up
ara

Gole Gandom

Küçücük yerim, küçücük gün doğumlarım, küçücük varlığım. Toprakta bile izim kalmayacak: o dayanılmaz hafiflik.
Doğum Tarihi : 4 Kasım Cumartesi
Katılım Tarihi : 10 Ocak Cumartesi 2015 16:49 - 1687 gün
Cinsiyet : Kadın
Medeni Durum : Evli
Şehir : İzmir / Türkiye (Turkey)
Üniversite :
Küçücük yerim, küçücük gün doğumlarım, küçücük varlığım. Toprakta bile izim kalmayacak: o dayanılmaz hafiflik.
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

bir şarkıyı, bir ana adadığımı o şarkıyı her dinleyişimde hissettiğim ılık duyguların farkına vardığımda anladım.
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Sevgi asla ve asla topluluklara, hakikatin belli bir ifadesini empoze edemez.
Syf 86
ataç ikon İtiraflarım
8.4 (199 oy)
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Ben neyim? Ölümlü olanın bir parçası. Bak işte, bütün mesele bu kelimelerde saklı.
Syf 63
ataç ikon İtiraflarım
8.4 (199 oy)
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

.. Bugün veya yarın bütün zevkleri yıkabilecek olan hastalık, ihtiyarlık ve ölümün kaçınılmazlığını unutma.
Syf 48
ataç ikon İtiraflarım
8.4 (199 oy)
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

14.09.16

teemmül nedir?

İç düşünme.
yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

14.09.16
yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

1986’da çevrilen film, masalsı havasıyla insanı büyüler ve hikayenin içine çeker. Çöl ortasındaki garip bir arayışın hikayesidir ortaya konulan. Lanetlenmiş evlatlarının yani ‘çöl gezginlerini’ evlerine dönmelerini bekleyen köy halkı ve köye yeni tayin edilmiş öğretmenin kesişen hikayesidir bu film.

Filmdeki yanık sesler zaman zaman insanı ürkütse de hüznün ve yanık gönüllerin feryadı olduğu bilirsiniz. Çöl üçlemesinin sonra ki iki filminde de olduğu gibi, film genel anlamda çöl hayatını, tasavvuf inancını ve mistik değerleri ele alır. Filmin sonunda hallac-ı mansur’un hayatını anımsatan bir şarkı vardır ki ezgisi ayrı, sözleri ayrı kederlidir.Film ağır ve duru bir şekilde ilerlese de insanda farklı bir iz bırakır.
Çöl Gezginleri
7 (2 oy)
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

 paylaşım fotoğrafı
“Kadın hamile.
Bebek erkekmiş.
Aile mutlu, çok mutlu.
Bebek doğdu, pipisini amcalara gösterdi.
Amcalarda bayram sevinci.
Dünyanın en gerekli organını gördüler çünkü.
Bebek terledi, çırılçıplak soydular, evde, misafirlikte, mahallede böyle gezdi.
Bu hakka sahipti çünkü pipisi vardı.
Bebek biraz büyüdü.
Sünnet olacak.
Davullar, zurnalar, hediyeler... Çocuk düşündü:
"Sanırım bu çok önemli bir organ.."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Üç beş güzel kız var gittikleri yerde, annesi babası dedi ki:
"Hangisini alayım oğlum sana?"
Çocuk düşündü:
"Sanırım karşı tarafa sormaksızın seçme hakkım var."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuk acıktı, sofrasını varsa kız kardeşleri ve annesi hazırladı.
Yemek bitince topladılar.
Çocuk düşündü:
"Sanırım kızlar/kadınlar bana hizmet etmekle yükümlü."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Kalabalık bir yemek daveti, herkes masaya sığamayacak.
Erkekler ve yaşlılar masaya oturdu.
Çocuğu da masaya oturtturdular.
Annesi ve varsa ablaları yerde oturuyordu.
Çocuk düşündü:
"Sanırım önemli olan erkeklerin konforu."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Servis yapılacak, önce erkeklere yemek verildi, erkekler yardım etmedi.
Çocuk düşündü:
"Sanırım öncelikli olan erkeklerin karnının doyması."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuğun kız arkadaşı oldu.
Bütün sülale duydu.
Herkesin ağzı kulaklarında.
Densiz bir amca:
"Neler yapacan bahim gızlaraa" dedi.
Çocuğun anne ve babası:
"Oğlumdan iyisini mi bulacak?" dediler.
Çocuk düşündü:
"Sanırım en iyisini hak eden benim ve bu yüzden kızlara rızayla ya da rızasız istediğimi yapabilirim."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuk büyüdü, arkadaşlarıyla dışarı çıktı, eglendi.
Eve geç geldi, paşalar gibi karşılandı.
Kız kardeşi eve geç geldiği için azar işitirken, dövülürken.
Genç düşündü:
"Sanırım eve istediğim saatte girip çıkabilirim."
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Kavga etti, ağzı burnu kan içinde.
Annesi, babası:
"Koçum benim, helal olsun" dedi.
Genç düşündü:
"Sanırım güçlüyüm ve sorunlarımı bu şekilde halledebilirim."
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Genç büyüdü.
Ama bir türlü adam olamadı.
EK 1: ALINTI* 08.08.19
Doğan Cüceloğlu
9.3 (4 oy)
17 yorum
KısacaBc (@kisacabc)
Bundan daha iyi anlatılamazdı 👏🏻👏🏻
31.07.19 beğen 1 cevap
Tuğçe (@adonis211)
Çok güzel bir yazı gerçekten👏👏
31.07.19 beğen 1 cevap
Ahmet (@ahmet660)
Bu adam olamadı değil de çocuğa sorumluluk verilmemesinden kaynaklı bir durum bu bu çocuğu yetiştiren en büyük etken kim ona bakmak gerek yani bu çocuğu yetiştiren anne bence en büyük etken akabinde baba
31.07.19 beğen 4 cevap
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Ben, günü bölen çan sesleri gibi
barışın ve mutluluğun yakasına yapışan
ve olgun tarladaki orakları andıran
ve o büyük dünya korkusunun çocuğuyum.

Ben, hep ölümü düşünmek gibiyim.
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Bugün ben şöyle dile getirirdim: Siyaset güç alemi değildir, düşünce alemidir. Dönüştürmeyi amaçlamaz; önceden formüle edilemeyen imkanlar yaratmayı amaçlar. Siyaset durumlardan çıkarsanamaz, çünkü durumları siyaset tayin eder.

Peki bu eleştirel arkaplan üzerinde Lyotard neyi görünür kılar? “Bir başka dispositif” dediği şeyi. Ve bunun Kapital bakımından “ne diyalektik ne eleştirel, ama eş-imkanlı bir ilişki içinde” durduğunu söyler.

Kuşku yok ki modernizmin merkezi sorunu budur: Olumsuzluk ilişkisi nedir? Diyalektik olmayan başkalık nedir? Eleştirel olmayan eş-imkanlılık nedir? Ve arkaplanda, iki yol:

Sonsuzküçük olumsuzun yolu, hiçbir yüklemi olmayan boşluğun yolu, matematiklenebilen farksız çoksallığın yolu. Buradaki ilişki, saf mantıksal görünmedir. Siyaset bütün günsel [diurne] gücüyle korunur, çünkü alternatif bir süjeye ihtiyaç duymamıştır ve duymaz. “Proleter” benzeşmez ardışık tekilliklerin adıdır, tarihsel bir kuvvetin adı değildir. Benim izlediğim yol budur, hep eleştirdiği bu yol Lyotard’a göre, tarifsel cümlelerin normatif cümlelerle öldürücü eş tutulmasıdır, ya da işlevsiz Anlatının tersten sürdürülmesidir.
Öteki yol, kuramda hem Lyotard hem de Deleuze’ün tuttuğu yol, hiçbir olumsuzluk ya da diyalektik olmayan başkalık içermeyen bu ilişkiyi, Bergsoncu hayat dispositifinden veya nitel süreden alır. Örneğin: “Söz, pratik ve biçimlerin devrimci olabilecek bir algısı ve üretimi vardır, ama bunların büyük akımlara, büyük Triebe‘ye, görünen tüm dispositifleri yerinden edip işlemselliğin anlamını değiştirecek ana akışlara kapılacak duyarlılıkta olduğunun güvencesi yoktur.” [Dérive a partir de Marx et Freud, s.16] Gördüğümüz gibi kapılma, akışların nitel basıncını önşart koşuyor.
Ne kadar farklı olsalar da, aksiyomcu yol ile dirimci yol tek noktada ıraksarlar: ilişkiyi olumsuzluğa müracaat etmeden düşünmemiz gereken noktada, ölçülemez olanı herhangi bir ölçünün aşkınsallığı olmadan düşünmemiz gereken noktada. Gecenin şafakvari özelliği, ya da düşüncenin dikkate alması gereken şey o halde şudur: Birçok “eş-imkanlı” vardır ama bunlar “eş-düşünülebilir” değildir, Lyotard’ın kapılmadaki soruna uyguladığı formülü kullanırsak.

Yani, çokluk var. Ölçüşemez olan var, baş edilemez olan var. Burada ifadelendirdiğim metnin sonunda yok etme motifi böylece geri gelir. “Bu boyunduruğu anlayıp onun filozofu olmak yetmez; onu yok etmek de gerekir.”

Bu noktanın üstünde durmalıyız. “Yok etmek,” haksızlık ve boyunduruk karşısında talep edilebilen şeyden felsefeyi ayıran şeyin adıdır. “Onu yok etmek de,” felsefi anlayışı aşan şeydir. Ve eğer bu “yok etme”nin adı artık “siyaset” değilse, bunun adı ya da adları nedir? Siyasetin değersizleşip silinmesiyle kendimizi bulduğumuz bu karanlık içinde, geceyi yıpratıp yok ederken sabahı gözeten kimdir? Temelde, Lyotard’a göre tek bir soru vardır: Renk nedir, nerededir, ve nereden kökenlenir?
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Hakikat, aşka gösterir kendini.
Syf 86
ataç ikon İtiraflarım
8.4 (199 oy)
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Herkes nasıl yaşıyor da, hayatın akla uygunluğundan bir an olsun şüphe etmiyor?
Syf 51
ataç ikon İtiraflarım
8.4 (199 oy)
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

14.09.16

tikel nedir?

Bir sınıfa bağlı fertlerin hepsine değil, sadece bir kaç tanesine uygun, ait olan..
yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

14.09.16

tasım nedir?

Tümden gelimli akıl yürütmenin en açık şekli.
yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

14.09.16

fideizm nedir?

İmancılık.
yorum