up
ara

Cressida

Cressida

Cressida

@cressida

Palovit Şelalesi nerede?
Birbirinden harika doğa güzelliklerine sahip Karadeniz Bölgesinde Rize'de 30 metre yükseklikten dçkülen şelaledir. Dağlı yapısı nedeniyle ulaşım zor olsa da çıktığınıza değiyor. Sisli vadi anlamına gelen çamlıhemşin ilçesinde yer almaktadır. Sanırım milli park sınırları içerisinde. Dediğim gibi gidiş yolu zahmetli ve tehlikeli. Gittiğinizde şelaleye yaklaşmak da tehlikeli olduğu için yasak fakat yurdum insanı yasak mı dinler? Buz gibi suya girenleri görmedim değil.
Palovit Şelalesi
mekana 8 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Cressida

Cressida

@cressida

homeland izle paylaşım fotoğrafı
homeland izle
Başladığımda gece uykusuz kaldığım, bir tane daha bir tane daha derken ne yazık ki tüm bölüm ve sezonlarını izlediğim dizidir. Çok sürükleyici ve gerçekçi. Karakterler de güzel. Konu olarak CIA'in yönetici tayfası işlenmiş. ABD filmi olduğu için tabi ki biraz milliyetçilik var ama empati yapmaya çalıştıkları da oluyor. Genelde elkaide gibi aşırı dinci teröristler düşman olarak konumlandırılmış. Bence izlenmesi gereken bir dizi. Soluk kesici.
İlk gördüğüm etiketledim. @burcua İzledin mi Bur Cu? İzle kesin. Senden de bir dizi alalım.
Homeland
filme 8 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Bur Cu (@burcua)
İzlemedim, fakat tavsiyenizi dikkate alacağım. Poldark ya da Supernaturel önerebilirim.
27.05.18 beğen cevap
Cressida

Cressida

@cressida

Ulusal Roman Yazma Ayı: NaNoWriMo paylaşım fotoğrafı
1999 yılından itibaren her yıl düzenlenen, ilk önce ulusal olarak Amerika’da ve sadece 21 katılımcı ile başlamış; ama daha sonra tüm dünyaya yayılarak uluslararası nitelik kazanmış olan bir etkinlik var. 1 Kasım – 30 Kasım arası 50 bin kelimelik, yani yaklaşık 175 sayfalık bir roman yazma etkinliği bu. İsmi: Ulusal Roman Yazma Ayı (National Novel Writing Month) kısaca NaNoWriMo.

Dünyadan birçok yazar adayı ya da yazmayı sevenler ve öğrenciler 1 Kasım günü yazmaya başlıyorlar ve 30 Kasım saat 23:59’a kadar 50 bin kelimelik bir roman oluşturmaya çalışıyorlar. Bazıları bitiremiyor ama bazıları da bitiriyor ve onlar kazanan oluyor. Kazanan oluyorlar ama kazandıkları maddi bir ödül yok aslında. Ödülleri, yazma tutkularını ateşlemeleri ve aynı anda dünyanın birçok yerinde birçok kişi ile birlikte yazdıklarını ve bir şeyler ürettiklerini bilmeleri. Yazma tutkusu olan birisi için bundan daha büyük bir zevk olamaz. Hatta bu katılımcılardan bazıları kitaplarını bastırabilmiş bile. Fakat bu, organizasyon sitesinin yaptığı bir basım değil. Yazarların kendilerine güvenlerinin gelmesinden dolayı attıkları bir adım sonucu oluşmuş.

Etkinliğin çıkış dili İngilizcedir fakat artık dünyanın birçok ülkesinden katılım olduğu için herkes kendi dilinde yazıyor. Türkiye’den de 2015 yılında bu etkinliğe katılmış olan 148 yazar varmış. Toplam üye olanların sayısı ise 970. Bu sayılar tabii ki çok az. Sitenin içinde Türkiye’den olanların oluşturduğu bir forum sayfası da var. Birlikte toplanıp yazma etkinlikleri ayarlıyorlar. Fikir alışverişinde bulunup birbirlerini motive ediyorlar. Zira bir ayda 50 bin kelime çok da kolay yazılabilecek bir şey değildir.

Nasıl yazacağını, nereden başlayacağını bilmeyenler için Stephen King’in çalışma metodunu okuyalım: “King'in bugüne kadar yayınlanmış 54 romanı ve 200 tane hikaye kitabı var. Bu eserleri yazarken yaptığı tek şey düzenli yazı yazmak. Her sabah, ister iş günü olsun ister tatil, ister evinde olsun ister başka ülkelerde, saat 08:00 da eline kalem-kağıt alarak veya bir bilgisayarın başına geçerek 2-3 saat ortalama 2000 kelime yazıyor. Ve bırakıyor. Ve bunu yıllardır yapıyor.” Bu şekilde çalışınca zor olan bir şey olmaz sanırım.

Ayrıca etkinliğin çok da güzel anlatıldığı Barış Özcan’ın hazırladığı bir video var. https://www.youtube.com/w...h?v=P9Ya-AJvApc

Etkinlik sitesindeki Türkiye forumuna buradan ulaşabilirsiniz: http://nanowrimo.org/regi...lsewhere-turkey
24 beğeni · 1 yorum beğen ikon
FİLOZOF (@kulturelcisi)
Tam bana göre teşekkürler.
11.05.16 beğen 1 cevap
Cressida

Cressida

@cressida

Çukur Mecmua'nın ilk sayısı çıktı! paylaşım fotoğrafı
"Çukur taşıyor, kaybedecek zaman yok!" sloganı ile iki buçuk ay önce açılmış olan Çukur Mecmua sitesi "Yaşam Çukuru", "Kültür Sanat Çukuru", "Edebiyat Çukuru", "Aforizma Çukuru", "Derin Çukur" gibi başlıklar altında birçok konuda makale okuyabileceğiniz ve “Çukurdan Taşanlar” bölümünde de editörler tarafından seçilmiş kitap ve film önerilerini, açıklaması ile birlikte görüp fikir edinebileceğiniz bir sitedir.

Samimi kadrosu ile güncel ve güzel yazılarla dolu Çukur Mecmua sitesi, artık basılı olarak da hayatın çukurlarını göstermeye ve çukurlara ekilen tohumları yeşertip büyütmeye devam edecek.

Çukur Mecmua dergisi, "Aylık Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi" kapsamında 1 Mayıs itibari ile okurlarına kavuşmuştur.

Çukur Mecmua’yı bulabileceğiniz yerler:


İSTANBUL AVRUPA YAKASI / BEYOĞLU-TAKSİM
-Ana Kitabevi
-Robinson Crusoe Kitabevi
-Tezgah Kitabevi
-Mephisto Kitabevi (Cafe)
-Yaba Sahaf Kitabevi
-Sahaf Selim Mumcu
Ayrıca: Uçan Ev, Avam Kahvesi, Artistler Kahvesi, Serbest Bölge ve Varuna Gezgin…

İSTANBUL ANADOLU YAKASI / KADIKÖY
-Sosyal Kitabevi (AKMAR)
-Işık Kitabevi (AKMAR)
-Nice Kitabevi (AKMAR)
-Çınar Gazete Dergi Büfe (Kadıköy İskele Karşısı)
Ayrıca: Çinili Cafe Bar…

ANKARA / KIZILAY
-Dost Kitabevi
-İmge Kitabevi
-Turuncu Kafe Pub
Ayrııca: Salon Yüksel Kıraathanesi…

ANKARA / SIHHİYE
-Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi (Standlar)

İZMİR / ALSANCAK
-Yakın Kitabevi

ANTALYA / MURATPAŞA
-Ay Işığı Sahaf ve Kitabevi
-Antalya Kan Bankası Derneği
-Recep Girgin Parkı (Hüsnü Baba)
-Nabu Artemis Sahaf Kitabevi

KIRŞEHİR
-Ahi Evran Üniversitesi

Herhangi bir dağıtım ağına dâhil olmayan Çukur Mecmua dergisi, elden dağıtım yapmaktadır ve talebiniz üzerine bulunduğunuz yere de dağıtımını gerçekleştirebilir ve adresinize ücretsiz olarak gönderilebilir.
22 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Cressida

Cressida

@cressida

Müşteri değil misafir, işletme değil ev: Hobbit House Balat paylaşım fotoğrafı
İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden biri olan Haliç’te Fener ve Balat’ın arka sokaklarında bir hareketlenme başladı son yıllarda. Artık eskiye ve doğallığa dönüş ve modernlikten kaçış olarak eski semtlere yönelmeler oldu insanlar arasında. Açılan mekanlar da bu eski yerleşim yerlerinin ruhuna uygun hatta oraların ruhuna güzellik katan cinsten.

Hobbit House Balat da semtin ruhuna güzellik katan mekanlardan birisi. Balat’ın taş sokaklarına, daracık yollarına renk katmış. Sloganları “Müşteri değil misafir, işletme değil ev” Sanat tarihçisi Murat bey ve Sinema Televizyon mezunu Sinem hanım çifti açmış bu mekanı. Doğal kahvaltı edecek bir mekan bulamayınca “neden biz açmayalım ki?” diye düşünmüş olacaklar ki, bu renkli yeri açmışlar.

http://www.resimag.com/
Ekşi mayalı ekolojik ekmekler ve sınırsız çay içeren Hobbit kahvaltısı 25 TL. Menemensiz kahvaltı olmaz diyorsanız farklı çeşitler içeren Gandalf kahvaltısı 35 TL. Menülerin isimleri de mekan kadar ilgi çekici. Közlenmiş patlıcandan yapılan “ölümsüzlük çorbası” da lezzetinin yanında güzel bir hayal vaat ediyor gibi.

http://www.resimag.com/
Bu ikili aynı zamanda paylaşımı da ön plana çıkarıyor. Kullanmadığınız giysilerinizi, okuduğunuz kitaplarınızı, çocuklarınızın oynamadığı oyuncakları ve başkalarının da kullanabileceğini düşündüğünüz eşyalarınızı alıyorlar ve ihtiyaç sahiplerine ücretsiz dağıtıyorlar. Hem siz kurtulmuş oluyorsunuz hem de ihtiyaç sahipleri, kitap okumayı seven insanlar, oyuncağı olmayan çocuklar, bunları alarak seviniyor.

http://www.resimag.com/
Ve tabii her sokağın olmazsa olmaz güzellikleri, kediler… Onları da unutmamış hobbitler kadar sevgi dolu bu çift. Onların da mama ve su kapları hiç boş kalmıyor. Mekanın önünde bir alan tamamen onlara tahsis edilmiş durumda.
56 beğeni · 2 yorum beğen ikon
Tuğrul (@fiyodor)
ben gittim gördüm oturdum gayet güzel bir yer. herkese tavsiye olunur...
16.05.16 beğen 1 cevap
Buğlem Öner (@buglemoner)
Güzel bır yermış. Tm bana göre
26.05.16 beğen cevap
Cressida

Cressida

@cressida

SALT Galata Perşembe Sineması paylaşım fotoğrafı
Merhaba arkadaşlar, size bir süredir ilgimi çeken bir etkinlikten bahsetmek istiyorum; SALT Galata Perşembe Sineması. Öncelikle SALT nedir diye merak edenler için küçük bir bilgi vermek isterim. SALT, sergi, konuşma, söyleşi, konferans, film gösterimi, performans, atölye çalışması gibi çeşitli etkinlikler düzenleyen çok yönlü bir kültür kurumudur. SALT etkinlikleri, İstanbul'da SALT Beyoğlu ve SALT Galata, Ankara'da SALT Ulus olmak üzere üç merkez üzerinden yürütülmektedir. Şu sıralar devam etmekte olan Perşembe sineması etkinliği ise SALT Galata’da gerçekleştirilmektedir.

SALT Galata, 22 Kasım 2011'de Bankalar Caddesi üzerinde, 19. yüzyılda, Osmanlı Bankası’nın genel müdürlüğü olarak Alexandre Vallaury tarafından tasarlanan binada açılmıştır. Atölye, sergi, konferans gibi etkinliklerin yanı sıra kapsamlı bir kütüphanesin de bulunduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

http://www.resimag.com/
Gelelim Perşembe Sineması’na. Garanti Mortgage desteğiyle hazırlanan Perşembe Sineması Nisan-Haziran ve Eylül-Aralık aylarında SALT Galata’daki Oditoryum’da gerçekleştirilecek. Program kapsamında kurgu ve belgesel türünde 24 film bulunuyor. Bu filmler, dünya fuarları, dünya kupaları ve olimpiyat oyunlarının şehirlere etkilerine odaklanıyor.

Kendilerini “ziyaretçilerini ilgi duymaya, eleştirmeye ve iletişim kurmaya teşvik eden” bir yer olarak tanıtan bu kültür merkezini en kısa sürede ziyaret etmeyi planlıyor ve bu samimi ortamda film izleme ayrıcalığına erişmeyi umuyorum.

Sizin de ilginizi çektiyse, etkinlik programını incelemek ve detaylı bilgi almak için aşağıdaki linkten SALT Online internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

http://saltonline.org/tr?...sdfsdfsdf/?home
17 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Gülcan (@gulcann)
Güzelmiş :)
28.04.16 beğen 1 cevap
Cressida

Cressida

@cressida

Oda + Sınırsız Kitap: Kütüphane Otel paylaşım fotoğrafı
Hep fotoğraflarını görüp de imreniriz ya hani; şöyle her tarafı kitaplarla dolu bir oda, cam kenarında bir yatak, bir el uzatımı uzaklıkta onlarca hatta belki yüzlerce kitap… Biz kitap severler başka ne isteriz ki, değil mi? Aslında bir şey isteriz; bu hayalimizin gerçek olmasını…

http://www.resimag.com/
İşte Japonya’nın başkenti Tokyo’da bu hayal gerçek oldu. Cam kenarında bir yatak olmasa da, 5 Kasım 2015 tarihinden beri Tokyo’da dünyada bir ilk olan Kütüphane – Otel sayesinde, kitap rafları arasında konforlu yataklarda uyuyabileceksiniz. Ve otelin sınırsız kitap vaadiyle ruhunuzu da besleyebileceksiniz.

http://www.resimag.com/
“Book and Bed Tokyo” isimli otelde 1700 kitap bulunuyor. Otel kitap sayısını kısa sürede 3000’e yükseltmeyi hedefliyor. Geceliği ise 32 dolar ile 50 dolar (yaklaşık 93 ila 145 lira) arasında değişiyor. Tabelasında Oda+Kahvaltı yerine Oda+Kitap yazıyor. Raf aralarındaki Yatak ebatları ise; 205×85 cm’lik ve 204×129 cm’lik. Bu konseptte bir otel, dünyada ilk.

https://www.youtube.com/w...h?v=RYcnyak9bKM
76 beğeni · 11 yorum beğen ikon
Ka!?. (@nfk1)
Yaaa bu cokk guzelll
27.04.16 beğen 1 cevap
Gece Derin (@gecederin)
Biraz bencillik belki ama bütün oteli kendime istiyorum.
27.04.16 beğen 3 cevap
Bibliyofil... (@cas)
aynı gün paylaşmışız video ve otelin sitesine linkten bakabilirsiniz ;)) http://www.neokur.com/are.../kutuphane-otel
29.04.16 beğen 2 cevap
Cressida

Cressida

@cressida

Türk Yapımı Animasyon Dizisi: Börü (Boerue)  paylaşım fotoğrafı
Animasyonlar günümüzde sadece küçükler için olmuyor artık. Büyükler için de son derece güzel animasyonlar yapılıyor. Fakat kendi ülkemizin animasyon konusunda çok da yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Sinema sektörü gelişmeye başladıysa da animasyon konusu hala zayıf halka konumunda.
Ama iyi şeyler de olmuyor değil. Mesela Mayana Creatives bünyesindeki genç bir Türk grup ciddi bir animasyon yapımına başladılar. Bilimkurgu türünde hem şamanik öğelerle hem de Orta Asya Türk kültürü ile ilgili bir animasyon olacak. Şimdiden 3 bölümü hazırmış.

Birçok ülkenin kendi mitolojisini çeşitli animasyonlarla ya da filmlerle biliyoruz, izliyoruz. İşte bu genç ekip sayesinde Eski Türk kültürünü, mitolojisini, Tanrılarını ve inanışlarını da bu animasyon dizisi ile izleyebileceğiz.

http://www.resimag.com/
Şamanik bir bilimkurgu olan bu animasyon dizisinin ismi; Börü (Boerue). Börü, kurt demek. Aynı zamanda eski Türk dilinde kendilerine rehber olabilecek, toplulukların kaderini değiştirebilecek lider kişi demek.

Animasyon, bilimin fazla ileri gidip Tanrıları küstürmesi ve artık şamanlarla konuşmaması üzerine bu gidişatı değiştirmek ve eskisi gibi olmak için çözüm arama üzerine kurulu.

Hayranı olduğu Opaz beyin takdirini ve öğrenciliğini kazanmak için, hafif bir şizofreni hastalığı olan ve genç bir element avcısı olan Duman, element koleksiyonunu tamamlamak ister. Bu yolculukta yolu bir şaman çırağı olan Bars ile karşılaşır. Ve Bars’ın kül ayısı Koza ve Astronomi Akademisi’nde Astronom olan Pamir de gizli görev olarak ekibe katılır. Duman bu emelini, sürüp giden savaşa ve gerçekle hayali birbirine karıştırmasına sebep olan hastalığına rağmen gerçekleştirmek için uğraşacaktır.

Bu animasyon projesinin devam edebilmesi ve ilerlemesi için Kickstarter sitesi üzerinden bağış yapılması gerekiyor. 13 Mayıs bağış için son günmüş.
Projenin web sitesi: http://www.boerue.com/

Animasyonun Fragmanı:
https://www.youtube.com/w...h?v=MHDv9N9-wkU
32 beğeni · 7 yorum beğen ikon
Arda Günsür (@ardagunsur)
Hiç samimi gelmedi.
26.04.16 beğen cevap
vamipapatya (@yanindaki)
ba yıl dım.
26.04.16 beğen 1 cevap
Oktay Dinç (@oktaydinc)
Çok mükemmel bir şey ya. Ben hazırlamayı düşünüyordum ama sen benden erken davranmışsın, ellerine sağlık :)
29.04.16 beğen 1 cevap
Cressida

Cressida

@cressida

2016 Pulitzer Ödülleri sahiplerini buldu paylaşım fotoğrafı
Joseph Pulitzer’in adına ve onun vasiyetiyle 1917 yılından itibaren bu ödül veriliyor. Pulitzer’in bir gazeteci olmasından dolayı “Pulitzer Gazetecilik Ödülleri” olarak anılsa da edebiyat ve müzik de dahil olmak üzere toplam 21 kategoride ödül veriliyor.

Gazetecilik ödülleri 15 ayrı kategoride veriliyor: Kamu Hizmeti, Son Dakika Haberi, Araştırmacı Haber, Açıklayıcı Haber, Yerel Haber, Ulusal Haber, Uluslararası Haber, Makale, Yorum, Eleştiri, Editoryal Yazarlık, Editoryal Karikatür, Son Dakika Haber Fotoğrafçılığı, Fotoğrafçılık.

Edebiyat ve müzik ödülleri ise yedi ayrı kategoride veriliyor: Kurgusal kitap (Fiction), Kurgusal olmayan düz yazı kitabı (Non-Fiction), Oyun Yazarlığı, Tarih, Biyografi ve Otobiyografi, Şiir, Müzik.

Ancak bu ödüllere başvurmak için Amerikan vatandaşı olmak şartı aranıyor. Kazananlar ise 10 bin dolar para ve Pulitzer Ödül Sertifikası kazanıyor.

2016 yılı Pulitzer ödülü ‘Flaş haber fotoğrafı’ dalında olan adayların içinde, sığınmacıların sorununu yansıtan, Bodrum sahiline vuran “Aylan Bebek” fotoğrafı ile Doğan Haber Ajansından Nilüfer Demir de bulunuyordu.

İşte bu yıl Pulitzer Ödülleri’ni kazanan kişi ve kurumlar:

Kamu Hizmeti: The Associated Press
Son Dakika Haberciliği: The Los Angeles Times
Araştırmacı Gazetecilik: Tampa Bay News’ten Leonora LaPeter Anton ve Anthony Cormier ile Sarasota Herald-Tribune’den Michael Braga
Açıklayıcı Habercilik:ProPublica’dan T. Christian Miller ve Marshall Project’ten Ken Armstrong
Yerel Habercilik: Tampa Bay Times
Ulusal Habercilik: The Washington Post
Uluslararası Habercilik: The New York Times’tan Alissa J. Rubin
Makale: The New Yorker’dan Kathryn Schulz
Yorum: The Boston Globe’dan Farah Stockman
Eleştiri: The New Yorker’dan Emily Nussbaum
Özel Haber: Sun Newspapers’tan John Hackworth ve Florida’dan Charlotte Harbor
Karikatür: The Sacramento Bee’den Jack Ohman
Son Dakika Fotoğrafçılığı: The New York Times’tan: Mauricio Lima, Sergey Ponomarev, Tyler Hicks ve Daniel Etter ile Thomson Reuters’ın fotoğrafçılık ekibi
Özel Haber Fotoğrafçılığı: The Boston Globe’dan Jessica Rinaldi
Kurgu: Viet Thanh Nguyen’ın ‘The Sympathizer’ kitabı
Drama: Lin-Manuel Miranda’nın Hamilton oyunu
Tarih: T.J. Stiles’ın ‘Custer’s Trials: A Life on the Frontier of a New America’ kitabı
Biyografi ya da Otobiyogafi: William Finnegan’ın ‘Barbarian Days: A Surfing Life’ kitabı
Şiir: Peter Balakian’ın ‘Ozone Journal’ kitabı
İnceleme: Joby Warrick’in ‘Black Flags: The Rise of ISIS’ kitabı
Müzik: Henry Threadgill’in ‘In for a Penny, In for a Pound’ eseri
8 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Cressida

Cressida

@cressida

Yapay zekanın yazdığı roman, edebiyat ödüllerinde finale kaldı paylaşım fotoğrafı
Yapay zekanın geliştirilmesinin ardından birçok meslek grubu, işlerini kaybetme korkusuyla karşılaştı. Ancak bu meslek gruplarından birinin "yazarlık" olabileceği birçoğumuzun aklına gelmezdi. Yapay zeka, son olarak edebiyat dünyasına da girdi. Japonların geliştirdiği bir yapay zeka programı geçtiğimiz günlerde kısa bir roman yazdı. "Bir Bilgisayarın Roman Yazdığı Gün" adlı bu roman, Japonya'da düzenlenen ulusal bir edebiyat yarışması olan Hoshi Shinichi'ye katılarak finale kalmayı başardı.

Hoshi Shinichi Edebiyat Ödülleri son birkaç yıldır teknik olarak insan dışı uygulamalara açık olsa da ilk yapay zeka katılımcısını bu yıl aldı. Yarışmaya katılan 1450 eserden 11 tanesinin en az bir bölümü insan dışı uygulamalar tarafından yazıldı. Bunlardan biri de Hitoshi Matsubara'nın geliştirdiği ve finale kalmayı başaran yazar robot. Hitoshi Matsubara, ekibiyle beraber bazı kelime ve cümleler seçerek romanın parametresini oluşturmuş ve devamını getirmesi için işi yapay zekaya bırakmış.

Robotun yazdığı romanı şaşırtıcı derecede başarılı bulan Japon bilim kurgu yazarı Satoshi Hase'ye göre roman çok iyi kurgulanmış olsa da karakter tasvirleri gibi bazı konularda yetersiz kalması birincilik ödülünü kaçırmasına sebep olmuş. Neticede yapay zekanın, kendisini yaratan kişinin çizdiği sınırlar içerisinde çalıştığını ve insani duygulardan uzak olduğunu düşündüğümüzde karakter tasvirlerinde başarılı olamaması çok da şaşırtıcı gelmiyor. Hitoshi Matsubara ise yapay zekanın potansiyelini insanın yaratıcı zekası ile yarışabilecek düzeye getirebilme konusunda umutlu.
39 beğeni · 11 yorum beğen ikon
Selahattin Dayan (@selahattindayan)
insan böyle bir olaya üzülse mi sevinse mi hiç belli değil
28.03.16 beğen 6 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
çok şaşırtıcı
29.03.16 beğen 2 cevap
Erhan Korkmaz (@muhacirvesselam)
İşimizi de elimizden alacaklar :)
30.03.16 beğen cevap
/ 5