up
ara

Onur Savaşı

- Jagten (2012)

Onur Savaşı Konusu ve Özeti

Onur Savaşı
Başrollünde oyuncu Mads Mikkelsen yer aldığı, yönetmenliğini Thomas Vinterberg üstlendiği film
Dram türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede Dram, Cinsellik türlerinde sinema filmlerinden
hoşlanan izleyicilere hitap eden Onur Savaşı isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Süre: 115 dk
Yapım: 2012 Danimarka
Yönetmen:
Senaryo:
  • Thomas Vinterberg
  • Tobias Lindholm
Nyx

Nyx

@erebus

AV
Danca JAGTEN yani ''AV'' ingilizce ''The Hunt'' bizde ise ''Onur savaşı'' filmi izlemek için oldukça geç kaldığımın farkındayım ve bu durum beni üzüyor... Şimdi inceleme mi denir yoksa daha çok film hakkında düşünce mi denir bilinmez bir şeyler saçmalayacağım-çünkü konu hakkında derinlemesine düşününce çok da düzgün şeyler çıkaramayacağımı biliyorum- eksik ya da yanlış gördüğünüz yerler varsa beni düzeltiniz lütfen.

Filmin konusu ve verdiği mesajlar o kadar derin ki nereden başlayacağımı tam olarak çıkaramıyorum. Asıl mesaj önyargılar kötüdür diyerek kestirip atmak filme karşı yapılmış büyük bir haksızlık olur çünkü filmin içeriğinde bunun dışında alt metin olarak verilen farklı mesajlar da yer alıyor, isminin 'Av' olması oldukça anlamlı toplum tarafından küçük bir kızın sözleriyle hedef haline getirilmiş bir adamdan bahsediyor, türkçe halinin 'Onur Savaşı' olmasından zaten filmin neyi işlediğini az çok anlamışsınızdır. Küçük hanımefendi hakkındaki tahlilerim şu yönde kızımız zaten psikolojik anlamda normal bir çocuk değil, işin içinde aile ihmali de olunca 'babam poposuna tekme yemeyi hak ediyor' söylemi hâlâ zihnimin bir köşesinde çınlıyor çocukta bir elektra kompleksi oluşuyor yalnız bu babasına karşı yeterince sevgi beslemediği ve sevecen öğretmeninin hoş tavrıyla bütünleşince kompleksi hayallerindeki 'baba figürü' olan Lucas'ta yaşıyor. Aslında bu durumu elektra sendromuna benzetmek ne kadar doğru emin değilim... Aynı etkiyi Leon ve Mathilda'yı izlerken yaşamıştım... Eksik bırakılmış bir küçük kız sevgi açlığını gidermek için yanlış bir yol seçer tabii yaptığının yanlış ya da doğru olduğunu kavrayacak bunun bilincinde bunları gerçekleştirecek yetide değil sonuçta 'ÇOCUK'. Küçük bir kızın söylediği bir kaç cümle ile bir adamın hayatı tabiri caizse cehenneme dönüyor. Aileden gördüğünüz birinin çocuğunuzun söylemiyle bir istismarcı olduğunu öğrendiğinizi varsayın, bunu yapmış olmasına ihtimal vermezken çocuklar yalan söylemez düşüncesi aklınızı kemirmez miydi? Hedef olarak aileyi, toplumu, önyargıları göstermek de çok doğru değil bana göre empati kurduğunuzda ne olursa olsun hepimizin dehşete düşeceği aşikar bir mesele bu yüzden filmin konusunu patlamaya hazır bir bombaya benzetiyorum. Üzerinde oturup ben olsam ne yapardım diye oldukça kafa yorduğum bir film her iki taraf içinde inanılmaz zor bir durum, bir çıkmaz. Dedemin tabiri ile yukarı iki ucu boklu değnek... Bir bilir kişi tarafından çocuğun sorgulanması, direkt bu adam bunu yapmıştır yakıştırması ve bilir kişi olarak getirilen adamdan rahatsızlığımı dile getirmeden edemeyeceğim filmin en can alıcı noktası bu çünkü adamın çocuğu sorgularken ki tavrı ve bu soruların etkisi hakkında yeterince hassas davranmaması insanı çileden çıkartıyor!

Çocuğun ilk yalanına inananlar söylediklerinin yalan olduğunu itiraf ettiğinde çocuğa inanmayı tercih etmiyor; bu durumun çok zor olduğunu, beyninin bunu unutmaya çalıştığını söyleyerek gerçekleri söyleyen 'yalan söylediğini' itiraf eden çocuğu söylediği yalanın doğruluğuna ikna etmeye çalışanlar, yargısız infaz burada çok net görünüyor evet önyargı ve aileyi bir nebze anlayabiliyorsunuz ancak bir eğitmenin çok net bir şekilde iğrençsin diye bir tarafı dinlemeden durum açıklığa kavuşturulmadan direkt olarak suçlu ilan etmesi insanı gerçekten çok etkiliyor ve şöyle düşünüyorsun 'hiç bir şey göründüğü gibi değil'. Bu filmi izlerken suçsuz olduğu halde haksız yere çile çeken bir adamın gözünden görebiliyorsunuz ve adama kendini savunması için tek bir şansın verilmediğini... Kelebek etkisini bu filmde net olarak görebiliyorsunuz.

Lucas yaşamaya devam etmeye çalışırken o toplum baskısını aklansanız da insanların düşünmek istedikleri şeyleri düşündüklerini, iğrençlik, sapkınlık, sapıklıkla suçladıkları ve direkt olarak gözleriyle görmemelerine rağmen fütursuz bir yalanın etkisinden çıkamadıklarını ancak kendi canice yaptıkları şeylerin farkına bile varmadıklarını görüyorsunuz. Bütün bu baskı altında adamın çelikten sinirleri sizi hayrete düşürüyor. Film harikaydı izleyiniz ve izlettiriniz. Kilise sahnesi benim hafızam çıkmayacak ve yine değişmeyen bakışlar...
EK 1
'' İnsanlar niçin yalan söylerler ve iftira ederler?Benim naçiz kanaatıma göre,iftira sade çirkin değil,aynı zamanda gülünç ve aciz bir şeydir de.İnsan tabiatı iktizasınca(gereğince) birbirlerini kötülemek isteyenler sadece düşmanlarının hayatlarına baksınlar,yeter.Çünkü her insanın hayatında hiçbir muhayyilenin icat edemeyeceği kadar aksaklık vardır,ve bu aksaklıklar o insanla beraber yetişmiş, büyümüş şahsî, nevi kendine mahsus şeylerdir. '' Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Çocuklar yalan söyler ilgi için. Bilmeden, kanıtlanmadan öylece infaz sadece bizim toplumumuza özgü bir şey değil ve suçsuz bir adamı infaz etmek yalana ortaklık ile iftiraya yataklık ile aynı şey... - 23.02.19
Onur Savaşı
filme 10 verdi
9 beğen · 4 yorum
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
İzlemek isteyip, sürekli ertlediğim bi filmdi. Yine karşıma çıktı😅 izlemek farz oldu artık.
23.02.19 beğen 3 cevap
İris momo

İris momo

@havvadanisman

Onur Savaşı
Hannibal dizisiyle yüzü aşinalık kazanan Danimarkalı oyuncu Mads Mikkelsen'in muhteşem performansıyla Onur Savaşı (orijinal adıyla Jagten), etkileyici hikayesi ile festival filmi sevenler için geriye dönüp izlenmesi gereken bir dram filmi.
Mikkelsen gösterdiği performans ile 2012 Cannes film festivalinde en iyi erkekoyuncu ödülünü almıştı.
Geçmişe nazaran günümüzde artık varlığı ve oranı inkar edilmeyen çocuk cinsel istismarına yönelik farklı bir bakış açısı sunuyor film. Bir anaokulu öğrencisinin farklı etkilenmelerle yarattığı hayaller, okulda eğitimlerine yardım eden ve bir nevi yetişkin arkadaşı olan Lucas'ı cinsel istismar yapan kişi konumuna koyuyor.
Çocukların istismar konusunda yalan söyleme ihtimallerinin düşüklüğü ve konunun can alıcı olması okul müdürünün durumu neredeyse tüm ebeveynlere iletmesine neden oluyor.
Lucas, aynı zamanda en yakın arkadaşının da kızı olan Klara'ya istismarda bulunduğu iddiasını reddediyor. Oldukça geniş olan arkadaş çevresinin de Lucas'a yüz çevirmesi ve onu suçlu bulması Lucas'ı sosyal ve psikolojik açıdan derinden etkiliyor. Suçsuz olduğunu ispat etmek istercesine karakterin günlük yaşantısına devam etmesi de sosyal çevresini öfkelendiriyor ve çatışmalar yaratıyor. Filmin sonunda Lucas'ın istismarda bulunmadığı anlaşılıyor ve çevresindeki insanlarla tekrar ilişkileri düzene girmeye başlıyor.
Onur Savaşı; cinsel istismarda bulunmak gibi ciddi bir suçlamanın onu işleyip işlemediğinize bakılmaksızın üzerinize nasıl yapıştığını ve hiçbir şeyin eskisi kadar berrak olamayacağını akıllara kazıyor.
Onur Savaşı
filme puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Ebru G.

Ebru G.

@ebrug

Bir insanın üzerinden aklansa bile asla silemeyeceği lekelerden biridir filmde işlenen konu. Toplum silse, mahkeme silse insanın kendisi silemez. İnsan bedeni o kadar akıllıdır ki zihin unutsa bile çektiği acıyı, bedeni unutmaz. Küçücük bir çocuğun ilgisizlikten, çevresindeki ergen veletlerin cinsellik dürtülerinden ötürü gelişine yaptığı bir şaka kızın zihninde yer ediyor ve masum bir insanın hayatını alt üst etmeye yetiyor. Çocuklar asla yalan söylemez mantığı ebeveynlerde nasıl bir hâl aldıysa artık. Hayır efendim! Aksine, çocuklar kesinlikle yalan söyler. Özellikle ilgiden yoksunsa dikkat çekmek, ilgiyi üzerlerine alabilmek için mutlaka dikkat çekici yalanlar söyler. Kaç yıllık dostum dediğin insana güvenmekte bile sorun yaşamaya başlar olursun. Bir tarafta kızın diğer tarafta dostun. Ne kızına kondurabilirsin ne de dostuna ama dostuna kondurmak zorunda kalırsın bu lekeyi. Halbuki suçu daha kanıtlanmamışken, çocukların hepsi ağız birliği yapıp yalan söylemişken bile o şüphelerden asla arınamazsın. Filmin konusu aynen bu. O kadar ince bir konu ki gerçekten dikkatli ele alınması gereken türden. Çocuk oyuncunun yerinde oyuncu olmak için bile olmak istemezdim açıkçası. Kreşteki adamın o soruları film için bile olsa kıza yöneltmesinin kızda nasıl bir etki bıraktığını hangimiz bilecek ki? Tamam kız buradan bakınca kaliteli bir oyunculuk sergilemiş o ufacık yaşına rağmen hatta film boyunca kıza öfkem dinmedi. Bütün oyuncular rolünün hakkını vermiş lakin en çok Klara ile Lucas vermiş. Adamın çektiği sıkıntıyı üzerimde fazlaca hissettim.
Yönetmen gerçekten çok sağlam bir iş çıkarmış. Oyuncular da. Köpek bile çok iyi oynadı. Fazlasıyla psikolojik, dramatik, trajik bir film. Akıllarda hep yer edeceği kesin. Buna benzer bir sürü film izledim ama söz konusu kızlar ya üniversiteliydi ya da belli olgunlukta iş kadınıydı. Böyle küçük yaşta olunca daha farklı etkiliyor insanı. Kaldı ki bir insanı bir anda lekeleyebilirsin, dilediğin gibi kardeşinmiş, akrabanmış, dostunmuş demeden iftira atabilirsin. Dönüp sormak gerek her şey açığa kavuşunca o lekeyi silebildin mi diye her şeyi unutabildiniz mi ve vicdanınız rahat uyuyabiliyor musunuz diye.
Onur Savaşı
filme 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

Film, bir anaokulunda öğretmen olan Lucas'ın bir gün bir kız çocuğunun taciz suçlaması ile birlikte kasaba halkı tarafından histeriye maruz kalmasını anlatıyor.
Mads Mikkelsen önderliğinde birçok durum için insanı sorgulatan bir yapıya sahip. Çok rahatsız ediciydi. İzleyen herkes belki de bu durum benim başıma da gelebilir korkusu ile izlerken, gerçekten linç kültürünün nasıl oluştuğunu da görmüş oluyor. Bu tarafta ya da öteki tarafta olmanın an meselesi olduğu bir dünyadayız. Ciddi anlamda empati yapabilmek gerekliliğini düşündüren, bunu da bazı anlarda sert mesajlarla gösteren bir yapım olmuş.
Oldukça başarılı buldum.
Film kimlere hitap ediyor?: Yetişkinler
Nerede, ne zaman, kimle: Evde, aileyle
Filmin mesajı: Önyargı kötüdür
Senaryo üzerine: Güzel mesajlar var, kotarılmış
Oyuncular: Mads Mikkelsen o kötü adam görünüşünün yanında böyle bir rolü efsane oynamış
En iyi sahnesi: Kilisedeki ayin sahnesi
Filmin sonu: Türkçe olmayan ismine yakışır şekildeydi (Hunt)
Onur Savaşı
filme 8 verdi
1 beğen · 0 yorum
İmge Derin

İmge Derin

@belkibirazflu

Çocuklar sıklıkla gerçekte var olmayan şeyleri uydurmaktan çekinmez. Kendi hayal güçleri mi, akranlarının yaptıklarını ya da anne babasının söylediklerini tekrar etmek mi bilmiyorum. Çocukların her zaman yalan söylediği varsayılmıştır. Ve ne yazık ki, çok sık yalan söylüyorlar.
Onur Savaşı
filme puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
İmge Derin

İmge Derin

@belkibirazflu

Günü geldiğinde erkek adam çocuk olur, çocuk da erkek adam.
Onur Savaşı
filme puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
İmge Derin

İmge Derin

@belkibirazflu

Onu dışarıda bırakma, üşür.
Onur Savaşı
filme puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
8.9/10
31 oy
Sence kaç puan almalı?
0