up
ara

Hasan Yürekli

25 yaşındayım. Eğlenmeyi ve öğrenmeyi severim. Ateistim.
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Michael Jackson ve tecavüz suçlamaları karşısındaki ciddiyetsiz hali.
Pedofili olduğuna dair kafalarda soru işareti bırakmayan bir " Süperstar "
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Ölüyü dirilten bu abimizi gördünüz mü ?
Gününüzün daha keyifli geçmesine yardımcı olacak bir video.
1 beğeni · 1 yorum beğen ikon
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Başta öperek uyandıracak sandım, meğer zenci isa’imiş😅
28.02.19 beğen 1 cevap
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Plasenta
Plasenta'nın doğacak olan bebeğin gerçek bir klonu olduğunu biliyor muydunuz ?
3 beğeni · 10 yorum beğen ikon
Ebru (@kubraebru)
Nasıl yani? Bilmiyordum...
24.02.19 beğen cevap
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Plesanta kese gibi bi şey değil miydi? Hatta ünlüler doğumdan sonra plesantalarından hap yaptırıp yutuyolar.
24.02.19 beğen 1 cevap
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Kim Kardashian doğumlarından sonra plesantalarını yemek için hap şekline getirtiyomuş, Tom Cruise’un da doğum yapan eşinin plesantalarını yediğini okumuştum. Sanırım hayvanlarda da var. Anne doğumdan sonra plesantayı yiyip güç topluyomuş.
24.02.19 beğen 2 cevap
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Şemime isimli cariye ve İŞİD'e katılan kişi sayısı paylaşım fotoğrafı
Şemime isimli cariye ve İŞİD'e katılan kişi sayısı
Şemime isimli cariye 4 yıl önce İŞİD'in gelini olabilmek için İngiltere'den ayrılıyor. Şimdi ise çocuğuyla beraber tekrar İngiltere'ye dönmenin hesabını yaparken İngiltere vatandaşlığını iptal ediyor. Ceset torbasındaki bir bedeni andıran genç kadının göz yaşları yürek bukuyor. Bugüne kadar 47.000'den fazla insanın Türkiye üzerinden İŞİD'e katıldığı düşünülüyor.
https://www.youtube.com/w...pxcM&t=296s
6 beğeni · 3 yorum beğen ikon
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
İşin çoçuklar boyutuna dikkat çektiğinden benim için farkındalık yaratan bi paylaşım oldu. Gidenlerin geri gelmek isteyeceğini hiç düşünmemiştim. Videoda rahatsız eden tek şey cihatçı terör örgütü için “savaşçı” kelimesinin kullanılması oldu.
22.02.19 beğen cevap
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Cüneyt Özdemir'i takip ediyor musunuz ?
Podcast gibi dinlemek için harika bir kanal, gündemi kendince samimi bir şekilde özetleyen, hayata dair konuşmalarıyla size kendisini uzun yıllardır tanıyormuş hissi veren sıcak bir insan o.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Gelin bakalım neymiş bu yapısal reformlar. / Mahfi eğilmez
Türkiye’nin İhtiyacı Olan Yapısal Reformlar
Türkiye’nin ihtiyacı olan yapısal reformlar üç başlıkta toplanabilir: Siyasal reformlar, sosyal reformlar, ekonomik reformlar. Bunlardan ilk ikisindeki önemli alt başlıkları sıralayalım, üçüncüsünün ayrıntılarına girelim.

Siyasal reformlar
Türkiye’nin siyasal alanda yapması gereken yapısal reformlar Anayasa değişikliği ile başlamak durumundadır. Bu değişiklikler yapılırken sistemi, batı ülkeleri düzeyine çıkarabilmek için demokrasiyi, özgürlüğü, düşünce özgürlüğünü, hoşgörüyü, kişi haklarının korunmasını, en üst düzeye çıkaracak ve kısıtlamaları savaş hali gibi çok zorunlu hallerle sınırlı tutacak düzenlemeler yapılması gerekiyor. Anayasa, kuvvetler ayrımını tam olarak vurgulamalı, yasama, yürütme ve yargı erklerinden birinin ötekine üstünlüğünü önleyecek bir yapıda olmalıdır. Anayasa değişikliğini izlemesi gereken reform seçim sisteminin ve siyasal partiler sisteminin düzenlenmesi olarak karşımıza çıkıyor. Seçim sisteminde baraj uygulamasının kaldırılması şart görünüyor. Siyasal partiler kanununda paralel değişiklikler yapılması, milletvekilliğinin (en fazla iki kez seçilmek gibi) süre sınırlandırılmasına tabi tutulması, lider egemenliğini ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıracak düzenlemelerin yapılması gibi birçok konu bu çerçevede sayılabilir.

Sosyal reformlar
Yapısal reformlar için en geniş alan budur. O nedenle bu alanda en önemlileri olduğunu düşündüğüm iki başlığa değineceğim. Bu ikisi Türkiye’nin geleceği açısından olduğu kadar ekonomisine katkı bakımından da en ön sırada yer alıyor. Bu çerçevede en başta eğitim sisteminin dönüştürülmesi yer alıyor. Türkiye’nin bugünkü eğitim sistemini köklü olarak değiştirmesi ve eğitimde tümüyle bilimin egemen kılınmasından başka çare bulunmuyor. Türkiye ne yazık ki bu alanda 30 – 40 yıl öncesine göre çok daha geriye gitmiş bulunuyor. Eğitim sisteminde 30 – 40 yıl önceki sisteme geri dönsek ve o sistemi günün koşullarına göre revize etsek bu alanda yapısal reform yapmış sayılabiliriz. Ağır ve siyasal baskıya açık olarak çalıştığından şikâyet ettiğimiz adalet sistemini kaliteyi de artıracak biçimde hızlandırmak için hâkim, savcı ve mahkeme sayısını artırarak daha hızlı sonuç alınacak ve siyasal etkilerden bağımsız kılınacak bir adalet sistemi kurmak hukuk alanında yapısal reform olarak değerlendirilebilir. Hâkim ve Savcılar Kurulu tümüyle siyasal iktidar dışında kendi mesleki sınırları çerçevesinde sistemi, atamaları, terfileri yönetecek hale getirilirse bu alandaki tartışmalar önemli ölçüde sonlanmış olabilir. Bu iki alanda gerekenler yapılabilirse diğer sosyal reform konuları bunların ardından yavaş yavaş tamamlanabilir.

Ekonomik reformlar
Asıl konumuz bu olduğu için buraya biraz uzun yer ayırmamız gerekiyor. Bu alanda da yapılması gereken çok şey var. Buna karşılık yukarıda olduğu gibi burada da en temel gördüğüm konuları ele alacağım:

Büyümenin ithalâta bağımlı yapıdan kurtarılması ve cari açığın düşürülmesi: Türkiye, 2000’lere kadar bütçe açığını, 2000’ler sonrasında ise cari açığı itici güç olarak kullanmış ve bu itici güçle büyümüştür. Yani açık vermeden büyüyemeyen bir ekonomi görünümündedir. Bu görünümden kurtulmak yani açık vermeden büyüyebilmek için iki yol var: İç tasarrufları artırmak veya üretimin ithalâta dayalı yapısını yerli girdilere yöneltmek. Her ikisi de zaman alıcı ve biraz can acıtıcı önlemleri gerektirse de tıpkı deprem önlemi gibi mutlaka yapılması gereken şeylerdir. Eğer bu iki önlem alınıp da yapısal reform yapılamıyorsa o zaman tek çare büyüme hızını potansiyel büyüme düzeyi olan yüzde 5’lere düşürmektir. Demek ki bu alanda yapısal reform yapamamanın maliyeti daha yavaş büyümek olacaktır. Bunun maliyeti ise işsizliğin düşürülememesinden başlayan birçok başka sorun olarak karşımıza çıkacaktır.

Ben bu alanda ‘kısmi ve geçici ithal ikamesi’ yaklaşımını ortaya atmıştım. Bu yaklaşımı ithal mallarından burada da aynı fiyata üretilebilecek olanları geçici süreyle teşvik ederek maliyetini düşürmek şeklinde özetleyebilirim. Bunu yapabilmek için öncelikle sanayi ürünlerinin envanterini çıkararak maliyet, vergi, satış fiyatını sıralamak, sonra bunları dünya fiyatlarıyla kıyaslamak ve hangilerinde teşvik yapılacağını belirlemek gerekir. Türkiye’nin teşvik sistemini baştan aşağıya yeniden kurması, cari açığı düşürmeye yönelik bir teşvik sistemine geçmesi şarttır. Buradaki kritik nokta fiyat olarak rekabet edemeyeceğimiz ürünleri burada üretmeye kalkışarak kaynak tahsisinin bozulmasına yol açmamaktır.

Bütçe gelirlerinin konjonktürel etkilerden mümkün olduğunca arındırılması: Bu konuda atılması gereken ilk adım vergi sisteminin KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilere dayalı olmaktan çıkarılmasıdır. Vergi sisteminin, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi dolaylı vergilerle gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergiler arasında dengeli ağırlıkları içeren bir yapıya dönüştürülmesi gereklidir. Bu değişiklik öncelikle adil bir vergilemenin yerleştirilebilmesi için gereklidir. Çünkü dolaylı vergiler düşük gelirliden oransal olarak daha yüksek vergi alınmasına yol açar. Bu dönüşüm ayrıca ithalât artışına bağımlı vergi geliri artışlarından uzaklaşmamızı sağlayacağı için de önemlidir. Bugünkü durumda ithalat (dolayısıyla cari açık) arttıkça vergi gelirleri de artmakta, dolayısıyla bütçe açığı azalmaktadır. Bu ikili arasındaki ters ilişkiyi mümkün olabildiğince kırmak gerekir. Bu reformun bir başka yararı da kayıt dışılığı önlemesinde ve GSYH hesaplarının gerçeği göstermesinde görülecektir.

Sosyal güvenlik ve sağlık reformu: Bu konu yalnızca Türkiye’nin değil birçok ülkenin sorunudur. Türkiye, birkaç kez iflas aşamasına gelmiş olan sosyal güvenlik sistemini genellikle primleri artırarak ve emeklilik yaşlarını yükselterek reforme etmiş ve sistemi yaşatmaya devam etmiştir. Bugün de bu alanda alınması gereken önlemler bulunuyor. Önümüzdeki dönemde sosyal güvenliğin sorun yaratmaması için bu alanda sürekli olarak maliyet dengelerini izlemek gerekiyor. Bu aşamada bundan daha önemlisi sağlık reformudur. Son yıllarda Türkiye bu alanda önemli gelişmeler sağlamış ve vatandaşlarının sağlık hizmetlerine ulaşmasını kolaylaştırmıştır. Ne var ki her düzenleme gibi burada da sınırlar iyi belirlenemediği zaman maliyetler yüksek oluyor. İngiltere, 1980’lere girerken genel sağlık sigortası (national health service) yüzünden batmanın eşiğine gelmişti. Bizim de bu konuyu yeniden ele alıp maliyete dayalı bir sistemi hayata geçirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bir süre sonra bütçe bu yükü taşıyamayacak hale gelebilir.

Enerji faturasının azaltılması için gerekli tasarruf önlemlerinin alınması: Enerjimizi dışarıdan ithal ettiğimiz için cari açığa olumsuz katkı yapan bu ithalât kalemini azaltıcı önlemleri almamız gerekiyor. Bu konuda yapılabilecek işler ötekilere göre daha sınırlı görünüyor. Petrol ve doğal gazımızın olmaması ya da ticari boyuta taşınacak düzeyde bulunmaması alternatif enerji üretimi kaynaklarına yoğunlaşmamızı gerektiriyor. Bu alanda güneş ve rüzgâr enerjisi, biyoenerji alanlarında yoğunlaşmanın yanı sıra nükleer enerjiyi de planlarımızın içinde tutmamız ve bu yolda adımlar atmamız gerekli görünüyor. Cari açığımızın çok önemli bir bölümünü enerji faturası tuttuğu için bu alanda yapılabilecek küçük düzeltmelerin bile katkısı olacağını düşünüyorum.

Sektörel reformlar: Bu noktada bankacılık reformundan reel sektöre yönelik reformlara kadar bir dizi düzenleme yapılması gerekiyor. Türkiye, 2001 krizinden sonra bankacılık alanında reform yaptı. Son 40 yılda yaptığımız en önemli yapısal reform budur. Onu da kendi isteğimizle değil, kriz sonucunda zorunlu olarak yaptık. Reel sektörün de ciddi anlamda bir yapısal dönüşüme sokulması gerekiyor. Özel sektör kuruluşlarının çoğunun ticari defterleri, belgeleri, mali tabloları gerçeği yansıtmaktan uzak bulunuyor. Bu alanda bankacılıkta yapılana benzer sıkı düzenlemelerin hayata geçirilmesi zorunlu görünüyor. Tarım sektörü son dönemde ciddi ivme kaybı içinde. Bu ivme kaybı köyden kente neredeyse sürekli hale getiriyor. O nedenle tarım sektörünü baştan aşağı ele alacak yeni düzenlemelere ihtiyaç var.

Kurumsal reformlar: Bu alanda atılacak ilk adım Merkez Bankası ve diğer bağımsız kurumların gerçek anlamda bağımsız hale getirilmesi için yasalarında gerekli güçlendirici düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bunlara ek olarak bazı kamu kurumlarına da bağımsızlık verilmesinin zorunlu olduğunu düşünüyorum. Bugün en çok tartışılan konulardan birisi TÜİK tarafından yayınlanan istatistiklerdir. Halkın başta işsizlik ve enflasyon verileri olmak üzere TÜİK tarafından yayınlanan verilere güveni yoktur. O nedenle TÜİK’e net bir biçimde bağımsız bir statü tanınması itibar iadesi anlamında yararlı olacaktır. Vergi Müfettişlerine de bağımsız bir statü verilmesi çok önemlidir. Vergi incelemelerinin ve bunlara dayanılarak salınan ek vergi ve cezaların objektif olduğuna halkın inandırılması için bu adımın da gerekli olduğu kanısındayım.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Gündeme dair aydınlatıcı açıklamalar
....
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Freud'a yönelik çarpıcı açıklamalar.
Çeviri konuşmalar youtube sayfası
7 beğeni · 2 yorum beğen ikon
buket (@ludingirra)
Yine değerin bilinmiyor hasan
14.02.19 beğen 1 cevap
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

75 yıllık bir çalışma iyi ve mutlu bir hayatın temel direklerini bizlerle paylaşıyor.
...
0 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Dünya liderinin ülkesinden manzaralar.
Zamanında tüp kuyruğuna girdiği için meyve,sebze kuyruğuna girmeyi yanlış bulmayanlar ( ki bir daha kuyruğa girmemek adına oy kullanıyorlar ) Yeni Türkiyeci vatandaş çok çabuk geçmişi hatırlıyor.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
/ 38