up
ara
METİN ODALARI
FOTO ODALARI
VİDEO ODALARI

Ünlü İncelemeleri

Hamide Yeşilyurt

Hamide Yeşilyurt

@hamideyesilyurt460

Kalbimdeki Düşman
KALBİMDEKİ DÜŞMAN♡
İskoçya bağımsızlık savaşlarının ortasında kin ve nefretle başlayan,hırs ve intikamla devam eden,imkansızlıkları zorlayan bir aşk... Andreas McGray bir diğer adıyla Çakal! Bir İskoç vatanseveri William Wallece 'in cesaretinin ve özgürlük düşüncelerinin peşinden giden,güçlü İskoç klanının yenilmez lideri Andreas McGray,İskoç sınırlarına yakın olan İngilizlere tabiri yerinde ise nefes aldırmamaktadır.Hatta güçlü İngiliz askerlerini zekası ve kudreti ile yenmeyi başaran tek adamdır. * Acımasızlığı ve döktüğü kanlarla suladığı İngiliz toprakları ile ünlü olan adam,tek amacı kendisini öldürmek ve ailesinin intikamını almak isteyen kalesindeki güzel kızdan ister istemez etkilenecektir. Satın aldığı kadının başına gelen en büyük bela olduğundan habersizdir. * Sumata... Asıl adı Olivia Peterson olan genç kız, hintli bir köle olarak girdiği tehlikeli İskoç kalesinde hayatındaki yegane amaca ulaşmak için doğru zamanı beklemektedir.Yıllarca amcası tarafından savaşçı gibi eğitilen güzel leydi,son iki yılını Hindistan'da geçirip,kaçak bir köle kılığında McGray kalesine girmeyi başaracaktır. * Geriye son bir görev kalmıştır.İngilizlerin kanını içen zalim Andreas McGray'i öldürmek! * Bu amaç uğruna feda edilecek çok şeyi vardır.Gerekirse el değmemiş güzelliği,harika vücudu belki de canı...Ya kalbi? Kalbini asla feda etmeyecekti!Andreas McGray'e aşık olmak mı?Asla!Bu ailesine ihanetti!
*
Gizli planlar, acımasız bir oyun, ölüm kalım savaşı... *
Hiç hesapta olmayan bir tutku ve aşk. İntikam için ne kadar ileri gidebilirsin? ***
Hamide Yeşilyurt
ünlüye puan vermedi
2 beğen · 0 yorum
Hilal Bozgeyik

Hilal Bozgeyik

@hilalbozgeyik

Peygamberimizin hayatı farklı bir tarzda anlatılmış. Peygamberimizle ilgili batılıların görüşlerine yer veriliyor. Kitap 300 sayfa olmasına rağmen Peygamberimizin (s.a.v) Hz. Zeynep ile evliliği gibi birçok önemli konuda açıklamalarda bulunulmuş.
Yunus Kokan
ünlüye 10 verdi
7 beğen · 0 yorum
Oyuncu Koçu

Oyuncu Koçu

@oyuncukocu

2018 "Altın Kalem" Ödüllü Kitap Rüzgarın Getirdikleri Büyükler için Hikayeler
Kitap 2018 yılında altın kalem öykü ödülünü aldı. 1990 / 2007 yılları arasında geçen dönem hikayelerinden oluşan bir kitap. Sade anlaşılır ve eğlenceli bir dile sahip. Hüzünlü ve komik hikayeler iç içe. Daha çok gençlik hikayeleri tadında. Günümüzde 30-50 yaş aralığında kişiler çok daha gülümseyerek okuyacaktır. Daha genç kesim ise şaşırarak okuyacaktır kanaatindeyim.
Celil Güven
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
HANIMCI BEY

HANIMCI BEY

@koraycem

"Hiç şiir okumamış gibi kötüsünüz. 
Bir köpeğin başını hiç okşamamış, hiç bayram şekeri dağıtmamış, çocukla çocuk olmamış gibi kötüsünüz! 

Sevinince kötüsünüz, korkunca kötüsünüz, korkunçça ve korkakça kötüsünüz!

Bu topraklardan hiç Turgut Uyar geçmemiş gibi kötüsünüz! En çok da bunun için tarih sizi affetmeyecek!" 

Cem Uslu


Kötü insanları betimleyen belki de en güzel cümlelerden oluşan paragrafların ilk iki cümlelik paragrafını bir Gezi protestocusu elindeki pankarta dizeler halinde yazdı. Cem Uslu'nun aslında kendi duygularını ifade etmek için yazdığı bu cümleler çok geçmeden Y ve Z kuşağı tarafından bilinir oldu. Derken herkesin ağzına dolandı.

"KÖTÜSÜNÜZ!"
Cem Uslu
ünlüye puan vermedi
9 beğen · 6 yorum
HANIMCI BEY (@koraycem)
[silindi]
13.12.18 beğen cevap
HANIMCI BEY (@koraycem)
[silindi]
13.12.18 beğen cevap
HANIMCI BEY (@koraycem)
[silindi]
13.12.18 beğen cevap
HANIMCI BEY (@koraycem)
[silindi]
13.12.18 beğen cevap
Elsa Rose (@elsarosee)
Niye siliyorsun? 🧐
15.12.18 beğen 1 cevap
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Ferit Edgü
Doğup büyüdüğü ya da o güne kadar gördüğü yerlerden oldukça farklı bir coğrafyaya mesleğini ifa etmek için giden bir öğretmenin, farkına varışlarını kendi yaşamışçasına “samimi” ve “gerçek” anlatmayı başaran yazar diyebilirim Ferit Edgü için. Nasıl bir anlatım ki, okurken “yaşıyor” gibi hissediyorsunuz. Kimi zaman duygulandırıyor, kimi zaman gülümsetiyor, kimi zaman yüreğe dokunuyor (bu duygu her insanca farklı hissedilir), kimi zaman farkına vardırıyor, kimi zamansa hayret ettiriyor.

Kelimelerin en sade şekliyle bir araya getirilişine hayran oldum. Anlatımın akıcı olması, konuları kendi zihnimde sorgulayıp, yorumlamama sebep oldu. Bu yüzden de Yazar’ın adını çok kez duymuş olmama rağmen, kitaplarından hiçbirini okumamış bir kitap sever (!) olarak Hakkari’de Bir Mevsim adlı romanını henüz okuyor oluşumdan dolayı utandım. Belki utancımı kendimce gizlemek ya da Yazar’a kendimi borçlu hissetmemden dolayı Yazar’la ilgili inceleme yazmak istedim. Belki ilerleyen zamanlarda incelemeye ek yapmak gerekebilir.

Not: Yazar’la ilgili sitede hiç inceleme yapılmamış olmasına çok üzüldüğümü özellikle belirtmek isterim.
Ferit Edgü
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
K.i.n.g

K.i.n.g

@king

Feride Hilal Akın'a benzetiyorum nedense ne zaman izlesem aklıma Feride geliyor:) oyunculuğu bence çok çok iyi ama Sui Dhaaga filminde kendini aşmiş müthişti
Anushka Sharma
ünlüye 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

AYN RAND ABD’Yİ NASIL AYARTTI?
ABD tarihinde nadiren bir yazar toplumu daha az veya daha çok şefkatli bir hale getirebilmiştir. 1850’lerde Harriet Beecher Stowe ABD’yi daha insancıl bir ülke yapma adına güçlü bir kuvvetti, Afro-Amerikalıların köleliğine son vermişti. Yüz yıl sonra Ayn Rand ise ABD’nin sanayileşmiş dünyanın en umursamaz ülkelerinden birine, sağlık hizmetlerinin yalnızca parası olana sağlandığı ve genç insanların iflasla ortadan kaldırılamayacak devasa öğrenci kredisi borçları ödemeye mahkum bırakıldığı, neo-Dickenscı bir topluma dönüşmesine yardımcı oldu.

Rand’ın etkisi geniş kapsamlı ve derin oldu. Buz dağının görünen ucunda Rand’ın etkisi altında bıraktığı, Amerikan toplumunu şekillendirmiş önemli siyasi figürler yer alıyor. 1950’lerde Ayn Rand, sonradan Atlas Silkindi’yi oluşturacak taslaklarını, ironik bir biçimde “Kolektif” adıyla anılan, genç “bireycilerden” oluşan yakın çevresine okudu. Bu toplulukta 1987-2006 yılları arasında Federal Merkez Bankası’nın başkanlığını yapacak olan Alan Greenspan de vardı.

1966’da Ronald Reagan kişisel bir mektubunda “Ayn Rand’ın bir hayranıyım” yazmıştı. Bugün, temsilci Paul Ryan (Cumhuriyetçi Parti – Wisconsin) Rand’ın ona siyasete atılma ilhamını verdiğini, senatör Ron Jonhson ise Atlas Silkindi’nin “temel kitabı” olduğunu söylüyor. Temsilci Ron Paul, Ayn Rand’ın üzerinde derin bir etkisi olduğunu söylerken, oğlu senatör Rand Paul ise yazarın çok daha büyük bir hayranı. Rand hayranları listesinde yer alan diğer bazı isimler ise Yüce Divan yargıcı Clarence Thomas, G.W.Bush’un ikinci döneminde Güvenlik ve Gümrük Komisyonu Başkanı Christopher Cox ve eski Güney Kaliforniya valisi Mark Sanford. Ancak Rand’ın ABD toplumuna ve kültürüne etkisi daha da derinlere uzanıyor.

Ayn Rand’ın Bencilliğin Erdemi gibi kitapları ve bireysel çıkarcılığı öven, altruizmi (diğerkâmlık) küçümseyen felsefesi, Vidal’in deyişiyle, ”ölümsüzlüğünde neredeyse mükemmel”. Ancak Vidal “kötü” hakkında doğru mu? Kendisi hiç kimseyi öldürmemiş olmasına karşın Charles Manson, genç insanların zayıflıklarını suistimal etmek ve onları cinayet işlemeye ayartmaktaki psikolojik başarısı nedeniyle birçokları için “kötü”nün vücut bulmuş hali. Peki, milyonlarca genç insanın zayıflıklarını suiistimal edip, onları kendilerinden başkasını düşünmemeye yönlendiren Ayn Rand’ın psikolojik yetilerine ne demeliyiz?

Rand’ın felsefesi genç zihinleri nasıl ayarttı?
Çocukken okumalarımın arasında çizgi romanlar ve Rand’ın Hayatın Kaynağı ve Atlas Silkindi kitapları da yer alıyordu. Kahramanların basitliği bakımından çizgi romanlar ve Rand’ın kitapları arasında pek fark yoktu. Farklı olan tek şey Superman ve Batman’in aksine, Rand’ın bencilliği kahramanlık ve başkalarını umursamayı zayıflık olarak göstermesiydi.

Rand: “Kapitalizm ve altruizm birbirine uyumlu değildir… Aralarındaki seçim keskindir. Ya özgürlük, adalet ve gelişimle sonuçlanan, rasyonel bir kişisel çıkarcılık ahlâkı – ya da kölelik, kaba kuvvet, ruhsuz terör ve fedakarlıklarla gelen ilkel bir altruist ahlâk”. Birçok genç için, yalnızca kendini düşünmenin “ahlâki” bir davranış olduğunu duymak zehirleyici olabilir. Bazıları bu fikre hayatları boyunca bağımlı kalabilir.
Hayranlarını etkilemek için, Rand sıklıkla çok bilmiş bir kitap satıcısının, felsefesini tek ayak üzerinde dururken açıklaması için kendisini nasıl zorladığını anlatırdı. Rand’ın satıcıya verdiği cevap şöyledir: “Metafizik – nesnel gerçeklik. Epistemoloji – mantık. Etik – kişisel çıkar. Siyaset – kapitalizm.” Peki bu felsefe genç zihinleri nasıl yakaladı?

Metafizik – nesnel gerçeklik. Rand kafası karışık genç insanlara bir “uyuşturucu” önerdi: mutlak kesinlik ve kaygıdan kurtuluş. Rand nesnel bir gerçekliğin varlığına inanıyordu ve nesnel gerçekliğin ne olduğunu katiyetle biliyordu. Bu gerçeklikte gökdelenler, sanayi, demiryolları ve fikirler vardı – en azından onun fikirleri. Rand’ın nesnel gerçekliği ne kaygı ve üzüntü ne de mizah içeriyordu – en azından iğneyi kendine batıran bir mizah içermiyordu. Rand, Kollektif’ine nesnel gerçekliğin Beethoven’ın, Rembrandt’ın ve Shakespear’in gerçekliklerini içermediği konusunda güvence verdi – onlar fazla kasvetli ve fazla trajiklerdi, basitçe mızıkçıydılar. Rand, Mickey Spillane’i ve yaşamının sonlarına doğru “Charlie’nin Melekleri”ni tercih ediyordu.
Epistemoloji – mantık. Rand tarzı mantık, evreni yönetmek için kullanılan “havalı bir oyuncak”tı. Rand Plato’yu şeytanlaştırır ve genç Kolektif üyelerine onu hor görmeyi öğretirdi. Eğer Rand, Plato tarafından kesin tanımların keşfi ve duru düşünce olarak tanımlanan Sokratik Yöntem’e gerçekten inanmadıysa, neden bunu düzenli olarak Kolektif üyelerinin üzerinde denedi? Ayrıca, karanlık ruh halleriyle ve umutsuzlukla dalga geçerken, Kolektif üyelerini romanları karanlık ruh halleri ve umutsuzlukla dolu Dostoyevski’yi sevmeye yönlendirmesi de garip bir durumdu. Hipnotik bir akıcılıkta konuşan bir demagog, aynı zamanda entelektüel olarak tutarsız da olmalı, hatta bazen küstahça bir tutarsızlık. Bu durum, duru düşünen genç insanları sürüden ayırarak otoritenin karşılaştığı meydan okumaları da ortadan kaldırıyordu.

Etik – kişisel çıkar. Rand’a göre, tüm alturistler maniplülatördüler. Fedakar ebeveynlerinin, Hristiyan misyonerlerin ve ABD Dış Yardım çalışanlarının amaçlarını ayıklamış çocuklar için daha çekici ne olabilir ki? Nathaniel Branden’ın o dönem hâlâ içinde bulunduğu Rand’ın “şampiyonları”, Rand’ın kişisel çıkar görüşünün korkunç bir şekilde yanlış anlaşıldığını düşünüyorlardı. Onlar için kişisel çıkar, Rand’ın kahramanı mimar Howard Roark’un tam olarak istediği işi çıkaramadığı için alacağı komisyonu reddetmesi anlamına geliyordu. Rand’ın bazı roman kahramanları “namus” sahibiydiler, yine de Rand için gerçek “namus” ve toy kibir arasındaki farkı ortaya çıkarmak pek zor değildi. Rand’ın “namus”u, kibri, olabildiği kadar fazla kontrol ve para elde etmek için kimin zarar görebileceğini umursamadan kiminle olursa olsun ortaklık kurmak ve kendi daimi haklılığıydı. Bir bireyin bencilliğini, kibrini ve egoizmini onun “namus”uyla bir tutmak, onu bencillik, kibir ve egoizmle “namus” arasındaki farkı bulma zahmetinden kurtarıyor.

Siyaset – kapitalizm. Rand her ne kadar Sovyet totaliteryen kolektivizmini kötülese de, şirketçi/kurumsal totaliteryen kolektivizm hakkında söyleyecek pek fazla şeyi yoktu. Duruşuna çok uygun bir şekilde yok saydığı şey, devasa Birleşik Devletler şirketlerinin, Sovyetler Birliği gibi, bireyselciliği, özgürlüğü ve cesareti pek de el üstünde tutmadığıydı. Rand, ABD’de icabet hakkında konuşarak zengin olunamayacağını bilecek kadar zeki ve ikiyüzlüydü. Bunun yerine Rand “Amerika’nın Zulme Uğramış Azınlığı: Büyük Şirketler” başlıklı konferanslar verdi. Bu şekilde genç kariyerist “şirketçiler” Rand’ın bireysel biçimli “radikal kapitalizmini” benimseyebiliyor ve kendilerini radikal hissedebiliyorlardı – risk almadan radikal.

Görünen o ki geçtiğimiz yıllarda önde gelen siyasi figürlerin, Hristiyanlık hakkındaki görüşlerine rağmen Rand’ı açıkça benimsemelerinin sorun olmadığı bir evreye girdik. Ayn Rand’ın kişisel çıkarı el üstünde tutan felsefesi, %1 için özel bir haz olmasına karşın, Rand hayatı boyunca %1 için açık bir utanç kaynağıydı. Kendi aralarında Rand’ın kitaplarını birbirlerini bencilliklerinin ahlâkı üzerinden tebrik etmek için kullansalar da, göz önünde Rand’ın din ve tanrıyla ilgili görüşleri nedeniyle ondan hep uzak durdular. Örneğin Rand, ulusal televizyonda “Tanrıya karşıyım. Dini onaylamıyorum. Din psikolojik bir zayıflıktır. Ben dini şeytani görüyorum.” Aslına bakarsanız, yine bir tutarsızlık söz konusu. Rand’ın bir tanrısı vardı: Kendisi.

‘Biz’ kelimesiyle işim bitti. Köleliğin, yağmanın, sefilliğin, yanlışlığın ve utancın kelimesi. Şimdi tanrının yüzünü görüyorum ve bu tanrıyı dünyanın üzerine çıkartıyorum. Bu tanrı ki, insanoğlu var olageldiğinden beri onu aradı. Bu tanrı ki, onlara zevk ve gurur bahşedecek. Bu tanrı, tek kelime: ‘Ben’

Harriet Beecher Stowe, Birleşik Devletlerin Afro-Amerikalıları canavarlaştırmaktan utanç duyması gerektiğini söylerken, Ayn Rand bencillik ve umursamazlıktan doğan bu suçluluğu ABD toplumunun üzerinden kaldırdı. Zenginlerin adil miktarda vergi ödememelerini “ahlâklı” kılmakla kalmayıp, milyonlarca ABD’liyi acı çeken başkalarının, hatta acı çeken kendi çocuklarını bile umursama yükünden “kurtardı”.
İyi haber şu ki, bazı eski Rand hayranlarının Rand felsefesinin yaşamlarında bıraktığı hasarı yamayıp, Rand’ı zihinlerinden temizleyebildiklerini gördüm. Peki, Birleşik Devletler ulusça bunu yapabilir mi?

Yazar: Klinik psikolog Bruce E. Levine
Ayn Rand
ünlüye puan vermedi
2 beğen · 0 yorum
tülay ozturk

tülay ozturk

@lienabih5544

moon lovers filmi çok güzel izlemenizi isterim.ben sonundu çok duygulunmıştım.
Lee Joon-Gi
ünlüye puan vermedi
4 beğen · 1 yorum
birisi işte (@ozann)
[silindi]
25.10.18 beğen cevap
Aycan Atik

Aycan Atik

@aycanatik

Okyanusun Ötesindeki Yıldızlar
20 yıl öncesinde bıraktığı aşkı Emile Vincent, yurda bırakılan kızı Agnes Resolute ve korkularıyla yaşayan Marianna.. Geçmişe ait mektupları günümüz dünyasında dile getiren Profesör Camber... Aşkla dolu bu romanı soluksuz okuyacaksınız.. Teşekkürler Kimberley. Yüreğine sağlık...
Kimberley Freeman
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Selim Akif

Selim Akif

@acupofcoffee

Hakikat Adamı.
Hani davası için her şeyi göze alanlar vardır. Hakikati, zarar karşılık bulacağını bil ebile haykıran adamlar. Cemil Meriç tam da öyle birisi.

Tek ortak duygu: düşmanlık. Diyalog yok. Tanzimat'tan beri hazır elbiseye meraklıyız, hazır elbiseye ve hazır medeniyete...
Tefekkür kılıçla fethedilmez, bir parça kendi kafamızla düşünmek ne kadar güç.
Cemil Meriç.


Ben bu kadar acıyı sen de başkalarına benze diye çekmedim.
Cemil Meriç.

Her büyük adam kucağında yaşadığı medeniyetin üvey evladıdır..Zira o başkalarının veya geleceğin çocuğu, kendi medeniyetinin değil.
Cemil Meriç.
ünlüye puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
ODA KURALLARI
  • Sadece beğeni belirten ifadeler kuraldışıdır. İnceleme detaylı olmalıdır.
  • İdeal bir inceleme 500-800 karaketerden oluşmalıdır.
  • Kitap incelemelerinde yazarın veya çevirmenin türkçeyi kullanış biçimi ve/veya metnin akıcılığı ve/veya karakterlerin derinliği irdelenmelidir.
  • Eserin ileri sürdüğü fikirler, topluma veriği mesajlar öznel olarak tartışmaya açılabilir.
  • Eserin kimlere hitap ettiği incelemenize eklenebilir.
  • İnceleme gerekmedikçe alıntı/replik içermemelidir.
  • 50 karakterden az incelemeler kuraldışıdır.
  • Başka sitelerden alınmış inceleme ve yorumlar kuraldışıdır.
  • Güzeldi, çok beğendim, tavsiye ederim vb. yüzeysel cümleler inceleme olarak kabul edilmez ve editörler tarafından silinebilir.
  • Link paylaşmak kuraldışıdır.
  • Film ve dizi incelemelerinde senaryonun akışı, özgünlüğü ve tahmin edilebilirliği ve/veya karakterlerin derinliği irdelenebilir.
  • Mekan veya şehir incelemelerinde tarihsel bilgilendirme yapılabilir.