up
ara
Katılım Tarihi : 8 Eylül Cumartesi 2018 13:39 - 316 gün
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Akıp giden ırmak değil su, geçip giden de yıllar değil biziz. paylaşım fotoğrafı
Akıp giden ırmak değil su, geçip giden de yıllar değil biziz.
Zamnın su gibi akıp geçtiğinden bahsederler. Hatta derler ki 'ya bu hayattan ne anladın' ? Koşturmacalar biririmzi çekiştirmeler. İçinde bulunduğumuz nehirde fırat ve dicle gibi bir menderes değil ki.Ya bir de kulaçların ortak olunca bu fırata dicleye paldır güldür geçiyor galiba. Akıp giden ırmak değil su, geçip giden de yıllar değil biziz. Aslında zamanın içinde yaşıyoruz ama zamanın ötesine aitiz galiba. Küçük anlar diye tanımladığım o aslında geniş anlar. Ya da şöyle derler zamnın durduğu anlar. Bunlar ya kavuşmadır ya da amaca varmalardır. Sayısı ne kadar çoksa o kadar bütün olursun derler.
Bir merhaba dedim okul yolunda minik karıncıya. Bu şarkıyı bilen var mı? Bilmiyorsanız ufaklıklara dinletin, dinleyin derim. O kadar meşgulüz ki karşımızdakine odaklanamıyoruz bile. Rutin bir selam ayıp olmasın selamı. Sevgili okur kaç yaşındasın bilmiyorum
ama en azından çocukluktaki samimiyetine sadık mısın? Ne yalan söyleyeyim ben değilim? Redelerim geri çevirmelerim bile samimiyetsiz. Önceden olum öle olmaz derken bile karşımdakini terk etmezdim.
Şimdilerde hep ötekileşme.. koyu çizgiler.. belki de iş dünyasının gereği kulbudur. Tutarlı bir kişilik süperuyaranlar karşısında kök salamıyor. Yerini sevmiyor belkide kişilklerimiz. Toplum içindeki tutkalmız bakışlarımız ve sözlerimiz.
Sen ayrı ben ayrı mıyız külliyen. Yok olur mu taaa geçmişten gelen tanışıklıklarımız var. Saatlerin zamanın; duyguların zamanını, boyunduruğu altına almadığı dönemlerden . Vakit nakit değilken yani.Kendimizi daha büyük bir bütünün parçası olarak hissetiğimizde huzur içimize dolar derlerdi.
2 yorum
aslı seloğlu (@asliseloglu)
https://youtu.be/W9K1UV0X3qw bilmeyenler için :)
10.07.19 beğen 1 cevap
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Yazılar yeter mi? paylaşım fotoğrafı
Yazılar yeter mi?
Yazarlar çoğu zaman içine düştükleri olağanüstü duygu düşüncelerin içinde, zihinlerinde daha önceden edindiği davranışları yine aynı ocakta ısıtıp ısıtıp buharlaştırarak, bütünden geri kalan özü sunabilirler okurlara. Peki gerçekten de anlatmak istediği şeyler yarım mı kalmıştır yoksa çeyreğin çeyreği mi? Yazarların çaresizliği nedir biliyor musunuz? O bütünden küçük parçaları sunmakla yetinmek zorunda kalışları. Cümleler büyüdükçe anlamlar karmaşır, karmaşıklık belki de anlatmak istediğini açıklamanın yegane yoludur. Ne var ki buna da sayfalar yetmemektedir. Silik düşünceler nemini kazanmamış bulutlar gibi gezerler, hangi düşüncenin sivrileceği ise yazarken ansızın bir seçim ile pekişir. Geride kalanlar, öne çıkan özün temel taşlarıdır belki de. Yani salt özlü cümleler okumak,paylaşmak; yazmanın yanında çok çok basit kalır kanımca. Ki o sözler yazılar o hale gelene kadar ne ateşler ne şimşekler görmüştür. Veciz sözler ya da ataszöleri de. İllaki deneyimleyecek insanoğlu. Tokadı yemeden tokadın acı verdiğini kim bilir mesala. Diğergamlılık yapıp aşağılık bir şey olabiliceğine kanaat getiririz anca anca. Burası sonuçtur, fakat tokadı yiyenin başlangıcıdır. İşte o zaman o acı anlamlı bir hal içinde kavramını zihninde bulur. Hiroşimya atılan bombanın etkisi geçicidir efendim. Unutur çünkü insanın acıları unutması da adaptasyonundan.
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Dün ve bugün hep aynı bu insan
Sorgulamalar analizler değerlendirme sebep sonuç gibii çokça düşünce çeşitliliği içinde bulacağımı düşünmüştüm. Pekte öyle bir kitap değilmiş. Hatta kitap farklı 6 kısa hikaye ile sunulmuş. Basit ve nasihat veren yerel hikayelerimize benziyor. Mistik bir hava içinde kısa yoldan tatlı bir uslupla sonuca giden çıkarımlar mevcut. İlk hikaye insan ne ile yaşar başlığı kadar içindeki kurgusuyla da özel. Unuttuğumuz, varlık içerisinde boğulduğumuz azalmalarda eksikliklede acı hassasiyetimizin çabucak yükselebildiği anlara kalın bir çizgi çeken güçlü hikayeler bulacaksınız. Sevgi, insan gereksinimlerinin tam olarak ne olacağını kestirmesi, rabbine olan inançları anahtar kelimeler olarak belleğimizde yer edecektir.
ataç ikon İnsan Ne ile Yaşar?
kitaba puan vermedi
1 yorum
İlhan yücel (@ilhanyucel)
Düzeltme:insan gereksinimlerinin tam olarak ne olacağını kestirememesi
06.06.19 beğen cevap
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Anna Karenina
Rusya'daki birinin gözünden 1870ler... Yorum sizin şimdi ki Rusya nın durumu ve ülkemiz..
ataç ikon Anna Karenina
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Daha kötüsü ne olabilir.
Distopik, distopya. Böyle diyorlar. Evet şimdi kitabımız gök kuşağınımım varsa bilmiyorum gri tonu. Hmmm. Şimdi gerçekten geleceğe karşı - bilimin son derece geliştiği bir gelecekte - toplumsal bir vizyon koyabilmenin nedenli zor olabileceği kimin aklına gelir. Şuanı kurtramıyoruz geleceği kim neylesin derdinde. Uslup sade. Okuyucular ve ana karakterler arasında sıkı bir bağ oluşturmak üzere tasarlanmış gibi. Yani ben kendimi çok onların yerine koyamadım :) baya tuhaf oldu bunu yazmak bile. Kıssadan hisse çıkar mı çıkar elbet. Sahip olduğumuz değerlerimizin ne kadar kıymetli ve bireyselliğimizin ne kadar değerli olduğu sonuçlara doğru alabiliriz kitap sonunda ama insan. İşte insan bilimle neyi tam olarak doğru yaptı terazinin bir kefesine iyi yanlarını bir kefesine kötü taraflarını koysak sonuç belli. Genetiksel kabuk etrafında çevresel yönlendirmelerle kişi kendini asla bulamaz. Hele küçük yaşlardan beri keskin iyiler ve kötüler, doğruları ileride seçmekte birini muhtaç bırakır. Bağımlı ya da bir basamak yukarıdakine uymayı gerektirir. Umutlar vardır fakat kısmetse ulaşılır ama bu kitap bu ışığı da söndürmüş. Sonu tam bir bunalım havası. Örneğin karamazov kardeşlere de ivan ivanoviç dibinizde biterken yada razumuhin, burada tam tersi film izliyormuş gibi bir halde buldum kendimi karakterlerin içine pek giremiyorsunuz. Sade ve tempo kitabın sonunda yükseliyor. Ve tekrar eski haline geliyor. Ortaya koyduğu ilericilik ve insanlığın toplumsal pozisyonun tahlili anlamında fevkalade bir kitap.
ataç ikon Beni Asla Bırakma
kitaba 9 verdi
2 yorum
İlhan yücel (@ilhanyucel)
Düzeltme. Okuyucular ve ana karakterler arasında sıkı bir bağ oluşturmamak üzere tasarlanmış gibi..
31.03.19 beğen 1 cevap
İlhan yücel (@ilhanyucel)
" (i) öncelikle, ortak edebiyat dünyamızı, seçkin birinci dünya kültürlerinin konfor alanlarının ötesinden daha fazla ses içerecek şekilde genişletmeliyiz. bugün hala bilinmeyen edebi kültürler olarak kalmış yerlerdeki cevherleri keşfetmek için - bunlar ister uzak ülkelerde yaşayan, ister kendi toplumumuzda yaşayan yazarlar olsun - daha fazla çaba harcamalıyız. (ii) ikincisi, iyi edebiyat tanımımızın fazla dar ya da tutucu olmaması için büyük özen göstermeliyiz. sonraki kuşak bize önemli ve harikulade öyküler anlamak için her türlü yeni, bazen de hayret verici yolla karşımıza çıkacak. zihinlerimizi bu yeniliklere, özellikle de biçim ve tür bakımından açık tutmalıyız ki en iyilerini besleyip takdir edebilelim. bölünmelerin tehlikeli biçimde arttığı bir dönemde, dinlemek zorundayız. iyi yazmak ve iyi okumak engelleri yıkacak. etrafında toplanabileceğimiz yeni bir fikir, büyük bir insani tasavvur bile bulabiliriz" Bu kazuo nun söyledikleri kitapla o kadar ötüşüyorki kitaptaki Galeri mantığı, öğrencilerin sanatsal çalışmaları, öğretmen yerine gözetmen tabirleri. Edebi ve sanatsal eserlerle kötülüklerin karşısına set çekme düşüncesinin temelini okumya ve yazmaya bağlamış. Kazuo nun beklentisi çeşitlilkten doğacak yeni bir fikir etrafında herkesin toplanabiliceği insani bir yapı olacağını umut ediyor. Muhtemel mi :)
02.04.19 beğen cevap
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

İrade nefis karşısında kan kaybederse..
Nefsin insana hakim olduğu noktada mantığın bir önemi kalmamaktadır. Çünkü seçimlerimiz hazlarımıza yönelik olduğunda yaşam canlanır ve istekler pekişir. Varacağı nokta tabiatın değişmez kanunları zaman zaman aciz ve çaresiz bıraksada bu gerçekler öfke ile pekişir. Öc duygularımız acılarımız sayesindedir ki sonrasında planlanan kötü eylem düşünceleri mutlu bir heyacana dönüşür ve sonunda her zMan olduğu gibi yerini pişmanlık ve suçlulupa bırakır. Yani vicdan da yaşamak için yenilenmek için bir mekanizma görevi görür.bu devran böle sürer gider. Yazarın bakış açısına göre komple bir irade hazların en güzelidir. Bunun tadını kendi yazdığı romanlardan almaktadır. Normal yaşamdan bir kaçak olduğu içinde alçaktır. Orda bu denli iradesini hakim kılamamktadır....
ataç ikon Yeraltından Notlar
kitaba 9 verdi
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Yaşayan Zaman ve Yaşamın Entegrasyonu
Hepimiz diğer bir kişinin bedenini doğrudan görebiliriz. Dudaklarımın oynadığını gözlerin açılıp kapandığını ağız ve yüz hatlarının değiştiğini ve bedenin kendini bir bütün olarak eylemde ifade ettiğini görürüz. Kişi kendisi görünmezdir.

Eğer insanların görünmez yanı görünür yanı kadar çabucak farkedilseydi, yeni bir beşeriyet yaşardık. Şu halimizle görünür beşeriyeti yaşıyoruz, bir görüntüler beşeriyeti...
ataç ikon Yaşayan Zaman ve Yaşamın Entegrasyonu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Yeni Üniversiteleleri Notlar paylaşım fotoğrafı
Yeni Üniversiteleleri Notlar
Üniversite okuyacak arkadaşlara küçük bir merhaba. Beklentiniz ve size sunulacağını düşündüğünüz şeyler aslında hiç olmayan şeyler. Olan kendiniz ve yaşama biçiminz. Kimse aradığınız her neyse onu altın tepside sunmayacak. Etrafınızda hal geriği 3-5 arkdaş ve grupla hareket etme isteği yanlızlığınızı gidermek için birer fırsata dönüşecek, başka gruplar ya da kişiler görece referasnlarnız ilerleme yolundaki paydaşlarınız olacak.Zaman zaman tek başına bir şeyler yapmanın zorluğunu ve tadını alırken zaman zaman ekibin bir parçası olmak sizi onurlandıracak. Evden-aileden belkide kaçış kapısı ya da özgürlüğün tekil adı olarak anlamlar yüklediğiniz ünviersite çeşitliliğin diğer adı. Çokta beklentiye girmeyin özgrlük vs. konularında çünkü bağlılıklarımız yaşam süresince bizliğin içinde. Heyecanlarnız ve hayalleriniz kadar zaman aktıkça umutsuzluklarnız da olacak , onlar nereye gidiyorum benin, yanlış kararların yanlış seçimlerin son paragrafları olarak hüzün bulutu olarak çökecek. Yaptığınız hatalar gübre misali toprağınıza karışacak demlenecek. Acele etmyin zamanı öldürmeyin. Birikim ve gelişime konsentre olun. Hayat sahnesi birden fazla perde. Bunlardan biri de üniversite. Saygı çizginizi korumanız özel önemli olduğunuz düşüncenizi pekiştirmeniz yararınıza olacaktır. Bunun için katılmcı ve verici olmak mühim. Bu kadar kafa ütüleme yeter. Açın kapılarııı. :) Üniversiteliler geliyor..
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Mehlika Sultan
.
.

Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daimâ yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.

.
.


Yahya Kemal BEYATLI
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Bir yazı, bir yazar. paylaşım fotoğrafı
Bir yazı, bir yazar.
" Okuma, kaliteli okuma. Psikolojiyi derinden etkileyen belirli kimliklerin iz düşümünü üzerimize yansıtan okumalar, ne kadar kaliteli oluyor. Ruh halimizin bir günü diğer günü tutmadığı halde neden okumak istiyoruz. Bir bağlılık halinde, tamamlama halinde devam eden süreçleri olabildiğince çok deneyimleme ihtiyacı zararlı bir haz mı, yaşamı anlama ihtiyacı mı? Okurken çevresel uyaranlar, kafamızda nerelerde geziyor. Okuma anında, ben okuyorum farkındalığının içine düşüp kafamızın dağılması da neyin nesi? Sonra başka olumsuz fikir bulutlarında ya da çevresel uyaranların zihnimize nasıl da bası yaptığının farkına vardığınız olur mu? İşte tüm bu süreçlerde okdum bitti demek yerine, duygusal damgaların bilgi ile yoğrulduğu derin okumalar arasındaki fark ciddi anlamda büyük. Yaşamak ve okumak arasında baya fark var. Kendi halinize dönme isteği ve içe döndüğünüzde kafanızda esen rüzgaların hangisine ait olduğunuzu kesitirdiğinizde, ben ortaya çıkıyor. Ya da bir mahkemede hakim misali tüm düşünce bulutlarının yağışlarını izleme, haklı ve haksızı orta dökmek cüretini nerden buluyor bu insan? Vicdan diyenler doğru, yanılmıyorusunuz. Doğru işte kritik nokta burası ve sorgulamlarımızın davranşlara yansımasında sahip olduğumuz o iğneleyici tavırlar ne berbat oysa ki. Yüze yansıtılmayan sorguç belkide aciz bir çobandır. Ama doğruyu ayırt edebilme meziyetine öle sahip çıkarız ki kadı tavrı hakim tavrı bile yerini tutmaz. Şimdi ben bütün bunlara kaygı ve korkunun üzerimdeki savunucuları desem. Yani vicdanın dimdik ayaklar üzerinde durma sebebini kaygı taaruzcusu ve korkulara karşı koyabilen şövalyesi olarak göstersem. O zaman, hayat işte bir mücadele tanımına layık olur. Peki sevgi bunun neresinde? .

Duygu yoğunlukları bizi haklı mı çıkarır. Ya da öle mi hissederiz. Kimin haklı olduğunu kestirmek nede zordur. %100 haklıyım. Böle bir dünyaya ait insanlarsak, herşeyi orjinimize çekerek nişangahlarımız hazır beklemekte buluruz kendimizi. Sıkacak çokça haklılıklarımız var. Palavra dostum palavra. Sözüm ona, böyle zatlara, papağan olmuşsun farkında değilsin demek yetseydi keşke. Nereye pusu kurduysan çık ortaya senin depon yetmez bu yumağa. Samanyolu galaksisi 2.milyon km hızla bir yere giderken senin merkezlerin muğlak üstü muğlak kalır. Efendim bu iğneleyici dilimde bir tezatlık değil mi? Baksana ne de haklı savunur olmuşum karşımdakinin belkide haklı haksızlığını.

Şimdi çok bulanık bir hayatın içinde zıtlıklarla ayakta kalabilidiğimi görür oluyor ve kabul ediyorum. Bir şeyi çözmüş değilim ama çabam bana yeter.Bir de şu mantık duvarı olmasa. Eninde sonunda toslarsın ona. Benden büyük bir irade var ortada ama reddi iradede var yanında. Peki sevgi bunun neresinde. ? "

Kendime ait olmayan fakat güçlü bir yazarın bendeki izdüşümünü yansıtmaya çalıştım. Kah kendim oldum kah yazar. Şimdi sana soruyorum düşünce babası yazar,bu kaosa bir yanıt arama yolunda sevgiyi yaşamanın kuvvetli bir cevabı olabileceğini düşünürken, kendine dönük sevginin egoyla bütünleşmesi sorunlarının da ayrıca problem teşkil edeceğini düşünmüş müydün acaba. Mutlak gücü isteme cüretini nerden buldun. Oysa hani ki sen fare gibi kabuğuna çekilirdin. Ya da her kabullenmen bir eylemsizlik değilmiydi. Belkide anlayamadım seni, sana katıldıklarım var katılmadıklarım ne sen yoluna ne ben yoluma değerli yazar. Kazandırdıklarını takdir eder hatalarını redederim. Seni okumaya devam edeceğim.

Değerli neokur ailesi işte böle.. Yanlızlık kimsye has bir şey değil ister elit ister soylu ister padişah olsun.. Bu konun gerisine, belkide içine belkide sonrasına; sevginin; korku kaygı ve vicdan arasındaki bağıyla ilgili olarak bir fikir yüklemesi yapsanız ne iyi olurdu.
6 yorum
Çizmeli Kedi (@cizmelikedi)
dünyada olması gereken olur_süreçler temelde duygudan arınıktır_ona, sonradan, istediği herhangi bir duyguyu enjekte ederek, sürecin farklı bir anlam kazanmasını sağlamaya çalışan insandır_insan bu nedenle dünya üzerindeki yapaydır_kendi de yapaydır_ yarattıkları da yapaydır_varlığının nedeni de doğala muhalif şeyler üretmektir.
13.06.19 beğen cevap
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Yavaşla
Rekabet gelişim ve yarışlar. Tempo düştüğünde ya da yarış bittiğinde içimizdeki gümbürtünün ayak sesleri. Heyecanların içinde kalbinin hızlı attığı anların sayısı. Kendine aitse sorun yok. Kendi başına ayaklarının üstünde ve güçlüsün. Diğerleri bunu hak etmedi ya da hak etmemiş olabilir. Güçlü olanlarla yürüyelim bu hayatı. Bizi içine çeken girdabın ta kendisi belkide bütün bunlar.

Hayatın parıltıları arasında matlığın yeri yok mu. Günlük koşuşturmacalarda öncelik ve önem verdiğimiz dizileri tekrardan bir kontrol etmek gerekiyor. Bakış açımızı; biriktirmeye yanlızca kendimiz için hızlıca donanımlı hale gelmemnin yollarını aramaya, iktadara ve paraya odaklandığımızda yaşayan biz mi oluyoruz yoksa kendinden nefret edeceğin bir ben mi kalıyor ortada.

Çocuk saflığındaki ayarlara döndüren ve geçmiş değerlerden geri kazanım sağlayan; döngüsel tıkanıkları açan yada keskinleşen haz odaklı yaşamın virüslerini tespit eden anti-virüs programı diyelim bu kitap için. Kötü bir benzetme oldu bilgisarlar ve beyin ikilisi. Fakat ikisinin ortak yönleri var ne koyarsan onu çalabiliyor. Yıkılabiliyor çökebiliyor tıkanabiliyor.

Hayata şatafatlı cam bir binan çeyrek açılır penceresinden bakmak yerine; çiçek kokularının dolduğu tahta pencereli bir yerden etrafın seyredildiğinde hayata dair acılar ve sevinçlerin daha anlam kazanacağını dile getirmiş.

Kitabın yelpazesi geniş bir çok yere temas ediyor. İyi okumalar.
ataç ikon Yavaşla
kitaba 9 verdi
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

"Yalnızca yükselme hırsı, yalnızca başarı kazanma isteği. İşte onun ruhunda sadece bunlar var.' diye düşündü,- yüksek düşünceler, eğitim aşkı, din ise yalnızca başarı kazanmak için birer araç."
ataç ikon Anna Karenina
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

İrade ego karşısında kan kaybederse..
Nefsin insana hakim olduğu noktada mantığın bir önemi kalmamaktadır. Çünkü seçimlerimiz hazlarımıza yönelik olduğunda yaşam canlanır ve istekler pekişir. Varacağı nokta tabiatın değişmez kanunları zaman zaman aciz ve çaresiz bıraksa da bu gerçekler öfke ile pekişir. Öc duygularımız acılarımız sayesindedir ki sonrasında planlanan kötü eylem düşünceleri mutlu bir heyecana dönüşür ve sonunda her zaman olduğu gibi yerini pişmanlık ve suçluluğa bırakır. Yani vicdan da yaşamak için yenilenmek için bir mekanizma görevi görür.bu devran böle sürer gider. Yazarın bakış açısına göre komple bir irade hazların en güzelidir. Bunun tadını kendi yazdığı romanlardan almaktadır. Normal yaşamdan bir kaçak olduğu içinde alçaktır. Orda bu denli (içinde yaşadığı gibi) iradesini hakim kılamamaktadır....
ataç ikon Yeraltından Notlar
kitaba 9 verdi
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Bankaların ve tüm ekonominin hayatta kalabilmesini ve büyümesini sağlayan şey geleceğe olan güvenimizdir. Bu güven dünyadaki paranın büyük bölümünün kaynağıdır. Syf304
ataç ikon Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum