up
ara

duygu keles

duygu keles

duygu keles

@duygukeles

EGZOTİK VE BÜYÜLEYİCİ
Hiç düşündünüz mü? Bir mâlikanenin insanlar üzerindeki etkisi nasıl olabilir diye.. Wharton Park ve insanlar üzerindeki etkisi…Doğu ve batının sentezi… Aradaki farklar…Geçmişle gelecek arasındaki köprü… Ve bu köprüde yürüyüş yaparken, her ne kadar yavaş adımlarla ilerlemek istesenizde soluk soluğa kalacak olmanız….
Aile bağlarını, arkadaşlığı, dostluğu, aşkı,savaşı ,sadakati ve en önemlisi ANI yaşamanın ne kadar önemli olduğunu görecek,kimi zaman hüzünlenip kimi zaman ise gülümseyecek... Ve sonunda, “Vay Be !” diyeceksiniz.
Ben bu kitabı okumak için biraz geç kaldım. Bu okumaya kıyamadığımdan ötürüydü. Ama siz siz olun,geç kalmayın.
Ve özelikle şu an yaz aylarında iken alıp okuyun bu kitabı. Kitabın mevsimi olmaz ama… Hazır yaz aylarında iken, pencereden içeri girebilecek tatlı bir esinti ile veya dışarıda oturup kitabınızı okurken belki de Tayland’ın o güzelim orkidesinin kokusu burnunuza gelebilir.

Ama şu bir gerçek ki kitap bittiğinde size en yakın bir tur acentasına gidip o egzotik diyarları yerinde görmek isteyeceksiniz.

Kısacası bu kitap mükemmel ötesiydi. Film gibiydi.Ve Pegasus Yayınları’na da bu güzel kitabı bizlerle buluşturduğu için teşekkür ederim.
ataç ikon Orkide Evi
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

VAY BE !
Kitap okumayı seviyorsunuz değil mi ? Peki kitap içinde kitap okumaya ne dersiniz ? Ve bir kez daha kitap sevginizi perçinlemeye.

O zaman ne duruyorsunuz ? Bu kitap tam size göre. Kitap okumayı sevmeyen ya da az seven birine, bu kitabı hediye edin.Ya da o kişinin bu kitabı almasını sağlayın.Ve sonra arkanıza yaslanın ve mucizenin keyfini çıkarın.

Hangi kitaptan mı bahsediyorum? Yakın zamanda Arkadya Yayınları’ndan çıkmış olan Sarah Jıo’nun Elveda Haziran adlı kitabından,tabii ki.

Öncelikle kitabın çevirisi son derece akıcı.Yazı puntosu tam istediğim gibi.Arada yazım yanlışları tek tük var ama onu da nazar boncuğu sayıyorum.

İlk başlarda kitap biraz durağan fakat bu sizin kitabı elinizden bırakmanıza sakın ama sakın neden olmasın.Az sabredip devam ettiğiniz de derinliği olan bir kitabı okuduğunuzu anlayacaksınız.

Bu kitapta; June adlı bir kadının bir gün teyzesi Ruby’nin vefat etmesi üzerine, eski yaşadığı yer olan Seattle’a geri dönmesini,teyzesinin ona bırakmış olduğu mirası kurtarmak için elinden geleni yapmasını ve günlük telaşelerin içerisinde kendisini bekleyen bir sırrın peşinden gitmesini vb heyecan ve merakla okuyacaksınız.

Aynı zamanda; aile,arkadaşlık,dostluk,kardeşlik bağı ve aşk üzerine güzel bir kitap okumuş olacaksınız.

Okurken çoğu zaman; gülümseyecek, kimi zaman duygulanacak kimi zaman ise sinirleneceksiniz.Kısacası birçok duyguyu bir arada yaşayacaksınız.

Kitabı okurken,büyük sır hakkında bir çok kez tahmin yürüttüm.Hatta tamam artık kesin çözdüm ben bu sırrı, dedim. Ama yanılmışım, tahmin ettiğimin ötesinde bişi oldu. Yazar beni ters köşeye yatırdı ve yazarın zekasına ve kurgulama yeteneğine bir kez daha hayran oldum.

Vay be! dedim.İşte budur.

Fazla detaylı bir şekilde yazmakta istemedim çünkü okuyacak kişilerin heveslerinin kaçmasını istemem.

Bu kadar kelime ve cümleden sonra diyorum ki, bu kitabı hiç tereddüt etmeden alıp okuyun hatta okutturun, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Arkadya Yayınları’na bu kitabı büyük bir titizlikle hazırlayıp yayınladıkları için çok teşekkür ederim.Ve bir puan verecek olursam bu kitaba beş üzerinden beş puan verirdim. Sevgiler…
ataç ikon Elveda Haziran
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

BÜYÜLEYECİ İDİ
Yüzümde buruk bir gülümsemeyle okumuş olduğum, İndigo Kitap’tan çıkmış olan Sevginin Büyüsü adlı kitabı çok ama çok beğendim.

Kitap ülkemizde yayınlamadan çok önce, zaten benim ilgimi çeken bir kitaptı. Ama hangi yayınevinin haklarını satın aldığını tabiî ki de bilmiyordum.Sonra aradan zaman geçti ve bir baktım ki yepyeni bir yayınevi olan “İndigo Kitap” bu kitabın yayın haklarını satın almış ve üstüne üstlük, çıkaracakları ilk kitapmış.

Nasıl sevindim anlatamam,çıkacağını öğrendiğim zaman.Kitabın konusunu çok beğenmiştim, tam benim sevdiğim tarzdı.
Ve kitap çıktı, ben durur muyum hemen aldım lakin biraz yoğunluğumdan biraz da bitmemesi için çaba sarfederek,ağır ağır okudum.

Gelelim kitabımıza; öncelikle kitabımızın çevirisi son derece akıcı,yazım hatası sıfır diyebilirim.Yazı puntosunun biraz küçük olması sadece bu kitabın tek olumsuz yanı idi bence.

Kitabımızda; çok ama çok tatlı ve akıllı bir kızımız var adı: CeeCee.(Karşımda olsa yanaklarını sıka sıka öpeceğim bir kız oldu benim için ) Bu kızımız küçük yaştan itibaren ailesi yüzünden,sorumluluklar almaya başlamış ve bu sorumluklarla baş etmeye çalışan biri.Yaşı küçük olmasına rağmen bu sorumlulukları büyük bir olgunlukla çözmeye çalışıyor.Tabi zorlanmıyor da değil.

Bir gün bir olay sonucunda, CeeCee büyük teyzesinin yanına yerleşmek zorunda kalacak ve orada geçmişinin kendisinde yarattığı izleri, yavaş yavaş; teyzesi, teyzesinin arkadaşları,evin bakıcısı ki ne bakıcı ama( Oletta) ve aynı zaman da çok eskiden beri arkadaşı olan Bayan Odell sayesinde silmeye çalışacak.

Bu kitapta; sadece kadınlar ve onların yaşamlarını,olaylara ve insanlara bakış açılarını; masalsı ve büyüleyici bir tat da okumayacak aynı zamanda okurken ,bir yandan hayata bakışınızı değiştirecek,bir çok olay ve cümle ile karşılacaksınız.Hala günümüz de bile geçerliliğini yitirmemiş olan ırk ayrımını da o masalsı tat içerisinde, sıkılmadan okuyacaksınız.

Bir sürü mesaj içeren,herkesin kendince bir şeyler bulacağı bir kitap kısaca.

Kitabı okurken çoğu zaman duygulanacak,çoğu zaman CeeCee’nin bazı varsayımlarına gülecek,çoğu zaman da insanlar arasında yaşananlara kızacaksınız.

Lakin bu kitabı çok seveceksiniz. Bunun garantisini size veriyorum.

Çok fazla detay kitapla ilgili veremiyorum,çünkü detay vererek o büyünün kaybolmasını istemiyorum.

Bu kadar cümleden sonra kısaca diyorum ki; başucu niteliğindeki bu kitabı herkese tavsiye ederim. Ve bir puan verecek olursam tabiî ki de beş üzerinden beş puan veririm.

Son olarak bu kitabı,büyük bir titizlikle biz okurlara sundukları ve yayınladıkları için İndigo Kitap’a çok teşekkür ederim.
ataç ikon Sevginin Büyüsü
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Olimpos Yayınları’ndan çıkmış olan Özge Erkin’in Masum Koza adlı kitabını şu an itibariyle bitirmiş bulunmaktayım.
Bir kitap cidden çok iyi isse güzelse yorum yapmakta çok zorlanıyorum.Her zaman dediğim gibi hakkını veremeyeceğimden ötürü korkuyorum.Ama gene de bir şeyler yazmaya çalışacağım.
Öncelikle yazarımız Özge Erkin’in kalemi çok kuvvetli ,bunu belirtmek istiyorum; kelimelerle ve cümlelerle müthiş bir şekilde oynamış, yazım dili çok akıcı.
Kitabı okurken, zamanın su gibi akıp geçtiğini anlayamıyorsunuz. Tek olumsuz yanını belirteyim; olaylar arasındakı hızlı geçişler,bir kopukluk tabiî ki yok ama hani biraz daha detaylandırsaydı, bazı yerleri daha da güzel olurdu.
Kitapta küçük yaşta babası tarafından tecavüze uğrayan ( her ne kadar saklanmaya çalışsa da ülkemizin sorunlarından bir tanesi ) Hayal adlı kadının; yaşamış olduğu sorunları, erkeklerden intikam almak için aşkı silah olarak kullanmasını, fakat en son savaşı için tüm zırhlarını kuşanırken, Poyraz ile tanışmasını ve ikisinin arasında gelişen şaşırtıcı olayları okuyacaksınız.
Kitap sadece iki karakter üzerine yoğunlaşmayıp,yan karakterleri de anlatan bir kitap.Yan karakterler olan; Aziz Baba ki herkesin böyle bir babaya sahip olmak isteyeceği bir adam. Devran ki keşke herkesin benimde böyle bir abim olsa diyeceği biri.Aslan ve Demet ki böyle güzel, böyle sarıp sarmalayan arkadaşlarımız olsa dedirtecek kişiler .
Aynı zaman da yazarımız olay örgüsü içinde,olaylarla ilgili çok güzel şarkı seçimleri de yapmış.Kesinlikle okurken bir yandan dinlenmenizi de tavsiye ederim.
Kısacası bu kitabı okurken bir yandan duygulanacak- hüzünlenecek bir yandan ise gülümseyeceksiniz.
Bu tarz kitaplar seviyorsanız ve değişik bir soluk almak istiyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Bu kitabı bizlerle buluşturduğu içinde Olimpos Yayınları’na çok teşekkürler. Bir puan verecek olursam beş üzerinden dört puan verirdim.
Sevgilerimle…
ataç ikon Masum Koza
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Öncelikle kitabın çevirisi akıcı, bunda çevirmen Arzu Altınanıt’ın ve editör Tuğçe Nida Hanım’ın büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir kitabı rezil de eden vezirde eden çevirisidir, sonra akabinde kitabın editi , redaksiyonu vb.
Lakin söylemeden de geçemeyeceğim kitapta bir çok yerde bilinmeyen kelimeler mevcuttu.En azından benim bilmediğim kelimeler. Bunlar dipnot düşülebilirdi.Çünkü okurken bir yandan okumak bir yandan o kelimenin anlamını araştırmak yorucu olduğu gibi o an kitabın okuma hızını da düşürüyor. Ve de arada sıra da yazım hataları da yok değildi, vardı. Bunları nazar boncuğu olarak adlandırıyorum.
Kitabın her zaman ki gibi yazı puntosu da gayet iyidi.
Şimdi gelelim kitabımıza. Bu nasıl bir kitaptır ? Bir yandan yüzünüzü güldüren birkaç sayfa sonra sizi duygulandıran. Bir kitap. Aşkın naifliğini satır aralarında bulacaksınız. Hele günümüzle kıyaslarsak böyle bir aşk var mı dedirten bir kitap olacak sizler için.
Aynı zaman da kitapta ; aile bağlarını, arkadaşlığı, dostluğu, bir savaşın insanlar üzerindeki etkisini, fedakarlığı ,sevgiyi ve en önemlisi dediğim gibi aşkın saflığını naifliğini bulacağınız ender kitaplardan bir tanesi.
Kitabın arka kapağında da yazdığı üzere modern “Güzel ve Çirkin” masalı okuyacaksınız lakin masal tadında olmasına rağmen ,okurken aynı zaman da sizi düşündürecek, hayattan dersler verecek nitelikte bir kitap.
Kısacası okurlarına bir şeyler katabilen sırf okuyalım rafa kaldıralım mantığında okuyabileceğiniz bir kitap değil. Hani bazı kitaplar vardır ; okursunuz, aradan belli bir süre geçer bir ıkı yıl vb. Her okuduğunuz da sizin görüş açınıza daha önce okurken fark etmediğiniz anlamlar katar,bu kitapta onlardan bir tanesi bence.
Bu kitap ciddi anlamda insanlara bir sürü mesaj veriyor. Bunlardan bir tanesi; ne oldum değil, ne olacağım demeli insanlar.
Ve yazar ;Fern ve Ambrose isimli iki ana karakterin gözünden; sırf bir insanı güzel yada yakışıklı olduğu için değil, “O” olduğu için sevilmesi gerektiğini, çok güzel anlatmış.
Bu kitabı okumak istiyorsanız, hiç tereddüt etmeden alıp okuyun, diyorum. Film tadında bir kitap okuyacağınızın garantisini veriyorum.
Ve bu kitaba bir puan verecek olursam “5” üzerinden “4” puan verirdim.
Yabancı Yayınları’na da bu kitabı bizlerle buluşturduğu için teşekkür ederim.
Sevgilerimle.
ataç ikon Tersyüz
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Bugün size Epsilon Yayınevi’nden çıkmış bir kitabı yorumlayacağım. Aslında kitabı bitireli birkaç gün oldu ama ben bir türlü yorum yazamadım, şu aralar, biraz rahatsızım, hastane işlerim vs var. Hastaneye gidiyorum geliyorum, geldiği zaman bazen halsiz oluyorum vs derken bir türlü yorum yazmak nasip olmadı.

Aslında bir kitap daha bitirdim onun yorumunu da daha sonra yazacağım. ( En kısa zamanda  )

Şimdi diyeceksiniz ki hangi kitabı okudun ? Epsilon Yayınevi’nden “Mektubunda Diyorsun Ki “adlı kitabı okudum. Ülkemizde çıkmadan çok daha önce ben bu kitabı görüyordum , masmavi kapağı olsun, kitabın türü olsun ilgimi çekmişti. (Ve bizdede orijinal kapağıyla çıktı  ) Sonra kitabı eve gelip araştırdığımda yılın en iyi kitabı olduğunu gördüm . Ve dedim ki bu kitap acaba bizde de çıkar mı ?

Aradan çok kısa bir süre geçti ve Epsilon Yayınevi kitabı çıkaracağını duyurdu, şaka gibi. Ama ben nasıl sevindim anlatamam, sevinç nidaları attım vs 

Kitap çıktı ve kaçar mı benden, alıp okumaya başladım. Öncelikle,kitap mektuplardan oluşan bir roman. Kitabın dili çok akıcı, tabiî ki bunda çevirmenin ; Duygu Filiz İlhanlı ve de editörlüğünü üstlenen Elif Dinçer Hanım’ın vs büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.Ve kendilerini tebrik ediyorum.

Kitabı yazar , yazar ama okurken bize o duyguları asıl yansıttıran kişiler çevirmen , editör ve redaksiyon üçgenidir.( Bu her kitapta geçerli )
Kitap,yıllarca sürecek yazışmaları ateşleyen bir mektupla başlıyor .Karakterlerden; Elspeth Dunn şair ve şiirlerine ilgi duyup ona mektup yazarak, şaşırtan David adında bir adamla tanışıyor. Hatta bu adam kendinden birkaç yaş küçük .Aralarında gitgide mektuplar sayesinde bir yakınlık başlıyor ve bu yakınlık zamanla aşka dönüşüyor . ( tabi aşama aşama olaylar nasıl gelişiyor bunu ancak kitabı okuyarak görebilirsiniz , çünkü en ufak bir detay bir sonraki detayın neden ve sonucu , bu da kitabın büyüsünün bozulması demek maalesef ve zaten kitap kalın bir kitap da değil ; yazar her şeyi tadında bırakmış )
Mektuplarda ; aile bağlarını, arkadaşlığı dostluğu , savaşın getirilerini – götürülerini, insanlar üzerinde ki etkisini, fedakarlığı, sevgiyi ve aşkın naifliğini, saflığını buluyorsunuz.

Kitap aynı zaman da geçmiş ve gelecek arasında da köprü görevi görmüş. Ama okurken asla bir kopukluk yaşamadan okuyabiliyorsunuz ve sizi yormuyor.

Kimi zaman duygulanarak kimi zaman yüzümde bir tebessümle bu kitabı okudum.
Ve hiç abartısız şunu diyebilirim yılın en iyi kitabı değil , gelmiş geçmiş en iyi kitaplardan bir tanesi.

Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız hiç ama hiç düşünmeden alıp okuyun derim .

Kısacası benim için muhteşemdi. Bu kitaba kaç puan vereceksin derseniz , puan vermiyorum. Gökteki tüm yıldızları ayağına seriyorum ..
Ve bu kitabı bizlerle buluşturduğu için Epsilon Yayınevi’ne çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler…
ataç ikon Mektubunda Diyorsun ki
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Nemesis Kitap’tan çıkmış olan “Belinda Alexandra’nın Güller İçinde Yalnız” adlı kitabını okuyup bitirdim.
Kitabı , on beş – yirmi günlük bir süreçte okudum.Böyle uzun bir sürece yayma sebebim ; kitabın tarihi bir kurgu üzerine oturtulmuş olması. Ve ben tarihi veya tarihi kurgu kitaplarını okurken kitapta bilmediğim konular varsa internetten de araştırarak ve okuyarak daha fazla bilgi edinmeye çalışırım.

Yoksa kitabın çevirisi gayet iyi.Akıcı bir şekilde okunuyor, yazım hataları nadir de olsa var. Ama bu sizi okurken rahatsız etmiyor .

Bu kitap hakkında diyebileceğim en önemli unsur; bu kitabı kafanızı dağıtmak için okuyamazsınız , öyle düşünerek başlarsanız hayal kırıklığına uğrarsınız. Çünkü kitabımız her ne kadar masalsı bir tatta başlasa da sayfalar ilerledikçe olayların içine ki bu olaylar, tarihi olaylar, girmeye başlıyor.
Kitapta ; bir gün bir bebek, Kurt lakaplı biri tarafından manastıra bırakılır , bu bebek ki ismi Rosa , rahibeler tarafından büyütülüp, yetiştirilir ve 15-16 yaşlarına geldiğinde manastırdan ayrılmak zorunda kalır ve zengin bir ailenin çocuğuna , müzik dersleri ve yabancı dil dersleri vermek için mürebbiye olarak gider .Gideceği yer bir villadır. Bu öyle bir villadır ki daha önce yaşanmış olaylara ve gelecekte yaşanacak olan olaylara şahit olacaktır. Bir nevi gizemli bir villa diyebilim .Özellikle evde yaşayan ve markiz çok gizemli ve tuhaf insanlardır. Ve markiz , Rosa için hayatı çok çekilmez kılacaktır.Rosa’nın hayatı, bu villaya gelmesiyle birlikte tamamen değişir . Olaylar yer bakımından İtalya ‘da geçmekte; Floransa eyaletinde. O zamanlar İtalya’nın başında Mussolini adlı bir diktatör var. Kendisinden başka kimseyi düşünmeyen bencil bir adam. ( adı üzerinde diktatör ) Ve İkinci Dünya Savaşı. Almanlar ve Naziler’in devreye girmesi ,İtalya ve Almanlar arasında ki gelgitler , villada ki yaşamı ve diğer insanların yaşamını etkileyecektir.Özelikle Rosa’nın yaşamını .
Faşistlerin insanlara zulümleri, antifaşistlerin , partizanların ülkeyi kurtarma çalışmaları ve ülkeyi kurtarma aşamasında Rosa’nın oynayacağı faktör .

Devletin savaştan sonra ki durumu , Rosa’nın hayatıyla ilgili bildiğini sandığı fakat bilmediği gerçekler,sürprizlerle dolu yaşamını okuyacaksınız .( Fazla detay verip hevesinizi kursağınızda bırakmayayım )
Şahsen kitabı okurken her sayfasını merakla okudum , nefes nefese. Ve kitapta bana göre hiç gereksiz bir detay yoktu , her bir olay diğer bir olayın nedeni ve sonucuydu. Ayrıca kitap sizi ters köşeye yatırıyor, hiç beklemediğiniz olaylar gelişiyor ve sürprizler sizi bekliyor .
Bu kitap bana göre 2014 yılının en iyi kitaplarından olmaya aday hatta sadece 2014 yılı değil, kült bir kitap olmaya aday. Zaten çıkmasını heyecanla beklemiştim. İyi ki beklemişim iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu .

Ama dediğim gibi kafa dağıtmak için okuyayım mantığıyla başlar ve okursanız sizin için olumsuz bir sonuç ortaya çıkabilir. Her sayfası dolu dolu bir kitap. Bence tarihi kurgu sevenlerin okuması ve kütüphanesinde bulunması gerektiğini düşünüyorum.

Kitabın tek olumsuz yanı ; bir sürü karakter ve olayı içinde barındırdığından akılda tutmak azıcık zorlaşabiliyor. O yüzden de yavaş okuyabiliyorsunuz .
ataç ikon Güller İçinde Yalnız
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Bob’un Dünyası adlı kitap , Sokak Kedisi Bob’un devamı niteliğinde , ilk kitapla az da olsa bağlantı var , yazar geçmişte şunu yapmıştım dediğin de aaa ne yapmıştı acaba dememek için , ilk kitap okunmalı . Ama bağımsız da okunabilir .

Çevirisi son derece akıcı idi . Yazım hatası yok denecek kadar azdı . Yazı puntosu her zaman belirttiğim gibi benim için çok önemlidir, yazı puntosu da gayet iyi di.Sayfa kalitesi de.Ayrıca kapakta çok tatlıydı . Yani kitap,titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu belli ediyordu .

Bu kitapta ; yazarımız James Bowen hem kendi dünyasında ki olayları hemde kedisi Bob ile birlikte yaşamış olduğu iyi – kötü , duygusal – neşeli anıları kaleme almış .Kitapta aynı zaman da , aile , arkadaşlık ve dostluk ilişkilerini , sevgiyi, inancı , umudu ve sadakat konuları işlenmiş .
Bir insanın en dibe vurduğu an da, yaşamına girecek küçük sevecen bir varlıkla(buradaki varlık Bob tabiî ki  ) hayatının nasıl değişebileceğini okurken kimi yerde duygulandım kimi yerde gülümsedim .

Bu kitabı okuyan herkes ,kendine özgü dersler çıkarabilir. Ve hiç kedi sevmeyen biri bile kucağına bir kediyi alıp sevmeyek isteyebilir.Özellikle Bob gibi bir kediyse …

Kısacası ,ben bu kadar içten bir anlatımı olan bu kitabı çok sevdim . Ve okumak isteyen herkese tavsiye ederim .

Bu kitabı bizlerle buluşturduğu için Yabancı Yayınları’na da çok teşekkür ediyorum .Saygılarımla…
ataç ikon Bob'un Dünyası
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Bu kitap için ne yazsam az kalacak , öncelikle onu belirteyim , abartmıyorum bilginize.
Kitap daha piyasaya çıkmadan önce çok sevgili Ütopik Kızların Günlüğü(blog tur) tarafından çok merak uyandıracak bir şekilde tanıtıldı .Tabi bu tanıtımlar benim üzerimde de etkili oldu.
Neyse. Öncelikle kitabın çevirisi çok ama çok akıcı .Arada tek tüm yazım hataları vardı.Ama o bir nazar boncuğuydu bence . Yazı puntosu ki bu benim için önemli bir kıstas, boyut olarak da gayet iyidi .

Sadece Dex’tan minik bir ricam var; lütfen kitap kapaklarını biraz daha sert kapak yapsınlar.O kadar titiz okumama rağmen en ufak bir kıvrım olunca halimi düşünün diyorum  Bu bir minik ricaydı .

Gelelim kitaba ; kitap masal tadındaydı açıkçası , büyüklere masallar diyebileceğim tarzda bir kitaptı. Konusuna kısaca değinecek olursam ; Joss adlı bir kadın var.Joss yaşadığı üzücü bir olay sonucunda kendi içine kapanık , fazla insanlarla sıkı fıkı olmayı sevmeyen bir tip .Ve Joss bir gün taksi beklerken aynı anda bir adamla taksiye binmesi sonucu ki bu adam Braden , hayatı yavaş yavaş değişecektir. Bu değişim inişli çıkışlı bir hayatı da beraberinde getirecektir. (okuyun görün )
Kitapta ; aile , arkadaşlık – dostluk ilişkilerini, aşkı- sevgiyi , sadakati , insanların geçmişte yaşadıkları sorunları ve bu sorunları aşmaya çalışmalarını vb. yazar “Samantha Young” çok güzel bir şekilde ele almış.Tabi akıcı okumamız da çevirmenin ve editörlerinde payı büyük.

İlk defa bir kitabı okurken gecenin bir yarısı kahkahalarla güldüm karnıma ağrılar girdi. Kimi zaman da hüzünledim .Kimi zaman sinir oldum . Bir sürü duyguyu , bir arada yaşatan bu kitabı ben çok beğendim .

Ve devamını umarım çok beklemeden okumak nasip olur . Okumak isteyenlere tavsiye ediyorum lakin lütfen +18 yaşından küçükler okumasın .Çünkü kitapta erotizm de mevcut . Rahatsız ediyor mu aşırı derece de ? Hayır, lakin küçük yaş grubunun okumaması taraftarıyım .

Bu kitaba bir puan verecek olursam yüz üzerinden bin beş yüz verirdim .
Son olarakta bu kitabı bizlerle buluşturduğu için önce Dex Kitaba , sonrasında bana bu kitabı hediye ettiği için , “O” kişi kendisini biliyor , çok teşekkür ederim.Saygılarımla
ataç ikon Dublin Caddesi
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
duygu keles

duygu keles

@duygukeles

Arkadya Yayınları’ndan çıkmış olan Lucy Kevin’in Düğün Hediyesi adlı kitabını okuyup bitirmiş bulunmaktayım .

4 Düğün 1 Fiyasko adlı serinin ilk kitabı olan “Düğün Hediyesi “; kapağı , iç kapağı , çevirisi ve yazı puntosuyla dört dörtlük bir kitaptı .Titiz bir çalışmanın ürünü olduğu belliydi .

Kitap’ta ; Julie adlı bir kadının bir gün bir eleştirmenin Andrew Kyle ‘ın verdiği bir puan yüzünden restoranının kapanması ve bunun akabinde Rose’un Köşkü adlı mekan da bir düğün için iş bulması ve bu işi elinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışmak istemesi , fakat hiç beklenmedik bir sürprizle karşılaşması ve bu sürprizin onun hayatını değiştirmesini konu alan bu kitabı okurken , çok eğlendim.

Kısa metrajlı 100 dakikalık bir romantik komedi filmi izliyormuşum hissine kapıldım. Hatta kitabı okurken , konusu biraz daha farklı olan bir film aklıma geldi , başrollerinde Catherine Zeta Jones , Aaron Eckhart ‘ın oynadığı Aşkın Tarifi filmi ( No Reservations ) .

Kitap zaten çok kalın bir kitap değil , fazla da yorum yazamıyorum , yazabilirim lakin bu sefer detaya kaçmış olurum.Bu da okuyacak kişiler için iyi olmayabilir , hevesleri kursaklarında kalmasın .

Aynı zaman da kitaptan alınabilecek nasihatler de mevcut .

Kısacası ben bu kitabı beğendim . Okumak isteyenlere tavsiye ederim .

Son olarakta , bu kitabı bizlerle buluşturduğu için ARKADYA YAYINLARI’NA çok teşekkür ediyorum.Devamını da bekliyor olacağım .Kitaba da bir puan verecek olursam 10 üzerinden 8 puan verirdim .
ataç ikon Düğün Hediyesi
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum
/ 4