up
ara
Ahmet Davutoğlu

Ahmet Davutoğlu

Guapo

Guapo

@ilay

Venedik mimarisi suyla, Timbuktu mimarisi kumla bütünleşen ve bu asli unsur üzerinden varlığını şekillendiren bir ilişkiye sahip. s.51
ataç ikon Medeniyetler ve Şehirler
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
erhan

erhan

@munzevi

Osmanlıların kullandığı hiçbir unvan ya da sembol, dışlayıcı değildi, tersine içselleştirici ve kapsayıcıydı. Örneğin "halife" unvanıyla İslam medeniyetinin tek temsilcisi oldukları ve "padişah"la İran geleneğinin nihai kemal hali bizdedir iddiasını taşıdılar. "Hakan" unvanıyla göçebe dinamik Türk geleneğini kendilerinin devam ettirdiklerini ifade ediyorlardı. "Kayser-i Rum" adlandırmasıyla yıktıkları devleti de kendilerinin temsil ettiğini ilan ettiler. Bu süreklilik içinde, ayrıca, iki şey daha yapmaya çalıştılar: "Tarihte geriye doğru ne kadar giderseniz gidin, ne ile karşılaşırsanız karşılaşın onun en son kemali benim. Dolayısıyla da, ileriye doğru ne kadar bakarsanız bakın, beni göreceksiniz. Devlet-i ebed-müddet benim." Bunun bugünkü karşılığı "tarihin sonu"dur.

s.216-217
ataç ikon Medeniyetler ve Şehirler
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Stratejik Derinlik
Yayı hakkınca gerebilen toplumlar, oku da istediği uzaklığa, istediği zamanlama ile gönderebilen toplumlardır. Ne yayı unutarak oku rastgele sağa sola gönderenler, ne de oku unutarak yayı sürekli sloganik tarzda germekle uğraşanlar uzun dönemli kimlik ve strateji oluşturabilirler. Yapılması gereken şey, yayı Türkiye'nin sınırlarının ötesindeki potansiyeli de kapsayacak çapta ve ölçekte gerebilmek, oku da rasyonel bir stratejik planlama ile iddialı bir ufuk perspektifi arasında uyum sağlayan bir hedefe, aynı anda yöneltebilmektir.

(Ahmet Davutoğlu,Stratejik Derinlik s. 563)
ataç ikon Stratejik Derinlik
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Tarihte edilgen değil etken olmak, tarihi okumak değil yazmak ideal ve iddiasındaki her toplum, önce içinde bulunduğu sabit veriler olan zamanı ve mekanı yeniden yorumlamak zorundadır. Mekan açısından bakıldığında kimi toplumlar sadece belli bir coğrafyaya aittir. Bu toplumların o coğrafyadan diğer mekanlara açılımı sadece istila ve sömürgeleştirme hedefine yöneliktir. Yayıldıkları mekandaki toplumlarla kaynaşma ve birlikte bir coğrafyayı paylaşma idealleri yoktur. Kendi coğrafyaları mutlak merkez, diğer bütün coğrafyalar ise mutlak periferidir. Belli bir dünya görüşünü de yansıtan bu mekan anlayışının en son ve tipik misali başta İngiliz ve Fransız sömürgeciliği olmak üzere Batı yayılmacılığıdır.

Ahmet Davutoğlu, Stratejik Derinlik, s. 560.

Dipnot :
Periferi : uluslararası ilişkiler terimidir. üçüncü dünya (fakir veya orta düzey gelir düzeyine sahip) ülkelerini(çevre) tanımlamak icin neo-marksistlerce üretilmiş terim.
ataç ikon Stratejik Derinlik
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Türkiye’nin etkin bir ülke konumuna gelebilmesi için siyasi elitlerinin ‘tarih-mekân-kimlik çelişkilerini’ gidermek zorunda olduğunu ileri sürüyor. Davutoğlu’na, Osmanlı Devleti’nin sömürgeci güçlerle yüz yüze kaldığı savaşlar ve bunalımları miras alan Türkiye Cumhuriyeti, dış politikasını kıtasal mücadele alanlarına girmemek ve kendi varlığını milli sınırlar içinde güçlendirerek korumak üzerine kurdu. Ancak bu politika, Soğuk Savaş sonrası yeni paradigmaya uymamaktadır...

Elitler ve medeniyet çevresi
Davutoğlu, siyasi elitlerin Türkiye’yi Avrupa’ya entegre etmeye çalışırken Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar’dan oluşan yakın jeokültürel çevresi ile yabancılaşmaya ittiğini söylüyor. Davutoğlu’na göre, Türkiye’deki en temel çelişki “bir medeniyet çevresine siyasi merkez olmuş bir toplumun, siyasi elit tarafından başka bir medeniyet çevresine iltihak etme iradesi esas alınarak şekillenmiş siyasi sistem arasındaki uyum problemidir”. Ona göre, “Osmanlı Devleti’nin yedi yüz yıllık birikiminin varisi olarak görülen Türkiye, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya’dan oluşan yakın kara havzasındaki insanlar için hâlâ bir siyasi merkez olarak görülmekte.”

Aktif dış politika
Kıbrıslı Türklerin Anavatanın güvenlik şemsiyesi altında bulunma arzusu, Balkanlar ve İran-Irak Savaşı sonrasında gelen göçler, Azeri-Ermeni çatışmasında Nahcivan’ın Türkiye’den korunma isteğinde bulunması da buna örnek. Kitapta, devamlı kırmızı çizgiler belirleyip bunları korumaya çalışan pasif bir dış politika değil etkin ve aktif bir dış ilişkiler stratejisi yaratılması savunuluyor. Türkiye’nin tarihi ve organik bağlarının yüklediği sorumluluklarla kademeli olarak çevresindeki havzalara açılarak bölgesel bir güç olması gerekiyor. Türkiye’nin köprü değil, merkez bir ülke olduğu tezinin belkemiğini oluşturuyor.
ataç ikon Stratejik Derinlik
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

1- YAKIN KARA HAVZASI
Önce tarihi yakın çevre
‘Yakın kara havzası’ Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasları kapsamaktadır. Davutoğlu’na göre, Türkiye hem tarihi hem de coğrafi konumu itibariyle bu havzanın ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye Batı Avrupa ile bütünleşme ve ABD ile ilişkilerinin cazibesiyle bu yakın havzaya yabancılaşma hatasına düşmüştür.

Balkanlar:
Davutoğlu’na göre, “Türkiye’nin Balkanlar’daki siyası etki temeli Osmanlı bakiyesi Müslüman topluluklardır”. Türkiye şu anda Balkanlar’da Osmanlı mirasına dayalı tarihi birikimin sağladığı önemli imkânlara sahip görünmektedir. Öncelikle Türkiye’nin tabii müttefikleri konumunda olan Müslümanların çoğunlukta olduğu Bosna ve Arnavutluk’ta bu ortak tarihi birikimi tabii bir ittifak haline döndürme iradesi ortaya çıkmıştır. Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Sancak, Kosova ve Romanya’daki Türk ve Müslüman azınlıklar ise Türkiye’nin Balkan politikasının önemli unsurlarıdır.

KAFKASLAR:
Kafkaslar’da Sovyetlerin dağılması ile etnik ve dini farklılıklar yüzeye çıkmış, ekonomik alanda da doğal kaynaklar bakımından zengin bölgeye ABD, İngiltere, Almanya ve Japonya gibi ülkelerin de müdahil olmuş, uluslararası şirketler devreye girmiştir. Geri kalan Türkiye çok yönlü bir Kafkaslar politikası kurmak zorundadır. Kafkaslar, Doğu Anadolu ve Körfez-Doğu Akdeniz hattını kapsayan Kuzey Ortadoğu jeopolitik olarak; Azeri petrolü, Doğu Anadolu’nun su kaynakları ve Kuzey Irak petrolleri de jeoekonomik olarak bir bütünlük arz etmektedirler.

ORTADOĞU:
Türkiye, bölge ile olan ilişkilerini yeniden ve köklü bir şekilde değerlendirmek zorundadır. Hem Avrupa’dan hem de Ortadoğu’dan kopan bir Türkiye’nin bölge ve kıta ölçekli politikalarda başarılı olabilmesi mümkün değildir. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkinin üçüncü taraflara yönelik olmayan taktik nitelikli bir ilişki olduğunun vurgulanmasına rağmen, bu ilişkinin gittikçe yaygınlık ve derinlik kazanması Türkiye ile bölgedeki Arap ülkeleri arasında ciddi bir güven probleminin doğmasına yol açmıştır.
ataç ikon Stratejik Derinlik
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Teoriden Pratiğe
1970
Teoriden Pratiğe (Ciltli) ve Duruş - Gençlerle Yüz Yüze kitaplarının da yazarı Ahmet Davutoğlu tarafından kaleme alınan Teoriden Pratiğe kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Küre Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9786055383282 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Teoriden Pratiğe isimli kitap 440 sayfadan oluşuyor. Teoriden Pratiğe kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Teoriden Pratiğe (Ciltli)
2016
Teoriden Pratiğe ve Duruş - Gençlerle Yüz Yüze kitaplarının da yazarı Ahmet Davutoğlu tarafından kaleme alınan Teoriden Pratiğe (Ciltli) kitabı Siyaset, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Küre Yayınları yayınevinden 2016 yılında 9786055383299 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Teoriden Pratiğe (Ciltli) isimli kitap 440 sayfadan oluşuyor. Teoriden Pratiğe (Ciltli) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Duruş - Gençlerle Yüz Yüze
2017
Teoriden Pratiğe kitabının da yazarı Ahmet Davutoğlu tarafından kaleme alınan Duruş - Gençlerle Yüz Yüze kitabı Araştırma - İnceleme, Siyaset türünde okuyucusu ile buluşuyor. Küre Yayınları yayınevinden 2017 yılında 9786059125673 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Duruş - Gençlerle Yüz Yüze isimli kitap 611 sayfadan oluşuyor. Duruş - Gençlerle Yüz Yüze kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Bilgi, Bilim ve İslam 1-2
2018
Teoriden Pratiğe ve Teoriden Pratiğe (Ciltli) kitaplarının da yazarı Ahmet Davutoğlu tarafından kaleme alınan Bilgi, Bilim ve İslam 1-2 kitabı İslam, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Ensar Neşriyat yayınevinden 2018 yılında 9799756794561 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Bilgi, Bilim ve İslam 1-2 isimli kitap 340 sayfadan oluşuyor. Bilgi, Bilim ve İslam 1-2 kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Tarihin Dönüşü
0
Teoriden Pratiğe kitabının da yazarı Ahmet Davutoğlu tarafından kaleme alınan Tarihin Dönüşü kitabı Tarih, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Yakın Plan Yayınları yayınevinden 0 yılında 9786055535155 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Tarihin Dönüşü isimli kitap 208 sayfadan oluşuyor. Tarihin Dönüşü kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
0
0 oy
0