up
ara

Vegas'ta Korku Ve Nefret

- Fear And Loathing in Las Vegas (1998)

Vegas'ta Korku Ve Nefret Konusu ve Özeti

Vegas'ta Korku Ve Nefret
Başrollünde oyuncu Cameron Diaz yer aldığı, yönetmenliğini Terry Gilliam üstlendiği film
Dram türünde izleyicisini bekliyor.Dram, Komedi türlerinde sinema filmlerinden
hoşlanan izleyicilere hitap eden Vegas'ta Korku Ve Nefret isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Süre: 118 dk
Yapım: 1998 ABD
Yönetmen:
Senaryo:
  • Terry Gilliam
Vegas'ta Korku Ve Nefret filmi Uyuşturucu Bağımlılığını Konu Edinen Dramatik Filmler listesinde yer almaktadır.
Misafir

Misafir

@misafir000

Gonzo Gazeteciliğine ve Rüyasını Yaratanlara
Filme dair bir şeyler söylemeden önce, filmin uyarlandığı romanın sahibi Hunter Stockton Thompson’a ve Gonzo gazeteciliğine göz atmakta fayda var.
Sitede bazen eklenen yazıları okumaya değer bulup okuyanlarımız vardır kuşkusuz. Kısa bir süre önce burada Hunter Thompson tarafından yazılan “Gözden Düşen ve Bozulan Kentucky Derbisi” adlı bir öykü hakkındaki kısa bir yazıyı paylaşarak, öykünün indirilebileceği bir link paylaşmıştım. Okuyanlar olduysa eğer filmi izlediğinde bir takım paralellikler gördüğüne ve Gonzo gazeteciliği hakkında biraz fikir sahibi olduğuna kani olmuştur.
Hunter Thompson abimiz bir gazetecidir ve kısa öyküler yazmıştır. Uyuşturucu ve alkolle arası pek iyidir. 2005 yılında silahla kendisini vurarak intihar etmiştir ve 67 yaşındadır. Fazladan bir 17 yıl yaşadığını düşünen birisidir kendisi.Gonzo gazeteciliği türünün yaratıcısıdır.
Gonzo gazeteciliği tuhaf gelebilecek bir gazetecilik anlayışıdır. Filmde de zaten Raoul Duke bir gazetecidir, bu yeterince ip ucu olur. “Gonzo” kelimesi İrlanda kökenli Amerikalıların argosunda büyük içki içme müsabakalarının sonunda yıkılmayıp ayakta kalanlara layık görülen bir unvan imiş. Gonzo gazeteciliği ise tamamen öznel bir anlatım biçimini benimseyen, nesnelliği iplemeyen bir gazetecilik. İçerisinde küfrü de barındıran, samimi bir dille, ironiyi, eğlenceyi, laf sokmayı, kabalığı, alaycılığı üslubunda harmanlayan bir gazetecilik. Alakasız bir detay ana konunun yerini rahatlıkla alabilmektedir ve Gonzo gazetecisinin de yaptığı işten ziyade olan bitene ve kendi hülyalarına daha çok daldığını söyleyebiliriz.
Filmde Dr. Gonzo abimiz vardı bir de. Dr. Gonzo ise Oscar Zeta Acosta ‘ya bir saygı duruşudur. Oscar Zeta Acosta abimiz 1974’te kaybolan ve kavga edip öldürülmüş olması muhtemel bir avukat, politikacı ve yazardır.
Filmimize dönelim şimdi. Bu film için daha önce Marlon Brando ve Jack Nicholson’un düşünülmüş olması apayrı bir güzellik, lakin iki amcamız da yaşlı oldukları için oynamamışlar. Johnny Depp ve Benicio Del Toro’nun ise rollerinin hakkını fazlasıyla verdiklerini söyleyebilirim. Filmdeki The Matrix Bar sahnesinde Hunter Thompson abimizin kendisi arz-ı endam etmektedir. Her ne kadar film gişede büyük bir zarar etmişse de ve Benicio Del Toro kötü oyunculuğu ile eleştirilse de bu durum filmin kült yapımlar arasında yer almasını engellememiştir.
ABD’de şarkıcıların kiplerinde ve sinema filmlerinde ABD bayrağının görülmesi durumunda filme devlet tarafından bir takım olanaklar sağlanması gibi bir rivayet duymuştum zamanında. Filmde ABD bayrağı çok sık ve absürd bir biçimde sahneye giriyor ( eter koklanan mendil ).
Amerikan rüyasına ve onun samimiyetsizliğine ciddi bir eleştiri de getiriyor film. Rüya, kimin için? Başlıyor mu yoksa bitiyor mu? Hayır, kendi rüyamızı yaratıyoruz biz asalaklar sizi asalaklar sürüsü.
Hayatın üstüne bir nefes çekiyorum!

“-…Bu yolculuk, vatandaş karakterimizdeki her şeyin doğru ve yerinde olduğunun bu ülkedeki muhteşem imkânlara kocaman fiziksel bir selamlama olacaktı ama sadece gerçek azmi olanlar için.

-Ve biz de bu azimle dolup taşıyoruz, adamım.”

Birlikte aptal bir rüyanın içine ederek kendi rüyamızı kurduğumuz bir yolculuğa çıkıyoruz. Çünkü o aptal rüya herkesin kazanabileceğinden bahsediyor ve sadece kasa kazanıyor. Kaybedenler ve ayaklar altında ezilenler çoğunlukta, doğrusu bir kâbus bu. Kafalar kıyak ve gerçeklik tam istediğimiz ve de en istem dışı biçimde. Çölün ortasındaki bir motor yarışını izlemeye gidiyoruz ve gazetecimizin dediği gibi “Bu yarışı geleneksel basın ilkelerine göre haber yapma fikri saçmaydı.”


Bir sahnede gazetecimiz şunları yazmaktadır:
“Keşlerle uğraştığım onca yıldan sonra, şunu öğrendim ki insanlara arkanı dönebilirsin ama uyuşturucu almış birine asla arkanı dönmemelisin, özellikle gözünün önünde keskin bir bıçak sallıyorsa.


Ne yapıyordum ben burada? Bu yolculuğun manası neydi? Ortalıkta öylesine uyuşturucunun etkisinde boş boş mu dolaşıyordum yoksa buraya, Las Vegas'a gerçekten bir hikâye için mi gelmiştim?

Kimdi bu insanlar, bu yüzler? Nereden gelmişlerdi? Dallas'taki araba satıcısı karikatürlerine benziyorlar ve Tanrım, Pazar sabahı 4.30’da bunlardan ne kadar da çok var! Hâlâ Amerikan Rüyası'nın peşindeler. Şu bayat Vegas kumarhanesinde bir şekilde şafaktan önce son dakikada para kazanan biri olmayı düşlüyorlar.”

Çoğunluk son anına kadar aptalca rüyalarının gerçek olabileceğini hep düşlemektedir demiş miydim?


Ve “ en iyisi sevmek için bul birini” diyen şarkımız. Aşka selam…

Filmin sonundayız.
“İşte gidiyor. Tanrı'nın özel prototiplerinden biri. Seri üretimi düşünülmemiş bile olan bir çeşit çok güçlü mutant. Yaşaması çok garip, ölmesi için de çok ender biri.” ( Bu kısım Dr. Gonzo için)

“Hepimiz artık kurtuluşsal bir yolculuğa bağlıyız. 60'ları gazlayan o hız yok artık. Tim Leary'nin yolculuğundaki ölümcül kusur buydu. Tüm Amerika'yı dolaşıp "Bilinçlilik Artışı"nı satarken onu ciddiye alanlar için bekleyen korkunç et kancalı gerçeklerin yalanını söylediğini hiç düşünmemişti. O inananlar, barışı ve anlayışı tek vuruşta 3 dolara alabileceklerini sanan tüm o acınası derecede istekli asit manyaklarıydı ama onların kaybedişi ve yenilgisi aynı zamanda bizimdi de. Leary'nin toprağın altına beraberinde götürdüğü şey, yarattığı merkezcil bir yaşam tarzı illüzyonuydu. Kalıcı sakatlığı olan bir nesil ve hiçbir zaman asit kültürünün, o eski, mistik yanlış inancının temelini anlayamadı: Birisinin, ya da en azından bir kuvvetin tünelin sonundaki ışığa yönelmiş olmasının umutsuz kabulü.


Los Angeles'a giden tek bir yol vardı. 15 no'lu şehirlerarası yol. Tam gaz, Baker, Barstow ve Berdoo'dan geçerken yanarsınız. Sonra Hollywood Otoyolu'na, doğruca çılgın bir unutulmuşluk, güvenlik ve belirsizliğe çıkarsınız. Bir başka kaçık daha, kaçıkların ülkesinde.”

İnceleme konusunda ben detaya girmiyorum şimdilik ve bunu daha güzel olacak arkadaşlarıma bırakıyorum. ( Bir anlamda üzerlerine yıkıyorum bu işi.)
Vegas'ta Korku Ve Nefret
filme 6 verdi
6 beğen · 0 yorum
22
FİLM
Uyuşturucu Bağımlılığını Konu Edinen Dramatik Filmler
Uyuşturucu bağımlılığı üzerine kurgulanmış ya da filmin karakterleri uyuşturucu kullanan, izleyeni derinden etkileyen filmler...
17
FİLM
Mutlaka İzlenmesi Gereken Johnny Depp Filmleri
Karayip Korsanları, Makas Eller, Evrim gibi dünyaca ünlü filmlerin fenomen oyuncusu Johnny Depp'in öne çıkan ve izlenmesi ger...
24
FİLM
Uyuşturucu Madde Bağımlılığı Üzerine Kurgulanmış En İyi 25 Film
Madde bağımlılığının zararlarını gözler önüne seren, bağımlıların trajik hayatlarını ele alan, madde bağımlılığı üzerine kurg...
6.7/10
10 oy
Sence kaç puan almalı?
0