up
ara

Eseflal

"Bir şey içime oturmuş kalmıştı. Yok olmak. Toz olmak istiyordum. Varlığım orada olmamalıydı. Gelip beni alsalardı. Uzaydan ya da bir yerlerden gelselerdi. Sessiz sedasız kaybolsaydım. Yerime Kız Kulesi'ni bıraksalardı. Ne alakaysa?"/Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
Eseflal

Eseflal

@eseflal

 paylaşım fotoğrafı
Sayısız yolu vardır veda etmenin...
ataç ikon Ebedi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
19 beğeni · 2 yorum beğen ikon
Çello (@yaa)
Hani, o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Alnına koyarken vedâ busemi,
Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?

Hani, ey gözlerim bu son vedâda,
Yolunu kaybeden yolcunun dağda,
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

Gelse de en acı sözler dilime,
Uçacak sanırım birkaç kelime...
Bir alev halinde düştün elime,
Hani, ey gözyaşım akmayacaktın?

ORHAN S. ORHON
15.10.17 beğen 5 cevap
Eseflal

Eseflal

@eseflal

"Ve o hüzünlü şeyleri ne yaptığımı biliyor musun? Onları kutulara koydum. O hüzünlü şeyleri zihnimdeki kutulara koydum, kutuları kapadım, bantla yapıştırdım, hepsini köşeye yığdım ve üzerlerine bir battaniye örttüm."
ataç ikon Ebedi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
10 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

İnsan sever bir kere...
10 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Bu da benim masam ? paylaşım fotoğrafı
Bu da benim masam ?
Çoğu zaman düzenIi oIan şey niteIiktir, niceIik değiI. -Seneca-
18 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Alıntı/The Four Degrees [or Levels] of Love
Sevginin İlk Aşaması: "Kendimi kendi yararım için seviyorum."
Bernard'a göre en bencil ve çocuksu sevgi bu. Bu noktadaki uygulayıcı "Sadece kendi çıkarımı gözetirim ve hemen aldığım ve tamamen bana yararı dokunan sonuçlarla ilgilenirim."
Gelişimsel perspektiften bakıldığında bu inanç bireysel büyümemiz için bize gereklidir. Böylece hayatta kalmayı öğreniriz. Bebekler yemek için, temiz bez için ve sıcak kollar için ağlar. Bu doğal ve gereklidir. Ne yazık ki içimizdeki yetişkinlerin bazıları hâlâ bu gelişim aşamasında. Ve çoğu zaman bu aşamaya gerilediğimiz zamanları hatırladığımız olur. Bu genellikle kendimizi unuttuğumuz ve ardından kendimizi şaşırtacak kadar bencilce bir davranışta bulunduğumuzda olur. Bu kesinlikle ikilemi çözmenin bir yolu değil.
EK 1
Sevginin İkinci Aşaması: "Seni kendi yararım için seviyorum."
Bernard bunun, ilişkilerimizde özellikle çok karşılaştığımız bir aşama olduğunu söylüyor. Bu noktada kalmış birisi şöyle hareket ediyor: "Seni seviyorum ve önemsiyorum çünkü hayatına değer kattığımı bilmek kendimi onaylamamı sağlıyor. Seni seviyorum çünkü kendimi doğru, güvende, güçlü ve değerli hissediyordum."
Cheap Trick'in sözleriyle, "Bana ihtiyaç duymana ihtiyacım var." Seni seviyorum çünkü ilişkimiz bana kendimi değerli ve gerekli hissettiriyor. Bernard bu tür bir sevginin temelini alışverişten aldığı için sevhi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini açıkça sorgulamış. İçi dışına çıkmış altın bir kural. "İyilik yap iyilik bul" yerine, "İyilik yap ki sana da iyilik yapsınlar."
Bu açıkçası, hepimizin kendimizi ilişkilerimizde, özellikle de çocuklarımızla olanda bulduğumuz yer. Bir annenin fedakarlıklarının takdir edilmemesiyle ilgili duygularını hatırlayın. Kim böyle hissetmemiştir ki? Kim çabalarının fark edilmediğini ve karşılık görmediğini düşünerek vazgeçmek istememiştir? Peki tüm o fedakarlıklar takdir edilmek için mi yapılıyor? Tabii ki hayır, değil mi? Çocuklarımızı sevdiğimiz için fedakarlık yapıyoruz!
Bu böyleyse, birisinin fark etmesine olan ihtiyacımız nereden geliyor? Bu takdir görmekle ilgili değil, yapmaya devam etmek için onay ihtiyacı duymak. "Başkaları fedakarlıklarımı takdir etmiyor bile, peki neden yapmaya devam ediyorum?" Çünkü sevginin ikinci aşamasında takılıp kaldım: Seni, bana yararın dokunduğu için seviyorum. 11.10.17
EK 2
Sevginin Üçüncü Aşması: "Seni senin yararın için seviyorum."
Bu da üçüncü aşama. Bu seviye biraz yanıltıcı çünkü sevginin en üst aşaması ve dünyaya faydalı gibi görünüyor. "Bencil olmaktan öyle uzağım ki senin için, sana hizmet için buradayım. Sana hizmet etmek için buradayım ve kişisel endişelerim ve isteklerim tabloda yer almıyor."
Birçok sebeple bu, tüm ilişkiler için ideal görünüyor. "Daima yanındayım, senin için herşeyi yaparım," gibi ifadeleri sıkça duyarız. Çocuklarımıza şunu söylediğimizde kendimizi iyi anne babalar gibi hissederiz: Dünyadaki en önemli şey benim için sensin.
Of! Bu tür bir baskıyı üzerimde hissetmek istemem, ya siz? Özellikle de çocuksam. Birinin en değerli şeyi olmanın ağırlığını üzerimde taşıma sorumluluğu var. Bu aşamadaki sevgi, bencil olmaktan çok uzak görünse de aslında gerçekten asla var olamaz. Ve iyi ki de öyle. Bu tür sevgiler diğerkâmlık ve şehit anne baba yaklaşımıdır ve kimse kendini ilişkinin eşitliğinden tam olarak çıkarmayı başaramaz.
Ve kendime ait bir beklenti olmadan birisine hizmet etmekte kendini kandırma ve gizli beklentiler vardır. Bunun zamanla ikinci aşamaya dönüşeceğini görürsünüz. Çünkü kendimi, isteklerimi ve meraklarımı tamamen yok edemem. İyi ki bu şekilde yaratılmadık. Bizimle olmaktan mutlu olan insanların yer aldığı ilişkiler isteriz hem onların hem kendimizin mutluluğu peşinde oluruz. Sadece bizim için yaşayan bencil olmaktan uzak bilgeler istemeyiz - özellikle de ebeveyn olarak.
Bu da bizi Bernard'ın dördüncü ve en üst sevgi aşamasına getiriyor. Sen mi ben mi tartışmasına son veriyor. Dikkatle okuyun, dünyayla bu tür bir ilişki kurmak size farklı ve eski düşüncenize göre inanca aykırı gelebilir. Fakat bence en makul ilişki kurma biçimi bu. Bu Bağırmayan Anne Baba olma felsefesinin temelini oluşturmakla kalmıyor, bence çocuklarımızla ve dünyanın geri kalanıyla devrim niteliğinde ilişkiler kuracak gücü taşıyor. 11.10.17
EK 3
Sevginin Dördüncü Aşaması: "Kendimi senin yararın için seviyorum."
Bunu tekrar dikkatle okuyun.
Bu noktadaki kişi şöyle çalışır: "Kendimi seviyorum, kendi üzerimde çalışıyorum. Böylece tam ve bütün olduğum noktadan sana gelebilirim. Kendime bakabilirim, senin bakmana gerek yok. Tam olduğum için sana kendimden, sevgimden, hareketlerimden senin yararına verebilirim. Kendimin tek sorumlusu benim. İyiliğimden tek sorumlu benim. Bu yüzden yaşam hediyesinin değerini bilir, sağlığıma, akıl huzuruma, sağduyuma ve dünyada onay gören bir insan olmama özen gösteririm. Böylece seni bana bunları sağlama görevinden azad ediyorum. Ayrıca senin bana hizmet etmene ihtiyaç duymadan, sana hizmet edebilirim."
Bunun çocuklarınızla olan ilişkinizi nasıl değiştireceğini bir düşünün. Çocuklarınızın nasıl hissettiği, davrandığı ve düşündüğü üzerinden bir onay beklemiyor ve her durumda iyi ve onlara bağlı kalıyorsunuz. "Kendime bakabilirim, bunu yapmana gerek yok. Beni onaylamana ve takdir etmene ihtiyaç duymadan sana bakarım ve sorumluluklarımı yerine getiririm."
Kendini sevmek Bağırmayan Anne Baba olmanın ilk adımı. Çünkü ancak böyle sakin kalabilirsiniz. Çocuklarınızı size yararlı olmak yükünden kurtarmanın en doğru yolu bu. Sizin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarınızı karşılamak onların -ve başkalarının- işi değil. Bir yetişkin olarak sevdiklerine karşı sorumluluk hisseden ve kendi mutluluğunun peşinde olan siz olmalısınız. Bu uzun vadede kimseye ihtiyaç duymadığınız anlamına gelmez. Ama sağlığınız ve hayatınız sizin elinizde demektir. Bu gerçeği ne kadar çabuk kabullenir ve kendinizi severseniz, başta çocuklarınız olmak üzere çevrenize yararlı olabilirsiniz. 12.10.17
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Köy öğretmeniyseniz mutlaka soba yakmayı öğrenin... Misal ben, bilmiyorum. Bir haftadır öğrenmeye de çalışıyorum ama yok, birşey olmayınca olmuyor. Ha sen öğrenciler için çırpınırsın, üşümesinler dersin, sabah akşam elin yüzün is içinde kalır ama yetkili mecraların umrunda mi? Değil... "E hocam bakıverin başınızın çaresine." Niye? Sene başında ilçeye verilen 30 elemanın 30'u da büyük okullara ikişer üçer dağıtılınca köy okullarına ne temizlik yapacak ne de ısınmayla ilgilenecek adam kalmaz. Sonra köyden yana yana ara ki birini bulasın ihtiyaç sahibi biri... Tabii bulana kadar da dersler hak getire... İlk saat soba yakmakla uğraş, okul çıkışı tuvalet temizle, bahçe düzenlemesi yap, bir de evrak hazırla üst yazı alt yazı orta yazı...
Neyse, uzatmayım... Özetle diyorum ki soba yakmak önemli, yakamazsan üşütürsün; hem çocukları hem kendini...
47 beğeni · 12 yorum beğen ikon
Yaser (@yaserarslan)
Allah kolaylık versin :)
07.10.17 beğen 2 cevap
Hakikat Oruçoğlu (@siyahgece)
Buradan yetkililere sesleniyorum, bu arkadasimizin sesine kulak verin, cok ayip gercekten.. üzmeyin ögretmenlerimizi..
09.10.17 beğen 2 cevap
Hayâlet (@suveydaa)
Allah kolaylık versin.. Ama ilerde bu günleri çok güzel hatırlayacaksın emin ol.. Babamın ilk okul öğretmeni geldi bizim köye geçenlerde.. 1960 lı yıllarda bizim köyde öğretmenlik yapmış ve ilk defa geliyor.. Çok güzel bir duygu.. Ben 2. sınfa kadar köyde okudum, her günün nöbetçileri olurdu öğrencilerden, sabah erken gelirdik sobayı biz yakardık, akşam giderken temizlikleri de biz yapardık.. Öğretmene yardımcı olurduk..
09.10.17 beğen 3 cevap
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Alıntı / Hikaye Zamanı paylaşım fotoğrafı
Alıntı / Hikaye Zamanı
Robert adındaki bir danışanım kızı Jessica doğduktan kısa bir süre sonra boşandı. Ve tekrar evlendi. Eski eşiyle ilişkisi felaketti ve bu kızıyla ilişkisine de mal oluyordu. Robert'in eski eşi aniden kansere yakalandı ve acı bir şekilde vefat etti. Jessica sadece on yaşındaydı ve payına düşenden cok daha fazla acı çekiyordu. Şimdi babasıyla yaşamak ve yeni aileye uyum sağlamak zorundaydı. Üstüne bir de yıl ortasında yeni bir okula geçmesi gerekti.
Robert yeni bir eşe ve çocuklarına alışmakla zaten yeterince meşguldü. Simdi de bu küçük kıza kucak açma ve eski karısıyla karmaşık duygularını bir kenara bırakma görevini üstlenmişti.
Kendine ait bir alana ve Jessica'nınkini de yok saymamaya ihtiyacı vardı. Baba ve kız birlikte çok ciddi bir büyüme mücadelesiyle karşı karşıya kalmışlardı.
Jessica güçlüydü ama gençlerin bile sınırları vardır. Anneler gününden bir gün önce Robert okuldan arandı. Sınıftakiler annelerine kart hazırlarken Jessica tek başına oturup ağlamıştı. Robert oraya gittiğinde kızı sakinleştirilemez haldeydi. Robert da kendini duygu seline bıraktı. Kızı için çok üzülüyordu.
Acımasızca dürüst olmak gerekirse, kendini tüm bunlara uygun hissetmiyor ve öfke duyuyordu. Küskün ve acı dolu hissetmeyi seçebilirdi. Bunun yerine büyümeyi seçti.
Robert bu sayede tarihteki en harika ebeveynlik tercihlerinden birini yapmış oldu. Bu tür fikirlerin nereden geldiğini kim bilebilir? Aslında bir önemi de yok. Önemli olan o gün Robert ve Jessica'nın asla unutamayacakları bir şekilde bağlandıkları.
Robert o gün Jessica'yı okuldan aldı. İşi aradı ve pazartesi döneceğini söyledi. Birlikte party city'ye gittiler ve oradan helyum balonlar ve boyalar aldılar. Sonra yakında bir parka gittiler ve Robert annesi ölse bile ona bir Anneler Günü kartı gönderebileceğini anlattı. Tek yapmaları gereken kartın cennete gideceğinden emin olmaktı.
Jessica'ya annesine söylemek istediklerini balonlara yazmayı gösterdi. Kalbi kırık kız, "Anneciğim seni çok özledim. Seni seviyorum. Cennette seni görmek için sabırsızlanıyorum," yazdı.
Yazması bitince balonların cennete gideceği süreyi hesapladılar. Ardından Robert saatinin alarmını birkaç saat sonraya kurdu.
Robert bu süreyi Jessica'yı dinlemek, duygularını keşfetmesine izin vermek için alan yaratmada kullandı. Annesiyle en güzel anlarını hatırladı, ölümüne kızdığını anlattı ve değişimlerin onu zorladığından bahsetti. Bu öfke babası, üvey annesi ve yeni kardeşleriyle bir hayata uyum sağlamayı da içeriyordu. Tüm bu değişim çok fazlaydı.
Robert kızına, yeni eşinden ve çocuklarından bahsederken savunmaya geçebilirdi. Annesiyle yaşamanın çok daha iyi olduğunu söylediğinde itiraz edebilirdi. Robert bu cevapları seçmek yerine sakin kaldı ve kızının kendi alanını keşfetmesine izin verdi.
Baba ve kız saat çaldığında sımsıkı sarılıyorlardı.
"Baba, annem kartları almış mıdır?"
"Evet canım. Şu anda okuyor."
Robert bir dahi değil. Duygularını bir kenara bırakıp kızının kendi duygularıyla başa çıkmasına yardımcı olmayı seçen aklı karışık bir adam. Duygusal sürecini kızınınkinden ayıracak kadar cesur bir adam. Ve tuhaf olsa da bu şekilde kızına karşı sorumlu olmayı seçti. Ve böylece ilişkilerini yeniden şekillendirdi.
12 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

 paylaşım fotoğrafı
Sen bir ses olur gidersin, ben arkandan yankılanırım...
12 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

 paylaşım fotoğrafı
Çocukları beklerken... ?
12 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Acılmamış Kitap Kokusu paylaşım fotoğrafı
Acılmamış Kitap Kokusu
Yepyeni ?
11 beğeni · 0 yorum beğen ikon
/ 27