up
ara
METİN ODALARI
FOTO ODALARI
VİDEO ODALARI

Kitap İncelemeleri

Pınar

Pınar

@dreamerr

Suç-Öfke-Ruh-İnanç-Dua
Günümüz Türkçesi ile yazan Recep kırıkçının kitabını okudum. Tolstoy’un risaleleri kitabı başlıkta bahsettiğim konuları söz ve terim manalarını açıklayıp, bu konularda ileri gelen, öne çıkan insanların sözlerine yer verilmiş. Çerez mahiyetinde bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.

Kitaptan alıntı “Başımıza gelen felaketlerin hepsi, bizde var olan ve yaşayan şeyi unuttuğumuzdan, cismin ya da bedenimizin istekleri için ruhumuzu mercimek çorbasına satttığımızdan kaynaklanır.”
ataç ikon Tolstoy'un Risaleleri 1
kitaba 7 verdi
1 beğen · 0 yorum
Thranduil

Thranduil

@thranduil

Tabletlerin birebir çevirisi olmayıp Muazzez İlmiye Çığ süzgecinden geçerek kurgu halinde bize sunuluşu şeklinde bir eser. Benim için tüm büyünün öldüğü yer oluyor. Altına tablet numaraları yazılması ve bizzat Ludingirra adına konuşulması başlarda tablet çevirisi olduğunu düşündürmüş ve okurken çok heyecanlanmamı sağlamıştı. Ne vakit ki ifadeler arasında İlmiye Çığ'ı görmeye başladım, şüphelendim. Kaldı ki bölümlerin uzunluğu bunun bir tablet çevirisi olamayacağını düşündürüyordu iyice. Sahiden de birebir çeviri olmadığını öğrendiğimde birden çirkinleşti kitap bütünen. Ben Ludingirra'yı dinlemek istiyordum, şimdi hangisi Ludingirra'ydı? Hangisi Ludingirra'nın gerçek izlenimleri, gerçek sözleriydi? Çok rahatsız oldum ve kitabı zor bitirdim.

İlmiye Çığ'ın yersiz ifadeleri kitabın bütünü kadar yersizdi. Ludingirra adına konuşuyor ve günümüzden, hatta kendisinden kopamıyordu. Kurgu adı altına sığınmak kolaydır. İşini ciddiye alacaksın. O devirde birinin atalar inancını sorgulaması kadar hayal bir şey yok. Üstelik İlmiye, anladık, tamam mı? Ludingirra tabletlerine bile "insanlar o kadar uzun yaşayamaz ki," deme yahu, bir rahat dur. Ludingirra ağzından konuşuyorsun farkında mısın? Ludingirra ağzından böyle tarihi açıklamalar falan da geliyor ya o anda anlıyorsunuz bu İlmiye Çığ diye. Ya da dinlerini tanıtmaya başladığında biliyorsunuz. O öğretici dil geliyor ya, bu kitap akışında komik kaçıyor.

Ben de diyorum bu Ludingirra herhalde çok üstün bir beyinle doğdu ki böyle her şeyi sorguluyor, engin tarih bilgisi var. Ta da o devirde bir de. İlmiye'ymiş o yav. Ne rahatsız edici.

"Ben ne bir roman, ne de öykü yazarıyım. bütün amacım, bildiğim konuları akılda kalacak şekilde gençlere ve ilgililere sunmaktı." diyor, Çığ. Doğru değilsin. Yetersiz, gereksiz, basit eserler koyan insanların da "gençlere," deyip işin içinden çıkmasına hastayım.

Gencim, ne istediğimi söyleyeyim. Ya düzgün bir kurgu, ya da doğru bilim. Bu nedir? Bu eser neyin karşılığı oluyor? Ortada elle tutulur kurgu mu var, bilim mi var? "Bilim kurgu" deyip işin içinden çıkmamışlar mı, güler misin ağlar mısın bilemedim. Bu arada evet, ayrı yazılıyor.

İlmiye Çığ saygı duyduğum bir bilim insanı. Ben sadece herkesin işini yapması taraftarıyım. Başka bir alana sıçrarken o alanda yeterli olup olmayacağımız iyice tartılsın. Bir edebiyatçının da gidip Sümerliler Türktür, değildir diye kitap çıkarması da abes olmaz mı?

Beni kızdıran şey şu. Mesela ilk tablette beni çok etkileyen bir kısım olmuştu. "...onlar yönetiyor bizi şimdi. Topraklarımıza ilkel geldiler; sayemizde uygar olmaya başladılar. Ne yazıdan, ne tarımdan, ne aydan, ne yıldan haberleri vardı. Hepsini bizden öğrendiler. Sonra da 'biz yaptık, biz bulduk' diye övünmeye başladılar. Hep korkuyorum, bir gün gelecek, adımız da uygarlığımız da unutulacak. Biz ne yaptık, ne başardıysak hepsini onlar üstlenecek." Bu ifade 4 bin yıl öncesindeki bir adama aitse bu çok yürek burkucu bir şeydir. İçinize işler. Bu eğer günümüzde bir bilim insanının, "böyle bir şey başıma gelse ne hissederim," diye düşünüp yazdığı bir şeyse apayrı bir şeydir. Ben bugünün sesini zaten biliyorum, o dönemde insan ne der onu bilmek istiyorum. Ne hissetti Ludingirra? Gerçekten böyle düşündü mü, unutulmaktan endişe etti mi?

Nasıl olmalıydı söyleyeyim. Ludingirra ağzından tablet tablet yarı çeviri yarı kurgu bir metin yerine, kahraman bakış açısı dışında yazılan bir bakış açısıyla Ludingirra etrafında dönen bir kurgu olacaktı ve Ludingirra'ya verilen replikler onun tablette kullandığı sözler olacaktı. Böylece anlatıcı kendi fikirlerini dile getirmeye olanak sağlayacak onları Ludingirra'ya söyletmeyecekti. Kitap kurgu diye adlandırılacak ve insanlar ne kadar bilim ne kadar kurgu okuduğu hakkında şüphelenmek zorunda kalmayacaktı. Bunun dışında benim şahsen tek umursadığım tabletler. 4 bin yıl önce yaşamış Ludingirra'nın sözleri. O dünyaya baktığında ne görmüş, o eski insanların acısı, sevinci neymiş, nasıl hissetmişler, hislerini nasıl dökmüşler umursadığım yalnız bu. Ya kurgu bir öykü ya da dokunulmamış bir aktarım olmalıydı. Direkt tablet çevirisi beni bin kat daha tatmin ederdi. Ki şuan tabletin birebir çevirisini bulamıyorum.

Sözlerime şöyle son veriyorum o yüzden:

Sevgili Bilim İnsanları,

BİLİM YAPIN!
0 beğen · 0 yorum
İrem Batur

İrem Batur

@irembatur

Gerçekten bir solukta bitiverdi. Ayrı ayrı garip iki karakter ve doktorun akıl almaz hikayesi nefesimi kesti desem abartmış olmam sanırım. Yolculuk boyunca okuduğum kısacık ve yazarın kalemine hayran bırakası bir kitaptı✨
ataç ikon Satranç
kitaba puan vermedi
5 beğen · 5 yorum
Sonay Ç. (@ponnik)
eğer yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorsanız çok geç kalmadan okuyun.
1 sa beğen 3 cevap
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Neden yenildi ki?
1 sa beğen cevap
Beyaz Melek (@beyazmelek)
Evet diğer kitaplari da böyle tek nefeste okunulacak kitaplardir. Okumadiysaniz Onlara da bakabilirsiniz
1 sa beğen cevap
Batuuu (@batuuu)
kızıl ikinci tercih,olağanüstü bir gece üçüncü tercih olablr
1 sa beğen cevap
Sonay Ç. (@ponnik)
Bir kadın olarak şunu söyleyebilirim ki, Korku, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve Bir Çöküşün Öyküsü gerçekten kadınları o kadar güzel yansıtan kitaplar ki! Hayran olmamak elde değil!
1 sa beğen cevap
mehmet özkan

mehmet özkan

@mehmetozkan398

Okumanızı tavsiye ederim
Sizi hikayenin içine çekiyor resmen sizde o anları yaşıyorsunuz sanki çok etkileyici bir kitaptı.
ataç ikon Kürk Mantolu Madonna
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
mehmet özkan

mehmet özkan

@mehmetozkan398

beklentimin altında kaldı
Bazı bölümleri çok beğendim.fakat genel olarak bütünü için söyleyemem beklediğimin altında kaldı.Ama okumanızı tavsiye ederim.
1 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyzade

Hanımcı Beyzade

@koraycem

Canlılara hükmetmek yerine, önderlik etmeyi seçecek miyiz?
Ne zaman enerji, maden, inşaat...v.s. ile ilgili bir habere rastlasam, aklıma okuduğum bu tarz kitaplar gelir. Çünkü insanlığın gün geçtikçe daha fazla yiyeceğe, daha fazla binaya, daha fazla fabrikaya ve tabi ki de daha fazla kaynağa ihtiyacı var diye ilan edilip duruluyor. Bütün kaynakları sınırsızca kendi mülkiyeti olarak ilan edip ve içinde de başka hiçbir canlının özgürce nefes almasına dahi izin vermek istemiyorlar. Eğer mülkiyetleri saydıkları bu doğal yaşam alanlarını, karşılığını vermeden kullanmak isteyen olursa acımasızca yok ediyorlar.
Analojiler üzerine kurulmuş olan diyaloglarla insanı metodolojik düşünmeye sevkeden felsefî bir roman. Ishmael adlı bir goril'in gazeteye "Öğrenci aranıyor" diye ilan vermesi ile başlayan roman, diyaloglar içinde geçen analojilerle okuyucuya müthiş bir dinamizm kazandırıyor. Ishmael, roman boyunca insanlığın ekoloji bilincinden çok uzak olduğunu sağlam argümanlara dayandırarak vurgular durur. Ishmael, ani bir uyanışla tüm insanların bu yanlışın farkına varacağını ve canlılara hükmetmek yerine, önderlik etmeyi seçeceğini hayal eder. Ishmael, şu tarihsel diyalektiği de öne sürer; insanlık, tarım ve yerleşik düzene geçiş sürecinde mülk kavramı derinleşti kaynaklara hakim olma, hızlı üreme, çevre tahribi ve savaşlar insanlığı doğa'dan uzaklaştırıp, ekolojiyle olan uyumu kaybettirdi. Kitapta Ishmael'in sorduğu şu soru kayda değerdir: "Eğer evrime (doğal seleksiyon) inanırsak, insanlığa kadar gelen süreçte herhangi bir canlı -ben evrimin en tepesindeyim- fikrinde olmamıştı. İnsanlar neden daha iyi olmak için çaba göstermiyorlar?" İnsanlık yaşadığı sorunlara bu açıdan baksa, benmerkezci olmaktan kurtulup yaşam alanlarını yoketmekten kurtulabilir miydi?
Kitabı bitirince, ne insanlığın doğuştan açgözlü olduğuna ne de yeryüzünün biricik hakimi olduğuna dair inancınız kalıyor.
ataç ikon İsmail
kitaba 10 verdi
5 beğen · 3 yorum
Hanımcı Beyzade (@koraycem)
[silindi]
5 sa beğen cevap
Hanımcı Beyzade (@koraycem)
[silindi]
3 sa beğen cevap
Hanımcı Beyzade (@koraycem)
Homo Sapiens'ten (akıllı insan) Homo Novus'a (medeni insan) uzanan evrim ağacını söken bencil Homo Lupus'a (yırtıcı insan) oradan daha da büyük korkuya sebebiyet veren Homo Deus'a (tanrı insan) ne vakit geldik?
3 sa beğen cevap
MuratHAN

MuratHAN

@murathan8

DECCAL-KIYAMET ikiside aynı
Kıyamet kitabını okumuştum, kitabın son cümlesi "Hoş geldin karabasan Belial" idi, ardından, Dabbe i aldım; lakin Dabbe de olaylar zaman atlamışcasına Mehdi gelmiş Hz.İsa inmiş Deccal öldürülmüş farklı olaylar anlatılıyordu.
Demek ki dedim ara bir kitap var oda Deccal dir diye bu kitabı aldım. Malesef ki bu kitap Kıyamet kitabının aynısı, sadece sonda küçük bir bölüm var Mehdi kitabından diyor ama hiç bir yerde Mehdi kitabı yok. Şimdi nasıl bir mantıktır ki zaman sırası atlanarak kitap çıkarılır onu anlayamıyorum. Bu şeye benziyor Yüzük kardeşliği ni izleyen biri, devam serisini beklerken; Peter Jackson İki Kule yerine, Kralın Dönüşünü çıkarıyor ve sonra İki Kule yi çıkaracağını söylüyor... sonunu bildiğiniz bir filmin ortasını izlemek dumunda kalmanız yada izlermisiniz??
Bir de şu 9 mart günü Boğaziçi Köprüsündeki Hamit in gördüğü siyah gömlek ve siyah pantolonlu adam hani kadının C diye imzaladı gizemli -"bu adam bizden değil" denen adam kim???
ataç ikon Kıyamet
kitaba 9 verdi
1 beğen · 0 yorum
aybike dönmez

aybike dönmez

@aybikedonmez

Serinin 5.fasikülünde Joker Batman'i tamamen yok etme çalışmalarına devam ederken kendisi halkın ve polisin desteğini alarak Gotham'ın Beyaz Şövalyesi olarak politik hayatında adım adım zirveye tırmanmaya devam ediyor.Fakat Batman dışında da bunu önlemeye çalışan ve eski Joker'in dönmesini isteyenlerin Gotham'ı karıştırmaları sonucu yeni yeni gizemler ortaya çıkıyor.Bruce Wayne 'nin ailesiyle ilgili bilmediği bir sürü gizem de bunların içinde yer almakta.Gerçekten bu güzel seriyi herkese tavsiye ederim.
0 beğen · 0 yorum
aybike dönmez

aybike dönmez

@aybikedonmez

Serinin 4. fasikülünde hikaye katmanlanarak ve daha da güzelleşerek devam ediyor.İlk fasikülden itibaren devam eden konuda Joker'in deliliğinden vazgeçerek Batman'i halkın-polis teşkilatının ve kendi dava arkadaşlarının gözünde yok ederek bu saydığım bütün unsurları kendi safına çekmesini anlatıyor.Tabii bunu nasıl yaptığı ,halkın Beyaz Şövalyesi konumuna nasıl geldiği ise muazzam örülmüş bir kurguda karşımıza çıkıyor.Ciltli olmadığı için çok uygun fiyata bulabileceğiniz seriyi herkese öneririm...
0 beğen · 0 yorum
AcupOfCoffee

AcupOfCoffee

@sherlock

Kritik.
Kitabı aldım.
Biraz kabarık bir kitap. 673 Sayfa.
Daha okumadım,başlayacam en kısa zamanda.
Şu anki bitsin.
Şöyle bir tanıtım yazısına dek geldim.

İslâm ve Batı'nın iç içe geçmiş tarihinin ana hatlarını ele alan bu çalışma, siyasî, askerî ve toplumsal ilişkilerin yanı sıra , 'ben' tasavvuru, 'öteki' algısı, zaman ve mekân tasavvuru, sembolik dil ve imgeler üzerinden inşa edilen anlamlar dünyasına eğilmeyi hedefliyor. Kitap İslâm ve Batı toplumlarının etkileşim içinde olan ve tedâhül eden tarihlerinin dün ve bugün ifade ettiği anlamları ortaya koymak için tarihten felsefeye, teolojiden sanata uzanan disiplinler arası bir yaklaşımı esas alıyor.

Her 'ben' iddiası bir 'öteki'nin varlığını tazammun ederken, her 'öteki' vurgusu da bir 'ben' tasavvuru inşasını zorunlu kılar. Fakat modern dikotomilerin tersine, bu ayrımı mutlaklaştırarak sonsuz ve sınırsız düşmanlar üretmek gerekmiyor. 'Öteki' üzerinden verilen hükümler, aynı zamanda 'ben' ile, 'biz' ile ilgili tanımlamaların da bir aynasıdır. Bu kitap, İslâm ve Batı ilişkilerini tahlil ederken, arka planda yatan ben-öteki diyalektiğinin izdüşümlerini takip etmeyi amaçlıyor.


"İbrahim Kalın'ın, İslamiyetin hızlı yayılışından beri Avrupa ve İslam ilişkisi, özellikle de Avrupa'nın karşısında Müslüman Türklerin konumu ile ilgili yazdıkları çok ilginç. Kitabın geniş bir kaynak bilgisi var. Bu kitap batı dillerinde Osmanlı dönemi ve modern Türkiye ile ilgili kaynaklar yanında Anglosakson ve Fransızca literatürün başka dillerinden yapılan tercümelerin geniş ölçüde kullanıldığı bir çalışma. Kalın, her tezin etrafında en ince teferruata kadar gidip, onları sıralamada şaşırmadan sunmayı biliyor. Beş yüz sayfalık kitap çok ilgiyle ve yormadan okunabilecek durumda. "
-İlber Ortaylı, Tarihçi Yazar-

"Ne Doğu, Doğu'dur artık; ne Batı, Batı. Bu ikisi artık birleşebilir! Kipling ve Peyami Safa'nın muhayyilesindeki Doğu-Batı'yı hâlâ merak edenler varsa, İbrahim Kalın'ı okusunlar: akıcı ve düşündürücü bir eser."
-Mustafa Özel, İstanbul Şehir Üniversitesi-

"Geleneksel diyalektikte, "İsteseydim sizi tek bir millet yapardım…" ilâhî fermanının karşıt anlamını yakalama gereği olarak öteki ile beraber var olmanın yolları aranırdı. Öteki denilen şey ezilip yok edilecek bir şey değil, ancak kendisi ile yarışılacak bir şeydi. "Âdem'in çocukları birbirinin uzvu gibidir" diyen Sa'dî ve "Varlığı bilmeden kendini bilemezsin. Ve varlığı bilmek Tanrı'nın kendi eseriyle cilveleşmesinin yollarını bilmekse, o zaman ben-idraki bizi varlığa, varlık bizi Tanrı'ya, Tanrı da bizi tekrar ben'e geri getirir" diyen Molla Sadra gibi bilgelerden aldığı ilhamla Doç. Dr. Kalın, geleneksel ontolojinin karşısında yer alan modern zamanların hakim ötekileştirme eylemini sorgulamaktadır. İbrahim Kalın'ın modern ötekileştirmenin aynı zamanda yok etme haline gelmesi sürecini özellikle Müslümanın ötekileştirilmesi eylemi üzerinden okuyan bu mühim çalışmasını herkese tavsiye ederim."
ataç ikon Ben, Öteki ve Ötesi
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
ODA KURALLARI
  • Sadece beğeni belirten ifadeler kuraldışıdır. İnceleme detaylı olmalıdır.
  • İdeal bir inceleme 500-800 karaketerden oluşmalıdır.
  • Kitap incelemelerinde yazarın veya çevirmenin türkçeyi kullanış biçimi ve/veya metnin akıcılığı ve/veya karakterlerin derinliği irdelenmelidir.
  • Eserin ileri sürdüğü fikirler, topluma veriği mesajlar öznel olarak tartışmaya açılabilir.
  • Eserin kimlere hitap ettiği incelemenize eklenebilir.
  • İnceleme gerekmedikçe alıntı/replik içermemelidir.
  • 50 karakterden az incelemeler kuraldışıdır.
  • Başka sitelerden alınmış inceleme ve yorumlar kuraldışıdır.
  • Güzeldi, çok beğendim, tavsiye ederim vb. yüzeysel cümleler inceleme olarak kabul edilmez ve editörler tarafından silinebilir.
  • Link paylaşmak kuraldışıdır.
  • Film ve dizi incelemelerinde senaryonun akışı, özgünlüğü ve tahmin edilebilirliği ve/veya karakterlerin derinliği irdelenebilir.
  • Mekan veya şehir incelemelerinde tarihsel bilgilendirme yapılabilir.