up
ara

Bir eleştri yazısı

Mustafa Kemal'in Askeri

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

05.08.19
yorum
iz'ah'sız (@izahsiz)
[engelli]
05.08.19 beğen cevap
Hande (@handec)
Tez kellesi vurula
05.08.19 beğen cevap
Buonanotte (@buonanotte)
bencildir ?
09.08.19 beğen cevap
Pta (@rasimk)
Mustafa Kemal'in askerine bak , feminizmi kotu birsey saniyor , ulan adam 80 sene once adini boyle sacmasapan seyler icin kullanin diye mi o kadar ugrasti ?
09.08.19 beğen cevap
MrH

MrH

@mrh

26.07.19

bir erkek için çaba göstermeyen kadın kimdir?

emek vermeye layık olmayan kadındır.
yorum
Bayır gülü

Bayır gülü

@bayirgulu

24.07.19

bir erkek için çaba göstermeyen kadın kimdir?

Hiçbir erkeğin çabaya değer olmadığını bilen kadındır.
yorum
Bayır gülü (@bayirgulu)
Beslediğin köpekler elini dalayabilir. Dalamak; köpeğin saldırması sahibesine :D
24.07.19 beğen cevap
Pınar (@dreamerr)
Hahshsjd çok iyi 👏🏻
24.07.19 beğen 1 cevap
Binevşi xwendevan (@mlhomr)
O ben.
24.07.19 beğen 1 cevap
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

23.07.19

bir erkek için çaba göstermeyen kadın kimdir?

birden fazla seçeneği olan herkes karşısındaki için çaba harcamaz kadını erkeği yoktur.
yorum
Öncelikle Sofie’nin dünyası, felsefe tarihi üzerine bir roman değil besbelli bir manipülasyon yazısıdır. Gaarder fikirlerini, başarılı bi şekilde üstünü kapatarak okura empoze ediyor. Cümleleri özellikle okurun karşı çıkmasını engelleyecek şekilde kurulu olan bu kitap, kesinlikle “felsefeye başlama kitabı” lakabını hak etmiyor.
İstatistiklerde de görüyoruz ki bu kitap özellikle genç kesimin dikkatini çekecek bir biçime sahip. 15 yaşındaki Sofie okurun kendisiyle bağdaştırması için yaratılan bir kukla, defalarca yalanlar söyleyerek yaptığını doğru göstermeye çalışan bir ana karakter. Kitabın ilk kısmında geçen ‘’…eninde sonunda herhangi bir zaman herhangi bir şey boşluktan ve hiçlikten çıkmış olmalı…’’ ifadesini hatırlarsınız, bu aşırı basit bir teist savunuşuna dönebilecek bir cümledir. Düşündüm ki tanrı varlığını buna bağlayacak basit bir din felsefesi düşüncesi. Ancak hemen 16. Sayfada bu fikri “o halde tanrının başlangıcı olmalı” ifadesiyle bir non-teist materyaline dönüştürüyor ve ben bir ateist olarak söylüyorum ki bu fikir gerçekten sadece birisi “evrenin başlangıcı olmalı o yüzden tanrı vardır” gibi bir cümle kurarsa ortaya atılabilecektir - yazar da bu basit fikri belirtmek için ilk başlarda ortam hazırlıyor. Elbette özellikle düşün kitaplarında yargınızı temellendirmek için ortam hazırlarsınız, eleştirdiğim kısım bu değil. Eleştirdiğim kısım bu kadar basit ve aslında savunma olması gereken bir fikir cümlesinin belirtilişi.
Eğer amacınız insanlara non-teizm empoze etmekse kesinlikle daha iyi tezlerle yapabilirsiniz bunu. Okuru bilgilendirmeyen ve bilimum herhangi bir tartışmayı kaybetmesine sebep olacak bir fikir empozesidir bu. Günümüz “entelektüel” gençlerinin bu kadar kültleştirdiği bir kitabın aslında aşırı basit fikirler üzerine kurulu oluşu rahatsız edici. Yazarın kendi fikrini empozesi konusunu şu yüzden eleştiriyorum; bu kitap felsefe tarihi üzerine bir roman adı altında satılıyor. Eğer kitap açıklaması farklı olsaydı şu ama kadar yazdığım her şey hemen hemen önemini yitirirdi.
Kitabın ikinci bölümüne geçelim. Koskoca kitapta elle tutulabilir bir felsefe tarihi üzerine olan tek kısım burasıydı. Bu kitabı okumama değmesinin tek sebebi de, 6 puanı vermemin nedeni de ikinci kısım. Bu noktadan sonrasını eleştirmeyeceğim, hem gerçekten felsefe tarihi üzerinden gittiği için hem de çeşitli felsefi dönemleri ele alışını eleştirebilecek donanıma sahip olmadığımı düşündüğüm için
ataç ikon Sofie'nin Dünyası
8.4 (590 oy)
1 yorum
Uğur Çam (@ugurcam967)
Bu kitap hakkında duyduğum en oturaklı eleştirilerden birisi olmuş. Ben daha önce bu açıdan hiç yaklaşmamıştım kitaba - ki oldukça sevdiğim bir kitaptır hâlâ. Lâkin, bu eleştriyi okuyunca zihnimde bir yolculuğa çıkma gereği duydum. Bana kitabı bu kadar sevdiren şey neydi diye? İlk çıkarım olarak benim kitabı okuma yaşım oldukça geç. Hakeza kitabı okumadan önce felsefeye iyice bir giriş yapmıştım zaten. Yani belli bir temelle kitaba yaklaşmıştım ve kitapta en keyif aldığım nokta da zaten yazarla yaptığım tartışmalardı. Ancak kitaba "felsefeye giriş" etiketiyle yaklaşınca eleştirilerinin haklılık payı olabileceğini kabul etmek gerekir. Neticede kitabı vakit bulduğumda yeniden okuyacağım, sanırım bu defa farklı bir anlayışla. O vakit kitaba karşı düşüncelerimi daha olgunlaştıracağım. Kitaba dair farklı bir pencere açan bu incelemen için teşekkürler. Emeğine sağlık.
24.07.19 beğen cevap
Öncelikle Sofie’nin dünyası, felsefe tarihi üzerine bir roman değil besbelli bir manipülasyon yazısıdır. Gaarder fikirlerini, başarılı bi şekilde üstünü kapatarak okura empoze ediyor. Cümleleri özellikle okurun karşı çıkmasını engelleyecek şekilde kurulu olan bu kitap, kesinlikle “felsefeye başlama kitabı” lakabını hak etmiyor.
İstatistiklerde de görüyoruz ki bu kitap özellikle genç kesimin dikkatini çekecek bir biçime sahip. 15 yaşındaki Sofie okurun kendisiyle bağdaştırması için yaratılan bir kukla, defalarca yalanlar söyleyerek yaptığını doğru göstermeye çalışan bir ana karakter. Kitabın ilk kısmında geçen ‘’…eninde sonunda herhangi bir zaman herhangi bir şey boşluktan ve hiçlikten çıkmış olmalı…’’ ifadesini hatırlarsınız, bu aşırı basit bir teist savunuşuna dönebilecek bir cümledir. Düşündüm ki tanrı varlığını buna bağlayacak basit bir din felsefesi düşüncesi. Ancak hemen 16. Sayfada bu fikri “o halde tanrının başlangıcı olmalı” ifadesiyle bir non-teist materyaline dönüştürüyor ve ben bir ateist olarak söylüyorum ki bu fikir gerçekten sadece birisi “evrenin başlangıcı olmalı o yüzden tanrı vardır” gibi bir cümle kurarsa ortaya atılabilecektir - yazar da bu basit fikri belirtmek için ilk başlarda ortam hazırlıyor. Elbette özellikle düşün kitaplarında yargınızı temellendirmek için ortam hazırlarsınız, eleştirdiğim kısım bu değil. Eleştirdiğim kısım bu kadar basit ve aslında savunma olması gereken bir fikir cümlesinin belirtilişi.
Eğer amacınız insanlara non-teizm empoze etmekse kesinlikle daha iyi tezlerle yapabilirsiniz bunu. Okuru bilgilendirmeyen ve bilimum herhangi bir tartışmayı kaybetmesine sebep olacak bir fikir empozesidir bu. Günümüz “entelektüel” gençlerinin bu kadar kültleştirdiği bir kitabın aslında aşırı basit fikirler üzerine kurulu oluşu rahatsız edici. Yazarın kendi fikrini empozesi konusunu şu yüzden eleştiriyorum; bu kitap felsefe tarihi üzerine bir roman adı altında satılıyor. Eğer kitap açıklaması farklı olsaydı şu ama kadar yazdığım her şey hemen hemen önemini yitirirdi.
Kitabın ikinci bölümüne geçelim. Koskoca kitapta elle tutulabilir bir felsefe tarihi üzerine olan tek kısım burasıydı. Bu kitabı okumama değmesinin tek sebebi de, 6 puanı vermemin nedeni de ikinci kısım. Bu noktadan sonrasını eleştirmeyeceğim, hem gerçekten felsefe tarihi üzerinden gittiği için hem de çeşitli felsefi dönemleri ele alışını eleştirebilecek donanıma sahip olmadığımı düşündüğüm için
ataç ikon Sofie'nin Dünyası
8.4 (590 oy)
0 yorum
Öncelikle Sofie’nin dünyası, felsefe tarihi üzerine bir roman değil besbelli bir manipülasyon yazısıdır. Gaarder fikirlerini, başarılı bi şekilde üstünü kapatarak okura empoze ediyor. Cümleleri özellikle okurun karşı çıkmasını engelleyecek şekilde kurulu olan bu kitap, kesinlikle “felsefeye başlama kitabı” lakabını hak etmiyor.
İstatistiklerde de görüyoruz ki bu kitap özellikle genç kesimin dikkatini çekecek bir biçime sahip. 15 yaşındaki Sofie okurun kendisiyle bağdaştırması için yaratılan bir kukla, defalarca yalanlar söyleyerek yaptığını doğru göstermeye çalışan bir ana karakter. Kitabın ilk kısmında geçen ‘’…eninde sonunda herhangi bir zaman herhangi bir şey boşluktan ve hiçlikten çıkmış olmalı…’’ ifadesini hatırlarsınız, bu aşırı basit bir teist savunuşuna dönebilecek bir cümledir. Düşündüm ki tanrı varlığını buna bağlayacak basit bir din felsefesi düşüncesi. Ancak hemen 16. Sayfada bu fikri “o halde tanrının başlangıcı olmalı” ifadesiyle bir non-teist materyaline dönüştürüyor ve ben bir ateist olarak söylüyorum ki bu fikir gerçekten sadece birisi “evrenin başlangıcı olmalı o yüzden tanrı vardır” gibi bir cümle kurarsa ortaya atılabilecektir - yazar da bu basit fikri belirtmek için ilk başlarda ortam hazırlıyor. Elbette özellikle düşün kitaplarında yargınızı temellendirmek için ortam hazırlarsınız, eleştirdiğim kısım bu değil. Eleştirdiğim kısım bu kadar basit ve aslında savunma olması gereken bir fikir cümlesinin belirtilişi.
Eğer amacınız insanlara non-teizm empoze etmekse kesinlikle daha iyi tezlerle yapabilirsiniz bunu. Okuru bilgilendirmeyen ve bilimum herhangi bir tartışmayı kaybetmesine sebep olacak bir fikir empozesidir bu. Günümüz “entelektüel” gençlerinin bu kadar kültleştirdiği bir kitabın aslında aşırı basit fikirler üzerine kurulu oluşu rahatsız edici. Yazarın kendi fikrini empozesi konusunu şu yüzden eleştiriyorum; bu kitap felsefe tarihi üzerine bir roman adı altında satılıyor. Eğer kitap açıklaması farklı olsaydı şu ama kadar yazdığım her şey hemen hemen önemini yitirirdi.
Kitabın ikinci bölümüne geçelim. Koskoca kitapta elle tutulabilir bir felsefe tarihi üzerine olan tek kısım burasıydı. Bu kitabı okumama değmesinin tek sebebi de, 6 puanı vermemin nedeni de ikinci kısım. Bu noktadan sonrasını eleştirmeyeceğim, hem gerçekten felsefe tarihi üzerinden gittiği için hem de çeşitli felsefi dönemleri ele alışını eleştirebilecek donanıma sahip olmadığımı düşündüğüm için
ataç ikon Sofie'nin Dünyası
8.4 (590 oy)
0 yorum
Hanımcı Beyza ོde

Hanımcı Beyza ོde

@koraycem

31.12.18

Bir entelektüel disiplinin bilim olmasını sağlayan şey nedir?

Bir entelektüel disiplinin bilim olmasını sağlayan şey ona ait bir metodolojinin ve metidolojik ilkelerinin olmasıdır.
yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

29.05.18

Bir ara nedir?

Bir zaman dilimi gibi görünse de aslında çoğunlukla “hiçbir zaman” anlamına gelir.

Marie Kondo’nun Hayatı Sadeleştirmek için Derle Topla Rahatla adlı kitabını okurken “bir ara”nın hiçbir zaman olduğu gerçeğiyle karşılaştım.

“Bir ara” kelimesi muğlak bir zaman dilimini ifade etmektedir, bu yüzden de bu sözcükle ifade edilen zaman aslında hiç gelmez.
Örn: “Bir ara yaparım”, “Bir ara söylerim” dediğimiz şeyleri sonraki zaman diliminde yapıp, yapmadığımızı düşünürsek, “bir ara” nın aslında ne demek olduğunu anlamış oluruz.
yorum
Tiffany

Tiffany

@holly

02.05.18

Bir şeyler yazasım var ama ne yazacağını bilememek nedir?

Bu site uzun zamandır girmeyeli garip tuhaf bir hal almış. Şöyle bir baktım paylaşımlara beni hiç heyecana sokan, nabız atışımı hızlandırıp hoplatıp, ruhumu şöyle balkonda halı gibi silkeleyen Ayşe teyze kıvamına getiren hiç bir şey bulamadım. Eee Haruncuğum dedim kendi kendime ve hep derim ki kendime- Harun oğlum Hanımefendiden de icazet almışken takıl kafana göre. Oturmuşum iş yerimde günlük bekçilik görevimi ifşa etmekle meşgulken bir baktım hanımın biri sürekli fotoğraflar yolluyor whatsapptan. Hanımda; aynı üniversitede takıldığımız kıvırcık, köfte dudak, o kalın çerçeveli gözlüğüyle içimi gıcır gıcır gıcırtadan şahsına münhasır her gördüğümde kalp atışlarıma, nabız ritmimin yükselmesine engel olamadığım kadın :D esmerim selvi boylum al yazmalım. Yarım kalmışlığım bir türlü tamamlayamadığım :) hayali ile deruni hazlara daldığım, müstehzi parmak uçlarıyla yazdığı her kelime ile ona duyduğum arzuyu arttıran kadın! - Harun diyor burada olmalıydın, ne eğlenirdik. Kampüsün çimenlerine yayılırdık.. Alternatif kurulmuş standın önünde dans ederdik, güneşli bir gün. hatta havuza bile beraber girebilirdik. Ulan kız biz hiç 4 yıl boyunca o havuza girmemişiz, Şimdi mi gireceğiz. Yıllar olmuş mezun olalı.. Yaw biz seninle o havuza niye hiç girmedik? Üstelik burslulara beleş:) Sende Burslu bende burslu... Gizlice sokardım çantamda şarabımızı, Şarabı sevdiğimi biliyor köftehorun kızı, oysa ben şarabı yalnız içerim. onu bilmiyor köftehorun kızı köfte dudak. Bende diyorum ki kendisine elbette orada olmalıydım ama değilim. Şansına küs! benimle bir yerlerde olmayı çok isteyen var amma gel gör ki... hayat denilen kavgaya girdik, çıkamıyoruz işin içinden hep ıskalıyoruz hayatı :=) köfte dudaklarından öperim, her cm karenle bizzat ilgilenirim. Yalnız hayali :) Ama ben yokum. mucuk mucuk sen kendine gönlünü eyleyecek taze baharlar ara ..

https://www.resimag.com/e53136c56d.jpeg
yorum
Yonca

Yonca

@kitapokumakhuzurverir

10.10.17

Bir insana değer vermek nedir?

Bedeli ağırdır.
Doğru insana verilmedi mi can yakabilir.
yorum
Sabi

Sabi

@wabisabi

31.08.17

Bir Güzeli Bir Çirkine Verseler nedir?

Dengedir. Bir iyiyi bir kötüye, bir hırcını bir uysala, bir akıllıyı bir deliye, bir eşeği bir semere çatmaktır. :)
yorum
zerdali

zerdali

@zerdali

29.08.17

Bir Güzeli Bir Çirkine Verseler nedir?

güzelmiş çirkinmiş ne farkeder ki? Deli gibi sevmek ruhumuzda var
Örn: ''Senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim. Sana benim gibi bakamayan herkesten. Senin güzelliğini görememelerini anlayamadım hiç..'' -Frida Kahlo
yorum
Hanımcı Beyza ོde

Hanımcı Beyza ོde

@koraycem

28.08.17

Bir Güzeli Bir Çirkine Verseler nedir?

Kalan Müzikten 2009'da çıkan "Yeni Gelenek – Bengi Bağlama Üçlüsü"nün albümünde ki 5. eser. (Şu Dağların Yükseğine Erseler – 03:38)

https://youtu.be/ZGay-XFwwqA

Şu Dağların Yükseğine Erseler
Lale Sümbül Mor Menevşe Derseler
Bir Güzeli Bir Çirkine Verseler
Güzel Ağlar Çirkin Güler Bir Zaman

Yükseğinde Olur Şahin Yuvası
İndim Enginine Avşar Ovası
Gabul Olur Güzellerin Duası
Haktan Sevdiğini Diler Bir Zaman

Vara Vara Vardık Alma Deresi
Uzak Galdı Nazlı Yarin Arası
Artık Geçmiyor Gönül Yarası
Mevlam Dermanını Salar Bir Zaman

Mersin/Mut-Musa Eroğlu-Plaktan Yazıldı
yorum
/ 6