up
ara

Dilara

Dilara

Dilara

@dilaratay

Fethiye Pınara Antik Kenti
Fethiye'deki Likya Yolu üzerinde bulunan antik kentlerden biridir Pınara. Tlos Örenyeri - Tlos Antik Kenti'ne kıyasla doğal afetler yüzünden daha fazla zarar görmüştür. 3 oy hakkına sahip olan 6 Likya kentinden biridir. Likya'nın ünlü okçusu Pandoras'ın kenti olduğu bilinmektedir. Likya dilinde yuvarlak anlamına gelen Pınara, adını tepenin yuvarlak şeklinden almıştır. Likya'nın ünlü kaya mezarlarına bu kentte de rastlıyoruz. Giriş ücretli ve müzekart geçerli. Yönlendirme ve bilgilendirme tabelaları yok. Yolları bozuk ama engebelerle ve zorluklarla dolu olan Likya Yolu'nu yürümeye karar vermiş olanların bunu çok dert edeceğini sanmıyorum. Antik kent meraklılarının mutlaka görmesi gereken kentlerden biri.
Pınara Örenyeri
mekana puan vermedi
4 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Tlos Antik Kenti
Tlos Antik Kenti, Fethiye'nin tarihi güzelliklerinden bir diğeridir. Likya Yolu'na ya da Saklıkent Kanyonu - Saklıkent Milli Parkı'na gidenlerin uğramadan dönmemesi geçmemesi gereken bir Likya kentidir. Yüksek bir tepede bulunur. Kendi gibi manzarası da görülmeye değerdir. Kale surları, antik tiyatro, kral mezarları, kilise kalıntıları şehirden kalan en belirgin kalıntılardır. Özellikle kral mezarları (kaya mezarları) çok etkileyicidir. Bu kadar geniş bir alana kurulmuş olan kentte (Likya'nın en eski ve en büyük yerleşim yeri olduğunu da düşünürsek) henüz gün yüzüne çıkarılmamış daha pek çok tarihi eserin olduğunu düşünüyorum. Eğer tur ile gitmiyorsanız, yani bir anlatıcınız yoksa gitmeden önce tarihi hakkında bilgi edinmenizi tavsiye ederim. Ana yola yakın olduğu için ulaşımı kolay. Saklıkent'ten dönerken yoldan bile görebilirsiniz. Arabadan indikten sonra kalıntılara ulaşmak için biraz yürüyorsunuz. Kaleye çıkmak için ise biraz tırmanmak gerekiyor. Müzekart ile girebilirsiniz.
Tlos Örenyeri
mekana 8 verdi
4 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Dalyan Kaunos Antik Kenti
Kaunos, eskiden önemli bir liman kenti olan fakat zamanla yeryüzü şekillerinin değişmesi sonucunda denizden uzak kalan önemli bir yerleşim yeridir. Dalyan'da bulunur. Engebeli bir tepeye inşa edilmiş olan kentte kale surları, antik tiyatro, kilise, hamam, tapınaklar, çeşme gibi tarihi kalıntılar öne çıkıyor. Bu büyük yapıların haricinde çok sayıda heykel kaidesi, çanak çömlek gibi daha ufak kalıntılar da bulunmuş. Kente ulaşmak için tekne ya da sandala binmeniz gerekiyor. Tekne turlarına katılırsanız izledikleri rota üzerinde bulunan Kaya Mezarları'nın yakınından geçmiş olursunuz. Tekneden indikten sonra biraz yürümeniz gerekiyor. Ulaşım zor gibi görünse de aslında keyifli. Yiyecek ve su bulunmadığı için yanınıza bir şeyler almalısınız. Müzekart ile girilebiliyor.
Kaunos Örenyeri
mekana puan vermedi
8 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Letoon Antik Kenti
Letoon Antik Kenti Fethiye'de bulunmaktadır. Likya Yolu üzerinde yer alan antik kentlerden biridir. UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girmiş olan Letoon'un M.Ö. 7. yüzyılda kurulduğu biliniyor. Mitolojik hikayelere de konu olan kentin adı, Zeustan hamile kalan ve Apollo ile Artemis'in annesi olan Leto'dan geliyor. Kentte Leto, Apollo ve Artemis'in adına yaptırılmış olan üç önemli tapınak bulunuyor. Bunlardan en büyüğü Leto'ya adanmış olandır. Kalıntıların arasında bu üç tapınağın haricinde bir kilise ve bir de antik tiyatro bulunuyor. Likya Yolu'nda yürüyüşe çıkacaksanız Letoon'a da mutlaka uğrayın.
Letoon Örenyeri
mekana 8 verdi
6 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Ölüdeniz'de Yamaç Paraşütü
Yamaç paraşütü denince akla ilk gelen yerlerden biridir Fethiye Babadağ. Atlama pisti yaklaşık 2000 m yükseklikte bulunuyor. Ulaşım araçlarla sağlanıyor. Yol boyunca ağaçların arasından geçiyorsunuz. Yaklaştıkça heyecanınız artıyor ve sonunda zirvedesiniz. Atlama anına kadar biraz paniklemiştim ama sonra manzara karşısında heyecan ve huzur karışımı duygular hissettim. Ölüdeniz'in sonsuz maviliğine karşı süzülmek muhteşemdi. Ölmeden önce herkesin en az bir kere yamaç paraşütü yapmasını öneririm ve bunlardan biri mutlaka Ölüdeniz'de olsun. Babadağ'a gidip de yamaç paraşütü yapmadan dönülür mü? Bence dönülmemeli ama dönen var. Gün batımını ve paraşütçüleri izleyebileceğiniz bir restoran var. Orada takılabilirsiniz. Ama izlemekle kalmayın siz de atlayın derim. Keşke daha önce yapsaymışım diyeceksiniz.
8 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Yıllarca Saklı Kalan Bir Doğa Harikası
Saklıkent, Muğla'nın Fethiye ilçesinde bulunan büyük bir kanyondur. Milli park olarak da bilinir. Adına Saklıkent denilmiş olmasının sebebi sanırım uzun süre keşfedilmemiş olması. Koyununu arayan bir çoban tarafından tesadüfen keşfedilmiş. Bu aralar çok popüler. İki yüksek dağın arasında kalan oldukça dar bir kanyondur. Yaklaşık 15 kilometre uzunluğundadır. Kanyonun bir bölümünde demir yürüme yolları olsa da zaman zaman suya inmek zorunda kalıyorsunuz. Bazı yerlerde dizinize kadar suyun içine girmeniz bile gerekecek. Bu nedenle yanınıza bir deniz ayakkabısı almanızı öneririm. Orada bu tarz ayakkabıları satan birilerine mutlaka rastlayacaksınız. Esnafımız işi biliyor. Yol üzerinde çok şirin balık restoranları, gözlemeciler ve cafeler var. Suyun üzerinde bulunan bu mekanlarda ayaklarınızı serin sulara sokup farklı bir yemek tecrübesi yaşayabilirsiniz. Ben çok beğendim. Defalarca gitsem bıkmam.
7 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Türkiye'nin En Güzel Yürüyüş Yolu Likya
Likya Yolu Türkiye'deki en uzun ve en güzel yürüyüş yoludur. Yaklaşık 500 kilometrelik bir rotadır. Ölüdeniz'in muhteşem manzarası ile başlayan yol, hem harika doğa manzaraları hem de zaman zaman karşılaşacağınız tarihi kalıntılar eşliğinde devam ediyor. Sdyma, Phellos, Apelia, Apollonia yürüyüşünüz sırasında görme şansı yakalayacağınız antik kentlerden sadece birkaç tanesi. Yolu tamamlamak haftalar süreceği için çoğu kişi sadece kısa parkurları yürümeyi tercih ediyor. Uzun bir yürüyüş kondisyon gerektiriyor. 3-4 günlük bir yürüyüş yapmayı planlıyorsanız pansiyonlarda, köylerde konaklayabilirsiniz. Uzun bir yürüyüş için çadır taşımak çok akıllıca olmaz. Çantanızı hafif tutmalı ve yanınızda mutlaka baton bulundurmalısınız. Bazı yerlerde tırmanmanız gerekecek. Batonsuz giderseniz etrafta dal, sopa falan aramaya başlarsınız. Kaybolmamanız için yola işaretler bırakılmış. Dikkatli olduğunuz sürece kolay kolay bu işaretleri kaybetmezsiniz. Manzaraya kapılıp yoldan çok uzaklaşmayın yine de. Son olarak Likya Yolu için en uygun aylar ilk bahar aylarıdır.
Likya Yolu
mekana 9 verdi
7 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Akyaka'nın en güzel koyu. Tek problemi eski haline göre daha kalabalık olması diyeceğim ama artık neresi kalabalık değil ki diyeceksiniz. O da doğru ya! Doğayla tamamen baş başa kalmak imkansız artık günümüzde. O nedenle kulaklarımızı ve gözlerimizi çevremize kapatarak kendimizi soyutlamaktan başka çare yok. Tesislerden büyük beklentileriniz olmasın. Ama deniz çarşaf gibi ve tertemiz. Bu güzel suların keyfini çıkarmak için bazı sıkıntılara katlanmaya değer bence. Vaktinizin çoğunu suda geçirin. Hatta elleriniz buruşana kadar sudan çıkmayın. :) Bir de karşınıza ilk çıkan ve yola yakın olan tesisleri kullanmayın. Daha kuytu köşede kalmış olan ağaçlıklı bir alan daha var. Orası nispeten iyi.
Akbük Koyu
mekana puan vermedi
6 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Akyaka'nın en güzel koyu. Tek problemi eski haline göre daha kalabalık olması diyeceğim ama artık neresi kalabalık değil ki diyeceksiniz. O da doğru ya! Doğayla tamamen baş başa kalmak imkansız artık günümüzde. O nedenle kulaklarımızı ve gözlerimizi çevremize kapatarak kendimizi soyutlamaktan başka çare yok. Tesislerden büyük beklentileriniz olmasın. Ama deniz çarşaf gibi ve tertemiz. Bu güzel suların keyfini çıkarmak için bazı sıkıntılara katlanmaya değer bence. Vaktinizin çoğunu suda geçirin. Hatta elleriniz buruşana kadar sudan çıkmayın. :) Bir de karşınıza ilk çıkan ve yola yakın olan tesisleri kullanmayın. Daha kuytu köşede kalmış olan ağaçlıklı bir alan daha var. Orası nispeten iyi.
Akbük Koyu
mekana puan vermedi
6 beğen · 0 yorum
Dilara

Dilara

@dilaratay

Medeniyetler merkezi Mardin'in mutlaka ziyaret edilmesi gereken en önemli tarihi yerlerinden biridir Deyrulzafaran Manastırı. İçerisinde 52 Süryani patriğinin mezarı bulunmaktadır. "Safran "Manastırı" anlamına gelen Deyrulzafaran Manastırı'nın yapımında safran çiçeklerinin kullanıldığı ve rengini de buradan aldığı rivayet edilmektedir. 4000 yıl önce güneşe tapanlar tarafından küçük bir yer olarak inşa edilmiş ve daha sonra Ortodoks Süryani tapınağına dönüştürülüp büyütülerek bugünkü halini almıştır. Günümüzde Manastır'daki eğitim sürmektedir.

Manastırın girişinde rehber tarafından karşılaşıyorsunuz ve onunla birlikte geziyorsunuz. Kendi başınıza gezmeyi teklif etmeyin, kabul etmiyorlar. Hem tarihini dinlerken gezmek çok daha keyifli. Mardin'e giderseniz mutlaka Deyrulzafaran'ı görün ve hikayesini dinleyin. Manastırın içinde başka bir yerde içemeyeceğiniz farklı bir çay ile yine oraya özgü olan kurabiyeler, kekler yiyip içebileceğiniz bir cafe mevcut. Orada da vakit geçirmenizi ve bu değişik lezzetleri tatmanızı öneririm.
Deyrülzeferan Manastırı
mekana puan vermedi
6 beğen · 0 yorum
/ 2