up
ara

Veli

Artvinli. Deniz-kum-güneşe karşı dağ-dere-orman. Kendine ayıramadığı sıkıcı zamanlarda mühendis. Kendine ayırdığı başka zamanlarda Kazım Koyuncu'nun şu sözünü dinlemiştir: “İlla bir futbol takımının peşinden gidilecekse bu takım bana göre Trabzonspor’dur. Bir futbol hareketi olarak Trabzonspor’u desteklemek de bana göre ayrıcalıklı ve elitist bir durumdur.” Aldığı eğitimler Hayat Bilgisi - 1: Şeker Portakalı Sosyal Bilgiler : Don Kişot Demokrasi-101: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört
Doğum Tarihi : 20 Eylül Pazar 1992
Katılım Tarihi : 11 Eylül Çarşamba 2013 20:12 - 2140 gün
Cinsiyet : Erkek
Şehir : Ankara / Türkiye (Turkey)
Artvinli. Deniz-kum-güneşe karşı dağ-dere-orman. Kendine ayıramadığı sıkıcı zamanlarda mühendis. Kendine ayırdığı başka zamanlarda Kazım Koyuncu'nun şu sözünü dinlemiştir:
“İlla bir futbol takımının peşinden gidilecekse bu takım bana göre Trabzonspor’dur. Bir futbol hareketi olarak Trabzonspor’u desteklemek de bana göre ayrıcalıklı ve elitist bir durumdur.”

Aldığı eğitimler
Hayat Bilgisi - 1: Şeker Portakalı
Sosyal Bilgiler : Don Kişot
Demokrasi-101: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört
Veli

Veli

@coruh

Kitap dümdüz gitmiyor. Dahası kitabı okurken ben de dümdüz değildim. O karmaşık, ben karmaşık. Haliyle ikimizden güzel bir şey çıkmadı ortaya. Üzüldüm, düşündürecek daha çok şey bekliyordum. "Vay be." demek istiyordum, ama olmadı. Tezer Özlü ile bir başka kitabında yine buluşacağım ama bu kitap başkalarına Tezer Özlü'yü tanıştıracağım kitap değil.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

"Ne yaparsın, ben de böyleyim babacığım, gerçeklik buhranlarına kapılıyorum bazen." diyor Yekta Kopan altı öykülü kitabının altıncısında. Altı öykünün genelinde de bunlar var: babalar, gerçekler ve buhranlar. Çok güzel tekniklerle yazılmış altı güzel, modern öykü. Bir öyküdeki karakterin başka bir karaktere selam çakması, bir öyküdeki karakterin yazara selam çakması, tüm öykülerdeki karakterlerin sizi selamlaması... İki ödüllü bu kitap "Ne güzel öykümüzcüsün sen Yekta Abi." dedirtiyor.
ataç ikon Bir de Baktım Yoksun
kitaba 8 verdi
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Okunmak İstenen roman mı?
Semih Gümüş, Radikal kitap röportajında "Okumak istediğim romanı yazdım." demiş. Ekşi'de "Bence okumak istediği değil yazmak istediği romanı yazmış." demiş biri. Katılıyorum.
İnsan acısı, aşk acısı ve doğa diye üç sac ayağına oturttuğundan bahsediyor yazar romanını. Merkez karakterimiz Sinan'ın yaşadıkları eşliğinde. Sinan, okur için hayatının karakterlerinden biri olabilir ama bence bu fırsatı kaçırıyor ve yazar içini doldurmuyor. Belki bilerek boşluklar bırakıyor. ama sonuç şu ki bu tarz romanları özellikle arayıp okuduğum halde Sinan'ın acıları bana geçmedi, hissetmedim.
Doğa kısmına gelince, romanla en büyük derdim o kısımda. Sinan dağlar tepeler dolaştıkça biz bitip tükenmek bilmeyen tasvirler okuyoruz. Adeta Nuri Bilge'nin az diyaloglu ama enfes görüntülerle dolu filmlerine benziyor. Ama bir dakika bu bir film değil ki. Bazı şeyleri ben hayal etmek istiyorum, ben kendi aklımla çizmek, kendi gözlerimle görmek istiyorum. Niçin böyle bitip tükenmek bilmeyen tasvir, tasvir, tasvir...
Yazar kendisi Sinan'ı konuşturduğunu düşünüyor ama ben bazı yerlerde, kimi edebiyatla ilgili kısımlarda sanki Sinan'ın değil yazarın konuştuğunu hissettim. Ama tabi ki Semih Gümüş'ü bir eleştirmen olarak tanımamızın böyle hissetmemde etkisi yadsınamaz.
Nihayetinde okunabilecek bir roman mı dersek, bence okunması gereken bir roman. Bir eleştirmen bir roman yazarsa nasıl olur diye bakmak için. Öte yandan bu romanın kendi adıma tam olarak değerlendirmesini ise ben yazarın yazım aşamasında dediği ikinci romanını da okuyunca yapacağım.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Konstantiniyye Oteli
#livaneli Konstantiniyye Oteli'nin tam ortasındayım. Zülfü abi normal üslubunun aksine bizi olayların içinde başbaşa bırakıp kaçmıyor. Elimizden tutup karakterlerle tanıştırıyor. Karakterler, karakterler, karakterler...2000 yıllık, 20 yıllık, 78 yıllık, ertesi gün ölecek olan, Konstantinapolisli, İzmirli, Uludereli, kasabalı... Sanıyorum 30'u geçti 200 sayfada. Bitmiyor. Bu kitap nasıl toparlanacak acaba diyorsunuz. Merakla bekliyoruz.
Bir hafta oldu çıkalı. Siz hala başlamadınız mı?
3 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Yorumunu okuduktan sonra biraz zor başlarım..:)
11.05.15 beğen cevap
Tembel Galyalı (@tembelgalyali)
Şirinevler metro İstasyonu çıkışındaki köprünün üstünde korsan kitap satan bi abla var. Sordum daha çıkmamış kitap. Fakirim. param yok... Belki biri hediye eder de korsan almayız
11.05.15 beğen cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
yumurta atayım da kuş gıribi ol emi....:)
11.05.15 beğen cevap
Veli

Veli

@coruh

Kitap
#diyorumki Kitaplar elbise değildir. Kitaplar sizi diğerlerinden farklı yapar ama sırf diğerlerinden farklı olmak için kitap okunmaz. Sınıfınızda; iş hayatı veya özel hayat çevrelerinizde birkaç kişide aynı montu gördüyseniz gidip o monttan almamanız gayet normaldir. Ama bunu kitaplar için yapmak doğru değil. Bir kitap, bir şiir popüler olduğu için değerini kaybetmez. Kürk Mantolu Madonna 128 yıl boyunca çok satanlar listesinde kalmaya devam etse de aynı şekilde bir efsane olmaya da devam edecek. Oğuz Atay bir büyük adamdır ve Tutunamayanlar'ına "Herkes ondan bahsediyor. Okumam onu ben." diyenler kaybetmeye devam edecek. Göğe Bakma Durağı bütün lise talebeleri tarafından ezbere bilinecek hâle gelse de bu onun değerini eksiltmeyecek. Zaten nasıl bir insan Göğe Bakma Durağı'nın verdiği duyguyu başkasıyla paylaşmak istemez ki? Dekoratif kitapların sayısı hızla artıyor diye bir eseri sırf popüler olduğu için ikinci sınıf görmek, sırf popüler olduğu için eserlerden kaçmak bana göre tamamıyla yanlış.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Güzellik insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı. Kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu. Bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes. Koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar. İncelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti. Şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu. Gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara ne aşk, ne özgürlük ne de barış anlatılabilrdi.
ataç ikon İnsanın Acısını İnsan Alır
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Politikacının başarısı kendi kesimini çoğunluğa dönüştürmesine bağlıdır. Bütün kesimlere aynı ölçüde çekici gelecek önlemler öteki partilerce de benimsenebilecek bu nedenle de parti politikacısına bir yararı olmayacaktır. Sonuçta politikacı bütün dikkatini rakibini destekleyenlerin çekirdeğini oluşturan kesimin hoşlanmadığı önlemler üzerinde yoğunlaştırır.
ataç ikon Sorgulayan Denemeler
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Her kitabın bir yazılma nedeni vardır muhakkak. Ben bunu anlamadıysam o benim sorunum. Ve evet, ben bunu anlamadım. İyi kitaplar okudum, kötü kitaplar yarım bıraktım, benim sevmediğim ama bu kitap çok güzel kitap sadece bana hitap etmiyor, duygudaşlığımız yok dediğim nice kitaplar oldu. Çok az kitap için olmasaydı olurdu derim ve bu kitap yazık ki o listeye girdi.
Bir nehir kenarına kurulu kasabada han işleten bir ailenin başından geçenler, yıllar sonra büyük kardeşiyle ilgili bir sorun nedeniyle kasabaya dönen ana karakterimiz tarafından sürekli hatırlanarak aktarılıyor. Sürekli balıklardan ve geçmişten bahsediyor ve bir yere bağlanacak diye beklettiği yer de hayal kırıklığına yol açıyor. Bir ara o kadar sıkıldım ki "Bir sus be adam." deme gereği duydum.
Balıkçılık sabır ve zaman isteyen, uzun ve zor bir iştir. Sırf bu yüzden bu üslup seçilip böyle yazıldıysa takdir edilir aksi durumsa pek hoş değil. Okuduğum ilk dedalus yazık ki uzun yıllar kütüphanemde tozlanacak bir kitap.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Acaba böyle güzel bir malzemeyi roman olarak kurgulasa daha mı güzel olurdu diye düşünürken, yine acaba o zaman da keşke uzun öykü yapsaydı der miydim diye düşündüm. Bazı soruların cevabı yok. Marquez yine çok sakin, yine çok sıradan ve yine çok sıradışı bir şekilde anlatıyor. Marquez'in sakinliğini seviyorum. Herkesin albayın hikayesini öğrenmeye hakkı var diye düşünüyorum. Ama bunu demek herkes bu kitabı okumalı demek değil.
ataç ikon Albaya Mektup Yok
kitaba 8 verdi
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Gerçeğin bütün bildiğimizden başka bir şey oluşu gibi anlatıyor bu hayalin.(?) Edebiyat bu. Gerçeğin hep kendini dayatan haliyle baş etmek olanaksız. Edebiyat onu alt etmenin yolu, insanı baskı altından kurtarıp sıradan bir insan gibi yaşamasını sağlayan büyük pencere. Gerçeğin üstüne çıkma, onu yok sayıp kendi gerçeğini yaşama olanağı.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Gün doğuyor,
Gece iniyor
Ve biz biliyoruz zamanı.
Gün doğuyor , gece oluyor
Ve biz sessiz yolcuları yeryüzünün
Duyuyoruz acıyı.
ataç ikon Son Dağ
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Bu şiiri ilk dün okudum. Bugün kar yağdı.
"Dünyanın en uzun hüznü yağıyor
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne"
http://www.youtube.com/watch?v=5hekBMF5iZM
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

#OğuzAtay'ın eserlerinde bir mühendis tınısı,onun ayrı bir tadını, yoğunluğunu alır mısınız siz de? Yoksa bir mühendis olduğunu bildiğimden beynimin bana yaptığı bir oyun mu sadece o?
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Bunu altı beton duvar arasında dinlemek. İşte doğaya yaptıklarımızın cezası bu. Yetiyor. http://www.youtube.com/watch?v=GZD8Xmqvbe0
0 yorum
Veli

Veli

@coruh

Oysa yağmurda ıslanmanın verdiği huzur hiçbir şeyde yoktur. İnsan olmaktan utanmadığın tek andır, ağaçlar gibi, çiçekler gibi, köpekler, kuşlar, kediler, bildiğin-bilmediğin bütün hayvanlar gibi ıslandığın an. Doğanın bir parçası olduğunu hissedersin. Manzaraya dışarıdan bakan kibirli insanlardan uzakta, o manzaranın bir parçası olursun. Irkının kendini beğenmişliğini unutur, bir böcek kadar özgür, sunarsın kendini doğaya. Yalan yoktur o anda. Aldatma yoktur.
ataç ikon Aile Çay Bahçesi
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum