up
ara
Agatha Christie

Agatha Christie

Yazar

Agatha Christie Kimdir?

15 Eylül 1890, Torquay, Birleşik Krallık’ta doğan Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mollowan, İngiliz yazar, polisiye romanının altın çağının mimarlarından biri, bu türün kraliçesi ve dedektif Hercule Poirot karakterinin yaratıcısıdır. 78 roman, 19 oyun ve 100’den fazla kısa hikaye yazmıştır. Bunlar 50’den fazla dile çevrilip, iki miyardan fazla satmıştır. Aynı zamanda Agatha Christie's Poirot, Murder with Mirrors gibi birçok film ve diziye senaristlik yapmıştır. Dünyanın en çok satan polisiye yazarı olup, sadece İncil ve Shakespeare onu aşmayı başarmıştır.

Agatha Christie Hayatı

Agatha May Clarissa Miller 1890 yılında, Devon kıyısındaki Torquay kentinde doğdu. Zengin bir Amerikalı babanın üçüncü çocuğuydu, ama dışa dönük babasından çok çekingen annesi Clara’ya çekmişti. 5 yaşında okumayı kendi kendine öğrendi, 1906’ya kadar evde eğitim gördü. O yıl Paris’te kızlar için bir görgü okuluna gitti. Gençliğinde yetenekli bir piyanist ve şarkıcıydı, ancak utangaçlığı önünü kesmişti. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde havacı olan Archibald Christie ile evlendi. O savaştayken gönüllü olarak yerel kızıl haç hastanesinde çalıştı. Savaşın ardından Christie çiftçi, tek çocukları Rosalind’in 1919’da doğduğu Londra’ya yerleşti.

Kariyerine Atılması

Bundan 3 yıl önce ablası Madge ile iddiaya giren Agatha Christie, ilk polisiye romanını yazmıştı bile. Roman 1920 yılında, 6 yayın evinden geri döndükten sonra Bodleyhead tarafından basıldı, 2000 sattı. Zehirlenerek öldürme olayı öyle gerçekçi bulundu ki, eczacıların meslek dergisi Pharmaceutical Journal’da kitabın bir eleştirisi yayınlandı. Agatha’nın adını gerçek anlamda duyurması ise 1926’da The Murder of Roger Ackroyd / Akroyd’un katli ile oldu. İlk baskıda 5000 satan kitap birçok tartışmaya yol açtı. Genç yazarının polisiye romanın kurallarını değiştirdiğinden söz edildi. Christie, ömrünün sonuna kadar başarıyla sürdüreceği mesleğine daha o yaşta demir atmıştı.

http://www.resimag.com/

Özel Hayatı

Ancak, meslek hayatında parlak bir yıldız olma yolunda ilerlese de, özel hayatında kötü günler yaşıyordu. Daha genç bir kadına aşık olan Yüzbaşı Christie onunla evleneceğini ilan etti. Agatha büyük bir şok yaşadı, kaybolma olayı da bu sırada meydana geldi. Çok sevdiği annesi Clara’nın da öldüğü 1926, onun için kötü bir yıl oldu.

Yinde kendini toparladı. 1928 sonbaharında dünyaca ünlü İngiliz arkeolog Leonard Woolley, onu Ortadoğu’ya, başında bulunduğu Ur kazılarına davet etti. Ertesi yıl tekrar Ur’a giden Christie, Wolley’nin genç asistanı Max Mallowan ile tanıştı. Max onu Bağdat ve çöl turuna davet etti. Sonra da İngiltere’ya kadar eşlik etti. 1930 yılında evlendiler, 46 yıl mutlu bir evlilik sürdürdüler. Bu evliliğin yaklaşık 30 yılında Agatha, Max’ın yıllık arkeoloji seferinde ona refakat etti. Orada da yazmaya ara vermedi Ortadoğu’da geçen romanlarının inandırıcılığını, buraları çok iyi bilmesine ve kadim uygarlıklara ilgi duymasına borçluyuz. Kitaplarını Agatha Christie diye imzalasa da, kendinden hep Bayan Mallowen diye söz eden yazar, katıldığı arkeolojik seferlerde tarihi eserleri temizleyip fotoğraflarını çekerek ekibe yardım ederdi. Come, Tell Me How You Live, Ortadoğu tecrübelerini anlatır.

İlk eşiyle Birinci Dünya savaşında evlenen Agatha Christie‘nin tek çocuğu Rosalind İkinci Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında evlendi. 1943 yılında da, yazarın tek torunu ve şimdi Agtha Christie Ltd’in başkanı olan Mathew Prichard’i dünyaya getirdi. Agtha Christie Ltd her yıl 15 Eylül’de yazarın doğduğu kent Torquay başta olmak üzere İngiltere’nin her yerinde düzenlenen çeşitli etkinliklerle Agatha Christie’yi anar.

Christie, Mary Westmacott adıyla da 6 aşk romanı yazmıştı. 2 şiir kitabı, 1 çocuk kitabı ve 2 otobiyografisi var ama, esas olarak dedektif romanlarıyla ve bir ara üçü birden West End tiyatrolarında aynı anda sahneleyerek rekor kıran oyunlarıyla hatırlanıyor. The Mousetrap / Fare Kapanı ilk kez 1952’de West End’de sahneye kondu. O günden bu yana 24000’i aşkın performanlsa tarihte en çok oynanan oyun oldu. Her oyunun sonunda seyircilerden sürpriz finali kimseye söylememeleri istenir.

Agatha Christie, hayatını büyük bölümünde her yıl iki roman tamamladı. Önce el yazısıyla yazarken, sonra daktiloya geçti. Zorluk tanımaz, her yerde yazardı. 1958 yılından ömrünün sonuna kadar, önde gelen polisiye yazarların üyesi oldu, Londra’daki Suçluları Ortaya Çıkarma Kulübü’nün ki başkanından biri olarak görev yaptı. 1971 yılında “Dame” asalet ünvanını aldı. 1940’lı yıllarda yazılmış Poirot hikayesi Curtain / Perde, 1975 Arlık’ta; yine 1940’larda yazılan son Bayan Marple hikayesi Sleeping Murder / Uyuan Ölüm ise Ekim 1976’da yayınlandı. Dame Agatha Christie Mallowan 1976 Ocak ayında, Wallingford, İngiltere’de öldü. Eşi Sir Max Mallowan ondan on iki yıl fazla yaşadı.

Perdede, ekranda, sahnede

Dünyanın en çok satan yazarlarından Agatha Christie sadece kitaplarla sahneden kalmadı. Eserleri sahneye, ekrana ve beyaz perdeye de uyarlandı. Satış alanındaki baş rakiplerinden William Shakesperae Christie de her maceraya uyarlanmış bir yazar olma onuruna sahip. UNESCO’ya göre dünyanın en çok tercüme edilmiş yazarı olan Christie’nin kitapları hemen her dile çevrildi. Christie, hayranlarına, filmler, oyunlar ve dizilerle de ulaşıyor. Kolay anlaşılan dil, ustaca kurulmuş olay örgüsü, geçip gitmiş ama unutulmamış eski günlerin yeniden canlandırılması onun dünyanın her yerinde, her şekliyle kabul görmesini sağlıyor.

Christie’nin eserleini kontrol edecek hisseye 1998’de 10 milyon sterlin karşılığında sahip olan Chorion Ltd, Christie satışlarından en çok yararlanan şirket. 2002’de yeniden bastıkları And Then There Were None / On Küçük Zenci, ABD’de yeniden en çok satanlar listesine girdi ve baskısı 10 haftada tükendi. Chorion özellikle televizyon filmleri için anlaşma yapmayı sürdürüyor. İngiliz ITV televizyonu ile Julia McKenzie’li dört Poirot filmi yapmak için anlaşma imzaladı.

http://www.resimag.com/

Genel Özellikleri

Agatha Christie yeni bir roman fikrinin nereden geleceğini hiç bilemediğini söylerdi. Tuhaf anlarda takılırmış aklına. Bazen yolda yürürken bazen de bir şapkacı dükkanına girdiğinde aklına müthiş bir fikir gelirmiş. Böyle olmalı, çünkü Christie ilhamını bildiği dünyadan alırdı. Ailesinin dost çevresindeki askerler, lordlar ve leydiler, evde kalmış kızlar, dullar ve doktorlar onun ilham kaynaklarıydı. Doğuştan gözlemciydi. Derdini konuşarak değil de yazarak anlatmayı tercih ederdi. Torunu Mathew Prichar onu, “Konuşmaktan ziyade dinlyen, görülmekten ziyade gören” biri olarak tanımlıyor. Tarihçi C.V. Wegwood da, onun toplumsal çevresinin, karakterleri ve diyaloğunun hep özenli bir gözlemin sonuçları olduğu görüşünde.

Öyle sessiz yerlere çekilmek, odalara kapanmak gibi alışkanlıkları da yoktu. Her türlü şart altında, rahatlıkla yazardı. Hatta yazıyor olduğunu anlamazdınız bile. Onunla söyleşi yapmaya evine gelen biri, ”Bana kitaplarınızı nerde yazdığınızı gösterin” deyince şaşırıp kalırdı. Yemek masası, mutfak tezgahı, banyo küveti gibi yerlerde yazabilirdi çünkü. Hele sağlam bir masa buldu mu keyfine diyecek olmazdı. Bir de daktilo. Kitapların ilk bölümlerini elle yazardı, sonra daktiloda devam ederdi. Sonraki yıllarda sağ bileğin kırdığında diktafon kullanmak zorunda kalmıştı.

Başlamanın zorluğundan şikayet ederdi. Otobiyografisinde, bu “işkence”yi anlatır: “Bir odada oturursun, kalemleri ısırır, daktiloya bakar, bir aşağı bir yukarı dolaşır ya da kendini kanepeye atar. Hüngür hüngür ağlamak istersin.” Ancak olay örgüleri böyle sıkıntılı anlarda aklına gelebiliyordu. Hep not tutan biri olduğu için bu fikirleri defterlerine yazardı. Kağıda dökmeden önce üzerlerinde iyice düşünüp taşınırdı. Gazetede okuduklarını, ilaçlar ve zehirler hakkında kafasına takılanları da yazar. Defterlerini etiketler, konulara göre dosyalardı. Karakterlere ilişkin fikirlerini de not ederdi. Bir yerde, örneğin bir restoranda birini görür, üstüne karakter kurardı. Hakiki şahısları kullanmayı sevmezdi. The Secret Adversary / Gizli Düşman’da evini kullandığı Binbaşı Ernest Belcher hariç. Bunun iyi bildiği birini bir kitabına koyma yolundaki tek çabası olduğunu söylemişti. Ancak, polisiye yazarı Ariadne Oliver, kendisini model aldığı bir karakterdir.

Kitaplarındaki cinayetler son derece zekice kurgulanırdı, işin içinde mutlaka bir nebze aldatmaca olurdu. Kasıtlı olarak ağır tuttuğu ağır temposu ile kitaplarına gerilim katardı. İki seferinde katil anlatıcı çıkmıştır. Dört kitabında Christie katilin adaletin elinden kurtulmasına göz yumar. Hatta üçünde, neredeyse onu onaylar gibidir. Bazen dedektife, katilin daha hafif bir suçtan tutuklanmasını sağlar. Bazen de katil adaletin huzuruna çıkmaz ve ölür. Sonuçta okuru mutlaka bir sürpriz bekler. Yazarla tanışıklık arttıkça “ Katil kim?” sorusuna doğru cevap verebilme ihtimali de ortaya çıkar.

http://www.resimag.com/

Esrarengiz Kayıp

Yazarın hayatındaki en büyük esrarı 1926 yılında 11 gün süreyle ortadan kaybolması oluşturur. Bu olay adamakıllı meşhur olduğu yılda gerçekleştiği için herkesin ilgisini çekmişti.

Kitabın kazandığı başarı bir yana, Agatha Christi için 1926 kötü bir yıl olmuştu. Önce çok sevdiği annesi Clara ağır bir hastalıktan öldü ve ardından kocası Archie başka birini sevdiğini söyleyerek onu terk etmişti. Agatha’nın kafası karışmış, sinirleri bozulmuştu. Arabası çalışmayınca gözyaşlarına boğuluyor, çek imzalarken bazen adını hatırlamıyordu. Bir sinir krizinin eşiğindeydi. 3 Aralık 1926’da 21.45’te yanına küçük bir bavul alıp sekreterine Yorkshire’a gittiğini bildiren Agatha ardında bir mektup bırakarak ortadan kayboldu. Ertesi sabah kaputu kalkmış, ışıkları yanar haldeki yeşil Morris Cowley arabası, Newlands Corner, Surrrey’de bulundu. Kürkü, içinde eşyalarıyla bavulu ve süresi geçmiş ehliyeti de arabadaydı. Surrey polisi kayıp raporu yayınlayınca ülke ayağa kalktı. Derler ki, dört ilçede 500 polis Agatha’yı aramış, bilgi verene ödüller vadedilmiş. İzciler, tazılar, uçaklar ve dalgıçlar da bu aramaya katıldı. Hatta 15 bin gönüllü de bu aramaya katıldı.

Bu olaya ilişkin tahminler farklılık gösterir. İki doktor, Agatha’nın bellek kaybına uğradığı teşhisinde bulunduğu halde, kimilerine göre kayboluşu reklamdan ibaretti. Bazıları da yazarınşüpheleri kocasının üzerinde toplayarak ondan intikam almak istediğini öne sürdü. Sonuçta Agatha 11 gün kayıp kaldıktan sonra, Harrogate’teki Hydropathic Hotel’de bulundu. Otele Archie’nin sevgilisinin soyadıyla, “Caperown’lı Bayan Teresa Neele” olarak kayıt yaptırmıştı. Polis ve basın Archie Christie’yi getirdi ama Agatha önce onu kardeşi sandı. Kocası daha sonra onun hafızasını kaybettiğini ve kim olduğunu bilmediğini söyler.

Kayıp olayı bir filme konu oldu. BBC’nin uzun ömürlü dizisi de bu olaya fantastik bir çözüm getirir; senarist hafıza kaybını uzaylılara bağlar.

Agatha bu olayı otobiyografisinde de çözmediği için öldüğünde bulmaca cavpsız kaldı, sonra ortaya Pera Palas Oteli meselesi çıktı. Christie, Murder on the Orient Express / Şark Ekspresi’nde Cinayet’i orada yazmıştı gerçi, ama İstanbul Harrogate’ten binlerce kilometre uzaktaydı. Hollywood işe dahil olunca mesafe önemini kaybetti. 1979’da Agatha2yı yapan Warner Bros, esrarı çözmek üzere, Christie’nin ruhuyla temasa geçsin diye Hollywood medyumu Tara Rand ile anlaştı. Rand’a göre öteki dünyadan “Kayboluşumun anahtar Pera Palas’ta” diye bir cevap gelmiş ve yazarı 411 numaralı odanın döşemelerinin altına bir anahtar saklarken görmüş. Kameramanlar, fotoğrafçılar ve muhabirler dünyanın dört bir yanından İstanbul’a akın etti. Sonunda sekiz santim boyunda eski ve paslı bir anahtar bulundu. Otelin müdürü Warner Bros’a iki milyon dolara satacağını söyledi. Hayalet is iddialara göre “ Ancak anahtar Rand’de olunca bu esrar çözülür deyip duruyordu. Rand İstanbula’a geldi. New York Times, haber hakkı için 75 bin dolar teklif etti. Ve tüm ABD medyası bu büyük esrarın çözülmesini beklerken Pera Palas personeli greve gitti.

Grev bir yıl sürdü, halk ile basının çoşkusu söndü. Warner Bros da bu bağlantıyı eklemeden filmi gösterime soktu. Meşhur anahtarın İstanbul bankasının kasasında durduğu söylenir. 1986’da, 441’in tam üzerindeki odada ikinci bir anahtar bulundu. Doğrusu Hercule Poirot bile bu bulmacayı çözmekte zorlandı.
Marius Chinaski

Marius Chinaski

@mariuschi

Cinayetlerin kadını olan, müthiş karakter Hercule Poirot ve arkadaşı Hastings'i yaratan bu kadına büyük saygı duyuyorum.
Agatha Christie
ünlüye puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
--

--

@whats

İngiltere'de 200 bin den fazla kez sahnelen ve en uzun süre sahnede kalan oyun olan MouseTrap (Fare Kapanı) isimli tiyatro oyununun yazarıdır.
Agatha Christie
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Özlem YAVAŞ

Özlem YAVAŞ

@ozlemyavas

Onunla aynı dönemde yaşayıp yazdıklarını onun ağzından dinlemek istediğim nadir insanlardan...
Agatha Christie
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Ceydâ

Ceydâ

@ceydaturann

Bence Agatha Christie, en zeki polisiye yazarları arasındadır. Hatta en zekisidir bile diyebilirim. Ben polisiye okumaya küçük yaşta ve bu yazarla başladım. Bazen hayıflanıyorum böyle yaptığım için. Çünkü diğer polisiyeler o kadar yavan geliyor ki bazen, ne alasın ne de okuyasın geliyor. Christie, olay örgüsünü ve gizemlerin akışını mükemmele yakın kurar. Karakterlerin ruh durumlarını çok iyi yansıtır. Kitapların başında ufak bir kişi listesi ve tanıtımlar bulunur. Romanları okuyucu için bulmaca gibidir. İpuçlarını öykünün içinde verir. Bir yandan okurken bir yandan da katili bulmaya çalışırsınız. Katiller asla rastgele cinayet işlemez onun kitaplarında. Hep köklü bir hikayeye dayanır bu güdü. Her problemin akılcı ve etkileyici bir çözümü vardır.
Uzun lafın kısası, çok sağlam bir yazardır benim gözümde. Okumaya İlk Poirot öyküsü olan 'Ölüm Sessiz Geldi' ve yine ilk Miss Marple öyküsü olan 'Ölüm Çığlığı' ile başlamak iyi bir fikir olabilir.
Agatha Christie
ünlüye puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
Betül Bayrak

Betül Bayrak

@betulbayrak

Çok Yaşa Kraliçe!
Christie benim gözümde polisiye edebiyatın divasıdır. Sherlock Holmes'ün yazası Sir Arthur Conan Doyle'u dahi cebinden çıkarır. Zira her iki savaşa birden tanıklık etmesi, kocasının onu aldatması gibi zorlu hayat koşullarıyla yüzleşmesinin yanında, bir çeşit okuma yazma bozukluğu olan disleksi hastalığına rağmen, klasikleşmeyi ve polisiye edebiyatın kraliçesi olabilmeyi başarmış bir yazardır. Ayrıca Holmes, yaratıcısının önüne geçmiş bir kahramanken, kanımca Holmes'ten çok daha zeki ve çok daha insansı bir karakter olan Hercule Poirot, yazarının önüne geçememiştir. Bu yüzdendir ki, Agatha Christie, Conan Doyle'dan çok daha iyi bir yazardır.
Karakter karşılaştırmasına gelecek olursak... Holmes, her ne kadar gerçekçi işlenmeye çalışılsa da, ünlü kriminolog Sevil Atasoy'un da belirttiği gibi, "olağanüstülüklerle dolu" bir karakterdir. Bir dedektiften ziyade ütopik bir karakterdir. Oysa Hecule'cük öyle mi? Holmes gibi aksiyon peşinde koşmaz, küçük gri hücreleriyle, zekası sayesinde ortalığı deler geçer.
Aynı zamanda çok da sevimlidir Poirot. Kusursuz değildir bir kere. İnsandır Poirot. Belki de tam olarak bu yüzden, Christie'nin de işleyişiyle, edebiyat tarihindeki belki de en samimi, en bizden karakterlerden biri olmuştur.
Kısaca candır Christie. 80 civarında kitap yazmıştır. Bir kısmı bitmesin diye bilerek okunmaz. Öyledir işte Christie. Yarattığı karakterler de, hayatı da bir miktar "kusurlu" olsa da, eserleri kelimenin tam anlamıyla "kusursuz"dur.
Okuyunuz, okutunuz mon ami :)
Agatha Christie
ünlüye 10 verdi
2 beğen · 0 yorum
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

Kız bir sevgiyle doğar, bin sevgiye çıkar; oğlan bin sevgiyle doğar, bir sevgiye iner. Erkek çocuk karısı olana kadar oğlun, kız çocuk ömrünün sonuna dek kızındır.
(240)
ataç ikon Annem ve Ben
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

"... Şimdiye kadar bu denli koyun bakışlı bir erkeğe hiç rastlamamıştım."
"Richard koyun bakışlı değil."
Seven bir erkeğin bakışları her zaman koyuna benzer. Bence bu doğanın kuralı, aşkın doğasında var."
(62- 63 )
ataç ikon Annem ve Ben
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

Lady Laura aşık kadınlar bir başka güzellik kazanırken aşık erkeklerin ezik koyunlara benzemeleri ne büyük haksızlık diye düşündü.
(60)
ataç ikon Annem ve Ben
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

Kişi yeryüzünde yalnızca bir tek dostu olduğunu, ona doğumdan mezara kadar eşlik eden tek bir dostu olduğunu -ve bunun da yine kendisi olduğunu- kabullenmeli. Bu dostla iyi geçinmeyi, kendi kendisiyle barışık yaşamayı öğrenmeli. Sorunun tek çözümü bu.
(18)
ataç ikon Annem ve Ben
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

... insanoğlu kolay anlaşılır bir yaratık değildi ve bir kalıba sığdırılamazdı.
(14)
ataç ikon Annem ve Ben
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

Çok sevdiği birinden ayrılmak, insanda tuhaf ve karmaşık duygulara neden oluyordu.
(7)
ataç ikon Annem ve Ben
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Ordeal by Innocence
1970
The Big Four kitabının da yazarı The Big Four ve Kırmızı İşaret kitaplarının da yazarı Agatha Christie tarafından kaleme alınan Ordeal by Innocence kitabı Roman (Çeviri), türünde okuyucusu ile buluşuyor. Nüans Publishing yayınevinden 1970 yılında 9780007275311 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Ordeal by Innocence isimli kitap 52 sayfadan oluşuyor. Ordeal by Innocence kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
The Big Four
1970
Ordeal by Innocence kitabının da yazarı Ordeal by Innocence ve Kırmızı İşaret kitaplarının da yazarı Agatha Christie tarafından kaleme alınan The Big Four kitabı Edebiyat, türünde okuyucusu ile buluşuyor. NCP Yayıncılık - İngilizce Klasikler yayınevinden 1970 yılında 9780007250653 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan The Big Four isimli kitap 52 sayfadan oluşuyor. The Big Four kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Kırmızı İşaret
2011
Ordeal by Innocence ve The Big Four kitaplarının da yazarı Agatha Christie tarafından kaleme alınan Kırmızı İşaret kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Altın Kitaplar yayınevinden 2011 yılında isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Kırmızı İşaret isimli kitap 208 sayfadan oluşuyor.Kitabı Türkçe'ye Gülten Suveren çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Agatha Christie Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Kırmızı İşaret kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Büyük Dörtler
2004
Ordeal by Innocence kitabının da yazarı Agatha Christie tarafından kaleme alınan Büyük Dörtler kitabı Roman (Çeviri), Kurgu türünde okuyucusu ile buluşuyor. Altın Kitaplar yayınevinden 2004 yılında 9789752105065 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Büyük Dörtler isimli kitap 223 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Gönül Suveren çevirmiştir. Kitap En İyi Polisiye Romanlar listesinde de yeralmaktadır. Büyük Dörtler kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Uyuyan Ölüm
1970
Ordeal by Innocence kitabının da yazarı Agatha Christie tarafından kaleme alınan Uyuyan Ölüm kitabı Roman, Polisiye türünde okuyucusu ile buluşuyor. Altın Kitaplar yayınevinden 1970 yılında 9789752109513 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Uyuyan Ölüm isimli kitap 240 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Gönül Suveren çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Agatha Christie Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Uyuyan Ölüm kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
On Küçük Zenci
1989
Başrollünde oyuncu Donald Pleasence yer aldığı, yönetmenliğini Alan Birkinshaw üstlendiği film türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede , türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden On Küçük Zenci isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Murder Most Foul
1964
Başrollünde oyuncu Dennis Price yer aldığı, yönetmenliğini George Pollock üstlendiği film Dram türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede Dram, türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden Murder Most Foul isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Murder She Said
1961
Başrollünde oyuncu Arthur Kennedy yer aldığı, yönetmenliğini George Pollock üstlendiği film Dram türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede Dram, türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden Murder She Said isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Murder at the Gallop
1963
Başrollünde oyuncu Robert Morley yer aldığı, yönetmenliğini George Pollock üstlendiği film Dram türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede Dram, türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden Murder at the Gallop isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Murder Ahoy
1964
Başrollünde oyuncu Roy Holder yer aldığı, yönetmenliğini George Pollock üstlendiği film Dram türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede Dram, türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden Murder Ahoy isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
8.8
9 oy
0
SAYFA EDİTÖRÜ
Agatha Christie sayfasının içeriği Örgülü Kaktüs isimli üyenin katkılarıyla oluşturulmuştur.