up
ara

Görkem Tan

seyyar kitaplık
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

Varolmanın dayanılmaz hafifliği hakikaten.
Kitabı uzunca bir gecikmeyle okudum elbette. Kült kitapların hepsinde yaşanır ya bu gecikmişlik hissi. lakin bu kez bu his yerini hayalkırıklığına bıraktı. Overrated tabir edilen bir popülerlikte ve beğenide olduğunu düşündüm şahsen. Bohem yaşamlarda kırılma noktaları, aidiyetlik, savaş mağduru bir kentin insanı olmak duygusunun yetersiz işlenişi, seksist anlatımıyla hani okumamak büyük kayıptır gibi beylik sözleri hak etmediğini düşünüyorum. Zaten kitaba ait en tumturaklı satırlar yıllarla alıntılana alıntılana belleğimize çoktan girmiş daha okumadan onu gördüm. Örneğin aşkın kendini çiftleşmek değil birlikte uyumak arzusunda duyuruşu gibi gibi:)
2 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

" dünya ağrısı kelimelerle sıkılmış bir yumruk "

"Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına Ayrılan değersiz bir kütledir."

Hayat Gidemeyenler icin de zormuş ben sadece dönemeyenler için sanıyormuşum.
ataç ikon Dünya Ağrısı
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

Çok sevdim ancak keşke Murakami şaşırtsaydı da hiç değilse bir kurguyu çözseydi her şeyi askıda bıraktı öylece..
1 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

1984'ten çok daha büyük bir coşku ve mutlulukla okudum. Distopya türünün kıymetlisi..
ataç ikon Cesur Yeni Dünya
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

Serinin ikinci kitabına başladım ve araya başka başka kitaplar aldığım halde aklım onda.. Kvothe farklı bir kahraman..
ataç ikon Rüzgarın Adı
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

yazmadiklarimbuyuricimde.tumblr.com
ataç ikon Deliduman
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

Türünün hakkını veren; gerçek bir psiko-absürd roman. Hikaye kurgusu, karakterler ve çizgi roman tadı için rahatlıkla diyebilirim ki, Murat Mentes’in korkma ben varım ‘ını seven okuyucu bunu da sevdi/sever/ sevmeli (:

Freud’u anlamaya yeni başlayanlar, hayatında absürdlük, polisiye, psikanaliz, hayalgücü eksik olanlar, uykuya çok tatlı bir kafayla dalmak isteyenler, rüyaların gizemine, paralel evrenlere gönülden inanan; inanmayanlarla bir türlü anlasamayanlar, günlük hayat mağdurları, klişe yorgunlari, bu kitap tam size göre dersem ‘hadi len’ demeyin bi okuyun. Seveceksiniz.

Alper Kamu yüreğime kesik atmıştı kerata. Bu Canıgüz romanı ise yüreğe zinhar dokunmuyor varsa yoksa bilinçaltı mahzen odalarında takılıyor. Bir oturuşta okunur, yağ gibi mübarek.
ataç ikon Tatlı Rüyalar
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

26 aralık 2012’de başlayan okumam tam tamına 10. günü olan bugün biter ve ben onlarca altı çizili cümle ve sayıklama arasından kalbimde kalanları hiç kaybetmeden; mümkün olan en genç haliyle paylaşmaya koyulurum…

Hakan Günday türk edebiyatının genç ve belki en ‘kaçık’ yazarlarından. Karanlık, içine çekiyor kurgusuna ait hemen her satırda. Okuduğum her kitabı bende bir şeyler bıraktı. Lakin ‘Daha’, sanki içimizde bırakmak istediği her şeyin toplamı olmuş. Kitabı okumaya bir cuma gecesi başlamış olmayı dilerdim..

Issız adasında bir Robinson Gâza edebiyatın tanış olması gereken, anti kahraman olamayacak kadar diktatör bir sosyoloji dehası. Geçmişin ruhta bıraktığı kalıcı izlere inanmayan, bugünü yaşayın geçmiş bitti diyen tüm düşünür, mutasavvıf kim varsa alayının ezberini …iyor. Tam olarak bunu yapıyor.

Ve Ahad! tarihin görüp görebileceği, edebiyata kazma vuran, tanıdığım en kötü baba!

Şimdi koltuklarınıza yaslanın, ‘Daha’yı okumaya karar verdiyseniz, Gâza’nın yazdığı hikayeye inanmaktan başka şansınız yok. Çünkü babası bir katil olan annesiz her çocuk kadar söndürülmemiş bir izmarit gibi yangın riski taşıyor. ”Hayatın kendisi mücbir sebep!!’ ya..

Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiye’dir. Aradaki mesafe Türkiye kadar.” Baktığın açı değil, mesafe önemli anlamakta gerçeği…

diyor kitabın ilk bölümünde ve arka kapağa aktarılan pasaj girişinde.

Türkiye’nin çukurda kalmış bir kasabasında yaşayan Ahad, insan kaçakçılığı yapan bir örgütün nakliye sorumlusu. Ve Gâza’da bu sorumlulukta payına düşen ne kadar pislik varsa ( bu insanların dışkılarını temizlemek ve üzerine sanki tüm pisliği örten sihirli bir tozmuş gibi talaş serpmek de dahil) çekiyor. Bu arada çocukluğunu, gençliğini, ilk aşkını da pisliğe gömerek üzerine serpilen talaşların içinde kendini yok ederek.

Ortadoğu’nun savaşla lime lime edilmiş kentlerinden kaçıp yeni bir hayat umuduyla tacirlerin eline düşen insanların umuda yolculuklarının en karanlık kısmında ahad’la tanışıyoruz ve bu zorunlu tanışma içimizden en çok Gaza’yı etkileyecek…
Kitap tanıtım yazarlığı sahiden zor iş. İnsan henüz bitirdiği bir kitap hakkında edebi eleştiriler getirmeden evvel içinde kalan o kanlı canlı hisleri paylaşmak istiyor. Sanki Atılgan’ın o meşhur ‘sinemadan yeni çıkmış, güzel bir film izlemiş insan’ serkeşliğini yaşıyor. Günday ayaklarıma doladığı çuvallarla metrelerce dipte uyanmamı sağlasa da, ben edebi eleştiri yazamıyorum. Kitabın pek çok cümlesi yamuk yumuk tükenmez kalemimin saldırısına uğradı. Bir kısmını aşağıda paylaşıyorum: ( evet hiç bilimsel olmadı.)

Bütün Robinson’lar önce kendi hapishanesinin mahkumudur,
bütün Cuma’lar ancak kaybettikten sonra fark edilir.

Bütün anneler doğururken ölümü de verdiği için doğum, iki ölüm iki de doğum anıdır.

Geçmişin üstünü ne talaş, ne zaman, ne insanlar, ne morfin sülfat örtebilir. Geçmiş, ancak ölümle, yahut yeni bir hikayenin başlamasıyla son bulabilir. Hikayeni bazen ölümle başlatırsın..

(bunları ben yazdım. altını çizdiklerimi yazmaya kıyamadım çünkü okumanızı istiyorum. Belki bir gün ‘Daha’dan konuşuruz, belki daha fazlası.. daha..)
ataç ikon Daha
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

Kitap Aomame ve Tengo başkarakterlerinin sıra ile birer bölüm halinde ilerleyemesiyle toplam üç bölümden oluşuyor. 1256 sayfalık bu roman başta korkutucu gelse de, minicik puntolarına ve kocaman sayfalarına rağmen inanılmaz akıcılıkta ve hızla ilerliyor. Başlayalı 1 ay olmak üzere ne yalan söylemeli. Her gün okuyamadım, yanımda taşıyamadığım için yavaş gittim (taşınmıyor :( e-kitap olarak alınmasını naçizane öneririrm) Şu an ikinci bölümün ilk yarısındayım. Yani henüz 500 sayfa kadar okudum. Gün içinde bir kitabı delice özlemenin nasıl bir duygu olduğunu bilen bilir. Bu onlardan. Hem mistik, hem distopik, hem romantik, hem kurgusal, hem acayip!! Bittiğinde asıl inceleme yazımı yayınlayacağım.

ve evet bu yorumu 4.11.2013'den bildiriyorum:
bitirdim sonunda. tumblr'da bulabilirsiniz yorumumu:

http://yazmadiklarimbuyuricimde.tumblr.com/

Sevgiyle..
ataç ikon 1Q84
kitaba 8 verdi
4 beğen · 1 yorum
Sonay Ç. (@ponnik)
e kitap yorumun dışında tamamen katılıyorum.
19.11.13 beğen cevap
Görkem Tan

Görkem Tan

@gorkemtan

kitabın görselinde ''mevlevi mezar taşları'' kullanmışsınız sevgili neokur.com moderasyonu ahalisi :) nereden bildirim yapabilirim bilemedim
ataç ikon Ölüm Pornosu
kitaba puan vermedi
0 beğen · 1 yorum
Selim Karatas (@selimkaratas)
isminden ötürü toplu taşımada okumakta sıkıntı yaşatan kitap. parça parça okuyorsanız zaten kopuk olan olay örgüsünden daha da kopacağınız aşikar. zaman kaybı oldu ya da edebi yönü yok diyenleri bir nebze haklı bulduğumdan ötürü kısa sürede okunması gereken kitap diyeceğim. enterasan bilgileri, zaman zaman güldürmesi, ağır dili ile kütüphanenizde yer almanızın sakınca olmayacağı bir kitaptır kendileri. gerek dövüş kulubünden ötürü gerekse türkiyede başına gelen yasaklanmalardan ötürü kitaba olan ilgi artmıştır. değer mi değmez mi okuyup karar verin.
24.10.15 beğen cevap
/ 2