up
ara

Dahlia Clarke

It's love. Yes, all we're looking for is love from someone else. A rush, a glance, a touch, a dance... A look in somebody's eyes, to light up the skies, to open the world and send it reeling... A voice that says, "I'll be here, and you'll be alright."
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Şarkıları ve dansları mükemmel bir filmdi. Kostümleri, kıyafetleri de öyle, sahneleri de... İnsanın günlük hayatında yaşadığı hayalleri ile hayatları mücadelesi o kadar yakın, içten bir biçimde anlatılmış ki bence herkes kendi ruhundan bir şey bulabilir bu filmde. Çok geç izlediğime pişman oldum açıkçası. Bir tek darıldığım kısım sonu oldu ama sonu istediğim gibi bitse belki de beni bu kadar etkilemeyecekti, geçip gidecektim. İşin sonunda beni düşündürür oldu, "Ben bundan fedakarlık yapar mıydım hayallerim için?" diye. Bence bu filmde olanlar insanın yorumuna çok açık, sanırım filmi çok sevilen bir film yapan sebeplerden biri de bu.
La La Land
filme 10 verdi
11 beğen · 0 yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Pocahontas (Rebecca Rolfe)
Pocahontas sonu mutlu biten bir Disney prensesi değildir. Aslında bunu, Disney yapımı olan bu filmi izlerken bile anlıyor insan. İlk filmde John Smith'i kurtardığında 15 yaşında olan Pocahontas'ın babası Powhatan, antlaşmanın ardından bir süre geçince kabilesini İngilizler'den uzaklaştırır (çünkü daha önce hiç görmedikleri hastalıklar onları öldürmektedir) ve yerlilere muhtaç İngilizler toprağa uygun tarım yapmayı bilmediklerinden bir kıtlık dönemine girerler. Bunun üzerine Powhatan'ın kızı Pocahontas kaçırılır, bir süre sonra tütün yetiştirmeyi Virginia'ya getiren çiftçi John Rolfe ile evlenir (aşık olduğu için değil, diplomasi için) ve Hristiyan olur (Rebecca Rolfe). Evlendikten sonra İngiltere'ye giden Pocahontas İngiltere'de ünlü olur ancak hem hastalıklardan zayıf düşer hem de anavatanına dönmek ister, yine de başarılı olamaz ve ölür. Onun ölümünden bir yıl sonra ise babası Powhatan vefat eder, bunun üzerine Algonquian kabilesi kandırıldıklarını anlayıp İngilizlere saldırır ancak İngilizler'in üstün silahları kabilelerini neredeyse yok eder. Pocahontas'ın hikayesi bana kalırsa mutlu sonla bitecek bir hikaye değildir.
Bu hikayenin Disney uyarlamasına gelecek olursak, zaten gerçeğe uygun olmadığını asıl hikayeyi bilmeden de anlayabiliyorsunuz. Disney hikayelerinde "gerçek aşk" a önem verirken burada şaşırtıcı bir şekilde aşk üçgeni görülüyor. Öyle ki Pocahontas filmin sonuna kadar iki kişiye aşık, ve iki kişi birbirine çok benziyor, birini hayatının aşkı olarak seçse öbürünü seçmemesi insana saçma geliyor, ki neden "seçiyor"?
Açıkçası sadece filme bakarak ben bu filmden ders olarak şunu çıkarırdım "Daha önceden aşık olduğunuz ve hayallerinizi paylaştığınız insan (John Smith'e karşı Pocahontas) sonradan sizi aranızda hiçbir şey yanlış olmamasına rağmen bırakabilir." Bu tarz bir mesaj bir filmde verilebilir ama Disney'e yakıştıramazdım, ki eğer bunu demek istemiyorsa o halde John Rolfe ile evliliğinin kendi isteği üzerine olmadığını veya en başta John Smith'e aşık olmadığını göstermesi gerekirdi, bu şekilde Pocahontas karakteri bana tutarlı bir karakter gibi gelmiyor.
Pocahontas 2
filme 6 verdi
7 beğen · 1 yorum
Murat Çalışkan (@muratcaliskan230)
Takip etsen
19.11.17 beğen cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Kitabını okur okumaz izlediğim ve atladıkları sahnelerden dolayı biraz olsun hayal kırıklığına uğradığım film. Elbette bir romanı iki buçuk saatlik bir filme sığdırmalarını bekleyemezdim ancak yine her izlediğimde şu sahneyi alsanız olmaz mıydı demeden yapamadım.

Hikaye/kurgu olarak çok iyi, oyuncular karakterlerin betimlemeleriyle bütünleşmiş, yaratıcı bir romandan çıkan yaratıcı bir film olmuş. İlk sahnelerinde Harry'nin giydiği o bol kıyafetler okurken beni çok etkilememişti ama film beni bu konuda etkilemeyi başardı.

Filmde en sinirimi bozan kısım sahne kesmesinden çok Neville Longbottom'un daha az ancak (benim kitapta okuduğumu bile hatırlamadığım) Seamus Finnigan'ın daha çok sahneye sahip olmasıydı. Kitapta Ron, Hermione ve Harry bir anda arkadaş olmuyor, bir sınıf ortamında yavaşça gelişen bir arkadaşlığa sahip oluyorlar. Ayrıca üç kişilik bir arkadaş grubu değiller. Özellikle Neville onlara ara sıra dahil olan, üç başlı köpek, Malfoy'un ispiyonu, yasak orman gibi sahnelerde de aslında bulunan bir karakter. Yazarın bir yan karakter olan Neville'ı yerleştirme şekli üç merkez karakterimizin evrenden ve diğer karakterlerden yalıtılmasını engelliyordu. Keşke dört kişi oldukları sahnelerde en azından Neville'e yer verilseymiş de Neville'ın karşı çıktığı o son sahnede seyirci "Sen nerden çıktın ya?" demeseymiş.

Filmin en etkilendiğim sahnesi ilk başlarda, Harry ve Ron tanıştıktan sonra şekerleme satan kadının gelmesi ve Ron'un insanın içini burkan bir bakış ve gülümsemeyle sandviçini gösterip "benim yemeğim var" demesiydi. Belki çok büyük bir sahne değildi ama oradaki küçük oyunculuğu benim sempatimi kazanmasına yetti.
Filmde bir başka sevdiğim özellik ise tıpkı kitapta olduğu gibi izleyici sürekli yanlış kişiye ve yere odaklarken arkada aslında olayları gerçekleştirmesiydi. Kitabını okumuşsanız veya filmi daha önce bir kez daha izlemişseniz arkada gerçekleşen her şeyi aslında çok iyi görüyorsunuz, en güzel örneği Quidditch maçı diyebilirim.
Grafikleri 2001 senesine ait olduğu için biraz komikti benim için. Ama zamanına göre mükemmel yapılmıştı ve cadı ve büyücelere ait bir spor, Quidditch ancak bu kadar güzel sahnelenebilirdi.
15 beğen · 1 yorum
MettÇk (@mettck)
Bütün kitaplar beyaz perdeye aktarılırken aynı sorunu yaşar. Sahnelerin tamamı filme sığdırılamaz. Mesela Warcraft filminin sahne aralarında bile aslında orjinal hikayede haftalar-aylar geçiyor.
21.09.17 beğen 1 cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Şu anda incelememi yazdığım kitap kapağı ve basımı açısından belki benimkiyle aynı değil ama "Harry Potter and the Philosopher's Stone" adlı sitede tek bir kitap vardı, ben de bu kitap olduğunu düşünerek yazıyorum.

Mükemmel bir kitaptı diyebilirim, eğer 5. Seviye İngilizce kitap okuyabiliyorsanız bu kitabı çok rahat okuyabilirsiniz. Sever kitlesinin çoğunlukla çocuklardan -ya da eski zamanların çocukları diyelim- oluştuğu için ağır bir dili olmayan, hafif, okuru merak ettiren, sürükleyici, yaratıcı bir roman.
Açıkçası fantastik romanlarda roman fantastik bile olsa bir şekilde mantık arayan bir insanım ben, daha doğrusu öyle olmuşum da farkında değilmişim. Birçok romanda "Nasıl böyle olur çok saçma" "Tamam o olabilir ancak bu olamaz" gibi kendimce birçok mantık kuralı kurar ve izlediğim/okuduğum/yazdığım her türlü fantastik kurguyu buna göre değerlendirirdim. Harry Potter'da böyle bir şey yok. Joanne Kathleen Rowling size öyle bir hayal dünyası sunuyor ki, bazı yerlerin mantıksız olduğunu fark edecek olsanız bile hiçbir şekilde sorgulamıyorsunuz, aksine mantıksız olması ve açıklaması olmaması hoşunuza gidiyor. Çünkü Harry Potter and the Philosopher's Stone bir çocuğun gözünden yazılmış, çocuk gibi gören, çocuk gibi düşünen, çocuk gibi bir mantığa sahip saf bir roman. "Klişe" diyebileceğim her fantastik romanda gördüğüm öğelere bu kitapta bir kere bile gelmedim, belki geldim de öyle hissettirmedi. Beni rahatsız eden tek bir şey vardı, ilk sayfasında yer verilen yorumların tamamının çocuklara ait olması ve hiçbir yetişkine yer verilmemesi.

Bence Harry Potter'ın bu ilk kitabı okumak için çocuk olmayı gerektiren değil, okunası ve onunla çocuk olunası bir roman.
8 beğen · 0 yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Artık gerçek sevgi prensin öpücüğünde saklı değil
Başlangıçta, filmin ana karakteri Merida'nın saçlarına bayıldım. Mükemmel bir güzelliğe sahip olmayan, kendi zevklerine sahip, sıradan ama kendi sıradanlığının "özel"liğini yaşayan bir kız olması hikayeye daha baştan ısınmamı sağladı. Anlaşılan Disney sonunda evinde oturup ev işi yaparak prensini bekleyen genç prenseslerin hikayelerinden sıkılmış ve sonunda prensese isyan ettirmeye karar vermiş. Filmde ruhu saf ve iyi bir prensesin çektiği acılardan sonra prensine kavuşmasındansa, "prenses" olarak doğmuş ancak prenseslikle çok alakası olmayan bir kızın kendi dünyasını yaşatabilmesi için mücadelesini konu almışlar. Sonu beni çok duygulandırdı ve hikayeyi, gidişatı ve artık gerçek sevgiyi sevgilinin öpücüğünde aramaktan vazgeçmelerini çok beğendim. Merida'nın annesi ve babasının karakterlerini çok samimi ve zevkli buldum.
Beni tek rahatsız eden kısmı her Disney masalında olduğu gibi sonda izleyenini kuşkuya düşürme çabasına girmeleriydi; ne yazık ki biraz olsun Disney yapımı masal, film vb. izlemişseniz her şeyin son dakika güzelleşeceğinin farkında olduğunuz için o kısım sizi heyecanlandırmıyor veya duygulandırmıyor.
Cesur
filme 10 verdi
14 beğen · 1 yorum
Demet (@mirte)
Bu disney prensesinin diğerlerinden farklı olmasının nedeni bir kadın tarafından yaratılmış olmasıdır. Diğer prenseslerin hep erkekler tarafından yaratıldığını fark edip bir şeyler değişmeli demiş ve cesur, özgür bir prenses tasarlamış.
16.09.17 beğen 1 cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Okurken belli bahanelerimle aylar süren, ama belirli bir yerine geldikten sonra hızla biten kitap. Kardeşimin tavsiyesi üzerine başladığım, illuminati, hıristiyanlık ve bilim konularının tema alındığı macera dolu çok sürükleyici bir roman. Okuduğum şeylerin günümüzde,çıkıp gerçek hayatta bulunan somutluklardan çıkması ve sayfalar ilerledikçe gördüğüm ambigramlar beni en çok etkileyen şeylerdi. Sonunu hiç tahmin edememiştim. Kitap anlatmadan çok az önce her şeyi kavradım ama kitap boyunca yazarın beni nasıl kandırdığını fark ettiğimde her şey için çok geçti, son yirmi sayfayı okuyordum. Bu kitap sadece okurunu meraklandırıp araştırmaya teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda son sayfalarına kadar okurunu oyuna getiriyor. Böyle bir kitaptan sonra yazarın diğer kitaplarına hemen atılma cesaretim olmasa da, dayanamayıp Da Vinci şifresiyle devam edeceğimden eminim. Hatta belki kitabın sonunu görmüş bir okurun gözüyle her şeye baştan başlar ve bu sefer her şeyin bilincinde okurum.
ataç ikon Melekler ve Şeytanlar
kitaba 10 verdi
12 beğen · 0 yorum
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Hiç güzel bir film gibi olmayan bir film, alakasız, olmadık şeyler yaşanan, güzel sahnelerin etkileyecek kadar süremediği, üzücü sahnelerde dakikalarca göz yaşına boğmayan, oldu bittiye gelen bir film. Tıpkı gerçek hayat gibi. Filmi mükemmel yapan da bu. Birisi ölüyorsa dakikalarca üzücü sahneler yaşanmıyor ya da o insanın ölmesi bekleniyormuş gibi son anları dakikası dakikasına çekilmiyor. Sadece o insan ölüyor. Olağanüstü hiçbir şey yaşanmıyor, ama sıradan bir insan hayatından bile daha kısıtlı olan bir hayatta nasıl sonsuzluklar yaşanabileceğini size kanıtlıyor. Tıpkı bazı sonsuzlukların diğer sonsuzluklardan daha büyük olduğu gibi.
12 beğen · 1 yorum
tamer aktulum (@amantedelashadas)
Son mektup aklımdan hiç çıkmış değil ızleyeli uzun zaman oldu son sahne ve su söz hep aklımda acı hissedilmeyi talep eder.
03.01.17 beğen 1 cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Özgür olmak istiyorsan, özgür ol.
Filmin içeriğinden çok verdiği mesajı sevdiğim için verdim bu puanı. Ne bu ön yargı? Ne varmış Maude yaşlıysa? Maude mükemmel bir karakter, umarım 80'ime bastığımda aynı onun gibi olurum. İzledikçe yüzüne daha umutla bakıyordum, dakikalar geçtikçe bu karakter bana daha bir güzel geliyordu, hem görünüm hem kişilik olarak. Film boyunca sürekli çalan Cat Stevens'ın "If you want to sing out" şarkısı ise filmi daha izlemeden, aylar önce denk gelip de hayat felsefem olarak baş köşeme geçen bir şarkıydı zaten. Umarım birçok insana ilham vermeye devam eder.
Harold Ve Maude
filme 9 verdi
9 beğen · 1 yorum
Noir (@zen)
Hal Ashby'nin 'Being There' filmide izlenmeli.
08.12.16 beğen 1 cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Kurgulanmamış, yaşanmış sanki.
Diziyi kitabı okumadan izlemiş biri olarak açıkçası büyük bir pişmanlık duydum bu yaptığım yüzünden. Size de söylüyorum, mutlaka ama mutlaka önce kitabı okuyun, yoksa aynı şeyi ikinci kez okurmuş gibi sıkabilir sizi roman ki ben biraz sıkıldım sürekli ne olacağını önceden bildiğim için.
Ancak romanın yazılış şekline hayran kaldım. Ben de ufak tefek hikayeler fantastik şeyler yazan biriyim ve yazarın romanı nasıl yazdığına birçok kez dikkat ettim okurken. Örneğin hiçbir karakterini yavrusu gibi korumuyor bu yazar, eğer savaşa giriliyorsa sadece yan karakterlerin öldüğü ve ana karakterin yanağındaki tek çizikle kurtulduğu toz pembe klişe savaş sahneleri yazmıyor. Kurtulan varsa da kalıcı hasarlarla kurtuluyor; kolu, bacağı, kulağı kopan oluyor, daha bir okur olarak biz bile karaktere kıyamazken...
Bunun dışında evreninin içinde çok gerçekçi bir roman bu. Okurken bunca karakteri, aile bağını nasıl sabırla tasarlamış merak ettim. Genelde romanlarda ana karakterler ve yan karakterler üzerinde durulur, yan karakterlerin hayatları yarım yamalak betimlenir ve onların da etkileşimde bulunduğu ikinci dereceden yan karakterler ise sadece ismen bilinir. Ama hayır, burada adı geçen her karakterin her ayrıntısı tasarlanmış, açıklanmış, düşünülmüş. Bir roman değil bir dünya okuyorsunuz. Bir karakter bir hafta önce eli yanmışsa at sürerken bize önemsiz bile gelse yazar bize o yanık elin çektirdiği acıyı unutturmuyor, betimliyor. Bunca inceliği aklında tutması ise beni hep şaşırtıyor. Mükemmel bir kurgu.
ataç ikon Taht Oyunları
kitaba 10 verdi
9 beğen · 1 yorum
yagmuradam (@yagmuradamm)
kitabın yazılış tarzı ile dizi arasında farklılıklar mevcut.seri epey bir uzun ama :)
21.04.17 beğen 1 cevap
Dahlia Clarke

Dahlia Clarke

@caglaakun

Bir resmini görüp keşke böyle bir roman olsaydı dediğimde rastladığım roman
Tamamen kişisel, kendim için bir inceleme ekliyorum: İngilizce okuyup bitirdiğim ilk romandı ve tek kelimeyle bayıldım. Aylar önce, daha kitaptan haberim bile yokken, Rhysand ve Feyre'nin resimlerini internette rastgele gezinirken görüp masaüstü ekran resmim olarak kaydetmiştim. Bu ikisinin bulunduğu bir roman, bir yazı olsa ne kadar güzel olurdu diyordum, kardeşimin bir süredir okuduğu kitabın karakterlerinin aslında onlar olduğunu öğrendiğimizde ikimiz de çok şaşırdık. Elbette derhal okumam gerekiyordu bu romanı. İngilizce okuduğum için başlarda zorlanmama rağmen her sevdiğim, sürükleyici romana yaptığım gibi başladığım gibi bitirdim, o bile engel olamadı.

Onu geçtim, mistik elf resimleri ile ilgili bir albüm yaparken Tamlin'in bir resmini de telefonuma kaydetmiştim, ama o resmi bulamadım, sadece diğer okurların Tamlin'i nasıl çizdiğini görmek için görsellerde bakındığımda bu resmin de tanıdık olduğunu görüp şaşırdım. Bu kitap resmen benim için yazılmış, aylardır bu tarz bir hikaye arıyordum zaten; fantastik, sürükleyici ve evreni biraz daha değişik.

Evet bir de okumayı düşünen insanlara özel incelememi bırakacağım, kitabın başındaki ufak mantıksızlığa "Bu ne saçma iş, nasıl böyle olabiliyor ya?!" deyip hemen tepki göstermeyin. Yazar da farkında o mantıksızlığın ve zaten bunu hikayede bolca belirtiyor karakterlerinin ağzından. Sabırlı olun, çünkü bir süre sonra her şeyi açıklayacak ve macera ve aşkla karıştırılmış bir peri masalı okuduğunuzu fark edeceksiniz. Kitapta beğenmediğim tek ufak nokta bilmece kısmı oldu, orası bana biraz klişe geldi, gerisi mükemmeldi. Özellikle Rhysand'in (tesadüfen aylardır ekran resmim olan karakterin) bulunduğu satırları okumaya kıyamıyordum. Bayıldım.
ataç ikon Dikenler ve Güller Sarayı
kitaba 10 verdi
8 beğen · 0 yorum
/ 4