up
ara

Zelig

(1983)

Zelig Konusu ve Özeti

Zelig
Başrollünde oyuncu Woody Allen yer aldığı, yönetmenliğini Woody Allen üstlendiği film
Mockumentary türünde izleyicisini bekliyor.Mockumentary, Belgesel türlerinde sinema filmlerinden
hoşlanan izleyicilere hitap eden Zelig isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Süre: 79 dk
Yapım: 1983 ABD
Yönetmen:
Senaryo:
  • Woody Allen
Cemile

Cemile

@guher

Hayat, aklın geçirdiği bir evredir.
Woody Allen’ın 70’li ve 80’li yıllarda çektiği filmlerini çok seven ve tekrar tekrar seyreden bir izleyici olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Zelig, Woody için bile sıradışı. Belgesel, daha doğrusu dökümanter bir film tadında olan Zelig, gerçek bir olaya dayanıp dayanmadığı konusunda kafa karıştırıyor. Siyah beyaz çekilen ve Zelig’in bir bukalemun gibi, kendi dışında her şey olarak, insanların arasında dolaştığını gösteren sahneler o kadar gerçekçi ki, bunların orijinal bir çekimden alınıp kullanıldığına ikna olmak kolay.

Film, Zelig adında bir adamın hayatından belli bir dönemi, dokümanter bir izlence kıvamında, gerçekçi arka plan ve etkileyici sekanslarla sunuyor. Halihazırda olduğu kişinin ailesi ve toplum tarafından kabul görmemesi üzerine, beyaz sürü içinde kara koyun olduğunun ayırdına varan kahramanımız ilginç bir yetenek geliştiriyor: Kendi benliğini baskılayarak başka benliklerde bir göçebe formunda yaşama, girdiği sürünün rengini alma. Bir karbon kağıdı gibi, insanların temel ayırıcı özelliklerini kopyalayıp neredeyse istençsizce kullanabiliyor. Bir an, Boston aksanıyla konuşan Cumhuriyetçi bir Aristokrat tavrında etrafta süzülürken bir an sonra onu, evin mutfağında çalışanların yanında, Demokrat bir alt tabaka insanı gibi gırtlaktan konuşurken görüyorsunuz. Çinliyle Çinli, zenciyle zenci, şişmanla şişman olabilen kahramanımız, insanlarca kabul görmek, aynılaşarak görünmez olmak için bir bukalemunmuşçasına fiziksel özellikleri üzerinde oynuyor ancak bukalemundan farklı olarak muhatabının sadece fiziksel özelliklerini değil bilişsel özelliklerini de kopyalama marifetine sahip.

Zelig aslında tanıdık bir tip, çevremize dikkatli bakarsak benzerlerini görme ihtimalimiz oldukça yüksek hatta belki de son dönem insanların çoğunluğu ucundan kıyısından Zelig: Olduğu kişinin değersizliğinden kaygılanan; insanlarca sevilmek, kabul görmek, onaylanmak için sosyal paylaşım sitelerinde oluşturduğu simule kimlikler ardına saklanan pek çok kişi…

Filmin diğer önemli karakteri yetenekli Mia Farrow’un canlandırdığı Dr. Flecther. Başlangıçta Zelig’i anlamak için devamında ise onu tedavi etmek için onu hipnotize eden Dr. Flecther, izleyenlere bu garip olayın analizini sunan asıl kişi. Dr. Flecther’ın sorduğu “Neden yanında bulunduğun insanlara benzediğini söyler misin?” sorusuna Zelig’in verdiği cevap aslında son derece anlaşılır: Güvende olmak, diğerleri gibi olmak, kabul görmek, onaylanmak ve en önemlisi sevilmek. Ve filmin devamında Zelig’in amacına ulaştığını görürüz: Neredeyse bir pop ikonu haline gelir kahramanımız; adına şiirler, şarkılar yazılır, plaklar basılır, hayatı sinemaya uyarlanır hatta küçük bibloları yapılarak halkın beğenisine sunulur. Ancak bukalemun insan olmanın şöyle bir sıkıntısı vardır; yanınızdaki kişilerin kim olduğu sizin geçici kimliğinizi de belirlemektedir. Yani yanınızda bir SS subayı varsa kaçınılmaz olarak Alman Nasyonal Sosyalist Partisi’ne kaydolup Hitler yandaşı bile olabilirsiniz.

Film, tipik Woody Allen mizahının tüm özelliklerini taşıyor. Bunun yanına, etkileyici bir kurgu, inandırıcı görüntüler, iyi oyunculuklar geldiğinde izlenmemesi için bir neden kalmıyor. Şimdiden iyi seyirler.
Zelig
filme 8 verdi
6 beğen · 0 yorum
Sezgi

Sezgi

@sezgii

Spoiler İçerir
Leonard Zelig, tanıştığı kişilerin karakteristik özelliklerini taklit eden bir adamdır. Zelig’in durumuyla yakınen ilgilenen doktor Eudora Fletcher, Amerikan basınına karşı hem bir paravan görevi görüyor, hem de Zelig’i bir anne duygusuyla toplumdan koruyor. Zelig’i topluma kazandırabileceğini düşünüyor. Bu sırada Zelig ve Fletcher arasında bir takım duygular gelişiyor , karşımıza bir çift olarak çıkıyorlar.

Fletcher’in bu başarılı tedavisi Amerikan basınında çabucak duyuluyor ve yayılmaya başlıyor. Toplum daha önce hiç farkında olmadığı Zelig’i bir kahraman olarak görmeye başlar. Bu da filmin Amerika medyasına yaptığı bir eleştirisidir.

Basın büyük bir karalama kampanyasıyla önce kahraman ilan ettikleri Zelig’i, kötü adam haline getirir. Herhalde Zelig üstünden bir sürü propaganda yapan insanların radyolardan ahlak naraları atmaları: ‘’Amerika ahlaklı bir ülke. Tanrı korkusu olan bir ülke.’’ demeleri ne kadar ikiyüzlü olduklarının göstergesidir.

Zelig bireysel kimliğiyle onu dışlayan Amerika’dan, toplumcu olan Hitler Almanya’sına kaçmıştır. Film Zelig’i kurtaran Doktor Fletcher’le beraber Amerika’ya girmeleri ve kahraman gibi karşılanmalarıyla sonlanır.

Filmde, ‘’Kim demiş ki kadınlar sadece dikiş dikmekten anlar diye?’’ cümlesi dikkat çekici. Cinsel ayrımın bulunduğu toplumda, kadının konumunu aşan Doktor Fletcher modern bir algıyı temsil etmektedir. O bir başına, başarılı bir doktor ve aşık olduğu adam için emek veren bir kadındır.
1920’lerin Amerika kültürüne ve basınına göndermelerde bulunan Zelig, toplumda kaybolmuş bir insan üzerine yoğunlaşıyor gibi görünse de güçlü bir toplum eleştirisidir.
Zelig
filme 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
zemberek kuşu

zemberek kuşu

@zemberekkusu

caz çağında bir bukalemun
Yalan söyleyen insanların bir süre sonra söyledikleri yalana inandıkları gözlemlenmiştir ama Zelig’in durumu biraz daha farklıdır. O söylediği yalana inanmayıp bizzat ona dönüşmektedir.
Not: Okumadıysanız “Moby Dick” kitabını okudum diye yalan söylemeyin.
Zelig
filme 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Cemile

Cemile

@guher

Zelig
Leonard Zelig hakkında tüm bilinen "Bir Yaz Gecesi Rüyası"nın ortodoks uyarlamasında Puck rolünde oynayan bir Avrupa yahudisi bir aktör olan Moris Zelig'in oğlu olduğuydu. (...) Gençliğinde Leonard sık sık yahudi karşıtlarının saldırılarına maruz kalır. Hiç onun tarafını tutmayıp her konuda onu suçlayan ebeveyni yahudi karşıtlarından yana çıkar. Genelde onu küçük, karanlık bir odaya kilitleyerek cezalandırırlar. Gerçekten kızdıklarındaysa, odaya onunla beraber girerler. Ölüm döşeğinde Moris Zelig oğluna; hayatın manasız bir azap kabusu olduğunu söyler ve tek nasihati "telli çalgıları elinde tut"tur.
Zelig
filme 8 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
Hande Ç.

Hande Ç.

@handec

Erkek kardeşim beni dövüyor.
Kız kardeşim erkek kardeşimi dövüyor.
Babam, kız kardeşimi, erkek kardeşimi ve beni dövüyor.
Annem babamı, kız kardeşimi, erkek kardeşimi ve beni dövüyor.
Komşular ailemizi dövüyor.
Aşağı bloktan insanlar komşularımızı ve ailemizi dövüyor.
Zelig
filme 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Cemile

Cemile

@guher

Zelig
- Mesleğiniz nedir?
- Ah benim mi? Psikiyatristim. Genelde saplantılı paranoidler üzerine çalışırım. (...) Viyana'da Freud'la beraber çalıştım. "Penis imrenmesi" kavramını ortaya attık. Freud, bunun sadece kadınlarla sınırlanması gerektiğini düşünüyordu.
Zelig
filme 8 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Cemile

Cemile

@guher

Zelig
12 yaşındayım. Bir sinagoga giriyorum. Hahama, hayatın anlamını soruyorum. Bana hayatın anlamını söylüyor ama ibranice olarak. İbranice bilmiyorum. Bana 600 dolar karşılığında ibranice dersi vermek istiyor.
Zelig
filme 8 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
8.5/10
10 oy
Sence kaç puan almalı?
0
Benzer Filmler
1983