up
ara

Büşranur Koç

Nietzsche'nin bulunamayan kızı, Erken Kaybedenler'den birisi işte http://sammealblog.wordpress.com
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

 paylaşım fotoğrafı
Içerisinde benim de bulunduğum Hoşçakal Ekspiresi adlı kitabımız yakında Valens Yayınevi öncülügünde sizlerle buluşacaktır. Tüm gelişmeler için instagram adresimi takip edebilirsiniz.

https://www.instagram.com/iamsammeal/
12 beğeni · 5 yorum beğen ikon
Film adam (@serserimsi)
Adı güzelmiş 👍 tebrik ederim 🖐️
12.02.19 beğen cevap
Mert can (@mertcan690)
busra hanım başka kitap oneriniz varmydi
12.02.19 beğen cevap
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

Sessiz gemi
Bir de sessizliği böyle dinleyeyin...
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

İsimsiz birkaç kelime paylaşım fotoğrafı
İsimsiz birkaç kelime
Tarih, mekan ve zamanın önemi yok hayatım. İnan bir tek senin önemin var şu küçük dünyamda. Sadece bana ait olan kırıntıların arasındaki sevdam, biriciğim. Bir tek sen alıp yüceltebilecekken yıkılıp gidiliyor ruhum şimdilerde. Ruhumun yıkılışı gibi etrafın yok olışu. Yıkıp geçiyor ellerim dokunduğu her yeri. Ellerim ellerinin dokunuşunu arıyor ismi önemli olmayan ellerde. Dağıtıyorum yine bu gece. Toparlamak istemiyorum bu sevdayı sessizce. Toparlayacaksam bu sevdayı; seni öldürüp yalnızlığım ile birleştireceğim. Birini sevmeyecek bu kalp ama bedenim arayacak senin sıcaklığını, dudaklarını aralamak isteyecek dudaklarım ve... Ve adının önemi olmayan tenlerde kalacak kokum. Her seferinde daha çok kızacağım sana. Seni unutmak diye bir şeyin olmadığını bana demediğin için. Sonra bir karadeniz türküsünün hasretliğin güzelliğini anlatmasının yalan olduğunu bana demediğin için kızacağım sana. Sonra gece olup da dışarda kimse kalmadığında sokak lambaları altında bir sigara daha yakıp affedeceğim seni. Ayın ışığı solsun diye beklerken, bir kere daha aşık olacağım sana. Ne yazık ki sen bilmeyeceksin adam! Bu satırların her bir kelimesini ne denli aşkla yazdığımı bilmeyeceksin. Satırlardan taşan kelimelerin duvarları karaladığını ve en sonunda mezara gidip ağladığını o kelimelerimin; bilemeyeceksin.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

Bulunamayan Kitap
Bert Kaplan bilinen bir yazar değildir malum. Akıl Hastalarının İç Dünyası tek kitabı olmasına rağmen inanç psikolojisi üzerinde etkisi büyüktür. Eğer elinde Akıl Hastalarının İç Dünyası kitabı bulunan varsa aramızda benimle iletişime geçebilirse çok memnun olurum :)
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

Masa Başı Rakı Sofrası
"Unutmak zorunda hissedersen bir şeyi, unutursun. Ama sadece hatıranda unutursun hatrında değil. Eslem'i öyle sandın belki de ama öyle değil onu sadece unutacaksın hepsi bu. Sahici bir hikaye gerçek hayattan daha fazla darmadağın edebilir. Sahici bir hikaye dinleyeceksin Fatih... Fazla tozlu ve oldukça yıpranmış..."

Devamı: https://sammealblog.wordpress.com
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

Kuğu.. paylaşım fotoğrafı
Kuğu..
'' Ruhun intiharı kalitelidir eğer dirilmeyi göze alırsa. Bedensel intihar ise korkarklar içindir. Açıkçası korkularım o denli fazla ki sana tek bir şey diyemem. Tek korkmadığım bir şeyi biliyorum; ölüm. Bedensel ölümden korkmam için bir nedenim yok. Kelimeler beni her gece yastığa başımı koyduğunda öldürüyor zaten beni.''

tamamı ise: https://sammealblog.wordp.../12/siyah-kugu/
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

Oğuz Atay paylaşım fotoğrafı
Oğuz Atay
“Her şeye yeniden başlamak mümkün değildi. İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre, baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi; daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela.”
7 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

Siyah Kuğu paylaşım fotoğrafı
Siyah Kuğu
"Aşık olmak uçurumun kenarında yaşamakmış oğlum" dedi. Lan dedim şu dağ gibi delikanlıyı bile rakı masasında konuşturduysa aşk, bize neler yapar kim bilir?

Tamamı; https://sammealblog.wordp...u/?preview=true
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

Deniz paylaşım fotoğrafı
Deniz
Bazı çocuklar vardır; yağmur da, çamurda toprakta oynarlar. Üstleri kirlidir, kıyafetleri toz içindedir, hatta solucanları ellerine alırlar korkmadan. Deniz onlardan biriydi sadece. Henüz 13 yaşında olmasına rağmen yaşamanın anlamını öğrenmişti. Birkaç defa alışveriş merkezinin yanındaki köşede gördüm. Önünde eski usul tartılardan vardı. Hani şu beyaz yarım yamalak kilonu asla doğru göstermeyen. Onlar sayesinde kendim ile barışmam daha kolay olmuştu. İnsanlar rakamlarla değil. Oluşturduğu görüntü ile yargılıyordu karşısındakini. Rakamlarla da olsa yada farklı bir kanıt ile de olsa birisi olmasa da başka biri illa ki yargılıyordu karşısındakini. İnsanlar böyle bencildir işte. Bir şey sorgulamadan sadece konuşmayı bilirler. Zaten insanlar görmeyi bilselerdi konuşmak için defalarca kez düşünmeleri gerekirdi. Tıpkı Deniz’i sadece üstü başı yırtık bir dilenci bir çocuk olarak görmek istedikleri gibi. Sadece dışarıdan; öylesine uzak.

Onu ilk gördüğümde sokak lambası ile aliş veriş merkezinin arasında kalan küçük boşluğa gömülmüş tartı önünde oturuyordu. Önce nasıl davranmam gerektiği konusunda defalarca kez düşündüm. Bu düşünceler karmaşası günleri geciktirdi. Günler ilerledikçe içimi kemiren o duygular da aynı oranda artıyordu. Sonunda cesaretimi toparladım. Üzerime gri eşortman takımının içine siyah uzun kollu sweat giyip evden çıktım. Yolda yürürken Denizi olduğu yerde bulamamaktan korkuyordum. Biraz yürüdükten sonra alışveriş merkezinin karşısındaki yaya geçitinden Denizi fark ettim. İçimde beliren şeylere bir anlam verip tanımlayamazdım. Usulca yanına gidip oturdum. İkimiz de birbirimize baktık bir süre. İlk konuşmayı başlatan o olmuştu.

‘Benim ile alay mı edeceksin?’ dedi. İnsanların ne denli aşağılık olduğunu bir defa daha anladım.

‘Hayır. Sadece seninle tanışmak istedim.’ durumu anlayabilmek adına duraksadı biraz.

Sağ elini uzatarak ‘Deniz’ dedi. Aynı şekilde karşılık verip ‘Büşra’ diye tanıttım kendimi. Bu tanışma ikimizin de birbirimize izin verdiğini gösteriyordu. Başım ile oturması için işaret ettim. Birbirimize bir daha bakmadık. Yoldan gelen geçenleri izliyorduk. Bazen fark edenler oluyor ve sonrasında başını çeviriyordu. Deniz’in yerine ben utanmıştım doğrusu.

‘Sen geçen gün buradan geçen mor elbiseli kızsın,’ dedi. Gözlerini cevap almak için bana dikerek devam etti: ‘Önce ileriye doğru gidiyordun sonra aniden dönüp bayırdan çıkmaya başladın. O sendin’ . Başımı onaylar şekilde salladım. ‘Hafızan kuvvetliymiş.’ Diyebildim. ‘Bazı olaylardan kurtulmak için gelip geçenleri izliyorum. Dışardaki insanların durumlarını anlamaya çalışmak kendimi unutmamı sağlıyor.’ Bakışlarını yoldan geçen insanlara çevirdi tekrardan. Kaç yaşında olduğunu öğrendiğimde kendi boktan hayatımdan utandım. Ayağa kalkıp elimi ona doğru uzattım.

‘Gel hadi! Biraz dolaşalım. Zaten umursayan da yok baksana. İnsanlar kendi dertlerine düşmüş.’ Tekrardan yola baktı. Önünde duran tartıyı eline alıp olduğu yerden kalktı. Yokuştan yukarıya doğru önde ben arkada o yavaşça yürüdük. Renkli duvarların yanından geçerken nereye diye sordu. ‘İnsanların aciziliğini daha iyi görebileceğin bir yere gidiyoruz Deniz.’ Dedim. Şehrin telaşını gözler önüne seren boşluk araziye geldiğimizde durdum. Burası ne zaman melankoliye kendimi kaptıracak olsam geldiğim bir yerdi. Kollarımı göğsümde birleştirip gözlerimi karşıya diktim. Denizin beni incelediğini fark edebiliyordum. Yere oturup elindeki tartıyı kenara bıraktı. Önce biraz çevreyi seyretti. Sonra geriye yatıp gökyüzüne bakmaya başladı. Aklındakileri bilmek için her şeyimi ortaya koyabilirdim. Yanına uzandıktan bir süre sonra kendisi konuşmaya başladı.

‘Neden bana yakın davranmaya çalışıyorsun bilmiyorum. Ama burayı bana gösterdiğin için teşekkür etmem gerek. Gereksiz olduğunu da bilmen gerek. Milyonlar insan gördüm zaten. Eskiyi yarım yarım hatırlıyorum yinede. Babamla beraber dolaştığımız o çöplükleri, annemin terk edişini hepsi anlatılabilir belkide. Ama hangileri gerçek hangileri sahte bundan emin olamıyorum. Belki de Yusuf olmasaydı her şey daha kolay olurdu. Çekip giderdim buradan. Bu boktan şehri ve şehrin insanlarını terk edebilirdim
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

felsefe paylaşım fotoğrafı
felsefe
İnançlar olmayan bir şeyi var adabildiği gibi yaratılanın da var olmadığına inandırır. Zihnin karmaşıklığı en çok bu noktada hücum eder.
Var mı yok mu?
Yaratılan şey yok edilebilir mi?

Yazının tamamı: https://sammealblog.wordp.../varlik-kurami/
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
/ 20