up
ara

Ergün Çil

Daha ilkokulda başladım okumaya. Babam köy ilkokulu öğretmeni olduğundan ve yaz tatilinde bütün köy çocukları bağa, bahçeye, yaylaya gittiğinden hiç arkadaşım olmazdı, ama kocaman bir okul kütüphanesi vardı. İki köy değiştirdik. Tüm kitaplığı okuyarak bitirdim mecburen. Hatta köylüler için olan kitapları bile okuduğumu hatırlıyorum. Tarım, arıcılık ve hayvancılık kitapları, casus romanları, efelerin veya yağlı güreşçilerin biyografilerileri vb. O zamandan beri de okuyorum...
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Balıkların neden kuyrukları dikey de balina ve yunuslarınki yatay? paylaşım fotoğrafı
Balıkların neden kuyrukları dikey de balina ve yunuslarınki yatay?
10-15 gün kadar önce bu soruyu sormuş ama yanıt alamamıştım.
Canlılık denizlerde başladı ve ilk çok hücreli canlılar balık öncesi yumuşakçalar ve sonra omurgalı balıklar olarak evrimleşti. Balıkların ya da balık benzeri tüm canlıların bu nedenle kuyrukları dikey ve hareketleri sağa sola olmaktadır. Canlılar karaya geçip yüz milyonlarca yıllık aşamalardan sonra memeliler evrimleştikten sonra balina, fok ve yunus gibi memelilerin bazıları tekrar su yaşamına döndüler. Artık balıklar gibi dikey kuyrukları olmadığından işe yaramayan arka ayakları evrimleşerek kuyruk haline geldi. Bu nedenle de kuyruk hareketi yatay değil dikey olmak zorunda kaldı. Bu aşamalar fosil kayıtlarıyla belgelenmiştir. Fotoda gördüğünüz gibi zaman zaman gazetelerde 3. sayfa haberi olarak yayınlanan garip hayvan ve yenidoğan bebek fotoları bu evrim sürecinin sapmalarından oluşmaktadır.
Bak: Yaşam, Evrim ve Biz: yazar Prof. Dr. Tamer Kaya
1 yorum
Red Red (@khaos)
Sn. @ergun-cil, "evrim" yaşamın kaynağını açıklayamadığı sürece daha iyi açıklaması olan bir yaratıcı gücün varlığı insanlık üzerinde her daim etkin olacaktır. Evrim bir noktadan sonrasını geliştirebiliyor. İnsanları buna inandırabilmek için yaşamın denizde başladığını belirtmenin ötesinde nasıl başladığını şüphe götürmez bir gerçeklikle ortaya koymak gerekir ki ben bunu göremiyorum. Paylaşım ve bilgi için teşekkürler.
11.03.17 beğen 1 cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

ATATÜRK ve ANZAK GENERALİ (GERÇEK BİR HİKAYE) paylaşım fotoğrafı
ATATÜRK ve ANZAK GENERALİ (GERÇEK BİR HİKAYE)
Siyah beyaz fotoğrafa bir bakın önce. Bir cenaze töreni yapılıyor. Tabloya bakılırsa önemli biri olmalı. Balkonda ise tabutta yatanı selamlayan bir asker var. Kıyafetine bakılırsa Türk değil gibi. Ama yüksek rütbeli bir asker olduğu belli. Hadi gelin bu adamın hikayesine kulak verelim. Bu adamın duygu dolu ibretlik hikayesine.
devamını okumak için tıklayınız:

http://erguncil.blogspot....gercek-bir.html
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Balıkların kuyrukları neden farklı? paylaşım fotoğrafı
Balıkların kuyrukları neden farklı?
Tüm balıkların kuyrukları dikey ve hareketi iki yana doğru iken, neden balina, yunus ve fokların kuyrukları yatay ve hareketi aşağı yukarı doğrudur acaba???
EK 1: Beğeni değil yanıt bekliyoruz... :) 03.03.17
7 yorum
Lotus (@lotus)
Kütlesel ağırlıklarından dolayı mı ki :O
04.03.17 beğen 1 cevap
Elif duygu petenkaya (@elifduygu)
Balık değil de memeli hayvan oldukları içindir belki, morfolojik benzerlik falan ..
04.03.17 beğen 4 cevap
Sinan Ateş (@sinnates)
Hep merak ettiğim ama hiç araştırmadığım bir konu..
04.03.17 beğen 1 cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

TEK TAŞINI HERKES KENDİ Mİ ALSA ACABA??? paylaşım fotoğrafı
TEK TAŞINI HERKES KENDİ Mİ ALSA ACABA???
Böyle bir kız var mıdır sizce? Bence ütopik bir beklenti... Tamam okumayı çok seven kızlar vardır kabul ama tektaş yüzüğün yerini hiç bir şey tutamaz bence de... Altında ne gizli anlamlar var onun... :)
14 yorum
Ergün Çil (@erguncil)
Haa bir de kabul etmemesinin altında, çocuğun tipi de rol oynuyor olabilir? :)
05.02.17 beğen 2 cevap
Zeynep (@zeynep3)
@ergun-cil ben deger atfedilen madenlerle gonul calmaya calisanlara karsiyim, kitap almadi diye trip atmam ama pirlanta alirsa trip atabilirim :)
05.02.17 beğen 1 cevap
Almadığı kitaptan başlayalım bence düşünmeye :)
05.02.17 beğen 1 cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

BEKTAŞİLİK VE HACI BEKTAŞ VELİ paylaşım fotoğrafı
BEKTAŞİLİK VE HACI BEKTAŞ VELİ
Bütün tarikatlar, Şamanizm’den gelen bir alışkanlıkla keramete ve tarikat büyükleri ile ilgili menkıbelere büyük önem vermişlerdir. Bu yüzden Hacı Bektaş-ı Veli’nin de gerçek hayatının dışında bir de efsanevi kişiliği ve bu hayatın kerametlerle süslenmiş bölümleri vardır. Hacı Bektaş-ı Veli hakkında bilgi veren en eski kaynaklar arasında yer alan Vilayetname ve diğer birçok eserde dile getirildiği gibi, Hacı Bektaş-ı Veli’ye olağanüstü güçler atfedilmektedir. Kendisinde olan manevi güçten kaynaklanan ve kendisine ait kerametler olarak da gösterilen bu rivayetlerden bazıları şunlarıdır: ” Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli, istediği anda dağları yürütüp, taşları, kayaları konuşturmaktadır. Bir anda birçok yerde görünebilmekte, çok uzun mesafeleri çok kısa zamanda kat edebilmektedir. Bastığı yerde kayalar un gibi ezilmekte veya bastığı taşlarda ayaklarının izleri kalmaktadır. Yıkılan duvarları eliyle doğrultmakta, bütün gemileri kurtarmaktadır. Susuz yerlerden su fışkırtmakta, dua ve himmetiyle olmayacak şeyler vuku bulmaktadır. Yerine göre güvercin ve şahin olup silkinince insan şekline dönmekte, darı ve susam yaprağı üzerinde namaz kıldığı rivayet edilmektedir. Yırtıcı ve vahşi hayvanları zararsız hale getirdiği, ölüleri dirilttiği, denizde batmadan yürüdüğü, suyu kan haline dönüştürdüğü haber verilerek yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığı inancı dile getirilmeye çalışılmaktadır. Böylece kendisine olağanüstü bir güç atfedilmektedir.

Yeniçeriler arasındaki yakınlığı kuvvetlendirdi. Yeniçerilerin; " Allah, Allah! İllallah! Baş üryan, sine püryan, kılıç al kan. Bu meydanda nice başlar kesilir. Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan! Kulluğumuz padişaha ayan! Üçler, yediler, kırklar! Gülbank-i Muhammedi, Nur-i Nebi, Kerem-i Ali... Pirimiz, sultanımız Hacı Bektaş-ı Veli..." diyerek savaşa başlamaları ve Bektaşi tarikatına girmeleri adet haline geldi.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin düşüncesinde, insana kıymak büyük bir günahtır. Cihat veya gaza denilen savaş ise, insanın kendi nefsiyle yaptığı savaştır. Bektaşi düşüncesinde en büyük düşman, insanın içinde bulunan kötü arzular, kötü düşüncelerdir. İşte bunların tepelenmesi bir insan için birinci görev sayılmıştır. Bu böyle iken, Osmanlılar tarafından Hacı Bektaş-ı Veli’nin saldırgan bir ordu olan Yeniçerilerin piri kabul edilmesi, bir ironidir.

Hacı Bektaş Veli’nin halifeleri, onunla birlikte Horasan’dan Anadolu’ya gelmiş olan Sarı Saltuk Dede Rumeli’nde, Abdal Musa Sultan Elmalı’da, Karaca Ahmet Sultan İstanbul’da ve Akhisar’da, Akça Koca Akyazı’da, Barak Baba Bigadiç’te, Hızır Samut Bozok’ta Yozgat’ta, Sultan Şüca Eskişehir’de, Hacım Sultan Uşak’ta, Taptuk Emre Sakarya bölgesinde, Geyikli Baba Bursa’da inançlarının, gelişip kök salması için çalışmışlardır.

ANADOLU MERKEZLİ TARİH /ESİN-ARDA KISAKÜREK
1 yorum
Muhayyel (@balanced)
Hacı Bektaş-ı Veli’nin düşüncesinde, insana kıymak büyük bir günahtır. Cihat veya gaza denilen savaş ise, insanın kendi nefsiyle yaptığı savaştır. Bektaşi düşüncesinde en büyük düşman, insanın içinde bulunan kötü arzular, kötü düşüncelerdir. İşte bunların tepelenmesi bir insan için birinci görev sayılmıştır. Bu böyle iken, Osmanlılar tarafından Hacı Bektaş-ı Veli’nin saldırgan bir ordu olan Yeniçerilerin piri kabul edilmesi, bir ironidir.
24.03.18 beğen cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

ÖNSÖZ OKUNMALI MI? paylaşım fotoğrafı
ÖNSÖZ OKUNMALI MI?
Önsözler ve kitapların arka kapakları zor okunur ama kitaba başlamadan önce mutlaka okunmalı. Spora başlamadan önce ısınmanın şart olması gibi. Biz Türkler (ben de dahil) ısınmayı da sevmeyiz, alıştırma da yapmayız, önsözden de sıkılırız, antrenmandan da hoşlanmayız, hemen maça başlamak isteriz. Önsevişmeden hiç bahsetmeye gerek yok zaten.
4 yorum
tabula rasa (@tabularasa)
“Her kitapta önsöz, hem ilk hem de son şeydir. Ya eserin amacını açıklamak için yazılır, ya da onu haklı göstermek, eleştirmelere cevap vermek için. Ama okurlar, genellikle, ne ahlaki amaçlarla ne de eleştirilerdeki saldırılarla, ilgilenirler; onun için de önsözleri okumazlar. Yazık ki her yerde böyledir bu, özellikle bizim ülkemizde. Halkımız hâlâ öyle toy, öyle saftır ki, sonunda "kıssadan hisse" çıkaramadığı bir öyküyü anlamaz. Bakarsınız gülünç bir yeri atlar, bir hicvi kavrayamaz; yani kötü yetiştirilmiştir kısacası. Saygıdeğer bir kitapta olduğu gibi, saygıdeğer bir toplulukta da aşağılamanın yeri olmadığını daha öğrenmemiştir; çağdaş eğitimin çok daha keskin bir silah yarattığını, bu silahın da, görünmez olmasına rağmen, dalkavukluk kılığına bürünerek tam hedefi bulan, kaçınılmaz, öldürücü bir silah olduğunu bilmemektedir.“
Zamanımızın Bir Kahramanı adlı eserin önsözünden.
22.01.17 beğen 7 cevap
€ROS (@doktorno)
karikatürdeki tip aynı ben ya valla aynı.aşamıyorum önsözü
22.01.17 beğen 1 cevap
Lotus (@lotus)
Aynen katıliyorum ki çok net örnegini bundan önceki kitapta fark ettim. Kitabı okuyan arkadaşım kitapla ilgili çok önemli bir notu bilmiyordu ve ben şok :)
22.01.17 beğen 1 cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

İLERİYİ GÖREN SÖZLER: paylaşım fotoğrafı
İLERİYİ GÖREN SÖZLER:
Sahih-i Buhari’den bir hadis:
- “Gün gelecek camiler çoğalıp dolup taşacak lakin içinde bir tane bile gerçek müslüman olmayacak.”
Türkiye'de cami sayısı 100.000 civarında, ama ahlak giderek azalmakta...

Giordano Bruno:
- “Tanrı iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır... Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı’yı kullanır.”
Bunu da dini siyasete alet ederek, kendi çıkarları için kullanmakta nitekim...
2 yorum
Red Red (@khaos)
Bruno güzel demiş fakat inanarak gerçek Tanrı'nin sözleriyle hareket edenlerle bunu kendine yontanlar, aynı cümlelerle konuşuyor. Kim gerçek, kim yalan! Ayrımına varamayanlar, tuzağa düşenler günahkâr sayılır mı? Gaflet mazeret olabilir mi? Mantıksız olabilir belki, sadece "düşündüm."
22.01.17 beğen cevap
Ergün Çil (@erguncil)
Yaşar Nuri der ki: "Bir ayet: Aklınıza ve mantığınıza uymayan vahiy bile olsa inanmayın, akla ve mantığa uymayan benden gelmiş olamaz." Ben bunu uyguluyorum. Yanıldığımı pek görmedim... Belki nadirdir...
22.01.17 beğen 2 cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

OKUMAK VE YAZMAK paylaşım fotoğrafı
OKUMAK VE YAZMAK
Bu kadar senedir okuyorum, artık ben de yazayım dedim. Daha önce de 10'dan fazla kitaba bölüm yazmıştım ama genelde mesleki konularda. İki kitaba da mesleki anılarımı 5-10 sayfalık bölümler halinde yazdım. Bu sefer çok iddialı bir kitabın editörlüğünü üstlendim. İki yardımcı arkadaşım ve 20'den fazla yazarın katkıda bulunduğu "Cumhuriyet tarihinin yazılmış en iyi Çocuk Hastalıkları Muayene Kitabı"na editörlük yaptım. Ayrıca iki konusunu da ben yazdım. Tam 1.5 yıldır her gün 4-6 saatimi buna ayırarak elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Neokur üyelerinin %99'una hitap etmez sanıyorum ama "tıp fakültesi öğrencisi, çocuk hastalıkları ihtisası yapan, çocuk doktoru olan hatta çocuk öğretim üyesi olan" herkese yararlı olacağından hiç kuşkum yok. Böyle tanıdıklarınız olursa hiç tereddüt etmeden tavsiye edebilirsiniz. Benzer 2-3 kitaptan çok daha bilimsel, çok daha eğitici ve hatta en ucuzu. Çünkü bilimden para kazanılmaz, kazanılamaz, özellikle de Türkiye'de. Amacımız mümkün olduğunca çok kişiye ulaşmak ve çok kişiye yararlı olmak, dolayısıyle sizlerin çocuklarınıza bakacak doktorların doğru ve net bilgiler alabilmesi... İlginiz için teşekkürler...
8 yorum
Kurtok (@kurtok)
Ilk yorum benden. Teşekkürler.
17.01.17 beğen 2 cevap
Gülcan (@gulcann)
Tebrikler Ergün abi. Bol okuyucusu olur inşallah :)
17.01.17 beğen 2 cevap
Kumral Ada (@kumralada)
Hayırlı olsun kitabınız
17.01.17 beğen 3 cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

ŞEHİTLİK NE Kİ? paylaşım fotoğrafı
ŞEHİTLİK NE Kİ?
Şehitlik; hak,adalet ve iyilik uğruna ölmek elbet yüce bir makam. Ama günümüzde beceriksizliğin, yeteneksizliğin, cehalet ve ihmalin örtülmesi ve kitlelerin afyonlanması için kullanılıyor. Küçük kızlar diri diri yanıyor, gencecik insanlar parçalanıyor, yüzlerce madenci diri diri gömülüyor. Ne de şanslılar diyecekler utanmasalar. Zırhlı arabalarla, onlarca bazen yüzlerce korumayla gelip, şehit edebiyatı yapmıyorlar mı? "Böyle bir şehadete siz de ulaşırsınız inşallah" diyesi geliyor insanın. Siz direkt cennete gidin, bizi merak etmeyin başımızın çaresine bakarız. Bu arada hiç birinin oğlu veya bir yakını, ya askerlik yapmamış, yaptıysa da en lüks yerlerde yapmış kişilerin şehitlik edebiyatı yapması hiç mi hiç inandırıcı gelmiyor...
8 yorum
volkancan (@akordeon)
ergün dostum hangi uğur bır ınsanın artık nefes alamamasından daha kıymetlı olur ki?sen ölümler bitsin mi diyorsun?yoksa bırazda zengınler deölsun mü diyorsun?ölümün adının şehitlik olarak koyulmasına karşı cıkmak için bırazda başka kesım ölsun dıyerek mı elştırıyorsun?sistemı belli sömurenler belli.NARODNİK bır bakış acısı şehitlik dıye adlandırılan kıyımları çözmeye yetmez dostum.
06.01.17 beğen cevap
Ergün Çil (@erguncil)
Ben ölümlerin şehitlik adıyla kutsallaştırılıp sorumluluktan kaçmaya karşıyım... Ben doktorum, o zaman da kendi beceriksizliğimden ölen hastalara "şehit oldu, naapalım, kaderi böyleymiş" desem olur mu? Hiç mi sorumluluğu yok bu kadar yetkilinin. Biz hatalı bir işlem yaptığımız zaman "malpraktis" yasası gereği 300-500.000 tl tazminat ödeme riski ile çalışırken, yüzlerce, binlerce kişinin ölmesiyle sonuçlanan olaylarda neden hiç bir sorumlu yok...
06.01.17 beğen 1 cevap
volkancan (@akordeon)
(Şehitlik; hak,adalet ve iyilik uğruna ölmek elbet yüce bir makam)yücelediğin bir makam üzerınde sorumlu ararken,elınde yanlış bır materyal olduğu surece yapamazsın dostum.şehit sözunun vahşetın üstünü örtmekten,kayıp sakinlerını ve toplumu bır morg'a yerleştırıp kokmamasını sağalayan bir ifade olduğunu kabul etmeden,alın sizde bu acıyı yaşayında bızı anlayın demek doğruya göturmez kımseyı.aynı anadan cıkmış ıkı erkek ıkısı de ÇAR'ı istemedi.biri öldurmeye gıderken öldü,diğerı tum ınsanlığı diriltti(lenin)acısını duyduğunu düşündüğüm konuyu bır meslek ile örnekler vererek anlaşılır bır hale getıremezsın dostum.senın yaptığın bıreysel bır hatadır,elbette kı karşılığında gereklı cezayı alacaksın.bu bahsettığımız konu bıreysellığın cok ustunde toplumlar arası bır sorun,burada tekıl sorumlular ya da suçlayıcı salt bıreyler aranmamalı.sömürünün önunu tıkamak için şeriat vari kısas uygulaması çözmez.ve ınsanları zıhın olarak değiştirmediğin surece de hıc bır acıyı dındıremezsın.
06.01.17 beğen cevap
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

TÜM TOPLUMA ORTAK ÇAĞRIDIR.. İŞ İŞTEN GEÇMEDEN ÖNCE... paylaşım fotoğrafı
TÜM TOPLUMA ORTAK ÇAĞRIDIR.. İŞ İŞTEN GEÇMEDEN ÖNCE...
Sosyal medya üzerinden bir “çağrı” çığ gibi yayılıyor.
Türkiye'nin alanında en ünlü isimleri, sanatçılar, iş dünyasının önemli isimleri, akademisyenler altına isimlerini de koyarak WhatsApp, Twitter ve Facebook üzerinden “bizi duyun” mesajını birbirlerine gönderiyorlar.

Türkiye'de önemli bir hareketlenme olduğunun kanıtlarından biri olan bu mesajı okumayanlar için paylaşıyorum;

* * * * *
Yurttaştan yurttaşa bir çağrımız var...

Bu toplumun büyük çoğunluğu gelişmelerden memnun değiliz, huzursuzuz, güvensiziz, geleceği göremiyoruz, böyle yaşamak istemiyoruz.
Milyonlarca yurttaşın olup bitenlere rızası değil itirazı var, ama tek tek sesimiz duyulmuyor. Gücümüzü gücümüze, seslerimizi birbirimize katarsak suskunluğu aşarız, sessizliği deleriz, duyulur görülür hale geliriz.
Aşağıdaki metni elindeki bütün olanak ve yollarla gönderebildiğin, ulaşabildiğin herkese, her partiye, her kuruluşa, üyesi olduğun örgütlere, arkadaşlarına, eşine dostuna, izlediğin kanalların haber ve tartışma programlarına, kendi sosyal medya ağına, her yere gönder lütfen...
Yurttaşın, hepimizin itirazının milyonlara ulaşabilmesi için yaratıcı ol..

........ BİZİ DUYUN ........

"Bu toprakların ortak sahibi olan bizler; AKP, CHP, HDP, MHP ya da başka partilere oy veren Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Laz, Süryani, Müslüman, Hristiyan, Sünni, Alevi, inançlı, inançsız bütün yurttaşlar, barış ve huzur içinde yaşayabileceğimiz bir ülke istiyoruz..

Savaş istemiyoruz, şehit istemiyoruz, çocuklarımızın ölmesini, öldürmesini, birbirlerine silah çekmesini istemiyoruz..

Düşman cephelere bölünmek, kardeşliğimizi, ortaklığımızı yitirmek istemiyoruz.
Ne darbe, ne vesayet, ne diktatör, ne terör!

İşimizde gücümüzde, huzur içinde, hür yaşamak istiyoruz.

Kadın olduğumuz için hırpalanmak, tecavüze uğramak, öldürülmek, örtülüyüz diye aşağılanmak, şort giydik diye saldırıya hedef olmak, korku içinde yaşamak istemiyoruz.

Kadın erkek hepimiz; inançlarımızı, dinimizi, kültürümüzü özgürce, eşitçe yaşamak istiyoruz.

Hangi suçla suçlandığımızı bilmeden, kimin adına, hangi hukuka göre karar verdiklerini bilmediğimiz mahkemelerce tutuklanmak, hapse atılmak; darbeyle, terörle hiçbir ilgimiz yokken yalan ihbarlarla, sahte delillerle sorgusuz sualsiz işimizden olmak, meslekten uzaklaştırılmak, çoluk çocuğumuzla açlığa mahkûm edilmek; barış deyince terörist, mağduriyet deyince hain ilan edilmek istemiyoruz.
Keyfi kararlarla, emeğimizin hakkının, ücretimizin, maaşımızın elimizden alınmasını, evlerin, köylerin yakılıp yıkılmasını, çocuklarımızın eğitimlerinin aksamasını, gençlerimizin sokaklarda heba olmasını istemiyoruz..

Biz halkız, vicdanlı, iyi insanlarız; bizi tahriklerle kötücülleştirmeyin, kin ve nefret sözleriyle ayrıştırmayın, kana, ölüme alıştırmayın. Savaş, ölüm, idam, çatışma, kavga istemiyoruz..

Bu ülkeyi yönetenler, kaderimize hükmedenler!

Sizler; halkı sindirmek, özgürlükleri yok etmek için değil, biz yurttaşları barış, güven, huzur içinde yaşatmak için seçildiniz.

Bilin ki bu gidişe rızamız değil itirazımız var.
Bizi duyun.!
1 yorum
Yasin Durgun (@yasindurgun)
Çok Haklısınız
12.12.16 beğen cevap
/ 10