up
ara

neokurneokumaz

hangi boşluğu seyrediyorsun?
neokurneokumaz

neokurneokumaz

@evrem99

ama artık gitmek geliyor içimden. bir sabah masmavi bir bulutun peşinden, dönüşü olmayan yerlere.

-ataol behramoğlu
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
neokurneokumaz

neokurneokumaz

@evrem99

dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için, içeriden bir şeyler yitirmek. yani şan, şöhret, mevki, makam, şatafat, ün, şan kazanmak için; huzurunu, boş zamanını ve bağımsızlığını, bütünüyle ya da önemli ölçüde feda etmek; büyük bir budalalıktır. mutluluk çok zordur ve içimizdedir. başka yerde bulunması imkansızdır. sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur. eksiksiz bir sağlıktan ve kusursuz bir bedenden daha iyi ne olabilir? sakin ve neşeli bir huy, duru, canlı, nüfuz edici ve doğru kavrayan bir zeka. ılımlı, yumuşak bir arzu ve bunlara uygun olarak iyi bir vicdan. bunların hepsi, yerini hiçbir rütbenin ya da zenginliğin dolduramayacağı üstünlüklerdir.

-rabindranath tagore
Rabindranath Tagore
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
neokurneokumaz

neokurneokumaz

@evrem99

"bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi. dostlarını, emeğini, dürüstlüğünü bile.. ama bir akşam, kadını aslında hiç sevmemiş olduğunu anladı. canı sıkılıyordu hepsi bu. insanların çoğu gibi canı sıkılıyordu."
ataç ikon Düşüş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
neokurneokumaz

neokurneokumaz

@evrem99

düşünüyorum da,
sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
naif yönlerimizin keşfedilmesi,
cesaretsizliğimizin anlaşılması,
korkularımızın paylaşılması.
sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.
ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.
deniz minareleri, midyeler.
kirpiler ve kaplumbağalar gibi.
sahi koruyor mu bizi çatlamamış sert kabuk?
kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize?
hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.
ne çıkar ateşböceği sansalar beni?
belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin
o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna el kaldırmaya kıyamaz?
güçlü kapıların arkasına kilitlemesem kendimi,
korkaklığımı, sevgi isteğimi.
en insani yönlerimi kayıtsızca sunabilsem.
bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup
bir kuş gibi uçacağım özgürce.
anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine.
o da çözülecek belki.
samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince.
oysa bir görebilsek bunu.
kalmadı böyle insanlar demesek.
güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.
kırılmaktan korkmasak, yaralansak.
ne olur bir darbe daha alsak.
yeniden açsak kendimizi, atabilsek kabuğu.
denesek.
risk alsak.
yanılsak.
fark etmez.
tekrar, tekrar bıkmadan denesek.
ve kucaklaşsak yeniden.
tıpkı eskisi gibi.
ne olduğunu anlayamadığımız o 15 yıldan öncesi gibi.
o zaman fark edeceğiz.
ne kadar özlediğimizi birbirimizi.
neler biriktirdiğimizi,
kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi.
beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
vakit az, paylaşmak, sarılmak için.
yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır.
yüreği daha fazla küstürmemek lazım.
sırtmızda ağır küfeler, her gün katlanan.
ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
sevgiye çok ihtiyacımız var.
ufukta kara bir kış görünüyor.
ancak birbirimize sokularak atlatırız o günleri.
kırın o sert, o ağır kabuklarınızı.
kurtulun bu yükten, korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
yalnızlığa mahkum ediyor bizleri.
hem hepimiz bir yıldızız.
ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.

- rabindranath tagore
16 beğeni · 4 yorum beğen ikon
Aduk (@aduk)
Ne hoş bir yazı bu, ruhumu doyurdu. Kocaman neredeyse bomboş kişisel gelişim kitapları da neymiş bu yazının yanında! İnsan aslında çokça da hayvan değil midir? Yer , içer,ürer,doğar, ölür... O halde bunca yapaylığı ,bunca örtüyü neden üzerimizden atamıyoruz? sorusu doğuyor. Bunun yanıtı var ancak acı.İnsan güvenemiyor. Bunca kötülüğü edenin insan olduğunu görünce, her pisliğin arkasından insanoğlu çıkınca ;başta kendine sonra da herkese karşı bu önyargıyla yaklaşıyor.Ne kötülük barındırıyor acaba içinde? diyor. Bekliyor özündeki kötülügü sergilemesini. Haklıyız demiyorum ,dogru olan kabuğunu kırmak.Ancak vahşet her zaman huzurdan daha çok akılda kalıyor. Zihin böyle programlanmış.Reyting kötüde.Bundandır ki iyilikten ziyade kötülük merkezli beklentilerimiz oluyor ne yazik ki. Ama doğru zihin yönlendirmesi ve doğru kişilerle aşılamayacak bir durum değil . Küçük ve temelli bir zihin oyunu yalnızca .
20.05.19 beğen 1 cevap
Vera (@payiz)
O kadar güzel ki herkes okusun diye canlıya alalım 🌺:)
20.05.19 beğen 1 cevap
Hande Ç. (@handec)
Canlı canlı 👾
20.05.19 beğen 1 cevap