up
ara

Dahlia Clarke

It's love. Yes, all we're looking for is love from someone else. A rush, a glance, a touch, a dance... A look in somebody's eyes, to light up the skies, to open the world and send it reeling... A voice that says, "I'll be here, and you'll be alright."
Doğum Tarihi : 12 Ağustos Pazartesi 1996
Katılım Tarihi : 14 Mayıs Cumartesi 2016 21:43 - 1139 gün
Cinsiyet : Kadın
Şehir : İzmir / Türkiye (Turkey)
It's love. Yes, all we're looking for is love from someone else. A rush, a glance,
a touch,
a dance...
A look in somebody's eyes,
to light up the skies,
to open the world and send it reeling...
A voice that says, "I'll be here,
and you'll be alright."
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

Kral Oidipus
"Nasıl bir felakete uğradığını, nerede oturduğunu, kimin yanında ömür geçirdiğini görmedikten sonra o gözlerin neye yarar?"
ataç ikon Kral Oidipus
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

Şarkıları ve dansları mükemmel bir filmdi. Kostümleri, kıyafetleri de öyle, sahneleri de... İnsanın günlük hayatında yaşadığı hayalleri ile hayatları mücadelesi o kadar yakın, içten bir biçimde anlatılmış ki bence herkes kendi ruhundan bir şey bulabilir bu filmde. Çok geç izlediğime pişman oldum açıkçası. Bir tek darıldığım kısım sonu oldu ama sonu istediğim gibi bitse belki de beni bu kadar etkilemeyecekti, geçip gidecektim. İşin sonunda beni düşündürür oldu, "Ben bundan fedakarlık yapar mıydım hayallerim için?" diye. Bence bu filmde olanlar insanın yorumuna çok açık, sanırım filmi çok sevilen bir film yapan sebeplerden biri de bu.
La La Land
filme 10 verdi
0 yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

Kitabını okur okumaz izlediğim ve atladıkları sahnelerden dolayı biraz olsun hayal kırıklığına uğradığım film. Elbette bir romanı iki buçuk saatlik bir filme sığdırmalarını bekleyemezdim ancak yine her izlediğimde şu sahneyi alsanız olmaz mıydı demeden yapamadım.

Hikaye/kurgu olarak çok iyi, oyuncular karakterlerin betimlemeleriyle bütünleşmiş, yaratıcı bir romandan çıkan yaratıcı bir film olmuş. İlk sahnelerinde Harry'nin giydiği o bol kıyafetler okurken beni çok etkilememişti ama film beni bu konuda etkilemeyi başardı.

Filmde en sinirimi bozan kısım sahne kesmesinden çok Neville Longbottom'un daha az ancak (benim kitapta okuduğumu bile hatırlamadığım) Seamus Finnigan'ın daha çok sahneye sahip olmasıydı. Kitapta Ron, Hermione ve Harry bir anda arkadaş olmuyor, bir sınıf ortamında yavaşça gelişen bir arkadaşlığa sahip oluyorlar. Ayrıca üç kişilik bir arkadaş grubu değiller. Özellikle Neville onlara ara sıra dahil olan, üç başlı köpek, Malfoy'un ispiyonu, yasak orman gibi sahnelerde de aslında bulunan bir karakter. Yazarın bir yan karakter olan Neville'ı yerleştirme şekli üç merkez karakterimizin evrenden ve diğer karakterlerden yalıtılmasını engelliyordu. Keşke dört kişi oldukları sahnelerde en azından Neville'e yer verilseymiş de Neville'ın karşı çıktığı o son sahnede seyirci "Sen nerden çıktın ya?" demeseymiş.

Filmin en etkilendiğim sahnesi ilk başlarda, Harry ve Ron tanıştıktan sonra şekerleme satan kadının gelmesi ve Ron'un insanın içini burkan bir bakış ve gülümsemeyle sandviçini gösterip "benim yemeğim var" demesiydi. Belki çok büyük bir sahne değildi ama oradaki küçük oyunculuğu benim sempatimi kazanmasına yetti.
Filmde bir başka sevdiğim özellik ise tıpkı kitapta olduğu gibi izleyici sürekli yanlış kişiye ve yere odaklarken arkada aslında olayları gerçekleştirmesiydi. Kitabını okumuşsanız veya filmi daha önce bir kez daha izlemişseniz arkada gerçekleşen her şeyi aslında çok iyi görüyorsunuz, en güzel örneği Quidditch maçı diyebilirim.
Grafikleri 2001 senesine ait olduğu için biraz komikti benim için. Ama zamanına göre mükemmel yapılmıştı ve cadı ve büyücelere ait bir spor, Quidditch ancak bu kadar güzel sahnelenebilirdi.
1 yorum
MettÇk (@mettck)
Bütün kitaplar beyaz perdeye aktarılırken aynı sorunu yaşar. Sahnelerin tamamı filme sığdırılamaz. Mesela Warcraft filminin sahne aralarında bile aslında orjinal hikayede haftalar-aylar geçiyor.
21.09.17 beğen 1 cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

18.09.17

sıradanlık nedir?

Sıradanlık sıkıcı ve herkeste olan bir şeyse eğer, o zaman herkesin bambaşka bir insan olması sıradanlık değil midir? Herkes farklıysa farklılık sıradanlık mıdır?
yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

29.11.16

özür dilemek nedir?

Her şeye özür dileyemezsin. Özür dilemek, "Pişmanım, bir daha yapmayacağım" demektir. Bir daha yapmayacağına emin olmadığın bir şey için özür dileyemezsin.
-Babam
yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

Başarılı, sürükleyici bir filmdi. Amerikan Tarihi dersimde öğretmenim tavsiye etmişti. Amerika'nın keşfedildiğinde kızılderilerin ne durumda olduğunu, daha o dönemde yok olmadıklarını ve ne kadar çok kızılderilinin ne büyük medeniyetlerde yaşadıklarını gösteren, Azteclerin(?) insan kurban ettikleri Huītzilōpōchtli adlı tanrıya olan korkunç ibadetleri ve her yıl ölen binlerce insanı bize sahnede gösteren bir filmdi. Şiddet dolu sahneleri kaldıramadığım için izlemekte biraz zorluk çeksem de karakterlere çok bağlandım, izledikçe her filmin iyi sonu olacağını bildiğimden "bu filme nasıl iyi son yapacaklar şimdi herkes öldü ki" deyip durdum. Sonunda, sahildeki sahnede gülmeden edemedim. Açıkçası gidip bakmak istedim 12 Ekim 1492'de güneş tutulması olmuş mu diye. Yine de gerçek kızılderili oyuncuları ve onların kültürlerini, dillerini bize gösterdiği için çok beğendim. Unutmayın ki her biri bir ülke gibi 200'den fazla kızılderili kabilesi ve dili var, zaten beyaz insanlara karşı bir araya gelip ayakta duramamalarının nedeni de bu dil ve kültür farkıydı.
Apokalipto
filme 10 verdi
0 yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

08.06.18

UBUNTU ne demek?

Ubuntu bir işletim sistemidir (bilgisayar) . Ancak bu işletim sisteminin Windows gibi diğer işletim sistemlerinden farkları herkesin bu sistemin kodlarına erişebilmesi ve herkes için ücretsiz olmasıdır. Zaten ubuntu bir Afrika dilinde insanlık veya paylaşım demektir, ayrıca paylaşımın güzelliği ve önemiyle ilgili bir "ubuntu" felsefesi de bulunur. (bilgisayar bölümümü bırakmadan önce öğrendiğim nadir, yarım yamalak bilgilerden...)
yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

Pocahontas (Rebecca Rolfe)
Pocahontas sonu mutlu biten bir Disney prensesi değildir. Aslında bunu, Disney yapımı olan bu filmi izlerken bile anlıyor insan. İlk filmde John Smith'i kurtardığında 15 yaşında olan Pocahontas'ın babası Powhatan, antlaşmanın ardından bir süre geçince kabilesini İngilizler'den uzaklaştırır (çünkü daha önce hiç görmedikleri hastalıklar onları öldürmektedir) ve yerlilere muhtaç İngilizler toprağa uygun tarım yapmayı bilmediklerinden bir kıtlık dönemine girerler. Bunun üzerine Powhatan'ın kızı Pocahontas kaçırılır, bir süre sonra tütün yetiştirmeyi Virginia'ya getiren çiftçi John Rolfe ile evlenir (aşık olduğu için değil, diplomasi için) ve Hristiyan olur (Rebecca Rolfe). Evlendikten sonra İngiltere'ye giden Pocahontas İngiltere'de ünlü olur ancak hem hastalıklardan zayıf düşer hem de anavatanına dönmek ister, yine de başarılı olamaz ve ölür. Onun ölümünden bir yıl sonra ise babası Powhatan vefat eder, bunun üzerine Algonquian kabilesi kandırıldıklarını anlayıp İngilizlere saldırır ancak İngilizler'in üstün silahları kabilelerini neredeyse yok eder. Pocahontas'ın hikayesi bana kalırsa mutlu sonla bitecek bir hikaye değildir.
Bu hikayenin Disney uyarlamasına gelecek olursak, zaten gerçeğe uygun olmadığını asıl hikayeyi bilmeden de anlayabiliyorsunuz. Disney hikayelerinde "gerçek aşk" a önem verirken burada şaşırtıcı bir şekilde aşk üçgeni görülüyor. Öyle ki Pocahontas filmin sonuna kadar iki kişiye aşık, ve iki kişi birbirine çok benziyor, birini hayatının aşkı olarak seçse öbürünü seçmemesi insana saçma geliyor, ki neden "seçiyor"?
Açıkçası sadece filme bakarak ben bu filmden ders olarak şunu çıkarırdım "Daha önceden aşık olduğunuz ve hayallerinizi paylaştığınız insan (John Smith'e karşı Pocahontas) sonradan sizi aranızda hiçbir şey yanlış olmamasına rağmen bırakabilir." Bu tarz bir mesaj bir filmde verilebilir ama Disney'e yakıştıramazdım, ki eğer bunu demek istemiyorsa o halde John Rolfe ile evliliğinin kendi isteği üzerine olmadığını veya en başta John Smith'e aşık olmadığını göstermesi gerekirdi, bu şekilde Pocahontas karakteri bana tutarlı bir karakter gibi gelmiyor.
Pocahontas 2
filme 6 verdi
1 yorum
Murat Çalışkan (@muratcaliskan230)
Takip etsen
19.11.17 beğen cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

Şu anda incelememi yazdığım kitap kapağı ve basımı açısından belki benimkiyle aynı değil ama "Harry Potter and the Philosopher's Stone" adlı sitede tek bir kitap vardı, ben de bu kitap olduğunu düşünerek yazıyorum.

Mükemmel bir kitaptı diyebilirim, eğer 5. Seviye İngilizce kitap okuyabiliyorsanız bu kitabı çok rahat okuyabilirsiniz. Sever kitlesinin çoğunlukla çocuklardan -ya da eski zamanların çocukları diyelim- oluştuğu için ağır bir dili olmayan, hafif, okuru merak ettiren, sürükleyici, yaratıcı bir roman.
Açıkçası fantastik romanlarda roman fantastik bile olsa bir şekilde mantık arayan bir insanım ben, daha doğrusu öyle olmuşum da farkında değilmişim. Birçok romanda "Nasıl böyle olur çok saçma" "Tamam o olabilir ancak bu olamaz" gibi kendimce birçok mantık kuralı kurar ve izlediğim/okuduğum/yazdığım her türlü fantastik kurguyu buna göre değerlendirirdim. Harry Potter'da böyle bir şey yok. Joanne Kathleen Rowling size öyle bir hayal dünyası sunuyor ki, bazı yerlerin mantıksız olduğunu fark edecek olsanız bile hiçbir şekilde sorgulamıyorsunuz, aksine mantıksız olması ve açıklaması olmaması hoşunuza gidiyor. Çünkü Harry Potter and the Philosopher's Stone bir çocuğun gözünden yazılmış, çocuk gibi gören, çocuk gibi düşünen, çocuk gibi bir mantığa sahip saf bir roman. "Klişe" diyebileceğim her fantastik romanda gördüğüm öğelere bu kitapta bir kere bile gelmedim, belki geldim de öyle hissettirmedi. Beni rahatsız eden tek bir şey vardı, ilk sayfasında yer verilen yorumların tamamının çocuklara ait olması ve hiçbir yetişkine yer verilmemesi.

Bence Harry Potter'ın bu ilk kitabı okumak için çocuk olmayı gerektiren değil, okunası ve onunla çocuk olunası bir roman.
0 yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

10.12.16

mantık evliliği nedir?

Sadece kısa vadede mantıklı olan evliliktir. Halk arasındaki mantık evliliği çağrışım olarak, aşık olmadığın ancak evlenince yararına olacak bir evliliğe evet demektir. Kısacası mantıksız olan evliliktir.
Asıl mantık evliliği aşk ve sevginin birlikteliğinden gelen, bir de o kişiyle birlikte hayatının geri kalanını seve seve geçirebileceğinden emin olduğun evliliktir. Yani bildiğimiz evlilik. Ama birçok insan bu üç maddenin sadece birini ya da ikisini yeterli bulup evlendiği için bu tarz evlilikler onlara daha kötü çağrışımlar yapıyor. Gerçek bir mantık evliliği kişinin yaşam kalitesini etkileyecek insanı değil hayatı boyunca birlikte mutlu olabileceği insanı seçmesinde yatar.
yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun - İzmir

29.11.16

kış nedir?

Kış bazen insanın karamsarlığıyla en sinir olduğu, bazense huzuruyla en sevdiği mevsimdir. Genelde kışın güzel bir şey yaşanmadığı için kış hiç sevilmez ya da kış güzel bir anıyı andırınca çok sevilir. Fakat ille de yaşanmışlık olması gerekmez, önemli olan ne hissettirdiğindedir.
yorum