up
ara
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Geçtiğimiz yüzyılın düşünce ve yaşam seyrini değiştiren birkaç önemli kişi var, Foucault da bunlardan biridir.
...."Kim olduğumu tam olarak bilmenin gerekli olmadığını düşünüyorum. Yaşamanın ve çalışmanın temel önemini oluşturan şey, başlangıçtakinden farklı biri hâline gelmektir,” demiş Foucault, R. Martin ile yaptığı bir röportajda, vaktinde.Bu bağlamda kimdir ve nedir sorulara cevap vermeyi birakip,yakin tarihimize damgasini vuran ,düşunce tarihçisinin "Cinseliğin tarihi"kitabi üzerinden fikirlerine ,çozümlemelerine odaklanmaliyiz...
Focault un felsefesi üç donemlik felsefe şeklinde belirlenir.(arkeolojik,jeneolojik ve etik dönemler).Cinseliğin tarihi kitabi Focaultun,etik felsefesi dönemine ait kitaplarindan biri ve son kitabidir.Kitap alti cilt tasarlanmasina ragmen ,Focaultun ölümu sebebiyle üç ciltlik(bilme istenci, hazların kullanımı, kendilik kaygısı)bir kitap halinde yayinlanmiştir..
İsim ve içerik olarak kitabin karşilaştirmasi gerekirse,(ki ben, konunun tarihçesi,eski toplumlarin ve devaminda toplumsal değisikliklerden kaynakli cinselik gelişmelerinin daha detayli bir anlatim beklemistim)aralarinda küçuk bir uyumsuzluk hisettim.İçerigi genel anlamda cinseliğin-iktidar baglantisi üzerinden çözümlenir çoğu yerde,yer yer tekrarlaniyor ve okuyucuyu sıkabiliyor..(bitse de gitsek havasina sokabiliyor😊)
Cinsellik günümüzde de,gećmişte de insanin kafasini çokça mesgul eden bir konudur.Dönemsel olarak bazi faktörlerin etkisiyle,algilama ve yorumlamada değiskenlik göstermistir.Focault bu eserde 17 yy sonrasi olgusunu ele alir..Günumuzdeki cinsel yorumlamalai Antik yunandan başlayarak farkli tarih egilimlerinden etkilenme süreçlerine değiniyor.

Focaulta göre ,17 yy sonra bir cağdaş ,kapitalist bir iktidar sinifin ortaya çikmasi ,birebir kamusal cinseliğin bastirilmasiyla meydana geldiği ve kendisini ele aldiği konu da tam bu noktada başlar.Bu sadece üzerine düşunulmesi gereken bir durum olduğunu savunur ve iktidar-cinselik bağlantisini döneme ait bir süru yazi,bilgi,eser,üzerinden örneklendirerek yazar.
Yönetimdeki ilerlemeler,bilim ve din dünyasinin topumda önemli yer edinmesi,cinselige farkli bir yön verir.Cinsellik kamusal alana ,sokulmaya zorlanir,bilim ve tip cinsel sapkinliklari incelemeye,hükumet cinsellikle -doğum oranlarini irdelemeye,din ve klise de günah cikarma adi altinda bireyi cinsel arzulari da dahil,bu konuda bireyi konuşmaya dolayli da olsa zorlar.(bu noktada farkli alanlar ayni amaca yönelik çalisma yaparlar)Bu dönemde söylem ve sansür da dikkat çekici farkli bir durumdur.Soylemde belirleyicilik ve sansür ,dönemde dahil edilen cinselige dolayli olarak ,iktidarin cinsellik üzerine uyguladiği yasaklar yasasina dikkat çekmektedir..

Bu stratejilerde söz konusu edilen nedir?Mücadele mi,yoksa denetimini ele gećirmek icin çaba mi?İtaat etmeyen yönleri varsa örtbas etmek mi?
Gerçekte söz konusu olan,bizatihi cinseliği üretimidir.Cinsellim iktidarin alt etmeye çalisacagi belirli bir doğa türu, yada bilimin yavas yavas açilimlaga uğrasacaği karanlik bir alan olarak görmemek gerekir..Cinselik,tarihsel bir tertibata verilen addir.Üzerinden güç işlere girisilecek hasir altindaki bir gerçeklilik değil,bedenlerin uyarilmasinin ,hazlarin yoğunlastirilmasinin,söyleme kişkirtmanin ,bilgilerin oluşumunun ,denetim ve direnmelerinin güçlenmesinin bazi önemli bilgi ve iktirar stratejilerine göre birbirlerine eklendiği büyuk ve görunur bir şebeke olarak görmenin dikkatini çekmeye çalisir özetle..Keyifle okuyun(uyariyorum zaman zaman sıkici gelebilir🙈)
ataç ikon Cinselliğin Tarihi
kitaba 7 verdi
0 yorum
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Delilik,hafifletici bir sebep mi??
Toplumun daimi doğrularini inceleyen bir filozof olarak bilinen Focault ,çalişmalarini,hapisaneler,polis mahkemeler,eşcinselik,delilik ,daha doğrusu modernize edilen zamanin bireylerdeki güç etkisi üzerinden kurar.
Bahsi geçen "Bir aile cinayeti"kitabi ,Focault ile arkadaşlarinin ortak çalişmasi sonucu ortaya çikmiştir..Kitap iki ana bölümden oluşur..İlk bölüm 19 yy ,işlenen bir cinayet hakkinda bilgiler içerir.Bu bilgiler tamamen gerçek kaynaklardan oluşur.Mahkeme tutanaklari,polis raporlari.doktor raporlari ,görgü taniklari,gazete makaleleri ve en önemlisi saniğin kendisinin kaleme aldiği hatirat birinci bölumun konusudur.Birinci bölumde ,kronolojik olarak bütün tutanaklar ,sunulur,ve saniğin yazdiği hatirat da iki bölumden olmak üzere(birinci bölüm çocuklugu ve aile iliskileri,ikinci bölum de cinayeti ve sonraki durumunu,bir ay boyunca saklandiği yerleri detayli bir sekilde anlatir)el yazisina sadik kalinarak ,bazi noktalama işaretleri eklenerek aktarilmistir..Dava ve sonuçlanmasi ile birinci bölum de tamamlanmis olur..
Kitabin sonraki kismi hapisanenin fiziki durumu ,ve faliyet şeklini aktarir okuyucuya..
Son bölumde de bu çalişmada yer alan Focault da dahil,birkac kişinin sahsi notlari yer alir.Bu notlarda olayin kendisine degil de,dönemin hukuk sistemi,öncesinde yasanan Fransa devrimine,ve bu yillarin 1815 'e kadar süregelen uzantilari, sosyolopitik anlamlari dahilinde ele alinir..(donemde çok sıklikla yasanilan vahsi cinayetlerin aslinda uygar olma prensibine saldirdiklarini savunurlar)..Bir önemli nokta da olayin yaşanmadan birkaç yil önce,hukuk sistemine giriş yapan hafifletici sebeplerin ele alinmasidir.Bu bağlamda hukuk sistemine sosyiloji,piskoloji ve genetik gibi bilimler dahil olur ve hukuk sistemi bahsi geçen olay da dahil olmak üzere,birçok davada,çatişma yaşar,adaletin özel niteliğinde bir azalma,yetki ve karar vermesinde azalma görülur..
Aslinda kitap bir aile cinayetinden çok fazla,bir katilin piskolojisini incelemekten ziyade,feodal düzenin yikimindan sonraki"gozle görülür"fakat aslinin goründügunden farkli bir tabloya isaret eder.Bu dönemin kirsal kesimdeki etkilerini,kirsali canavarlaştirmaya yönelik istemdişi toplumsal yönetimi ve nihayetinde bütun bunlarin etkilerinin hukukta yansimasi ile beraber ,suç teskil eden eylemin sadece bir anlik hezeyan olmadiğinin,bunun temelinin birçok sosyo-piskolojik durumun sebebiyet verebildiğini ve bu noktada suç eylemini gerçekleştiren kişinin(eger piskolojik rahatsizligi saptanirsa),hafifletici sebeplerden de yararlanmasi üzerinde durur..
(bahsi geçen olayda,hasta olarak nitelendirilen kişi,tedavi edilmez,cezasini çekmek üzere hapisaneye gönderilir,bu bağlamda hukuk sisteminin bir yetersz noktasi da ortaya cikmaktadir)Ben keyifle okudum umarim sizde okursunuz...
ataç ikon Bir Aile Cinayeti
kitaba 10 verdi
11 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Canan uzuun bir cevap yazdım sana şu inceleme yazına karşılık! 😢😭
04.06.19 beğen cevap
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Sevgili canan, annenin tavırlarını hafifletici bi sebep olarak kabul edemez miyiz?
04.06.19 beğen cevap
Canan (@cnnhni)
@zemberekkusu okurken ,babanin ifadesine hic denk gelmedm sende farketmisndir umarim.Babanin selameti icin(oyle diyelim.biz ona😂)islenen bu üçlu cinayet sorgulanirken hem annenjn uzerine yogunlasilmis,ve annenin tavir ve dusunceleri detayli aktarilmis,bu baglamda annenin de kalitsal bazi ruh bozukluklari gibi gorunen tavirlarinan yola cikarsak,cocugun gelisimindeki onemli bir etken olan anne ,bu cocugun gelisiminde suphesz etki etmistir,ustelik genetik faktorleri de dusunursek ZZ 😲anne dogrudan hafifletici sebep gibi gorunmese de evet cocugun canavarlaşma(hukukun betimlemesi)kisminda rölu buyuktur die dusunuyrm
04.06.19 beğen cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Aşk ve kadinlara dair,başligi itibariyle okumaya başlamadan ônce daha somut ,daha objektiv çôzümlemelere tabi tutulduğunun izlenimini verir,Gelin görün ki ,bu tamamen yanliş bir başlik olmuş,belki de "annem ve hayatima giren üç beş kadina dair"daha čok yakişirdi gibime geliyor😲😲Kitapta yer alan anlatim,kadinlarin pozitiv ve negativ yaklaşimlarini analiz etmekten ziyade, ,yaşadiği dönemin de etkisinde kalarak,kadinin ikinci cins olmasinin üzerinden betimler,bunu da geneleştirir..
Bu fikri edindikten sonra,kitaba inceleme eklemekten ziyade,yazarin hayatina biraz gôz atma ihtiyaci hisettim,zira şimdiye kadar bu tarzda okuduğum kitaplarin yazarlarinin hayatlarinda onlari bu fikre yônlendiren ,cocukluktan kalma travmalari yer alir..
Schopenhauer de işte bu noktada ,çocukluğu göz onunde bulunduralacak bir yazar ve felsefecidir...

..."Herr schopenhauer’in veznesindeki katiplere gelen habere göre patronları baba olmuştur. Katiplerden biri; -eğer oğlanda heinrich usta gibi olursa bir maymuna benzer". Der ve Schopenhauer’e özgü çirkinliğin kimden aldiğini ve ilk etapta görünuş olarak çok da tatmin edici bir görunüse sahip olmadiği ortaya çikar.
Biraz ilerki yaşlarda,baba ve annesinin arasindaki yaş farkindan kaynaklanan ,belki de annesinin doğasindan kaynaklanan koket ruhunun,babasini sürekli aldatmasi ,kadinlara yönelik bu yaklaşimina sebebiyet vermistir die düsunuyorm.
Babasinin erken ölümünden sonra(annesinin sadakatsizliğinden intihar ettigi düsunulur),hem ölümun verdiği buhran,hemde sebeplerine değinecek olursak,onu muhtemelen kadinlara karşi ki tutumuna,bir miktar daha güvensizlik,nefret ekler..
Yillarca annesinin sevgisizliği aralarindaki soğuk ilişki bazi notlara şu şekilde yansir:
..Oğlunun bir canavar olduğunu, kendisini hem şaşırtıp hem korkuttuğunu söylerdi. Bir gün weirmar’a annsini görmek için geleceğini haber verdiği zaman aceleyle oğluna şu mektubu yolladı; - senin saadetini işitmek isterim, fakat yüzünü görmemeyi tercih ederim. Bunu senden saklamıyorum, buraya gelmemen için her şeyi yapmaya razıyım. Seninle yaşamak istemediğimi söylemiştim. Her şeyden şikayet etmen, inatçı bakışların, hiç kimsenin anlamadığı garip fikirlerin. Bütün bunlar beni eziyor ve sıkıyor....
Aralarindaki sevgisizlk,haliyle ilerleyen yaşlarinda ,aşk hayatini da etkiler..Karoline Jagemann ile duygusal ilişkisi hüsranla sonuçlanir,ve bunun dişinda cok fazla renkli bir aşk hayati olmamistir..
Hal böyle olunca ,hayatina üc beş kadin siğdiran bir adamin ,(ki anne ôrneğini kùçumsememk gerek,erkeklerin hayatindaki rol model açisindan)bu tarz yaklaşimlarda ve çozümlemelerde bulunmasini az da olsa anlayabilirm,fakat kendini felsefeye ve yaziya adamis birinin bu konuda biraz daha objektiv yaklaşmasini beklerdim..
Çocuklukta yaşanan kötü muamelelerin (ihmal ve istismar) uzun vadede ruh sağlığına olan olumsuz etkileri araştırmalar ile ortaya konmus madem,bilimin gerçekliligine bir kanit daha Schopenhauer olabilir😲😲
ataç ikon Aşka ve Kadınlara Dair
kitaba puan vermedi
3 yorum
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Kadınlara dair kısmı için, “ kedi uzanamadığı ciğere murdar der” diyebilir miyiz 😅😅😅
31.05.19 beğen 1 cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Geçmişten günümüze insanların en çok kafasını meşgul eden, çözümler üretmek adına; edebiyattan sosyolojiye bütün alanlarda ortaya konan eserlerle formülize edilmeye çalışılan ruh eşini bulma ve onunla bir ömrü mutlu mesut yaşamanın ortak adı olan "Aşk"ın, yaşadığı dönemdeki söylemlerin dışında, bilimsel olmasına gayret ettiği bir tanımlamaya ortak ediyor bizi, Schopenhauer.
Yıllardır süregelen aşk ve sevgi tanımlarının, insanların yaşamlarında bir ihtiyaç haline gelmesinin elbette ki bazı bilimsel açıklamaları vardır ve insan zihni çoğu kez bunları kabul etmeyi rededer, daha doğrusu algılamakta zorlanır. Bu nedenle de, Schopenhauer'ın sorduğu gibi; ne içindir tüm bu gürültü ve kargaşa? Bütün bu koşuşturmaca, yaygara, sıkıntı ve uğraşı ne işe yarayacak?

İlk etapta, önemsiz bir oyun gibi görünen ve insanı kargaşaya sürükleyen, çoğu kimseyi de intiharın eşiğine getiren 'bulma gayreti' ilerleyen sayfalarda daha önemli çıkarımlara götürüyor.

Daha okumamış olanlar ama en kısa zamanda okumak isteyenlerin hevesini kırmamak adına; kitabı özetleyen çözümlemelere daha fazla değinmek istemiyorum. Sadece; okurken, kafamdaki oluşan şemayı, tam olarak aktarmak mümkün olmadığı için, kitabı kısaca özetlemek istiyorum:
Bir erkek (tabiat gereği kadın ile arasındaki farkları da gözönünde bulundurarak) ile bir kadın (onunda beyin yapısı dolayısıyla arayışı ve yaklaşımı), farklı noktalardan yola çıkıp, birleşme gayesiyle (cinsel güdülerin de teşvikiyle) ortak olan azami noktada biraraya gelir. Biraraya gelinen bu noktada oluşan tutkunun aslında; kişilerin aşk diye tabir ettiği kavramın, kişilerin cinsel uygunluğundan (her ikisinin fiziksel ve ruhsal pozitif özelliklerinin, meydana getirecekleri bireye aktarılması) ileri geldiğini ve cinsel birleşme sonrası meydana gelecek olan yeni neslin kalitesini yükseltmekten ibaret bir aktivite olduğunu söylemekte.

Ortak noktada buluşan erkek ve dişi, bir süre sonra farklı noktalara ilerleyebilir (beklenti, içgüdü, tatminsizlik... gibi bir sürü sebep) böylece bilinmeyen halini alabilirler ve haliyle de elde kalan yine bilinmeyen olabilir...

Bu bağlamda, kitap boyunca; Schopenhauer'ın oldukça açık ifadeleri yer alır. Yer yer tarihi olaylara değinerek canlıların hayatta kalma ve üreme gibi alışkanlıkları üzerinden erkek ve dişinin, hala tam anlamıyla tanımlanamayan arayışının döneminin ötesinde somut olan bilimsel fikirlerini sunar. Mantığa uygun birçok tespitleri olmakla beraber, günümüzün bilimsel anlayışına uymayan tespitlerini de farkettiğimi belirtmek isterim. Okuyacak olanlara bol sorulu, şaşırmalı okumalar dilerim...
--------------&&&-------&&&&----------

Incelemeyi okuyan ve birçok imla hatasi farkeden degerli uye@koraycem,üsenmemis ayni incelemeyi düzenlemek gibi zahmete girmiş okumasi daha keyifli bir inceleme haline getirmis 😊😊tesekkurler🙏🙏🙏@koraycem
ataç ikon Cinsel Aşkın Metafiziği
kitaba puan vermedi
3 yorum
Hanımcı Beyza ོde (@koraycem)
Estagfirullah. Ben yalnizca sizin metniniz uzerinde ufak tefek rotus yaptim. Yoksa butun tema ve cumleler sizin...
29.05.19 beğen 1 cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Jack kendi Jill'ini bulacak...Ya sonra???
Edebiyata,şiirde ve insanlarin geçmişte de günümuzde de çok kafasini kurcalayan,çozüm ùretmeye çaliştiran,hayat beklentilerinin siralamasinda,çogu kez ilk sirayi alan ,ruh eşini bulmak,denk gelmek,onunla bir ömür geçirmek kavramlarinin ortak adi Aşkin alişilmisin dişinda bir tanimina ortak ediyor bizi Schopenhauer.
Yillardir süregelen aşk tanimlarinin,insan hayatinda bir ihtiyaç haline gelmesinin elbette ki bazi biolojik ve bilimsel açiklamalari vardir,ve insan zihni çogu kez bunlari kabul etmeyi rededer,daha doğrusu anlamakta zorluk çeker.O halde Schopenhaurein de sorduğu gibi:ne içindir bu gürültu,bu kargaşa?Bütün bu koşuşturmaca,yaygara,sıkınti uğraşi neye yarayacak?
Ilk etapta önemsiz bir oyun gibi görünen ve insani kargaşaya iten,çogu kisiyi intihar eşigine getiren bu bulma çabasi ilerleyen sayfalarda daha önemli sonuçlara göturuyor yazari..Okumayanlarve okumak isteyenlerin hevesini kirmamak adina bundan sonra kitabi ôzetleyen çôzumlemelerine fazla değinmek istemiyorum sadece okurken kafamdaki oluşan şemayi çizmek mümkun olmadiği için,kisaca ôzetlemek istiyorum:
Bir erkek(tabiyat gereği kadin ile arasindaki farklari da gôzonunde bulundurarak)+bir kadin(onunda beyni yapisi dolayisiyla arayişi ve yaklaşimi),ikisi bir alanin farkli noktalarainda,birbirleriyle buluşma çabasinda..Bu çaba (duz bir çizgi şeklinde)(cinsel güdulerin de teşviğiyle) ortak bir noktada kesişir.Bu noktada oluşan tutkunun aslinda kişilerin aşk die tabir ettigi olgunun ,aslinda kisilerin uygunlugundan(uygunluk ,her ikisinin fiziksel ve ruhsal pozitiv özelliklerinin ,meydana getirecekleri bireye aktarilmasi ) ileri geldiğini ve aslinda ,dile getirilen gibi somut bir kavramdan ziyade,asil amaç cinsel birleşme ile ondan sonraki yeni bir bireyin ,neslin devamini getirmektir...
Bu bağlamda Schopenhauer'in oldukca net ve açik ifadeleri yer alir kitap boyunca.Yer yer tarihi olaylara değinerek,yer yer hayvanlarin hayatta kalma ,üreme gibi alişkanliklari üzerinden,iki kişinin ,bu hala tanimlanamayn arayişinin somut fikirlerini sunar...Mantiga uygun tespitleri olmakla beraber,uymayan tespitleri de farketiğimi belirtmek isterim..Okuyacak olanlara bol sorulu ,sasirmali okumalar dilerm😲
EK 1
Ortak noktada buluşan iki kisi,bir süre sonra farkli noktalara ilerler(beklenti,ičgudü,tatminsizlk gibi bir süru etken dahilinde)gôrsel olarak bir x halini alirlar,haliyle elde var yine bir bilinmeyen Schopenhauer😲😲😲(şemami tamamlamadigimi yeni farkettim😂😂) 29.05.19
ataç ikon Cinsel Aşkın Metafiziği
kitaba puan vermedi
3 yorum
Enes Ünlü (@enesunlu525)
siz bilgeler, yüksek ve derin bilgili
sizler ki derin düşünür ve bilir misiniz
nasıl, nerede ve ne zaman, çiftleştiğini her şeyin
niçin sevişildiğini, öpüşüldüğünü?
siz ulu bilgeler, yüzüme söyleyin!
kafa patlatın bakalım, bana ne olduğuna
nerede, nasıl ve ne zaman,
niçin başıma geldiğine bunların, hadi kafa patlatın!
29.05.19 beğen 1 cevap
Hanımcı Beyza ོde (@koraycem)
[silindi]
29.05.19 beğen cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Onüç tane birbirinden farkli öykü,farkli isimler,farkli olaylar,farkli zamanalar,tek ortak noktalari,belli bir noktadan başlamiyor,ve belli bir noktada bitmiyor olmasi..Kimi öyku kisa bir zaman dilimini(Ôteki)bir diğeri de birkaç yil gibi zaman dilimi içerebilir(Ayna ve maske),ki bu iki ôykù,Avelino Arredondo ôyküsu başta olmak üzere,kendilerini en çok sevdiren ôykuler olmuştu...
Dünya edebiyatinda,metinlerin derinsel yükünu omuzlamis bir yazar derler Borges icin..Çogu Borges sever onun derinsel kurgusunu çozmùş,kelime oyunun oyuncusu haline gelmistir,fakat beni sürekli bir şeylerin şifresini kirmaya çalisiyormuş gibi hisettirdi..En basit örnegini de ekliyorum hemen:bülbülun Ingilterede ötmesi😲😲ve buna benzer bir sùrü ornek..
Olaylar čogunlukla fantastik,sayisizlik ve sonsuzluk kavrami üzerine kurulmus ki Borges icin sonsuzluk kavrami başı sonu olmayan (kitabın birinci sayfası yok) kural tanımayan, düzeni yok sayan, öngörülemeyen bir kaostur. Sonsuz yalnızca erişilemez değil, herhangi bir bölümü de algılanamaz olan bir yapıdadır...
Borges'in düşsel kurgusuna ,biraz gerçekci yaklaşip yer yer öyküleri kendim tamamlamaya çaliştim istemeden,zira Ôteki de yaşli Borgesin her gün genç Borgesi beklemesine gônlum razi olmadi,veya Kongre de Beatrice nin mektup yazmasina yada Başka seyler daha var da merağin korkuyu bastirdiği anda,benim de merak duygumun hayal gücumle birleşmesi .
Hem felsefi, fantastik kurgusu,hem çokça mit,hikaye,destan,savaş ile savaşci(bu noktada altyapi olmasinin büyük faydasi var )isimleri, yer almasi sürekli bu kimdir,nedir die bakarken olaylarin örgüsunden uzaklastirabiliyor
Uzun lafin kisasi,Borgesvari anlatim her okuyucuya hitap etmeyebilir,bana fazla etmedi doğrusu,okumak zevk almaktan ziyade ,yorucu geldi,fakat Borges severlere bol kurmacali,fantastik keyifli okumalar diliyorum..
ataç ikon Kum Kitabı
kitaba puan vermedi
2 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Demek Borges okudun Canan @cnnhni! Zor okunan yazarlardan kabul ediyorum. Bak sen de keyif almamışsın...
27.05.19 beğen 2 cevap
Canan (@cnnhni)
Ônsôzde tercümanin notu kisminda,aslina sadik kalinmaya çalisildigi,çeviri degil de bir yansima sekilde degerlendirildiğini okumustum.,Bu noktada ceviri ve yazi dili olarak,hic zorlamadi kitap,aksine akici bir dili var ,fakat kurgusi(düşsel-fantastik)ve içerisindeki anlami belirleyen bazi kisiler-olaylar-mitler beni daha zok zorladi diyebilirm.bir kitapa bir wikipedie bir farkli sitelere bakmaktan yoroldum.açikcasi 😂😂😂
27.05.19 beğen 1 cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Şôvalye gururlu,bir miktar düzenbaz,mùzmin bekar görünerek,baştan çikarici nasil olunur🙈🙈
Danimarkali filozof ve teolog Søren Kierkegaard 'in felsefi kimliğinden čikan,1843 yilinda iki ciltlik basilan Ya/Ya Da kitabinin ilk ve bağimsiz da okunabilen ilk cildi dir..Ya/ya da kitap olarak estetik-etik olmak ùzere iki bölume ayrilmistir ve estetik bölumu oluşturan kisim ,"Baştan çikaricinin günluğu "ismiyle okuyucuyla buluşuyor.
Isim itibariyle,ilk anda bir günluk şeklinde olmasi beklenirken,içerigi zaman zaman günlük şeklinde ilerlerken,çogu yerde şiirsel bir anlatim halini alir..
Kitaptaki olaylar,duygular,kurgular tamamen Cordelia-Johannes ikilisi arasinda gelişir...Arasinda dediğime bakmayin ,Johannes agirlikli bir gelişme soz konusudur...
İlk bölümlerde,Johannes'in Cordelya'ya yaklaşma statejisini yazar.Bütun düsunceleri kizi baştan cikarabilme üzerine oluşur,bütun zihinsel yeteneklerini bu konuya yoğunlastirir,düşunsel bir ön hazirlik yapar,duygular üzerine ince çozumlemeler,aşka dair bir giriş kismi,güvenli bir ortam oluşturur artik ve "Nişan" denen etik olgu oluşur..
Devami daha çok duygularin betimlemesi,ve estetik yaklaşimlari ile agirlik bulur..
...."Ben aşkın doğasını ve anlamını kavramış, aşka
inanan ve onu tepeden tırnağa kadar bilen bir estet, bir erotistim der Johannes kendi için(ki bazilari kitapta bahsi gecen olaylari yazarla ôzdeşleştirirken ,bir diger kisim da kurmaca olduğunu savunur)..
Estetik anlami ifade eden en önemli özellik,dolaysizlik,duyularin belirleyici olmasidir,
estetlerde,tinsellik yoktur ,duygular ve hazlar ôn plandadir,aşk-aşiklar özgür olma durumundadir,ancak bu şekilde sonsuz bir hazza ulaşilmasi mümkündur..Bu hazzin kesinlikle cinsel yönünu vurgulamaz ...
...."Ona fiziksel anlamda sahip olmak değil,
ondan sanatsal anlamda tat almakla ilgiliyim"..diyor Johannes..
.Fakat Kierkegaard kendisinj bir estet ten ziyade,estetik bir baştan çikarici gibi gösterir ve bu bağlamda kadin-erkek aşk ilişkisinin çogu karmaşik noktasi ele alinir.
Aşk anlik midir?Zamansal bir süreklilik var midir?
Varsa,estetikten.,etige bir geçis mi gerek?bu gećis bir üst seviyeye gećmek mi demek ?seklinde birçok soru oluşabilir okuyucunun kafasinda...
0 yorum
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Hiçbir kôtüluk mazeretsiz çikmaz sokağa...
Iylik-kotüluk ikilemi yillardir çogu bilim dalini ilgilendiren bir konu olmakla beraber,edebiyat eserlerine de sıkça konu olmustur..
Emily Bronte nin tek eseri Uğultulu tepeler kendisinin 30 yillik yaşami boyunca,şiirleri dişinda tek roman olma ôzelliğini taşir..Bronte Ingilterenin Yorkshire nin kùçuk bir koyunde,izole bir yaşam yaşamis ,ondokuzuncu yùzyil kadinlarindandir.Romanin bùtününe bakilirsa hem yaşadiği hayat tarzindan izler taşimakla beraber,ayni zamanda yaşadiğindan çok geniş ve değişik bir yaşam,insan ilişkileri betimliyor..
Olaylari iki farkli mekanda (ugultulu tepeler ve grange konaklari)yaşayan kişiler arasi,uzun zaman dilimine yayarak anlatir ki anlatici ilk başta Lockwood gibi gorunse de devaminda asil anlaticinin olaylara yillarca tanik olmuş kahya kadin Nelly olduğu anlaşilir.(olaylar ilk basta biraz karmakarisik-turk dizisi tadinda😊)
Sade bir dil,akici ,çabuk okunabilen roman ozelligi i tasiyor,eminim okuyanlar hemfikirdir.Çokça aşk(ki Bronte nin duygusal hayatina dair hicbir bilgi yoktur,ve hic duygusal bir iliskisi olmadiği tahmin edilir),karmaşik aile iliskileri,klise(ki olaylarin geçtiği 18 yy ingiltere de klisenin buyuk etkisi altindadir),din,tutku nefret ve en önemlisi KÔTÜLÜK kavramlari uzerinden ele alir..Ana karakter Hitchliff üzerinden nefret,intikam ve kôtuluk ilişkisine sık sık değinir,zaman zaman okuyucuyu, bir insan bukadar kötu olabilirmi die düşundurur...Fakat okurken sürekli Ulus Bakerin ,bir katili katil olduğu için cezalandirmadan önce,katil olmasindaki etkenleri incelemek gerektiği vurgusunu düsunmeden edemiyorun.Bu baglamda Hitchliff in roman'in gidişatini belirleyici karakterinin üzerine söylenebilir bir süru sey olduğunun kanisindayim..Keyifle dusunerek okursunuz umarim
ataç ikon Uğultulu Tepeler
kitaba puan vermedi
3 yorum
Elsa Rose (@elsarosee)
İncelemen çok güzel okuduğum anlara geri götürdü. :)
24.05.19 beğen 1 cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Aleyhimde yazılan yazıların, lehimdekilerden fazla olması beni memnun eder....O.V.Kanik
Türk şiirinin,zincirkiran'i;kasket giydireni'i;sivilleştireni'i;açikhavaozan'i diye geçiyordu bir yazida Orhan Veli Kanik icin.
Türk şiirinde yakın bir döneme damgasını vurmuş bu büyük ozanın, önce ve sonrasinda yayinlanan çogu siir kitabindan farkli olarak,bu kitap yazarin siirlerini yazma tarihi ay ,yil şeklinde ,yayinladigi organ adi yazilip,o sekilde yayinlanmistir.En önemli özelliği ,daha önce hic yayinlanmamis şiirlerinin de yer almasidir.Kitap da bu düzenlemeyle yayinlanmistir.İlk bölumu ,hic yayinlanamayan siirlerinden oluşur,ikinci bölumu ,yeni biçimli ilk şiirleri,(bu bolumlerde fazla taninmayan şiirleri yer alir), netice ,destan ,garip ve yenisi şeklinde devam eder ki,bu bölumlerdeki şiirleri sıkça okuduğumuz veya denk geldiğimiz şiirleri yer alir...
Asim Bezirci önsözde,bu kitapta gerçekten Orhan Veli Kanigin "bütün siirleri"yayinlanmis olacak der,ki Orhan.V.Kanik severler eminim bu noktayi farkedeceklerdir..Keyifli ,hüzunlu,zaman zaman çoskulu okumalar diliyorum..
4 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Asım Bezircinin kaleme aldıģı güzel bir Orhan Veli bioğrafisi var; elinize geçerse okuyun efendim .
23.05.19 beğen 1 cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Ruh mu beden mi ask tanrisinin alayci karisinin kurbani olmustu??
Thomas Mann'in kisa hikáye yazi şeklinde ki bu kitabi bilindiği veya okurken de tahmin edilebildiği üzere doğu felsefesinden esinlenerek,daha doğrusu bir hint efsanesinen ilham alinarak,günün koşullarina ,felsefi betimlemelere,hind gelenekleri ve hind tanrilarina sadik kalinarak ,yer yer mizahi bir dili kullanarak uyarlanmistir..
Yazi ve anlatim dili olarak modern alman bir romancinin dişina çikmiş,kitaba tam bir efsane havasi katmiştir.Anlam ve içerige değinmek gerekirse,yazdiklarinin bir efsaneden çok ,hinduizm üzerinden,aslinda geçmişte Descartes ,Spinoza,Leinbz.gibi felsefecilerin de ele aldiği beden-ruh ikilemine değiinmedir(kanimca bu çok geniş felsefi alan kaplayan bir konudur)
Hikáyenin üç kahramani var.Biri gôrünuş olarak çelimsi fakat zekasi,ilmi geniş biri(onun uzerinden ilmi)diğeri de tam onun aksi iliminden nasibini alamamiş fakat gôrunus olarak ilkinin tam tersi,ve üçuncu karakter bir kadindir ki onun için Thomas Mann in en sık betimlemesi "güzel kalçali"dir..(fiziki ôzeliklleri disinda ,farkli sifatlar kullanmaz)

Ilk bölumde vurgulamaya çaliştiği nokta ,iki erkeğin,aralarindaki bizim toplumsal die adlanirabileceğimiz bazi farklara rağmen iyi birer dost,yoldaş olmalaridir.Hikáyenin değiştiği nokta iki dostun arasina üçuncu guzel kalçali sahsin girmesiyle başlar..Daha fazla spoil verip de okumayanlarin hevesini kirmak istemiyorum fakat devaminda yaşananlar tam bir kargaşa😊Kimin kafasi kimin vücudunda,kim kimdir?Koca kimdir?Aldatan ve aldatilan kimdir?Cocuğun babasi kimdir? Tam bir beyin jimnastiği tadinda😊
Bütün sorularin cevabi sanirm Mann in kurgusu içerisinde ,dostluk-tutku-zevk,beden-ruh ,gibi ikilemlerin çozumlemelerinde gizlidir...

Baş olmadan göz, beden olmadan baş tedavi edilemeyeceğine göre beden de ruh göz önüne alınmadan tedavi edilemez” diyen Socrates ,aslinda kargaşaya önemli ôlçude açiklik getirebilir die düşünuyorum,zira kitaptaki olaylarin akişina odaklanacak olursak,ruh-beden birbirnden nekadar da ayrilmaz gibi görünürse de ruhun vücuda hükmedebildiği (aşk tanrisinin alayci karisi(zevk)bazan bu dengeyi bozabilir)açikca gôrebiliyoruz..


Atalarinin dünya da iki tür mutluluk vardır; Biri vücudun zevkleri sayesinde, diğeri de ruhun sonsuza değin huzura kavuşmasıyla ulaşılan mutluluktur.. felsefesini savunan veda bilgisine yakişir bir son hazilamis Mann kitabina diyerek ,okumaya niyetlenen herkese karmakarişik keyifli okumalar diliyorum...
ataç ikon Değişen Kafalar
kitaba 9 verdi
13 yorum
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Okumaya zaman zaman niyetleniyorum, bi türlü elime alıp okuyamıyorum ama. Alıntılar ve inceleme sayesinde dedim ki daha fazla ertelemeyeyim, hoş bi inceleme olmuş, elinize sağlık 😊
17.05.19 beğen 1 cevap
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Sevgili @cnnhni, kitabı okudum bitti. Tavsiyene uyup okuduğuma sevindim😊 kim kimdir, nedir, kimindir’den ziyade başka bi durum dikkatimi çekti. Bu üçlünün başlarına gelenlerin hint öğretilerinin temsili olduğunu düşünüyorum, şöyle ki:
Hint dinlerinde bireyin varoluşsal sıkıntı girdabına girmesi ve ondan kurtulması için öğretiler vardır. Maya- Samsara- Nirvana

Shridaman, Nanda ve Sita’nın hissettiği kıskançlık, şehvet, doyumsuzluk gibi arzular maya öğretisine göre; hayatta karşılaşılan acı ve sıkıntının temelidir. Bireylerin gerçeği kavrayarak nihai kurtuluşa ulaşmalarını engeller.
Shridaman ve Nanda’nın başlarına gelenler ise dünyadaki doğum-ölüm- yeniden doğuş döngüsünü ifade eden samsara öğretisidir. Bunun amacı ruhun kurtuluşa erebilmesi için diğerinin vücudunda varoluşu tecrübe edebilmesi gerekir.
Son bölümde hayatlarından vazgeçmeleri ise nirvana. Arzularından vazgeçerek arzuların neden olduğu her türlü acı ve kederden kurtulup mutlak aydınlığa kavuşuyorlar. Bunu yaparken bedenlerini yakmaları ise manevi kirlenmeyi gidermek.
Okuduklarımdan çıkarımlarım aşağı yukarı böyle, bilmiyorum sen bunları nasıl değerlendirirsin. 😊😊
20.05.19 beğen 1 cevap
/ 5