up
ara

Buse Bakıcı

Kitap gibi dostunuz olsun. Her sayfası size özel olur..
Katılım Tarihi : 11 Şubat Pazar 2018 18:49 - 554 gün
Kitap gibi dostunuz olsun. Her sayfası size özel olur..
Buse Bakıcı

Buse Bakıcı

@busebakici

Gülmekten Okuyamadığım Tek Kitap
Genelde bu tarz kitaplar okumuyorum. Daha çok klasik ve kült olmuş değerler dikkatimi çeker. Ancak işin güzel tarafı böyle kitaplarında okunması gerekiyormuş. Yazar bize ilişkilerle ilgili harika detaylar veriyor. Özellikle yaş ortalaması üniversite çağında olan arkadaşlara çokça tavsiye ederim mutlaka okusunlar. Cinsel organla değil yürekle kalple düşünmeyi aşılayan bir kitap. Kitabı alıp okuduğunuzda özellikle toplu taşımada okuyorsanız çok komik bakışlara maruz kalıyorsunuz. Bu inanılmaz heyecan verici bir durum. Onun dışında bir bankacı olarak iş yerindeki arkadaşlarımın minnoş espirilerine ilk etapta maruz kalsam da daha sonra bankadar çalışan 33 çalışanın 14 ü kitabı okudu. İşin üzücü tarafı kitabı almak yerine benden alarak okudular. Geçen D&R a kitap almaya gittim 15. baskısını yaptığını gördüm. Kitapta bireyleri yanlış yönlendirecek hiç bir olumsuzluk yok. Tam aksine size ilişkilerde nasıl davranırsanız nelerle karşılaşırsınız üzerinden bir çok örnek verilmiş. Ben sevdim çok keyifli bir eser olmuş. İki günde bitirdim. Eğer hiç kitap okumuyor ve okumak da zorluk çekiyorsanız bu kitap ile okumaya başlayabilirsiniz. Çünkü kitabın yazın dilim sanki yazar karşınız da sizinle sohbet ediyor gibi.

Son olarak yazarı daha yakından tanımak istiyorsanız kişisel internet sitesine bakın. Ben kitabı okuduktan sonra dayanamadım araştırdım biraz. Yazar aynı zamanda eğitmen çıktı. Aklımdaki tüm ön yargıları sildi adam. Keyifle kahlaha ata ata okunası bir kitap çok sevdim güzel olmuş. Okumayanlar hala ilişkilerinde hata yapıyordum eminim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar..
ataç ikon Pompa Teorisi
kitaba 10 verdi
0 yorum
Buse Bakıcı

Buse Bakıcı

@busebakici

Kendimi bildim bileli kitap okuyan biri olarak bu şaheseri bugüne kadar okumamış olmanın eksikliğini yaşıyordum. Uzun süredir merak ediyordum ama bana yakın zamanda kaybettiğim bir arkadaşımı hatırlattığı, hayatımın kitabı dediği için kendimi hazır hissetmedim, sürekli erteledim. Stefan Zweig kalemini çok beğendiğim bir yazar. Acımak kitabını da tıpkı bunun gibi çok sevmiştim.


Nazi döneminde yaşamış ve türlü türlü işkencelerle kendisinden bilgi almak için, hapsedilen Dr., işkencecisinin cebinden çaldığı bir satranç kitabıyla satranç oynamayı öğrenmiştir. ( İlkokul 5. sınıftan beri satranç oynayan, yarışlara katılan, lisanslı bir satranç oyuncusu olarak satrancın kitaptan okunarak öğrenilmesi hakaret gibi geldi :)) New York'tan, Buenos Aires' e giden bir gemide dünya satranç şampiyonuyla satranç oynayan Dr. B' nin yaşadıkları gerçekten heyecanlandırıyor okurken. Hitler döneminde yaşamış ve bundan fazlasıyla etkilenmiş olan Zweig, nazi işkencelerinin bir insanın duyularını nasıl körelttiğini işliyor ve satrançla bir parça özgürleştiriyor kahramanı. Çünkü satranç bir oyun değil, stratejilerin yapıldığı, bir adım ötesini düşünüp görebildiğiniz bir yaşam tarzıdır. Kesinlikle bir başyapıt ve okumayan herkese öneririm...
ataç ikon Satranç
kitaba 10 verdi
0 yorum
Buse Bakıcı

Buse Bakıcı

@busebakici

Pompa Teorisi
Sen ne güzel şeyler söylemişsin Fatih Altınağaç..
ataç ikon Pompa Teorisi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Buse Bakıcı

Buse Bakıcı

@busebakici

Mavi kapağıyla, yanında kahvesiyle, belki de çimenlikte instagram kullanıcılarının vazgeçilmez romanı Kürk Mantolu Madonna...

Popüler olan şeyleri okumama, izlememe gibi huylar edinmeseydim belki de çok daha önce tanışmış olacaktım bu şaheserle. Öğretmene sinir olup derse küsen öğrenci sendromumu en sonunda yenebildim ve hüzünlü bir aşk hikayesine yelken açtım...

İş arkadaşlarımızı, komşumuzu, ailemizi ne kadar tanıyoruz acaba?
Onlar bizi tanıyorlar mı?
Birini tanıma sürecine girerken kıstas aldığımız kriterler ne?
Bu gibi sorularla baş etmek gerekiyor öncelikle. Bana kalırsa kimse kimseyi tamamen anlayamaz, tamamen yakınlaşamaz. Ama anlayabileceği yakınlaşabileceği kadarını da yapmak istemez. Çünkü zamanımız kısıtlıdır, çünkü gerek yoktur, çünkü daha kendimizi bile anlayamamışken başkası da nerden çıkmıştır? Gördüğümüz insanla ilişiğimize devam edip etmeyeceğimizi, gördüğümüz ilk andaki saliselik dilimle karar veririz. Karşımızdaki kişiyle insan olduğu için değil, göze çarpan bir özelliği olduğu için ilgileniriz.

Raif Bey'i de kimse tanımak istememiş. O da bir başkasının ilgi alanına girmemeye gayret etmiş, saklamış sahip olduğu değerli şeyleri en ücra köşelere bir kadının gelmesini beklemiş. Kadın gelmiş, hikaye başlamış...

Kitap kadınlık/erkeklik olgularını oldukça iyi işlemiş. "Sen kadın olmalıymışsın." der Raif Bey'in babası. İçe kapanık olmak, itaatkar olmak, sessiz olmak... Bütün bu edilgen tutumlar toplum nazarında kadın olduğunda ne kadar iyiyse, erkek olduğunda ise o kadar kötüdür. Toplum ataerkildir, aile ataerkildir ve otoriteden uzak bir baba başarısız kabul edilir. Maria Puder ise daha cüretkar, daha konuşkandır. Onun da toplumda yeri pek yoktur. Erkeklik gururunu yüceltmeli, en üstlere koymalıdır ya namuslu(!) olmalıdır ya da barda bir erkeğin onu tamamen etten kemikten görmesine, dokunmasına ses çıkarmamalıdır.

Bir şekilde belirlenen bu rollerin dışında kalmış, iki farklı karakter. Biri özgüvenini muhafaza edemememiş, öbürü insanlara olan inancını. Peki bu rolleri kabullenselerdi daha büyük bir facia çıkmaz mıydı? Kendisi gibi olamayan mutsuz iki insan. Hiç başlamayan bir aşk. Maalesef insanlar hoşlandıkları gibi insanları tercih edip gerisini boş vermektense toplumun tamamını sıraya dizme görevini kendinde hak görüyor. Mutsuzluk da işte tam orada başlıyor.

Bazen de tamamen rastgele buluyor bizi mutsuzluk. Birbirinden alakasız önemsiz olaylar birleşe birleşe bize yeni bir kader örüyor. Tamamen tesadüfi bu olaylar silsilesinde ufacık bir kesiti geçmişe gidip değiştirsek değişen kaderimiz, o anda çoktan var olmuş oluyor. Raif Bey'in babası ölmese diyorum, enişteleri dolandırmasa, Maria annesine Raif Bey'in ismini verse veya da o gazete kağıdını en başta Raif Bey hiç cebine atmasa... Böyle sürüp gidiyor işte. Belki böyle olmazdı.

Sabahattin Ali'yi daha önce hiç okumamayı o kadar büyük bir eksiklik olarak görüyorum ki en yakın zamanda telafi edeceğim. Kitabın ününe gelecek olursak da iyi ki diyorum. En azından popüler kültür nadiren de olsa kaliteyi de besleyebiliyor. Bu diğer olasılıktan bin kat daha iyi.
ataç ikon Kürk Mantolu Madonna
kitaba 10 verdi
1 yorum
ilkan (@ilkann)
Geçte olsa insanı her zaman etkileyen bir güzel kitaptır Kürk Mantolu Madonna ?
12.02.18 beğen cevap