up
ara

Birgül

En iç,en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi kişi? Düşer...
Doğum Tarihi : 21 Aralık Pazar
Katılım Tarihi : 18 Ocak Pazar 2015 18:10 - 1673 gün
Cinsiyet : Kadın
Medeni Durum : İlişkim yok
Şehir : İstanbul / Türkiye (Turkey)
Üniversite :
En iç,en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi kişi? Düşer...
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Hayatta en sevdiğim şey kendine yetebilmeyi öğrenmiş kadınlardır. Onlar başkası onları mutlu etsin diye beklemezler, onlar başkasının arkasına sığınıp, güç beklemezler. Onların sihirli değneği kendi güçleridir.
Düştüğünde kalkabilmeyi, ağladığında kendini güldürebilmeyi öğrenmişlerdir. Ne çok sıkıntıyı aşmış, ne çok dertlerle karşılaşmış fakat yine de pes etmemiştir. Yürüdüğü yol ne kadar dikenli olursa olsun onu papatyalarla donatmayı bilmiştir.
Kadın ne çok şeydir.
Bir çocuk doğurur, onu eğitir, öğretmeni olur.
Bir adamı seçer, onu sever, yuva olur.
Bir eve girer, o evi çekip çevirir, ustası olur.
Güllerle donanmış yolda gitmeyi de bilir, dikenlere basa basa yürümeyi de. Her zorlukta bir kolaylık olduğunu bilir.
En acı şeyleri yaşar ama altından kalkmayı da bilir.
Kadın öğrenmiştir, çünkü o kadına da başka bir kadın öğretmiştir adına “anne” dediğimiz.
Bir kadın kız çocuğudur.
Eştir, annedir…
Kadın okursa alimdir.
Kadın okursa doktordur, mühendistir, avukattır, hakimdir, hemşiredir.
Bir kadın isterse her şeydir.
0 yorum
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Hiç Gelmemiş Birine Veda
Bende bıraktığın acının hiç bitmeyeceğini sanıyordum. Zamanla daha da ağırlaşıyordu sanki kalbimdeki yük. Tuhaf bir ağrı vardı bütün bedenime yayılan, beni kasıp kavuran, içinden çıkamadığım...
Senden gelen acıyı da sevmeye başlamıştım. İnsan acısını sever mi?
Ben o acıya bile aşık olmuştum.
Aylarca senden gelen bir mesaj, bir telefon bekledim, seni bir kere olsun yolda görmeyi istedim.
Her gün istisnasız fotoğraflarına baktım, her gün kendi kendime hep daha fazla acı çektirdim. Ortak arkadaşlarımız senden bahsederken pür dikkat onları dinledim, seni tanımayan arkadaşlarıma ısrarla seni anlatmaya devam ettim. Her unut diyene kötülüğümü istiyorlarmış gözüyle baktım. Unutamadım, unutmak için çabalamadım aksine hep daha fazla hatırlamak için elimden geleni yaptım.
Gelmeyeceğini bildiğim halde her gün yolunu bekledim. Hep bekledim, ben bekledikçe sen başka kalplerde başka yolculuklara çıktın.
Dönsün, dolaşsın yine bana gelsin diye dua ederdim. Senin yolun bitmedi.
Sen başka yoldayken benim senin yolundan çekilme vaktim geldi geçti.
Hiç sevmemiş birine bütün sevgini harcamak insanın kendisine yaptığı en büyük eziyet.
Hiç gelmemiş birine veda nasıl edilir bilmiyorum...
Ben sevgiye nasıl karşılık verilir onu da bilmiyordum zaten.
Yoluma, soluma çıkmasını istediğim adam!
Öğrendim ki insan severse dağ olurmuş. Öğrendim ki insan severse bir fısıltıyla dahi sesini duyurabilirmiş.
Ne çok bağırıp çağırdım hepsine sağırdın.
Ne çok sustum hiçbirine aldırış etmedin.
Sen beni ne güzel bitirdin.
Kulağım, gözüm, solum, sonum sana kapalı artık.
Duymuyorum, görmüyorum, sevmiyorum, istemiyorum seni artık.
9 yorum
bodrum yelkeni (@bodrumyelkeni)
Belkide binlerce kilometre ötesi, belkide hiç gitmedim bir ülke, yada kentte, hiç görmedim bir insanın yüreği ve üzerindeki sis den aralanan, keskin bir ışık gibi sızan satırları okurken, kendimi buldum.. her harfinizi ben de günlerdir, dinamit taşırcasına, taşıyorum sırcadan sinemde. Ve anladım ki hangi dili konusulursa konusulsun, hangi kültürden olunursa olunsun, sevgi ve ayrılık ortak bir dilmiş..
Bir kıymık gibi batan, el yordamı ile çıkartılamayacak olan bu sızı, bazen yaş olup içine akıyor... o yüzden kurumuyor, fitil tutmuyor yara... oysa kavuşmak için değil unutmak için, neler verilmes ki?
12.02.19 beğen cevap
Birgül (@birgulaksu)
@bodrumyelkeni Kendi kendine unutmaya çalışmak ve onun bunu bilmemesi. Dahası umrunda olmaması. Sevince ne çok yükle başa çıkmayı öğreniyorsun. Hiç sevilmemek bile bir müddet sonra canına değmiyor.
12.02.19 beğen cevap
bodrum yelkeni (@bodrumyelkeni)
Aslında, sevgi insani bir duygudur. Çiçek, kurt, kuş, deniz insan sevebilir. Vahim olan ise AŞK. Aşk ilahi bir ilhamdır gönüle sanki cemre gibi düşen.. Senin gönlüne düşer, yanarsın, yanarken de yandığının gönlüne düşmesini beklersin. Oysa ki, cemre havaya, suya, toprağa düşer de, iklimler değişirde...bir türlü düşmez ...Yüreğinin hakimi kendin olduğundan, aşk içine ilham oldumu, artık seni çevreleyen sınırlar olan, ahlak, kültür ve hatta din...... O ateş yangın alevi gibi seni çevreleyen bütün sınırları yakıyor..... unutmak isteğin yetmez gibi birde seni sınırlayan sınırları yakıpta aşmaya çalışan içindeki yangını söndürmeye çalışıyorsun... ama çöldesin, yine su olacak o sana... ama da yağmur olup başka iklime yağıyor.
12.02.19 beğen cevap
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Sibel Eraslan'ın yazdığı çok güzel bir kitap. Ashab-ı Kehf'den bölümler var. İnsanın hayatını değiştirecek bir kitap. Benim kitaplara olan aşkım had safhada olduğu için öğretmenim almış,getirmişti. Ben çok büyük bir ilgiyle okudum ve çok beğendim.
Okumaktan hiçbir zaman zarar gelmez diye düşünüyorum. Eğer ilk defa okuyorsanız bu yazarı çok beğeneceğinizi umuyorum :)
ataç ikon Saklı Kitap
kitaba puan vermedi
0 yorum
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Kitap hakkında çok fikir sunmaktan ziyade alıp okumanızı şiddetle tavsiye ederim :) Çünkü herkesin yorumu kendine göre çok farklı,diyebileceğim tek şey ben okurken çok duygulandım,aşkı çok güzel yaşatmışlardı. Savaş,aşk,bekleyiş hepsi bir arada olan çok güzel bir romandı.
ataç ikon Yağmur Sonrası
kitaba puan vermedi
0 yorum
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Mürvet Sarıyıldızın yazmış olduğu Mihrimah Sultan ile Mimar Sinanın aşkını anlatır.

Topkapı Sarayı'nda 1522 yılında doğan Mihrimah'a, Farsça'da Güneş ile Ay anlamına gelen adını, babası Sultan Süleyman koyar.

Zaman geçip, Mihrimah Sultan 17 yaşına geldiğinde evlilik için iki aday gündeme gelir. Biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeri ise Başmimar Koca Sinan.

Mimar Sinan o yıllarda evlidir ve 50'li yaşlarındadır. Mihrimah, Hürrem Sultan'ın da girişimleriyle kayıtlara rüşvetçi ve entrikacı kimliğiyle geçen Rüstem Paşa'yla evlendirilir.

Aradan yıllar geçer Mihrimah Sultan, Koca Sinan'ı bir gün huzuruna çağırarak İstanbul'da güzel bir yerde kendi adına bir külliye yapmasını ister. Mihrimah, Sinan'ın 'Nereye yapılmasını arzu edersiniz' sorusuna 'Yerini sen seç' diye cevap verir.

Bunun üzerine Mimar Sinan, 1540 yılında Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Külliyesi'nin temelini atar. Külliye, 1548 yılında tamamlanır.

O günden Mihrimah Sultan ile Mimar Sinan'ın bir araya gelmesi için aradan tam 14 yıl geçmesi gerekecektir. Mihrimah Sultan 1562 yılında Mimar Sinan'ı bir kez daha huzuruna çağırır ve İstanbul'da kendi adına bir külliye daha yapmasını ister. Bu külliyenin yerini de tıpkı ilkinde olduğu gibi yine Koca Sinan seçecektir. Sinan da ikinci külliye için İstanbul'un en yüksek tepesini seçer. Yeni külliye Edirnekapı surlarının dibine inşa edilecektir.

Rivayete göre Koca Sinan derin bir tutkuyla âşık olduğu Mihrimah Sultan'a kavuşamamıştır ama ona olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.

Matematik dehası Sinan, Mihrimah için yaptığı iki külliyenin içinde yer alan camilere bir sır da gizlemiştir.

Mihrimah Sultan'ın Güneş'le Ay anlamına gelen ismine ithaf edercesine yılın sadece birkaç gününde (Nisan ve Mayıs aylarında) bir caminin arka cephesinden güneş batarken diğerinden ay doğmaktadır.
Ben okurken çok etkilenmiştim çok çok güzel bir kitap Mürvet Sarıyıldızın kalemine sağlık...
ataç ikon İki Cami Arasında Aşk
kitaba puan vermedi
2 yorum
Birgül (@birgulaksu)
Bana da hiç nasip olmadı inşallah bir gün nasip olur.
22.01.15 beğen cevap
Birgül (@birgulaksu)
Umarım :)
22.01.15 beğen cevap
Birgül

Birgül

@birgulaksu

VAZGEÇEBİLMEYİ BİLMEK
Peşine gittiğim her duygunun esiri oldum. Ne bitmesi gereken zamanı hesaplayabildim ne de devam ettirecek kadar güçlü kalabildim. Adımlarımı çekmem gereken camlı yollardan ayağım kanaya kanaya geri döndüm ve bunun zararını bir tek ben gördüm, karşımdakinin haberi bile olmadı.
Ne tuhaf birini seviyorsun ve onun bundan haberi yok. Hissetmiyor, anlamıyor, umursamıyor ama sen ısrarla sevmeye devam ediyorsun üstelik onun seni sevmek için hiçbir çaba sarf etmediğini bile bile.
Vazgeçmen gerektiğini bildiğin her duyguya biraz daha hapsoluyorsun ve bundan kayda değer hiçbir şikayetin yok.
O müthiş duyguyu zerre değmeyen birine heba ediyorsun fakat bu bile sana tuhaf bir haz veriyor.
Sanırım kendi canımızı bile isteye acıtan bizleriz. Bazı yollardan geri dönülmesi gerekir, bazı hislerden vazgeçmek gerekir, bazı duyguları törpülemek gerekir.
Değmeyen birine haddinden fazla değer verince bundan en çok hasar alarak çıkan kişi sen oluyorsun.
Ve bu gerçekten bir müddet sonra seni yormaya başlıyor.
Allah kalbimizin kıymetini bilecek kişileri çıkarsın yolumuza ve solumuza…
2 yorum
ahmet karakoyun (@ahmetkarakoyun)
Sen bildiğin ademi tanımlamışsın admin
24.05.19 beğen cevap
Elsa Rose (@elsarosee)
Platonik bir sevgi ise, karşı tarafın değmediğini belirtiyorsunuz. Sizce bu haksızlık değil mi? Sonuçta kendi kendimize beslediğimiz, karşı tarafın bilmeye hakkı varken, cesaretsizliğimizin suçunu tek taraflı bir mana yüklemenin ne kadar doğru olduğunu sormamız gerekmez mi kendimize?
24.05.19 beğen cevap
Birgül

Birgül

@birgulaksu

En Çok İhtiyacımız Olan Şey: Sevgi - Saygı
Bu kocaman dünya da verdiğimiz kavga da neyin nesi?
Neyi paylaşamıyoruz da ısrarla birbirimizi kırmaya devam ediyoruz?
Merak ediyorum bir sürü hakaret ediliyor, küfürler söyleniyor, insanlar birbirlerine nefretle bakıyor ne için?
Yahu biz bu dünyanın neresindeyiz ki kavgalarımız bile can alıyor?
Ağzımızdan çıkan her kelime insanın kalbini kırmaya yetiyor.
Ne kadar şaşırmış olabiliriz ki dilimizin kilidi yok artık?
Kime, neye bu öfkemiz bitmiyor?
Gün geçtikçe daha da artıyor. 22 yaşında yolun daha çok başındayım. Eminim gördüklerim göreceklerimin yarısı bile değil. Fakat bunun daha da kötüsü olabilme ihtimali beni korkutuyor.
Şiddetin her türlüsü acizlik. Kadına, erkeğe, çocuğa, hayvana, bitkiye her kime ve her neye ise...
Gücünü senden daha güçsüz birinde denemek, yersiz güç gösterisi yapmak acizliğin en hat safhası.
Düşünüyorum o küçücük çocuğa kalkan elleri. Beni en çok yaralayan o çocuk oyun oynadı diye dövmek. Üstünü kirletti diye dövmek. Yaramazlık yaptı diye dövmek.
Sebep her ne olursa olsun o çocuğu dövmek, döverek eğitebileceğine inanmak. Unuttuğumuz bir şey var o çocuklar bizim aynamız. Bizden ne alırlarsa, kendi çocuklarına onu verecekler.
Her çocuk yeni bir nesil,yeni bir çağ...
Her çocuk yeni bir umut.
Sevmek gerçekten birilerini sevmek bu kadar zor olmamalı.
Birilerini anlayabilmek, anlaşabilmek, saygı duymayı bilmek bu kadar zor olmamalı.
Tüm çocukların umut yüklü kalplerinden öpüyorum.
Umarım çocuklarımız en çok sevmeyi öğrenir.
Umarım çok okurlar...
Çünkü bilgi parayla alınabilecek bir şey değil.
0 yorum
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Hadi al bende kalan emanetlerini bende yoluma devam edeyim. Tüm yaralarını, tüm acını topla git.
Beni sensiz, senden kalan acılarla baş başa bırakma. Omzumdaki yüküm ağır, o ağırlığın altında ezilmeme müsaade etme. Eskisi gibi şen şakrak değilim, neşemi geri ver.
Düştüm, gel kaldır beni. Yaşadığım acının sebebi sen değil misin gel telafi et açtığın tüm yaraları!
Beni göklere çıkartıp sonra yere düşüren sen değil misin hadi gel öp kanayan kalbimden!
Sarıldığımda başım sol göğsüne düşmüyor mu, tekrardan huzurla sar beni.
Kalbim sevgisizlikten tükenmek üzere, gel tekrar sev beni.
Bütün kapılarımı kapattım, hadi gel aç sana ait olan kapıları.
Yoruldum... Biraz omzunda dinlendir beni...
İnatçı başım sol göğsüne yenik düşsün huzurunla uyut beni.
Kulağıma bir şiir fısılda...
Adımı seslen, sesini duyayım.
Benim kalbi ölü adamım.
Gel kalbimi toplayalım...
0 yorum
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Bazılarının bu kitabı sevmediğini duydum. Oysa ben her sayfasına göz yaşlarımı emanet etmiştim.
Adı gibi Bambaşka bir kitaptı. Benim için çok değerli olan ve çok değerlime okuttuğum kitaptı. Herkesin yorumu her ne kadar kendine de olsa benim için çok güzeldi :)
ataç ikon Bambaşka
kitaba puan vermedi
0 yorum
Birgül

Birgül

@birgulaksu

Yalnızca Yalnızım...
Hepsi bu tüm kırgınlıkları,kızgınlıkları,yaraları,mutsuzlukları üstüme yalnızca ben alıyorum.
Yalnızlık güzelde sen yinede arada bir uğra...
ataç ikon Yalnızca Yalnızım
kitaba puan vermedi
0 yorum