up
ara

Gamze Türk

"Yaşayanları bazıları ölümü hak eder. Ölülerin bazıları da yaşamayı. Yaşamı onlara verebilir miyiz?"
Doğum Tarihi : 29 Ocak Pazar 1995
Katılım Tarihi : 3 Mart Salı 2015 20:35 - 1604 gün
Cinsiyet : Kadın
Şehir : Bursa / Türkiye (Turkey)
Lise : Ergin ağac tml
Üniversite :
"Yaşayanları bazıları ölümü hak eder. Ölülerin bazıları da yaşamayı. Yaşamı onlara verebilir miyiz?"
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Livaneli farkı bir kez daha beni şaşırtmadı değil. Anı tadında bir roman,roman havasında bir anı...

Tabiki livaneli'nin diğer kitaplarını okuyanlar bilir muazzam satırlarını, vurgularını, anlatım biçimi içine çeker okuyucusunu. Ama bu kitabının da farklı bir tadı vardı. Tam bu ne ya hiç yakıştıramadım livaneli kalemine dediğim yerde hapsetti beni satırlarına. Nasıl bitti, ne zaman bitti inanın farkına bile varmadım.
Diyorum ya büyüleyici bir kaleme sahip. Yeri bende çok çok ayrı olan bir yazar. Hayatımı beni bu denli ona çeken, yoksa düşünceleri mi bilmiyorum. Ama okuduğum her bir kitabı hafızamda muazzam boşluklara yer ediyor.

Kitap hakkında bilgi vermek gerekirse ;

Elia kazan: kökleri kayseri'ye dayanan, İstanbul doğumlu ünlü bir yönetmen. Diğer tarafta ise livaneli ve onların New York da kesişen hayatları. Elia'nın kendi cehenneminden hayalindeki cennete yolculuğu.
Anne-baba evi özlemi çeken Elia peşinden livaneliyi de sürükleyerek çıktıkları kayseri macerası...

Akıcı bir dil, muazzam bir kalem. Livaneli yazar da kötü olur mu.. Bol kitaplı günler dilerim

"Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız,
öfkelen, dövüş, savaş, küfret ama üzülme.
İnsanı üzüntü çürütür."
ataç ikon Elia İle Yolculuk
kitaba 7 verdi
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

#kitapyorumu
#josesaramago

Ertesi gün kimse ölmedi...
Saramago'yu tamamen şans eseri tanıdım. İyiki de tanımışım tarzına, kalemine, noktalama işaretlerini bile rast gele kullanışına bayıldımmm. Farklı bir kurgu üzerine yazmış saramago.

Düşünün şimdi bir sabah uyandınız dengeler bozulmuş ve hayat tamamen değişmiş,dengeler bozulmuş. Ülkede büyük bir kaos ortamı oluşmuş. Devlet ve kilisenin kafası karışık. İnsanlar sorularına cevap arıyor. Şimdi ne olacak!
Tüm bunlar neden mi. Çünkü efendim ölüm bu ülkede istifa etti. Evet evet artık kimse ölmüyor.

Başta harika gibi gelen bu cümle çok uzun zaman geçmeden ülkeyi büyük ve soru işaretleriyle dolu bir kaosa sürükledi.
Yaşlılık ve işsizlik ülkede kol gezmekte. Hangi ülke mi burası? Burası bilinmeyen bir ülke.

Ve bir gece saatler on ikiyi vurduğunda ölüm mor bir zarfla geri geliyor. Bir dakika geri geliyor mu dedim! Bu bir felaket, hemde ülkede hasta ve yaşlı oranı binlerceyken.. Düşünsenize kopacak kıyameti. Napıyor kuzum bu ölüm. Bir gelip bir gidiyor ? Ah bu kadınlar kafaları hep karışık. Haha evet evet kadın ölüm bir kadın ?

Çok büyük bir keyif alarak okudum okumayanlar ve saramago ile tanışmadıysanız lütfen tanıyın tanışın ?

Bir saniye kitap şu cümleyle son buldu
... Ertesi gün hiç kimse ölmedi.
Keyifli huzurlu okumalar. Mutlu hafta sonları ??
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Kötülüğün ve iyiliğin meleğine, pişmanlığın, af dinlemenin gelmiş geçmiş en büyük kraliçesine, şeytan ile meleğin olağanüstü birleşimine, iylik ve kötülük kavramlarının ötesine geçene.
ataç ikon Huzursuzluk
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Boş inançlar derdi basın yayın okulundaki hocam, boş inançlar sahiden boştur, gerçeği yansıtmazlar ama yine de insanlık bütün yaratısını, sanatını onlara borçludur.
ataç ikon Huzursuzluk
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Zaman (bu herkesce bilinir) bazen kuş gibi uçarak, bazende bir solucan gibi ağır ağır geçer. Fakat insanın, özellikle, en hoşlandığı şey, zamanın hızlı mı, yoksa yavaş mı geçtiğinin ayrımında bile olmayışıdır.
ataç ikon Babalar ve Oğullar
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

30.09.16

bakkal nedir?

5 kuruş ,10 kuruş çıkmayınca onun yerine sakız veren tonton amcadır..
yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Maoriler paylaşım fotoğrafı
Maoriler
Maoriler Yeni Zelanda yerlileridir. Fiji ve Polinezya kökenlilerdir. Özgürlük düşkünlükleri ve savaşçılıkları ile ünlülerdir. Savaşa giderken tenlerini beyaza boyamaları ve de çok aç kaldıklarında insan eti yemeleri[özgün araştırma?] onları barbar bir kavim olarak gösterse de şartlar zorlamadıkça vahşi değildirler. Soyu tükenmekte olan kavimlerdendir.

Maori Dini Maoriler'in inandığı kabile dinidir ve mahalli bir özelliğe sahiptir evrensel değildir. Maori Dini' nin kutsal bir kitabı veya yazılı bir kaynağı olmadığı gibi din kurucusu da yoktur.

Maoriler Yüce tanrılarına Lo derler. Lo'nun, her şeyden önce var ve her şeyin kaynağı olduğuna, yerde ve gökte yaşayan her şeyin içinde bulunduğuna inanırlar. Lo, bütün tanrıların en büyüğüdür. Onun adını ancak rahipler söyleyebilirler.

Maorilerde ibadet, rahiplerin onlara öğrettiği ilahi tarzındaki özel dualardan ibarettir. Hep beraber bu duaları okur. Maoriler günümüzde Avustralya ve Yeni Zelanda'da yaşamaktadırlar.Yeni Zelanda nüfusunun %10-11'ini oluşturan Maoriler'in dünyadaki toplam sayıları 370.000 kadardır.
2 yorum
levent yilmaz (@levo17)
Yam yam bunlar daha ne olsun!!!!
25.08.16 beğen cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
Sende yam yamsın!!!!
25.08.16 beğen cevap
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Bibliyoterapi paylaşım fotoğrafı
Bibliyoterapi
Bibliyoterapi, kısaca kitapla tedavi anlamına gelmektedir.amaç, kişinin duygusal sorunlarını anlaşılabilmesini sağlamak, hayata karşı uyum sorunlarının aşılmasını gerçekleştirmek ve kişinin içinde bulunduğu ruh halinin tüm detaylarını tanımlamaya çalışmaktır. Bir başka tanımlama şeklinin, “doğru zamanda, doğru bireyle, doğru kitabı buluşturmak” olduğu bibliyoterapi, kişinin okuduğu ölçüde tedaviye başladığı bir tekniktir.

Yöntemin amaçlarının arasında, kişinin okuyarak içine girdiği dünyada, kendi sorunlarını teknik doğrultusunda çözmesi ilk sırada gelmektedir. Çoğu zaman kitapların yanı sıra çeşitli CD ve benzeri materyallerin de yardımının alındığı bu teknik dahilinde, kendini iyi yetiştiren ve metodu detaylıca öğrenen kişilerin, konu hakkında başarılı uygulamalar yapabildiği de belirtilmektedir. Tedavi sürecinin ana istasyonu, “okunan kitapla danışan kişinin kişiliği arasında dinamik bir ilişki kurulması” halinde tasvir edilebilir. Bu süreç, 3 ana adımla devam etmektedir;
* Özdeşim ve yansıtma
* Arınma, temizlenme, rahatlama (daha önceden yaşanan travmatik olayların yeniden hatırlanması ile heyecan boşalımı sayesindeki rahatlama)
* İç görü ve bütünleşme
Bahsedilen evreler öncesinde ise, terapistlik yapacak kişinin iyi bir hazırlık dönemi geçirmesi ve bu dönem içinde kitap seçimi aşamalarını da uygun şekilde yerine getirmesi gerekmektedir.
Bibliyoterapi kavramındaki terapi sürecinde, kişinin duygularını tanıması, ne hissettiğini bilmesi ve içselliğini doğru yaşaması hedeflenmektedir. Bunu gerçekleştirmek için, kullanılacak olan terapi materyali büyük önem arz etmektedir. Mevzu bahis bu yolla, kişinin kendi kişiliğini tanıyabilmesi konusunda kişiye yardımcı olmak amaçlanmaktadır. Bunun yanı sıra, kişinin gelişimine katkıda bulunulması ve iletişim açısından iyi bir yol izlenmesi de esas alınmaktadır.

Bibliyoterapi süresince, kişi duygusal sorunlarıyla yüz yüze gelebilmektedir. Bu yüz yüzelik, kişi üzerinde olumlu değişmeler yaratabilmektedir. Bunlara ek olarak, kişi hayat zorlukları ve yaşadığı duygusal sıkıntıları ile baş etmeyi de öğrenebilmektedir. Terapi süresince kişinin kazandığı farklı bakış açıları, sorunlara farklı şekillerde yaklaşma yeteneği kazandırabildiği gibi, kişi önceden yaşadığı duygusal zedelenmeleri de bu yolla tedavi edebilmektedir.
5917_o_bibliyoterapi-504
Bibliyoterapi sürecinde, kimi zaman kişi bazı duygularını keşfedebilmektedir. Adını koyamadığı duygularını bulan, bu duygularının ihtiyaçları doğrultusunda karşılanabildiğini öğrenen birey, terapi sonucunda olumlu neticeler alabilmektedir.
Bibliyoterapi adına bir örnek verilmek istenirse, en güzel örneklerden biri, aynı zamanda eski bir Hint öyküsü olan “Kör Adam ve Fil” olabilir. Öyküdeki ana tema, “kişilerin bulundukları dünyayı nasıl kendine göre algıladığı” fikridir. Öyküdeki durum ise, görmeyen bir grup insanın, file dokunarak betimlemeler yapması ve her kişinin dokunduğu bölgeye göre farklı betimlemeler ile fili algılamasına dayanmaktadır.
Bibliyoterapi, özet olarak pek çok sorunun psikolojik anlamda çözülebildiği, okumaya ve anlamaya yönelten bir yöntem şeklinde tarif edilebilir. Kişiler, kazandıkları perspektiflerle sorunların çözümüne yaklaşırken, aynı zamanda sorunları ile ilgili yalnız olmadıklarını fark ederler. Böylece, içsel rahatlama ve huzur da yaşanmaktadır.
EK 1: 20.07.16
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

04.05.16

Aşk nedir?

Üzerine milyonlarca söz, şarkı, şiir... Yazılmış gereksiz bir duygu.
yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

"Hepimiz birer deli değil miyiz düzeni bozuk dünyada nefes almaya çalışan"

Paulo Coelho ile tanışmam bir dizi vasıtasıyla olmuştu. Şuan iyi ki merak edip kitabı ve yazarı araştırmışım diyorum.

Hepimizin hayatı dönüm noktaları ile devam etmiyor mu ki. Başlangıçlar, bitişler, bitmeyişler.. Sıradan bir hayatın akıl almaz delileri değil miyiz? Düz bir yokuştan aşağı hızla koşmaktayız pencere kenarlarında ki çicekleri görmezden gelerek.
Fakat veronika bu sıradanlığa daha fazla katlanmak istemedi. Hergün bir öncekinin aynı olan sabaha uyanmaktansa uyanmamayı yeğledi ve intihar etti..
Fakat planlamadığı bir şey vardı ya ölmezse!!!

Gözlerini açtığında bir akıl hastanesinde olduğunu öğrendi. Öğrendiği gerçeği sindiremeden, 1haftadan az bir ömrü kaldığı gerçeği ile sarsıldı.
İntihar anlık bir kaçış fakat insanın ölümünü beklemesi...
Villete veronika'nın dönüm noktasıydı aslında. Birinden farklı hayatlar, hikayelere rastladı akıl hastanesinde. Ve en önemlisi de kendine rastladı..
Dr. İgor bir kitap yazmakta ve bu kitabın baş deneği veronika dan başkası değil.

Dili, kalemi, anlatımı tek kelime ile mükemmeldi. Sıkılmaya fırsatınız dahi olmuyor çünkü hikaye o kadar tanıdık ki..
Kitapta kendinizden, içinizin derinliklerinden bir parça bulacaksınız. Kitabın bir çok yeri mantıklı geldi bana, içsel çatışmaların, farklılıkların kaleme alınma şeklini çok sevdim.
Unutmayın farklı olan herkes biraz delidir.
Keyifli huzurlu okumalar dilerim . sevgi ve mutlulukla kalın. Bol kitaplı günler .
ataç ikon Veronika Ölmek İstiyor
kitaba 10 verdi
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Hayaller peşinden koştuğun taktirde gerçek olur, istemek yeterli değildir daha çok isteyip peşinden gitmek gerekir.

Yılın ilk kitabı bitti. Herkesin çılgınlar gibi okumamı söylediği Paulo Coelho en iyi eseri dediği simyacı'yı tek solukta okudum. Ve kesinlikle o topluluğa katılıyorum. Diğer kitapları da harikaydı tabi ama simyacı da piramitler, kutsal kitap, rüya felsefe taşı vb birçok olgu kitaba mistik bir hava katmıştı. Bu da kitabı okudukça okuttu.
Aslında tek seferde okununca çok fazla doygunluk veren bir eser olduğunu düşünmüyorum. Her okunduğunda okuyucuda farklı seziler uyandırmaya elverişli bir kitap.
Yani açıkçası hızlımı okudum emin değilim ama kendimi tam doymuş hissetmiyorum. Sanki bir şeyler eksik..

Konusu :

Gördüğü rüyaların bir anlamı olduğunu düşünen santiago rüyasını peşinden gitme kararı alır. Çıktığı yolculuk onu ispanya'da mısır piramitlerinin eteklerindeki hazineye götüre bilecek mi ip ucu vermeyeyim ama. Bu yolculuk ona hazine değerinde bilgiler, insanlar verecek. Kişisel menkıbesine ulaşacak belki de. Aşkı, rüyası, koyunları onu bu maceradan çoğu zaman alıkoymaya da kalksa. İç sesi santiago'yu hedefine ulaştıra bilecek mi...

Sade bir dili olmasa da kurgusu gereği son derece akıcıydı. Bence Paulo simyacı ile zirvesini yapmış..
Unutmayın sözcüklerin ötesinde bir dil var..
Keyifli huzurlu okumalar dilerim
ataç ikon Simyacı
kitaba 10 verdi
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Kitap yorumu

İyi ve kötü asırlardır savaş içerisinde değil midir kalbimizin derinliklerinde. Sen insan oğlu hangi tarafını içten içe beslersen bir gün ya yenilginin, kaybedişin içinde boğulursun, yada güneş kadar parlasın iyiliğin tahtında.  Vicdanın olduğu kadar iyisindir, içten pazarlıkların olduğu kadar kötü.

Sabahattin Ali'nin okuduğum ikinci kitabıydı. Kürk Mantolu Madonna'nın yeri bende çok farklı fakat İçimizdeki şeytanın rengi, tadı bambaşkaydı.
Elit takılan aydınlık bir kesimin karanlık tarafları,kalbi ve beyni arasında sıkışmış Ömer'in değişken ruh hali, herşeye rağmen saf kalmış Macide'nin düştüğü durum. Sanki kitabı okumadım yaşadım. Lakin Ömer'in beni sinir hastası ettiği gerçeğini pas geçemeyeceğim.
Karakterlerin iç dünyasında harika tahliller yapılmış, içimizdeki kötü tarafı uyandırmak için maddi ve manevi güçün nasıl da etkili olduğu tasvir edilmişti.  Kitabı okurken bir çok yerde kendinizi de sorgulayacaksınız. Kendinizle çelişiyorsanız aziz dostlarım içinizdeki şeytana çoktan boyun eğmişsiniz demektir.

Kalemi ve dili hakkında zaten bir şey söylemeye gerek görmüyor çünkü öyle bir büyüsü var ki Sabahattin Ali'nin, bir yanınız deli gibi okumak ister ken diğer yanınız istemiyor. Tabiki isteyen taraf ağır basıyor. İnsan romanlarının içine girdimi çıkamıyor. Yani aslında şeytanın la çatışıyor.

Kitap hakkında bilgi vermek gerekirse ;
Balıkesir'den İstanbul'a okumak için gelen iki gencin vapurda karşılaşmalarıyla baş gösteriyor olaylar. Baş karakterimiz olan Ömer biraz değişik bir çocuk.
Macide ise teyzesinin yanında kalarak okulunu bitirmeyi amaçlayan sesiz, mazlum bir karakter olarak çıktı karşımıza. Babasının ölümü sonrası olaylar patlak verdi. Bana göre acısından kaçıp sığınacak bir yer arayan Macide kendini Ömer'in kollarına attı. Hesapta olmayan olaylar ve Ömer'in her fırsatta içinde şeytan olduğunun ve asla o şeytanın aslında kendi benliği olduğunu kabullenmesi üzerine başına gelenleri anlatmakta. Sonun da şeytan mı galip geldi dersiniz?

-İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
Keyifli bol kitaplı günler dilerim. Sevgiyle ??
ataç ikon İçimizdeki Şeytan
kitaba 10 verdi
3 yorum
gülcannnnnn (@gulcantezcan)
Sıradaki kitabım buydu incelemen daha fazla heyecanlandırdı beni ?
20.07.17 beğen cevap
Gamze Türk (@gamzeturk)
O ZAMAN ŞİMDİDEN KEYİFLİ OKUMALAR.UMARIM SENDE SEVERSİN :)
20.07.17 beğen cevap
gülcannnnnn (@gulcantezcan)
Eminim ?
21.07.17 beğen cevap
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Maya zigguratlarının dört tarafının da merdiven olması nasıl saçma bir düşünceye dayanıyor bilir misiniz ; vahşi ormanda yılandan korkan mayalar bu sürüngeni kutsallaştırıyor ve günün her saatinde, güneş nerede olursa olsun yere yılan gölgesi düşmesi için piramidi bu şekilde yapıyor. Sonuç ne? Saçmasapan bir inançtan doğan müthiş bir estetik.
ataç ikon Huzursuzluk
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Asil insanların en neşeli zamanlarında bile hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir.
ataç ikon Huzursuzluk
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Eskimolar paylaşım fotoğrafı
Eskimolar
Kuzey kutup bölgelerinde yaşayan insanlara eskimo denilmektedir. Bugün dünyada, Gröland’da 45 bin, Kuzey kanada’da 24 bin, Alaska’da 35 bin, Rusya’da 1.500 olmak üzre 100 bin eskimo yaşamaktadır.
Eskimolar, Sibirya ve Alaska birleşikken Asya’dan Kuzey Amerika’ya göç etmişlerdir. Binlerce yıl boyunca bitki olmayan buz kütlelerinde avcılık ve balıkçılık ile yaşamışlardır. Avları zıpkın, mızrak ve okla avlayan eskimolar, farklı avlanma teknikleri de geliştirmiştir. Doğayı ve hayvanların davranışlarını gözlemleyerek avlanmışlardır. Buz üzerinde delikler açmak, fokların hava alma deliklerini bulmak gibi teknikleri vardır.
Avlanılan hayvanın eti kurutulur veya dondurularak saklanırdı. Derisi kıyafet, kaslardan iplik, kemiklerden iğne ve zıpkın yapılırdı. Özellikle fok derisi kıyafet için en uygun olandır. Katı buz haline gelen kar bloklarından yapılan evlerde veya hayvan derisinden yapılan çadırlarda kalırlardı. Balina ve fok yağları yakacak olarak kullanılır, kandiller de bunlarla yakılırdı. Eskimolar, bu zor iklim koşullarına çok başarılı uyum sağlamışlardır.
Eskimolar, Avrupalı tüccarlar ile tanışınca avladıkları hayvanları onlarla takas ederek bir ticaret düzeni kurdular. Tüfek, ahşap tekneler bu yolla kullanılmaya başlandı. Kanada hükümeti yerleşik yaşamaları için konutlar yaptı. Bu etki sayesinde çağdaş prefabrik evlerde ve mobilyalar ile yaşam başladı. Köpek kızakları yerine, kar otoları, motorlu kızak kullanılmaya başlandı. Eskisi gibi avcılık, balıkçılık yapmıyor bunun yerine rafinerilerde ve madenlerde çalışıyorlar.
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Türk ve Dünya Tarihinde 5 Eylül Günü Yaşanan Önemli Olaylar paylaşım fotoğrafı
Türk ve Dünya Tarihinde 5 Eylül Günü Yaşanan Önemli Olaylar
1800 : Malta'yı işgal altında tutan Fransız birlikleri İngilizler'e teslim oldu.

1905 : ABD'nin New Hampshire kentinde imzalanan anlaşmayla Rus-Japon Savaşı sona erdi.

1914 : I. Dünya Savaşı'nda Marne Muharebesi başladı. Paris'e ilerleyen Alman Birlikleri Fransız 6. Ordusu'nun karşı saldırısıyla püskürtüldü. İki milyon insanın yer aldığı 6 gün süren muharebede 100 bin insan hayatını kaybetti.

1938 : Atatürk el yazısıyla vasiyetnamesini yazdı

1939 : İstanbul müzeleri 2. Dünya Savaşı nedeniyle kapatıldı.

1942 : İstanbul müzeleri 2. Dünya Savaşı nedeniyle kapatıldı.

1950 : Başvuru fazlalılığı nedeniyle üniversite giriş sınavı uygulaması başladı.

1955 : İstanbul Sultanahmet'te yeni Adliye Sarayı hizmete açıldı.

1961 : Çankaya'da toplanan parti liderleri seçim konuşmalarında 27 Mayıs'ı eleştirmeme ve Demokrat Partiyi övmeme bildirisi imzaladı. Liderler, ayrıca, rejimin ahlakını bozmayacaklarına dair şeref sözü verdiler.

1962 : Komünistlikle suçlanan Adalet Partisi Aydın Milletvekili Orhan Apaydın partisinden istifa etti.

1972 : Filistinli "Kara Eylül Hareketi" militanları, Olimpiyat Oyunları için Münih'e gelen İsrailli sporculara ateş açtı; bir sporcu öldü, biri ağır yaraladı, 9 kişi rehin alındı. Alman polisi gerillalar ve rehineler üzerine ateş açtı; 9 rehine, 4 Filistinli gerilla ve 1 polis öldü.

1973 : Filistinli "Kara Eylül Hareketi" militanları, Olimpiyat Oyunları için Münih'e gelen İsrailli sporculara ateş açtı; bir sporcu öldü, biri ağır yaraladı, 9 kişi rehin alındı. Alman polisi gerillalar ve rehineler üzerine ateş açtı; 9 rehine, 4 Filistinli gerilla ve 1 polis öldü.

1973 : Dünyanın en uzun karayolu tüneli İsviçre'nin St. Gotthard yöresinde açıldı.

1985 : Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ronald Reagan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımayacaklarını açıkladı.

2009 : Jerry Hall'a ait 120 saat 1 dakika 9 saniyelik rekoru 135 saat 2 dakika 19 saniye sualtında kalarak kıran dalgıç Cem Karabay tarihe geçti

2012 : Afyonkarahisar’da askeri mühimmat deposundaki el bombalarının tasnifi sırasında patlama yaşandı. 25 asker şehit oldu.
3 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Birde 1975'te ben doğmuşum..:)
05.09.16 beğen 2 cevap
oktay (@koleksiyoncu)
@Karaburin sosyeteye rezil oldun :)yaşını ortaya çıkardın....
06.09.16 beğen 3 cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
Bu tarih söylenen rivayete dayanıyor yani "sen doğduğunda kara kış vardı" misali Sn.@kolaksiyoncu..:)
06.09.16 beğen 1 cevap
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

Molok paylaşım fotoğrafı
Molok
Boyu 15 cm. kadar olan bu sürüngen eski bir efsane canavarı görünüşündedir. Bir adı da dikenli molok tur. Bununla birlikte, zararsız ve savunmasızdır. Geniş ve yayvan olan bedeni dikenlerle doludur. Başının iki yanında bir boynuz gibi duran ve ötekilerden daha güçlü iki diken bulunur. Molok, yaşayabilmek için çöle çok iyi uyum sağlamıştır. Sabahın erken saatlerinde dikenlerinin üstünde oluşan çiy taneleri buradan ağzına kayarlar. Böylece su arama zahmetine katlanmadan haftalarca yaşayabilir. Sıcaktan korunmak için kendini kumlara gömer. En çok karıncalarla beslenir. Duruma göre tıpkı bukalemun gibi renk değiştirir.
0 yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

16.07.16

adalet nedir?

Türkiyede olmayan sistem
yorum
Gamze Türk

Gamze Türk

@gamzeturk

01.06.16

çekirdek nedir?

fakir eroini.
yorum