up
ara

Erguvan

Vazgeçmeler ustası https://www-youtube-com-demo.sitemod.io/watch?v=8luLiNUB44E
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Neokurun kazandırdıkları paylaşım fotoğrafı
Neokurun kazandırdıkları
Her kaybediş bile bir kazanımdır demiştim bir paylaşımda, kaybettiklerinden kazanmasını bilene...
Dört yıla yakın neokur üyeliğimde hayata dair bir çok şey öğrendim...
İnsanlar tanıdım binbir maskeleri olan insanlar... Maskelerini gördüm, makseleri düştüğünde gerçek yüzlerini gördüm...
Dost yüzlü insanlar gördüm, dost gibi görünen insanlar...
Bir de gerçekten dost insanlar gördüm. Hiçbir menfaat ve çıkar gözetmeksizin sadece "dost" insanlar...
Burada gördüğüm, yaşadığım herşeyi sevdim, bana öğrettikleri için, kazandırdıkları için...
Ama en çok o sadece "dost" insanlar var ya... En çok onları sevdim... Senden hiçbir menfaati olmadığı halde seni sadece sen olduğun için seçen, anı paylaşmayı, sohbet etmeyi, dost olmayı tercih eden insanları... Çok değiller onlar ve onlar kendilerini bilir...
Yeni yılımın ilk hediyesi onlardan birinden geldi. Yeni yılımın ilk okunacak kitapları da böylece belirlenmiş oldu...

Not: Mektupta umduğun herşeyi ben de hem kendim için hem senin için hem de hak eden herkes için umuyorum... :)
48 beğeni · 16 yorum beğen ikon
Beyhude (@mamafih)
İyi okumalar tatlım :) Umarım beğenirsin kitapları. Asıl ben dostluğun için teşekkür ederim sana tam da yukarı da anlattıkların gibi.. Sevgiler sevgiler sevgiler..
22.12.17 beğen 7 cevap
kalbiyle sevenler zümresi (@kalbiylesevenlerzumresi)
ne güzellll
22.12.17 beğen 1 cevap
kalbiyle sevenler zümresi (@kalbiylesevenlerzumresi)
ufaktan kıskandım desem yalan olmaz :) ne güzel burda böyle dostlukları görebiliyor olmak.
22.12.17 beğen 3 cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Erguvan ağacı paylaşım fotoğrafı
Erguvan ağacı
Bu bir pişmanlığın romanıdır...
EK 1
@superkimyonn şarap güzelmiş , nostalji iyi geldi teşekkürler :) 09.12.17
EK 2
Bu da müziği eklemeyi unutmuşuz!

https://youtu.be/FqlD1Ctw7fg 09.12.17
ataç ikon Erguvan Ağacı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
27 beğeni · 15 yorum beğen ikon
doğala özdeş (@superkimyonn)
Yarasin efenim ??
09.12.17 beğen 1 cevap
Beyhude (@mamafih)
Afiyet olsun hanımefendi :)
09.12.17 beğen 1 cevap
hidogan (@hlldgn)
evet afiyet -_- şarap sevmem ama bu site zorla sarap icirir adama -_-
09.12.17 beğen 2 cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Biraz şiir iyi gelir
Gölgesi

Tuğrul Asi Balkar

hep bir gölgeyle saklandı yüzüm fark edilmedim

kimi mutluluktan derdi kimi umutsuzluktan
bense bilirdim senin gibi, yıllar öncesi
alnımda seken bir kurşunun parlamasından
alnımda seken o kurşunun
beni hayata bağışlamasından

(durur izi sol üst köşesinde alnımın
yaşama atılmış bir çentik gibi)

hep bir gölgeyle saklandı yüzüm fark edilmedim
güneş doğudan doğardı sırtımı ona verirdim
güneş batıdan batardı sırtımı ona verirdim
tepede yükselirdi güneş her öğle vakti
bir saçak altı bulur beklerdim
uzasın diye gölgem – uzardı gölgem
uzasın diye gölgem – uzardı gölgem

(gölgem uzundur günahlarım gibi
gölgem uzundur günahlarım gibi)

öyle de denir - ki doğrudur:
gölgesi uzun olur hayata kısa gelenlerin gövdesi.

istemekle, insanın başına gelmesi arasındaki fark!
işte bu: hayata kısa kalan bir adamın uzun gölgesi.
EK 1
@superkimyonn a jest olsun diyedir @semih-oktay :) 09.12.17
Tuğrul Asi Balkar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
21 beğeni · 8 yorum beğen ikon
Semih Oktay (@semihoktay)
Teşekkür ediyorum Erguvan.
09.12.17 beğen cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Biraz şiir iyi gelir
SENİN KORKULARINI
BENİM İNCELİĞİMİ

Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
Ne kapanan kapılar,
Ne yıldız kayması gecede,
Ne ceplerde tren tarifesi,
Ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
Birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
Duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.

Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde
Kendi sesiyle silinmek.
Birdenbire büyümesi
Gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun.
İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi
Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde.

Saçına rüzgar,
sesine ışık düşürememek kimsenin.
Parmaklarını sözüne pınar edememek
Uzaklarda bir adamın üşümesi
bir kadın dağlara daldıkça.
Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması
Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme
Yalnızca gölge vermesi ağaçların
İyiliğin küfre dönmesi ayrılık.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya
Başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş
İki adımından birisi insanın, sevincin kundakçısı,
Hüznün arması, süren korkusu inceliğin.

Ayrılık, o küçük ölüm!

Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

Şimdi anlıyor musun
gidişinin neden ayrılık olmadığını,
Bir yaprak düşmesi kadar ancak,
acısı ve ağırlığı olduğunu.
Bir toplama işleminin
sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.
Boşluğa bir boşluk katmadığını,
kar yağdırmadığını yaz ortasında....

Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından
kalkıp ağzını yıkadığında başlamıştı.
Ben bulutları gösterirken,
“Bulmacanın beş harfli bir yemek sorusuna”
yanıt aramanla halkalanmış,
“Aşkın şarabının ağzını açtım,
yar yüzünden içti murt bende kaldı”
Türküsü tenimde düğümlenirken,
odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
Dağlarda öldürülen çocukların
fotoğraflarını kenara itip,
“Bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı?”
Dediğinde varacağı yere varmıştı çoktan.

Ne mi yapacağım bundan sonra?

Ayak izlerimi silmek için
sana gelen yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir okumayacağım bir süre,
Hediyelik eşya satan dükkanların
önünden geçmeyeceğim.
Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu,
bir gül ağacının dibine dökeceğim.
Yeni bir yanlışlık yapmamak için
telefonlara çıkmayacağım
Ardı kuş resimli aynalar
arayacağım mahalle pazarlarında
Gençliğimi anımsamak için.
Emekli kahvehanelerinde yaşlılarla konuşarak,
Sonumu görmeye çalışacağım.
Fotoğraflarını güneşe koyacağım,
bir an önce solsun diye.
İçinde ay ışığı, iğde kokusu ve begonvil bulunan
Tüm resimleri duvarlardan indireceğim
Mican türküsünü asacağım yerlerine.
Falcı kadınlara inanmayacağım artık
Trafik polislerine adres sormayacağım.
Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle
gülmeyeceğim kimseye.
Fesleğenden başka bir çiçek
Koymayacağım penceremin önüne.
Büyük kentlerin varoşlarında çırpınan
Üç milyon yurtsuza evimi açacağım.
Nerde bir kayıp, bir faili meçhul varsa
Bıraktığı acının yanına resmini asacağım.
Şaşırma! Yetimi korumak için
Yeni aşklar bulacağım kendime.

Ne yapacağımı sanıyorsun ki?

Tenin tenime bu kadar sinmişken,
Ömrüm azala azala akarken önümde,
Gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını,
benim inceliğimi doldurup yüreğime,
Bıraktığın boşluğu yonta yonta
binlerce heykelini yapacağım.


Şükrü Erbaş
EK 1
Şükrü Erbaş
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
19 beğeni · 6 yorum beğen ikon
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Şiir her zaman iyi gelir, gelmiştir, gelecektir @erguvan ? Ey aşk !Ey sevdalım ! Daha ne yazayım ki sana dair?Bana dair? Yazılanlar senden bir cümle,benden bir cümle.Oda tekrar iade ezber.Gelsende bozsan ezberlerimi. İsmimin içine ,alnımın tam ortasına , kalemimin ucuna ,vaktin şafagına seni bekleyen bir aşk nakşet...Gün yeniden doğacak…Yerlerden kazıdığım duygularım canlanacak.Tüm bedenim acıyla doğrulacak,
önce aynaya bakacak ve soracak…Çok soru soracak ama
cevap bulamayacak. Karacak, hayatını tekrar karacak.
Kesecek tam ortadan kesecek. İnancını bir daha koyacak,
belki yine kaybedecek ama yine ve hep OYNAYACAK.
26.11.17 beğen 2 cevap
zeyrek (@zeyrek)
O kadar güzel bir şiir ki... Teşekkürler sayın @erguvan...
26.11.17 beğen 1 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
Hakkında kısmımda haddim olmayarak bir yazısının başlığını aldığım yazardır kendisi : İnsanın Acısını İnsan Alır ...
şimdi bu güzel şiirin altına yorum yapan arkadaşlarım hep bir şiir bırakmış paylaşımın altına. bozulmasın gelenek , ben de bir şiir iliştirevereyim şuraya.

Ayrıl(d)ık ...

sonra sen kalktın gittin masadan
masada iki çay bardağı
biri boş
diğeri hiç içilmemiş.
boş olan bardak benimkisi
seni beklerken içmişim
içim kıpır kıpır
denizle göğün birleştiği yerde gözlerim
yan masada sigara yakmış biri
az öteye çekmişim sandalyemi
sonra sen geldin
sen gelince garson getirmiş diğerini

sonra sen geldin masaya
sanki birisi kırlardan ne varsa toplayıp getirmiş
papatya sümbül gelincik
ve her bir renginden menekşeler
gökkuşağı gelmiş sonra
dönme dolapdan inmiş bir çocuk gelmiş
ağzı kulaklarında
sen geldin ya
hayat geldi yaşamak geldi
kan yürüdü damarda

sonra sen başladın konuşmaya
ayrılmak ...... dedin
sonrası yok hatrımda
ölmüşüm günahlarım aşmış boyumu
zebaniler gelmiş hesap sormaya
devrilmiş bir hükümdarmışım
devirenler gelmiş boynumu vurmaya
mahallenin kabadayısı
el koymuş misketime topuma
gidemimişim annemin yanına
ağlamışım sığınıp bir duvarın kuytusuna
paptyalar kurban edilmiş saçma sapan bir
seviyor sevmiyora
sümbülleri kimse sevmemiş zaten
kime bir çiçek adı sorsan
ilk gül geliyor aklına
menekşelerde kendi içinde kırgın
bir tek mor menekşeler var sanki dünyada
ayrılmak ....... dedin
sonrası yok aklımda

sonra sen kalktın gittin masadan
masada iki çay bardağı
bir boş
diğeri hiç içilmemiş

kahve kitap kurabiye

### bu şiiri kendi sayfamda da yayınlayacağım izniniz olursa. sanki daha devamı gelecek gibi bir his var içimde :))
27.11.17 beğen 1 cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Düş...tü...!
Düz patika bir yolda yürüyordu. Her iki tarafında bin bir renkli çiçekler bulunan düz muhteşem bir patika yolda... Ne kadar yürüdü, kaç gün kaç gece geçti hiç saymadı... Saymayı unuttuğu ender zamanlardan biriydi... Belki de saymayı istemediği... Yeşille mavinin birleştiği o noktanın uçurum olduğunun farkına vardığında aslında düşmek üzere olduğunu fark etti... Düşmemek için tutunacak bir dal olmadığı fark ettiğinde ise umursamadan yola devam etmekten başka seçeneği olmadığını da anlamıştı. Mavinin büyüsüne kapılmak bu olsa gerek dedi kendine yoksa insan bile bile uçuruma böyle koşar adım gitmezdi... O kadar hızlı yürümüştü ki düşeceğini ancak düştüğü anda fark edebilmişti... İş işten geçtikten sonra yani... Geri dönemeyecek kadar boşlukta hissettiği anda da bu seferde boşluğun hafifliğine kaptırmıştı kendini... Biraz sonra başına gelecekleri bilerek... Önce soğuk bir kaya parçası ile buluştu bedeni, sonra ağır bir sıcaklık... Düşünden düşenin canı acımaz sanıyordu... Düş olmadığını anlağında fark etti parçalandığını ve canının yandığını... Gözlerini açtığında gördüğü gökyüzü ve hissettiği acı hala hayatta olduğunun kanıtıydı... Şimdi kimse farkına varmadan dağılan parçalarını toplayıp bir an önce olay mahallini terk etmesi gerekiyordu... Failin kendisi olduğunu kimsenin anlamayacağı şekilde bütün izleri temizlemesi ve bütün parçalarını toplaması gerekiyordu... Önce kaç parçaya bölündüğünü hesaplamaya çalıştı. Aklı hala yerinde diye sevindi önce en azından onu aramakla vakit kaybetmeyecekti. Bin bir parçadan geriye sadece bin parça kalmıştı toplaması gereken. Hemen işe koyulursa olay yeri inceleme gelmeden bütün parçalarını toplayabileceğini düşünerek, teker teker toplamaya başladı. Düşündüğünden uzun zaman alacağını anladığında daha yarısını bile toplayamamıştı... Düştükten sonrasını, uçarken hesaplayabilseydi belki de uçmanın dayanılmaz cazibesine kapılmayacaktı... Parçaları toplamanın ne kadar zor ve zaman aldığını anladığında geç kaldığının da farkına varmıştı elbette... Siren sesleri geliyordu uzaktan... Elini çabuk tutmalı ve kimse gelmeden kalan parçaları toplamalıydı... Güneş batmak üzereydi ve hala toplanacak yüzlerce parça vardı... Kırılan parçalarını toplama telaşından canının ne kadar yandığını unutmuştu bile... Toplamak ve bir an önce oradan uzaklaşmak bütün meseleyi çözecek sanıyordu... Güneş masmavi denizi griye boyadığında, bütün parçaları topladığı inancıyla hızla olay mahallini terk etti.... Issız bir yere gittiğinde ancak parçaları saymaya vakit bulacaktı ve öyle de yaptı... Her bir parçayı tek tek sayıp yerine koydu... Son parçada ağzından çıkan sayı bin olmuştu...!

12.04.2016 -Erguvan
20 beğeni · 49 yorum beğen ikon
Semih Oktay (@semihoktay)
"Saymayı unuttuğu ender zamanlardan biriydi;belki de saymak istemediği..." olmalıydı!
23.11.17 beğen 1 cevap
Red Red (@khaos)
Çok derin, fevkalâde ?
23.11.17 beğen 1 cevap
Eseflal (@eseflal)
Yazının derinliğini anladığımda o derinlikte kaybolmustum, ancak öyle derindi ki aynı parçaları topladım ve aynı parçanın eksik olduğunu bin dediğinde anladım... Hepimizde eksik olan parça belki de... Çok güzel olmuş, yüreğine sağlık ?
23.11.17 beğen 4 cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Yol-cu-luk
Hiç hayal ettiği gibi bir yolculuk olmayacağını biliyordu hayal kurmaktan vazgeçtiğinden beri... Olmadığı bir zamanda, olmayacağı bir zamana ve aslında içinde de olmadığı bir yolculuk olacaktı... Geminin güvertesinden limana bakması -uğurlamaya geleni olmadığına göre- umarsızlıktan başka bir şey değildi. Ne bu geminin yolcusu gibi hissediyordu kendini ne de yolcu olma isteği... Bu gemiye ait olmayan bir yolcunun yanlışlıkla gemiye alınmış bavuluydu sanki... Yükü ağır ve kimseye ait olmayan... Bakışlarını aynı umarsızlıkla durgun denize çevirdiğinde, ümitsizce birinin omuzuna dokunup "siz bu gemiye ait değilsiniz eşya olarak bile" demesini ve bu hatadan henüz yol, yolculuğa dönüşmeden kurtulmak istiyordu. Durgun deniz köpürmeye başladığında ve gemi karadan ağır ağır uzaklaştığında o el için de umut kalmamıştı artık... Ve yolculuk başlamıştı... Kendisine ait olmayan, neden ve nasıl dahil olduğunu bir türlü anlayamadığı yolculuk... Yolculuğu sevdiği halde, buraya bu kadar yabancı hissetmesi itilmişlik olmalıydı. Muhakkak öyle olmalıydı. Kim veya kimler tarafından itilmişti bilmiyordu ama bu kadar yabancı hissetmesinin başka bir açıklaması olamazdı. Birileri onu buna zorlamıştı. Fiziki bir darbe almamıştı belki ama bir baskı olduğu kesindi üzerinde. Öyle olmasaydı özgürlüğüne düşkün olduğu ve yolculukları sevdiği halde, bu geminin yabancısı hissetmezdi kendini...

18.10.2016-Erguvan
25 beğeni · 17 yorum beğen ikon
Alcyone (@alperckm)
Dalgın bir kafayla okudum ama sanki kendimi akıntıya bırakmışim gibi aktı gitti yazın.Guzel..
22.11.17 beğen 2 cevap
Eseflal (@eseflal)
??
22.11.17 beğen 1 cevap
Levla (@levla)
Bu gemiye ait olmayan bir yolcunun yanlışlıkla gemiye alınmış bavuluydu sanki... Yükü ağır ve kimseye ait olmayan... Bunu çok beğendim ne kadar güzel anlatmışsınız ?
22.11.17 beğen 2 cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Tatminsiz Ego paylaşım fotoğrafı
Tatminsiz Ego
Nerede paylaşacaktım ki? Karikatürün her cümlesi buram buram edebiyat kokarken... Tabi ki edebiyat köşesinde :)
EK 1
Hadi biri gelsin paylaşımıma eleştiri yapsın hadi!

http://www.resimag.com/ 17.11.17
25 beğeni · 29 yorum beğen ikon
Nil (@nill)
Siteyi amacı dışında kullanan bir adet üye bulundu! Cık cık cık cık ?
17.11.17 beğen 6 cevap
Matador (@ysfcmkc)
Sayın @erguvan hanım, kalkanınızı kuşanın, şimdi taarruz a geçecekler. Her yer kültür mantarı dolmuş, yürürken dikkat ediniz ezilmesinler ?
17.11.17 beğen 8 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Çok güldüm,tirbiyisiiiiz :)) Edilgen kalmayayım, hemen ben de kuralları ihlal edeyim. :)
17.11.17 beğen 3 cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

Sahaf Sevenlere paylaşım fotoğrafı
Sahaf Sevenlere
Bu paylaşımımı @semih-oktay abime ithaf ediyorum :)
12 beğeni · 18 yorum beğen ikon
Semih Oktay (@semihoktay)
Teşekkür ediyorum @erguvan.Gözlerim yaşardı.Sağ ol,var ol;mutlu oldum, sevindim.
17.11.17 beğen 2 cevap
Nil (@nill)
Peki biz gelmeyiz ?
17.11.17 beğen 3 cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

 paylaşım fotoğrafı
Jose Saramago, Ahmet Hamdi Tanpınar okuyormuş demek ki! :)
30 beğeni · 17 yorum beğen ikon
Bayır gülü (@bayirgulu)
Hangi kitap?
14.11.17 beğen cevap
Gülcan (@gulcann)
Kalemin ne kadar güzelmiş. ?
14.11.17 beğen 2 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Hangi yayın evi bu?
14.11.17 beğen cevap
Erguvan

Erguvan

@erguvan

O zaman günaydın paylaşım fotoğrafı
O zaman günaydın
Sonuç olarak, anlamadığınız yerleri hemen sorun :)
40 beğeni · 15 yorum beğen ikon
Semih Oktay (@semihoktay)
Kadın ruhundan anlamak mı? Pöh! Ben anlamam ruhtan muhtan! Bi' defa erkekler evrimlerini tamamlamamış varlıklardır. Kadınlara benzemezler. Doğduklarından itibaren bir kadının bakımına muhtaçtırlar ve bu ömürleri boyu sürer.
06.11.17 beğen 5 cevap
Hayâlet (@suveydaa)
Bir zamanlar ben de böyle yapardım ödevleri, ilkokul zamanlarımda.. Ne günler geçmiş, hala aynı :)
06.11.17 beğen 2 cevap
€ROS (@doktorno)
Kadın ruhundan anlamak zor zanaat mirim.Anlaşılamaz bir şey 3-4 -5 değil hiç bilinmeyenli bir denklem gibi tam çözdüm derken yeniden başa döndürür insanı
06.11.17 beğen 1 cevap
/ 10