up
ara
METİN ODALARI
FOTO ODALARI
VİDEO ODALARI

Ünlü İncelemeleri

FiloWay 🍒

FiloWay 🍒

@filoway - İzmir

Canan Karatay
Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Canan Karatay Efendigil Türkiye’de ilk kez femoral arter yoluyla koroner anjiografi yapan kişidir...
Canan Karatay
ünlüye 8 verdi
beğen · 0 yorum
H. Alper KIRICI

H. Alper KIRICI

@halperkirici - Aydın

Çok Doğru Tespit
Mümkün mü diye sormaktan kendimi alıkoyamıyorum. Gerçekten anlatılanlar olabilir mi? Sonradan asıl soru geliyor; ilk sorunun yanıtı zaten biliyorum. Asıl bunu o kadar önceden bilmesi anlaması nasıl olur. Asıl beynimi kurcalayan mümkün mü sorusu ise çok daha dramatik bir şekilde kafamın duvarlarına çarpıp duruyor. bu soru zamandan bağımsız bir şekilde, geçmişte yada gelecekte değilde zaten hep böyle miydi. bunu bütün çıplaklığı ile bu şekilde dışa vurmak zaten iğrenç olanı kabullenmek değil midir. İnsanın kendini böylesine aşağılaması mümkün mü?
Kendi varoluş şeklini midesi kaldırabilecek olan herkese tavsiye ederim.
George Orwell
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
AcupOfCoffee

AcupOfCoffee

@sherlock - İstanbul

Tabiki ünlü.
Belki ben bulamadım, ünlü kişi adı girilen yerde, ismi çıkmadı. Olsun.. Cez yazdım.. Umut ettim, Cezeri çıksın diye. Fıs.

Belli bir seviyede eğitim almış insanların aklında da bu isim yok. Olsun ne yapalım..
Einstein, Tesla..... bunlar var zaten.

Sürekli bilim ile uğraşan, Televizyon programları ile bilime ayak uydurmaya çalışıp Discovery Channel'den teknolojiyi takip edenlerin de bilmediği biri isim.

Maalesef böyle.. Olsun olsun..

Gelelim konuya.

İslam'ın Altın Çağında çalışmalar yapan Müslüman Arabī bilim insanı ve mühendis. İlk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen Ebû’l İz El Cezeri'nin Leonardo da Vinci'ye ilham kaynağı olduğu düşünülür.
Sibernetik alanın kurucusu kabul edilir, fizikçi, robot ve matrix ustası bilim adamı Uzun adı da, İsmail Ebul İz Bin Rezzaz El-Cezeri ..
Sibernetik ne mi.? kısaca insan müdahalesi olmadan çalışan sisteme verilen ad.

1206'te Cizre'de öldü. Lakabını yaşadığı şehirden alan El Cezeri, öğrenimini Camia Medresesi'nde tamamlayarak, fizik ve mekanik alanlarında yoğunlaştı ve pek çok ilke ve buluşa imza attı.

Müslüman olduğu için olacak ki, parlatılmadı. Cila onlarda, deklanşör onlarda. Goy goy onlarda.

Mesela uğraştığı bir konu. Hemen basit gelmesin.
Hani o dönercilerin elle çevirip kestiği dönerler varya. İŞte onu lokantalarda öyle bir sistem yapmışki. Otomatik dönerin kendisi hafiften dönüyor. Bir yandan da pişiyor.
Mevcut lokantadaki su buharını kullanarak, döneri bir sistemle döndürerek pişiriyor.
İşin ilginç kısmı bu değil.
İngiltere sanayi devrimini yaparken, O gemilerdeki su buharı ile dönen pervaneler varya. Hani gemi gitsin diye dönen, işte onu, Cezeri'nin döner et sisteminden esinlenip yapmışlar.
Bunun gibi daha neler var..

Kendimizi tanımıyoruz, ama Cilalanmış, Deklanşörün arkasındaki insanların istediğini maalesef tanıyoruz.
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Kevser Akay

Kevser Akay

@kevserakay - İstanbul

Eleştiri
Kitap etkinlik merkezli öğretim için çok yararlı...
İrfan Purtul
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Nərgiz

Nərgiz

@nergiz114 - Baku / Baki

İzlediğim ilk japon dizisinin baş rol oyuncusu. Oğlak burcu, çok tatlı biri. Izlediğim dizinin adı From five to nine'dı. Rich man poor woman dizisinin de bir kısmını izledim, bazı bölümleri netde yoktu. Zaman buldukça diğer dizilerini de izlemeyi düşünüyorum.
Satomi Ishihara
ünlüye 10 verdi
beğen · 0 yorum
harun

harun

@harun53

YENİ RUSYA
Yazarın Sovyet rusyasının kuruluş dönemlerindeki değişimleri olumlu ve olumsuz şekilde değerlendirdiği kitabıdır.O dönem Rusyasını merak edenler için bence vazgeçilmez bir eserdir.
Falih Rıfkı Atay
ünlüye 8 verdi
beğen · 0 yorum
AcupOfCoffee

AcupOfCoffee

@sherlock - İstanbul

Davasının Adamı.
Hayatını bir kaç kez okudum.
Yanındakilerin, kendisi hakkında görüşlerini de okudum.
Mektuplarını da okudum.
Eserlerini de okudum..

Baştan söyliyeyim, çok dindar birisi değilim. Muhafazakar da sayılmam.

O yüzden biraz objektif değerlendireceğimi düşünüyorum.

Herhalde dünya üzerinde Said Nursi kadar, yazdığı " kitaplar" yüzünden, 28 sene sürgün ve hapis hayatı yaşamış başka bir yazar yoktur.
Kendisini bir davaya adamış ve kesinlikle bir adım geri atmamış.
O zamanki Hükümet ve devlet, baskı üzerine baskı kurmasına rağmen, yılmamış.

Eserlerinde en çok dikkatimi çeken husus, çok aşikar ve göz önünde olan şeylere, farklı bir bakış açısı katması.
Mesela, güneş.. En aklımda kalan ayrıntı. Güneş niye sönmüyor. Halbuki bir saat yanması için dünya kadar kömür ve denizleri kadar yakıt olması gerekirken.
Bu tarz şeyleri çok işlemiş.

Kürt olması.
Devlete kesinlikle sadık kalmış, Hatta Doğu Cephesinde, öğrencileri ile Rus Harbinde Ruslara karşı savaşmış.
Cemaat yapılanması.
Kesinlikle Fetö gibi bir sızma veya yerleşme içine girmemiş, Bazı keskin noktaları, kırmızı çizgileri zaten Fetö ile zıt.. ( Yardım almaması, şahsını ön plana çıkarmaması gibi_).
Siyaset olarak.
Çok siyasi mevzulara dahil olmamış, Ama Oyunu da kullanırken belli hususiyetler gözetmiş.

Velhasılı kelam.
Kitap yazdığı için başına gelmeyen kalmamış.
Ve şu an, El Ezher de ders kitabı.
Rusya da üniversitelerde kaynak.
Bazı Avrupa ülkelerinde ise, okunan bir eser.
Ama....
biz... Yasaklamış ve Adama eziyet etmişiz. Kıymetini bilememişiz.
Akif gibi, Fakirlikten sürgüne, sahipsiz bir cenaze törenine.
Ömer Seyfettin gibi cenazesi kobay olarak kullanılması gibi.....sahip çıkamamışız..
Gerçekten
Yazık...
Bediüzzaman Said-i Nursi
ünlüye puan vermedi
beğen · 1 yorum
... (@zelalll)
gerçekten de çok yazık buna benzer çok şey ile karşılaşıyorum ama yazık demekten başka bir şey yapma niyeti beslemiyoruz içimizde halbuki onların yollarından yürüsek belki onlardan daha iyi şeyler yaparız bizde sonraki nesiller bizim gibi ''YAZIK'' değilde daha iyi şeyler yapar...
11.05.19 beğen cevap
uğur erden

uğur erden

@ugurerden - İstanbul

Uğur Erden
Kastamonu’da doğdu. İlk ve orta öğretimini bu ilde tamamladıktan sonra Öğrenim hayatına İstanbul’da devam etti. Yıllardır yazdığı şiirlerini bir araya toplayarak ilk kitabı Şiir Gözlüm’ü cinius yayınları aracılığıyla yayınladı. İlk kitabı Şiir Gözlüm, Cinius Yayınlarının aracılığıyla okurlarının beğenisine sunulmuştur.

Hayatına İstanbul’un Maltepe ilçesinde devam etmektedir.
Uğur Erden
ünlüye 9 verdi
beğen · 0 yorum
Tuana Korkusuz

Tuana Korkusuz

@tuanakorkusuz - Bursa

...
😎😍😍😍 harikasıınnnn işinin hakkını veren tam bir yetenek...💖💖💖💙
Varun Dhawan
ünlüye 10 verdi
beğen · 2 yorum
Darbımesel (@darbimesel)
Sitede yeniyim. Metin odalarını kurcalamaya başladım adapte olmak için siteye. Sonra ünlü incelemerine de bir bakayım dedim ve sanırım Varun'a ithaf edilen bu fevkalade ünlü incelemesinden sonra azcık ara verebilirim ünlü incelemesi metin odasına.
15.05.19 beğen cevap
AcupOfCoffee

AcupOfCoffee

@sherlock - İstanbul

Maksim Gorki’nin Gözünden Lev Nikolayeviç Tolstoy
En büyük edebiyat dehalarından biri olan Tolstoy hem sıradışı bir kişilik hem de yaşadığı dönemin en ünlü isimlerinden biriydi. Bu sefer Tolstoy’u Maksim Gorki ile dostluğu sırasında Gorki’nin tuttuğu notlardan görüyoruz. Gorki bu notlar için, “Lev Nikolayeviç’in Kırım’da Gaspra dolaylarında yaşadığı sıralarda yazdığım bölük pörçük notları derledim. Notlar Tolstoy’un ağır hastalığıyla iyileşme dönemini kapsar. Kâğıt parçaları üzerine çalakalem karalanmış şeylerdir,” diyor.

1/ Onu her şeyden daha çok uğraştıran, açıktan açığa kemiren düşünce, Tanrı düşüncesi. Gerçekte bir düşünce değil de, kendisinden daha yukarılarda duyduğu bir şeye karşı çılgınca bir direnme gibi bir şey bu zaman zaman. Dilediğinden daha az konuşuyor bu konuda, ama hep düşünüyor. Bunu, kocamış olmanın bir belirtisi, ölüm öncesi bir önsezi saymak çok güç – hayır, bana kalırsa, çok ağır basan insanca gururundan doğan bir şey bu – biraz da– onuruna yedirememekten: Lev Tolstoy olarak, bir salgın mikrobu karşısında eğilmeyi onuruna yediremiyor. Bilgin olsaydı, en başarılı varsayımları ortaya atardı yüzde yüz, büyük buluşlar yapardı.

2 / "Azınlık, geri kalan her şeyi elde etmiş olduğu için gereksinir Tanrı’yı, çoğunluk ise hiçbir şeyi olmadığı için.”

Ben daha başka türlü söyleyeyim: çoğunluk ödleklikten dolayı inanır Tanrı’ya, ruhundaki olgunluktan dolayı inanan, birkaç kişidir ancak.

3 Balık olsaydı yalnız okyanuslarda yüzerdi herhalde, dar denizlere, hele yeryüzü ırmaklarının sığ sularına hiç uğramazdı. Çevresinde, şurda burda duran ya da ileri geri sıçrayan küçük balıklar: söylediği şeyler onları ilgilendirmez, onlara gerekli değildir, susuşu ise onları korkutmaz, kımıldatmaz. Ama susuşu bu dünyadan kovulmuş gerçek bir yalnızınki gibi etkili. Gerçi bellli konularda bir hayli, hem de göreviymiş gibi konuşuyor ama susuşunun daha da büyük olduğunu duyuyor insan. Birtakım şeyleri insan başkalarına söyleyemez. Kendisinin de korktuğu kimi düşünceleri var şüphesiz.

4/ Bilim üstüne: “Bilim, şarlatan bir simyacının yaptığı bir altın çubuktur. Yalınlaştırıp herkese mal etmek istersiniz: bakarsınız ki bir sürü kalp para basmışsınız. İnsanlar o paraların gerçek değerini görünce, size bir borçluluk duymayacaklardır.

5/ Bana okuyayım diye verdiği günlüğünde garip bir özdeyişle çarpıldım: “Tanrı benim isteğimdir.”

Bugün kitabı geri verirken, bunun ne demek olduğunu sordum.

“Bitmemiş bir düşünce,” dedi, kısık gözlerle sayfaya bakarak. “Tanrı benim onu bilme isteğimdir demek istiyordum belki… Hayır, hayır o da değil…” Gülmeye başladı, kitabı durup tomar yaparak gömleğinin kocaman cebine soktu. Tanrı’yla çok şüpheli ilişkileri var; bu bana “bir inde iki ayı”yı anımsatıyor hep.

6 / Hastalık daha da kuruttu onu, ondan bir şeyi yaktı tüketti. İçin için daha ışıklı, daha seçik, her şeyden elini eteğini çekmiş görünüyor. Gözleri daha da keskin, bakışları işleyici. Can kulağıyla dinliyor, unutmuş olduğu bir şeyi anımsıyor sanki, ya da yepyeni, bilinmeyen bir şey bekliyor. Yasnaya Polyana’da, her şeyi bilen, öğreneceği hiçbir şey kalmamış bir kimse gibi görünürdü bana – her sorunun karşılığını bulmuş bir adam.

7 / “Aydın bir kişi, daha on ikinci yüzyılda yiğitçe, ‘Çağımızda mucize diye bir şey yoktur,’ diyen Galiçya Prensi Vladimirko gibidir. Bu söz üzerinden altı yüz yıl geçti, bütün aydınlar birbirlerine hiç aralıksız: ‘Mucize diye bir şey yoktur, Mucize diye bir şey yoktur,’ deyip duruyorlar. Öte yandan bütün insanlar da mucizeye inanıyor, tıpkı on ikinci yüzyılda insandıkları gibi.”

8 / Bana Budist yazmaları okumamı salık verdi. Budizmden, İsa’dan aşırı bir içlilikle söz eder her zaman. Özellikle İsa’yla ilgili konuşmaları her zaman yoksul, coşkudan uzak şeyler; sözleri duygudan, gerçek ateşin kıvılcımlarından yoksun. Bence, İsa’yı gösterişsiz, acınmaya hak kazanmış biri olarak görüyor, ara sıra ona hayranlığını belirtiyorsa da, sevdiğini sanmıyorum pek. Sanki kafasına bir şey takılıyor hep: İsa bir Rus köyüne gelmiş olsaydı, kızlar onunla alay ederlerdi belki.
ünlüye puan vermedi
beğen · 1 yorum
Darbımesel (@darbimesel)
İyi ki bakmaya devam etmişim. Yoksam bu metni göremeyecektim
15.05.19 beğen cevap
ODA KURALLARI
  • Sadece beğeni belirten ifadeler kuraldışıdır. İnceleme detaylı olmalıdır.
  • İdeal bir inceleme 500-800 karaketerden oluşmalıdır.
  • Kitap incelemelerinde yazarın veya çevirmenin türkçeyi kullanış biçimi ve/veya metnin akıcılığı ve/veya karakterlerin derinliği irdelenmelidir.
  • Eserin ileri sürdüğü fikirler, topluma veriği mesajlar öznel olarak tartışmaya açılabilir.
  • Eserin kimlere hitap ettiği incelemenize eklenebilir.
  • İnceleme gerekmedikçe alıntı/replik içermemelidir.
  • 50 karakterden az incelemeler kuraldışıdır.
  • Başka sitelerden alınmış inceleme ve yorumlar kuraldışıdır.
  • Güzeldi, çok beğendim, tavsiye ederim vb. yüzeysel cümleler inceleme olarak kabul edilmez ve editörler tarafından silinebilir.
  • Link paylaşmak kuraldışıdır.
  • Film ve dizi incelemelerinde senaryonun akışı, özgünlüğü ve tahmin edilebilirliği ve/veya karakterlerin derinliği irdelenebilir.
  • Mekan veya şehir incelemelerinde tarihsel bilgilendirme yapılabilir.