ve parlak dünyalar yerine, zehirlenmiş, karstik ve karanlık dünyalar düşleyen en ünlü antik-ütopyalardan biri. İlk olarak 1932'de yayınlanan roman o günden bugüne ilgi çekiciliğini sürdürüyor. 1984 ile birlikte çağımızın klasiklerinden biri olarak nitelenen Cesur Yeni Dünya daha önce birçok kez Türkçeye çevrilmişti. İlk Dünya savaşından sonraki hızlı teknolojik gelişimi ve onu izleyen teknoloji hayranlığını eleştirirken geleceğin ideal toplumunu, genetik bilimin eline teslim eden Aldous Huxley, laboratuvarlarda yetiştirilen insanlarla vahşi ama doğal olanları karşılaştırıyor ve teknolojinin kullanımını sorguluyor: Korkunç bir dünya seriyor okurun gözleri önüne...
ataç ikon Cesur Yeni Dünya
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Siyah Sütü okumadım, Mahrem'i ise 10 seneden fazla oldu, hatırlamıyorum ama... Pinhan'ın yeri ayrıdır bende. İçinde çok güzel bir kısım vardı, şiir mi desem, bilemediğim. Yazıp bir kenara koymuştum, hala arada açar okurum. Sizin için de buraya aktarıyorum, eğer siz de beğendiyseniz yazmaya uğraşmayın, hazır yazılmışı var diyerek ten... :)
Halka, bir nokta idi başlangıçta
ne küçüktü ne büyük
ne yerdeydi ne arşta
çünkü sadece o vardı
nokta dediğinse ısırılmamış, dişlenmemiş bir elma
elma diri, elma sulu ve kan kırmızıydı
ne zaman ki diş geçirildi elmaya
ne zaman ki o kırmızı cevher oldu iki pare
ben, sen davası çıktı ortaya
ayrı düştük gayrı düştük
vakit yitirmeden dönelim dersen sılaya
bir iken çok olduk
çok iken bir olalım dersen hatırla
hafıza elmayı hikaye eder kuytularda
kuytularda işimiz ne
varalım dersen meydana
varıp da konuşturalım dili olmayan kitabı
bil ki dervişlik dediğin ne hırka dadır ne taçta
inci sedef lalü gevher beri dursun
nasılsa karışacak ten türaba
yeter ki sen seni bil sen seni
ne de olsa derya ummandır balığa
kendinde gör on sekiz bin alemi
feh-meylemekse maksadın bu isim
badehu duralım dara
vuslatın yolu nedir bir de biz bilelim dersen
lüzum yoktur yola yordama
ne kadar çok yürek varsa çarpan
ne kadar çok gönül gözü varsa dost cemaline müptela
o kadar çok yol yordam var demektir
var kendin hesapla
Kimileri hesap kimileri feryat ederken
döner durur halka
halka dediğin tepeden tırnağa aşktır
orada yer yoktur gazaba
ben dönerim o
döner halka döner
öyle bir halkadır ki bu kimsecikleri bırakmaz dışında
haber salın börtü böceğe, kurda kuşa
yedi iklim, köşe bucağa
ve burnumuzun dibinde gizlenen kaf dağına
kardeşiz cümle mahluka
madem ki alem adem, adem de alem içindedir
yetmiş iki millete bakarız aynı nazarla
ballar balını bulmak için
kol kola girip bir öne bir arkaya
kovanı mızı yağma etmek için
"hu" çekmek her nefes alışta
la-mekanı, bir-mekanı
kah orada kah burada
el, ayak, baş; suret ile kaş değil
adem manaya derler
mana ki noktada saklıdır
nokta ki kadrince kadirdir
ve dahi dört kitabın elifbası dır
dervişlik davası güdene
rıza lokmasını zoraki sin direne bir çift lafımız vardır
Hızlanır nokta
Döner nokta
bir feryat kopar bağrından
kül oluruz yana yana
ben sen gider
Can canan gider
aşık maşuk biter
nokta halkaya devreder
öyleyse ne başlangıç, ne son
sadece bir orta nokta...
adını ne koyarsan koy
ister elma
ister nokta
ister hafıza
ister halka...
ataç ikon Pinhan
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Ali-Ceyhan
Ölümü dahi kayıtsızlıkla karşılayan, inancı olmayan biri. Farklı bir karakter. Aslında inancı olanlar ölümden korkmaz ve doğal karşılayabilirken burada inançsız birinin bu halde olması şaşırtıcı. Absürt tam da Camus'a yakışan bir tabir.

Toplumdan yabancılaşmanın cezası mıdır ölüm? Biraz simgesel düşünürsek modern insan yabancı'dır. En başta da kendine. Bu yabancılaşmayı Camus ölümle cezalandırıyor. Yabancılaşan aslında ölmüştür. İnsan yabancılaşmaması, toplumun rüzgarına direnirken toplumdan da kopmamalı.
ataç ikon Yabancı
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Aziz Nesin'in pek çok kitabını okudum. Yaşar ne yaşar ne yaşamazın televizyon dizisini ve sinema filmlerini izledim. Kitabını da okudum. Sürükleyici, taşlama yönü yüksek bir roman. Yaşar'ın yaşadığını ispat için çektiği sıkıntıdan keyif alıyoruz belki ama bizler de farklı şekillerde kendimizi kanıtlamaya çalışmaz mıyız?
ataç ikon Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

Dan Brown'un okuduğum ilk kitabıydı. Soluk almadan bitirdim. Kurgusu da mükemmeldi.Profesör Robert karakterini de çok sevdim. İlk kitabında sonunu tahmin etmek oldukça güç olduysa da Dan Brown'un diğer kitaplarını okuduğumda tahminlerimde yanılmadım ama buna rağmen adam harika yazıyor :)
ataç ikon Melekler ve Şeytanlar
kitaba puan vermedi
2 beğen · 0 yorum
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak

İhsan Oktay Anar'a hemen başlanmaz biraz okumanız gerek, biraz da yeraltı edebiyatına aşina olmanız gerek. Felsenin edebiyatında ya da edebiyatın felsefesinde yeni bir soluk. Ebher karakteri alışık olmadığımız bir roman yüzünü sunuyor bize.
ataç ikon Puslu Kıtalar Atlası
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
/ 2