up
ara

ingiltere

paranın satın alamayacağı bir şeye sahip oluncaya kadar ZENGİN DEĞİLSİNİZ!
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

Aziz Nesin'e bayıldığımı söylemiş miydim?
Kitaplarını nasıl da özlemişim. Dün Osmangazi de görünce dayanamadım aldım. İçinde 10 dan fazla hikaye var. Herbiri ayrı komik, herbiri ayrı bir olayı anlatıyor. Okumak İsteyen herkese Tavsiye ederim.
ataç ikon Zübüklüğün Sonu Yok
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

14 Şubat 2007. Doğum günümden dört gün sonra… Ne diyorsun lan sen? 54 yaşında dev gibi adam niye ölsün? Tamam, hastaydı da, hastane niye var, iyileşecekti. Akciğer kanseriymiş babam. Benden saklamışlar hastalığını. Çok sigara içerdi. Doktor defalarca demişti bırakacaksın diye. Ama gerçek miydi bunlar? Sigara öldürür falan. Haberlerde oluyordu böyle şeyler, ölenleri de kimse tanımazdı zaten. Babamla Bakırköy’de türkü barlara giderdik. Benden daha yakışıklıydı babam ama kızlar gene bana bakardı tabi. Galata’da balık bile tuttuk babamla. Bir keresinde piknikteyken Vosvos’unu ağaca çarpmıştım, “Aferin lan, öğreneceksin şoförlüğü” demişti. Cennete gittiğini öğrendiğim an gözlerim buğulandı. Boğazıma bir şey yükseldi, böyle top gibi bir şey. Kaldı orda. Düğüm dedikleri oymuş, orada öğrendim. Hayatımdaki en önemli şeyi beceremedim, babamı yaşatamadım. Babamı sigaradan kurtaramadım. Ama yemin ederim bilmiyordum. Babamdan sonra hayatın ne olduğunu öğrendim: Trabzonspor, bilgisayar, dersler, arkadaşlar ve acının ne demek olduğunu öğrendim. Artık hayattaki tek amacım, daha çok çalışmak, daha çok kazanmak, daha çok iyilik yapmak ve babamın yanına cennete gitmek. Şerefim, namusum üzerine yemin ederim ki baba, durmayacağım! Dünyada kaç tane baba varsa hepsine gidip söyleyeceğim: ”Babasız olmuyor, çocuklarınızı bırakmayın.” Ve bir gün sana kavuşacağım… Hiç durmadan çalışan, gözleri hala buğulu, boğazı hala düğümlü oğlun… 14 Şubat İki Binler. kitaptan bir alıntı çok hoşuma gitmişti ve güzel bir kitap
ataç ikon Elif Gibi Sevmek
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

Sevdalinka Sırpların Saraybosna’da yaptıgı vahşetin ve soykırımın ne boyutta oldugunu anlamak için okunması gereken bir eserdir.Her Harbiyeli bu kitabı muhakkak okumalıdır.
ataç ikon Sevdalinka
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

Bu kitap belki de hayatımdaki en komik kitaplardan biri idi.
İçinde bir sürü hikaye var.
Mesela birisi de şöyle.
Bir apartmanın üzerinde "salik sa bina" yazıyormuş.
Herkes "bu yazıyı korkunç yaratıklar yazdı bu ev lanetli" diye korkuyormuş ve bunun üzerine bazı efsaneler çıkartılmış.
Mesela "bir gece balkondan bakıyordum o evden kırmızı bir ışık bana doğru geldi ben de kaçtım" demişler.
E, tabi mahalle sakinleri bu apartmandan korktuğu için yaklaşamamışlar.
Sonunda bu mahallenin çocukları bu evin sırrını çözmeye gitmişler.
Evin "salik sa bina" yazısının altında "sahibinden satılık bina" ve onun altında da bir numara varmış.
Çocuklar arayıp biz "salik sa bina için aramıştık" demişler.
Telefonu açan kadın "aaaa aşk olsun ama o yazıyı yaşlı bir adam yazmıştı." demiş kapatmış.
Sonra bunu tüm mahalleye anlatmışlar korku geçmiş.
Daha sonra bir deprem ardından bu apartman yıkılmış ve yerine yeri bir market açılmış.
Üzerindeki yazı herkesi şaşırtmış.
Orada "kostekodı olınır" ve türkçesi "gazete kağıdı alınır"mış!.. sadece 2 saatte bitirdim çok sürükleyici
0 beğen · 0 yorum
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

Bu kitap hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki. Yazıyı okumaya başlarken, tamamını okumanızı tavsiye ediyorum, yarım okursanız, tam olarak kitap hakkında ne düşündüğümle ilgili bilgi edinmiş olmazsınız.

Bu kitap beni mutlu etti, ve huzura kavuşturdu. O gün Talin'in önerisinden sonra, hemen D&R gittim ve aldım, eve dönüş yolunda da okumaya başladım. Okumaya başlar başlamaz, çok bağlandım kitaba. Onunla yaşamaya başladım. İnanılmaz iyi geldi. İnancım sağlamdır diye düşünüyordum, ama melekleri unutmuşum. Bu kitap, birazda melekleri hatırlattı bana. Meleklerle sürekli iletişim kurmayı hatırlattı.
Aslında , küçükken büyüklerimiz korkuturdu, biz görmesek bile melekler her yaptığını görür, sağ tarafındaki melekler yaptığın iyi şeyler, sol tarafındaki melek yaptığın kötü şeyleri yazıyor derlerdi. Çok korkardım. Hatta geceleri kabus görürdüm. Etrafımda benim görmediğim şeyler dolaşıyor diye...

Allah'a dua ediyoruz. O da olsun diye yanımıza meleklerini gönderiyor. Yardım istiyoruz, korunma istiyoruz, mutluluk istiyoruz, her defasında melekler yanımızda. Ama...
Alıntı yapmam gerekiyor !

"Allah' a mı , meleklere mi dua edelim? Öncelikle bilin ki , tüm dualar Allah'a gider. Meleklerimiz de Allah'ın elçisidir zaten. Öyleyse neden meleklerden yardım isteyelim ki, direkt Allah'tan yardım istemek varken?Bu soruyu meleklerime sordum, bana " İster Allah'tan yardım isteyin, ister meleklerden , her ikisi de aynı şey" dediler. " Yeter ki yardım isteyin. Yeter ki bırakın, size biraz olsun yardım edebilelim."
"İyi de" dedim. " ben meleklerimden yardım istediğimden beri herşey çok daha çabuk halloluyor, işler hemen oluveriyor, çok hızlı ve mucizevi bir şekilde..."
"Çünkü sen meleklerinden yardım istemeye başladıktan sonra Allah'a ve onun yoluna çok daha yakınsın, artık bizlerle bağlantıdasın" dediler.

Allah'ım huzur istiyorum, meleklerim huzur istiyorum derken, içim huzurla doluyor. Daha evvelde istiyordum, ama nedense olmuyordu, o yüzden bu hale geldim :) Şimdi yanımdaki melekleri de hissederek, olmasına izin veriyorum, daha evvel vermiyormuşum demek. Beyin gücümü kullanmaya başladım sanırım :)

Beki İkala Erikli bu kitapta... küçücük şeyleri meleklerden isteyin ve her isteğiniz olsun diyor. Mesela, arabayı park edecek bir yer ....Allah'tan bu kadar ufacık şeyleri istemektense meleklerimden istiyorum diyor yazar, onlarda zevkle yapıyor. Meleklerin sesini duyduğunu ve onların kendisine yazı yazdırdığından bahsediyor. Nasıl yani ???.... !!!
Ben yazarın söylediklerini okurken, ciddiyetini düşünmeden, olur yada olmazına bakmadan, sadece o anda zaten var olan melekleri düşünmeye başladım.

İnancımı daha da kuvvetlendirdi. Zor anımda yanımda olan Allah ve melekleriydi. İçinde bulunduğum durumda kendimi son derece huzurlu ve korunaklı hissetmeye başladım. Kalbim korunuyordu. Hep evrenden çağırmak vardı hayatımda, ama odaklanamıyordum bir türlü . Şimdi Allahım, meleklerim diyorum ve herşey çok çabuk gelişiyor. Olumlu olup, sakin olunca, herşey yoluna girdi.
Bu akşam eşim, sen sakin olduğundan beri, bende daha huzurluyum , dedi.

Kitabın ortasından itibaren, meleklerden bahsetmeye başlamış yazar ve meleklerin mesajlarından... Bu noktada bocalandım ???...!!! Bu bayanın ya gerçekten psişik güçleri var, ya da konuları genelleyip , mitolojik öykündürüp,yazmış.

Ben Yoga, Reiki,meditasyon, nefes alma verme seansı hiç yapmadım. Enerjilerle çakralarla bu dakikaya kadar hiç ilgilenmedim. Derin nefes almak ve vermekle Başmelek Mikealin tüm vücudta ki kötü enerjiyi süpürge gibi çekmesi ve sonra yeni pozitif enerjiyi bedenimize sokmasıyla ilgili bir meditasyon CDsi var kitabın içinde. Bir kere yaptım. Çok rahatladım. Bunu gün içinde , çirkin, negatif şeyler olduğu zaman, kendimi soyutlamak adına 3-5 derin nefes alıp vererek, yapmaya başladım. Bir de söylenmeyi kestim. Hep pozitif olmaya çalışıyorum.Daha sakinim, olumlu ve ılımlı oldum. En azından meleklerim yanımda diyorum. Güven içinde hissediyorum kendimi. Çevremde olan biten, kötü şeyler beni ilgilendirmiyor artık.

Tabii ki kullandığım ilaçların ve hayat enerjisi veren Akupunktur tedavisinin faydası çok büyük, ama herşeyi beynimde bitirdim.
ataç ikon Meleklerle Yaşamak
kitaba 6 verdi
0 beğen · 0 yorum
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

Kitap çok ağır bir dille yazılma mıştır fakat ara ara anlaşılamayan sözcüklere rastlanabilir yinede kitap bize kölelik hayatından bahsettiği ve bilgilendirdiği için oldukça önemli bir kaynak niteliğindedir ve yararlanabilecek seviyededir. Bence kitap herkes tarafından beğeniyle okunabilir. Oldukça sürükleyicidir.
ataç ikon Sergüzeşt
kitaba 2 verdi
0 beğen · 0 yorum
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için." Diyor Selim İleri Elif Şafak ın son çıkardığı romanı Siyah Süt için.

Elif Şafak yeni kitabı Siyah Süt te anneliği anlatıyor. Şafak ın Yeni Başlayanlar İçin Postpartum Depresyon altbaşlıklı Siyah Süt adlı kitabı geçtiğimiz haftalarda tüm kitapçılarda yerini aldı. Kendi deneyimlerini okuyucusuyla paylaşan Elif Şafak,farklı karakterlerle okuyucuyu yüzleşmeye götürüyor. Bir iç hesaplaşma, silkelenme durumu... Kitap Selim İleri nin de dediği gibi bizi umutsuz da bırakmıyor. Elif Şafak ın güçlü kaleminden farklı bir roman. Romanı için bir araya geldiğimiz Elif Şafâk la kitabını ve anneliği konuştuk...
ataç ikon Siyah Süt
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
ingiltere

ingiltere

@ingiltere

Evli ve çocuk sahibi, mesleğine aşkla bağlı bir istihbaratçı olan Sedat, çeşitli ayak oyunlarıyla örgütünden uzaklaştırılınca kendisini sudan çıkmış balık gibi hisseder. Onu yaşama bağlayacak, mesleği kadar tutkulu bir şey gereklidir hayatında. Bu arada Mine’yle karşılaşır ve hayatındaki ölümcül boşluğu aşk doldurur. Ancak Mine’nin ansızın ortadan kaybolması, her şeyi altüst eder ve Sedat da sevdiği kadını aramaya başlar.
"Sis ve Gece"de okur, bu arayış boyunca Sedat’la birlikte insan ilişkilerine doğru ilginç bir yolculuğa çıkar. İstanbul’un Tarlabaşı, Kurtuluş gibi unutulmuş semtlerinin ara sokaklarında süren bu arayış, kimisi geçmişin anılarına bağlı, kimisi değerlerini yitirmiş, para ve çıkar ekseninde gelişen trajik ve komik ilişkilerin insanlarını çıkartır karşımıza.
Seçtiği mekânlar ve insan ilişkileriyle İstanbul’un tarihten beri süregelen karmaşık etnik yapısına da işaret eder "Sis ve Gece". Türkiye’de yaşayan Rumların son temsilcilerinden olan Madam Eleni ve kızı Maria’nın öyküsü çarpıcı olduğu kadar düşündürücüdür de. Bu toprakların insanı olan Madam Eleni ve kızı Maria, son dönemde yaşanan kültürel kaos ve yozlaşma nedeniyle kendi komşuları tarafından kurban olarak seçilirler. Türkiye kültürünün en özgün renklerinden olan bu insanların son yıllardaki yaşamı trajik bir biçimde aktarılır.
"Sis ve Gece"de, suç ya da cinayet, kurguyu tamamlayan, gerilimi tırmandıran birer dekor ya da motif olarak yer almaz romanda. Suç, insan yazgısı üzerinde trajik sonuçlar doğuran bir öğe olarak boy gösterir. Ahmet Ümit, toplumsal düzeni savunan bir insanın serüveninde, bu amansız yabancılaşmayı, yalnızlaşmayı dile getirir.
ataç ikon Sis ve Gece
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum