up
ara
Ahmet Hamdi Tanpınar

Ahmet Hamdi Tanpınar

Şair, Romancı, Deneme Yazarı, Edebiyat Tarihçisi, Siyasetçi

Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir?

1901-1961 yılları arasında yaşamış olup İstanbul doğumlu olan yazar ve şairin en önemli eseri Huzur adlı romanıdır.Aynı zamanda akademisyen, münekkit, siyasetçi yönü de vardır.

Ahmet Hamdi Tanpınar Hayatı

1901-1962 (İstanbul doğumlu) yılları arasında yaşamış olan şair, yazar, düşünür, edebiyat tarihçisi, münekkit (eleştirmen) ve siyasi yönü kişiliği olan bir kişiliktir. En önemli eseri 'dur. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın babası Kadı Hüseyin Fikri Efendidir. Daha dünyaya gelir gelmez adaletin terazisinden geçmiş demek ki. Babası kadı olan Tanpınar da babasınız mesleğinden dolayı tipik bir memur ailesi gibi görev gereği Anadolu'nun çeşitli coğrafyalarında bulunmuşlardır. 1914 yıllarında Ahmet Hamdi Tanpınar 13 yaşındayken babasının görev yaptığı Musul'da annesini kaybetmiştir. Annesinin kabri de Musul'dadır. Daha sonra Musul ve Kerkük Hatıraları (Tanpınar'ın Şiir Dünyası (bu yazı kitabın son bölümünde mevcut)-Mehmet Kaplan) adlı yazısında annesinin ölümünün kendisini derinden sarstığını belirtmektedir. Ahmet Haşim'in de çocukluğunu geçirdiği bir coğrafyadır. İklimi göz önüne aldığımızda çölde hayat gece başlar gündüz değildir. Çünkü gündüz çok sıcaktır gece ise serindir.Çölde gece yıldızları görmek ve gökyüzünü seyre dalmaktır. Yani bir nevi tefekkür hâli. Gece gündüzün bitimi hayatın sonudur. Karanlıktır yani. Karanlık ise ölümdür: Hem annesinin ölümü hem yaşadığı coğrafya iklimin ölümü hemde yaşadığı dönemin buhranlı dönemi (1. Dünya Savaşı başlangıcı) Ahmet Hamdi Tanpınar'ı o dönemde karamsarlığa itmiştir diyebiliriz. Bir nevi melankoli hâli. Haşim'in "Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz" dediği gibi olsa gerek.Hayatının ilerleyen döneminde İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1923 yılında (1923 yılı biliyoruz ki Cumhuriyet'in ilan edildiği tarihtir. Bu bakımdan Ahmet Hamdi Tanpınar, Cumhuriyet dönemin ilk öğretmenlerinden diyebiliriz.) mezun olan yazar okul bitiminin ardından Anadolu'nun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yapmıştır. Bunun meyvesi daha sonra yazmış olduğu Beş Şehir adlı denemesinde görebiliriz. Şehir kitabı denince insanın aklına şüphesiz bu kitap gelir. Ahmet Hamdi Tanpınar, o dönemdeki gezmiş olduğu illeri gözlemci kişiliğiyle yoğurarak şüphesiz müthiş bir Üslupla anlatmıştır. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi Türk dili Ve Edebiyatı bölümüne profesör olarak atanmıştır. Bu onun hayatın belki de en önemli noktalarından birisidir. Çünkü onun örnek aldığı belki de kıskandığı (imrenmek anlamında) Yahya Kemal Beyatlı gibi Avrupa görmüş üslup bir yazarla birlikte çalışmanın heyecanı içinde görevini yapmıştır. Tanpınar üzerinde araştırma yapan yazarlarında belirttiği üzere Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hocası Yahya Kemal'in gölgesinde kaldığı belirtilir. 1942-1946 yılları arasında siyasete katılarak Chp Maraş Milletvekilliği olarak görev yapar. Bu süre zarfında Mahur Beste (1944)isimli romanı tefrika edilmeye başlanır. Ardından 1949 yılında tekrardan üniversiteye döner. Tanpınar'a yakışan da budur zaten. Goethe'nin "Herkes kendi sahasında ebedidir" sözünde anlaşılacağı gibi Ahmet Hamdi Tanpınar kürkçü dükkanına yani Fakültesine dönmüştür ebedi olmak için. Biliyoruz ki Tanpınar'ın da en sevdiği kelimelerden birisi de ebediyettir. Daha sonraki yıllarda Tanpınar'ı Tanpınar yapan eser yayınlanmaya başlayacaktır. Yıl 1949 Huzur'un tefrika tarihi. Hoş geldin Huzur, Hoş geldin Tanpınar seni ebedi kılacak sahana,seni sen yapan mekana. Daha sonraki yıllarda Sahnenin Dışındakiler (1951), Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) kitapları yayımlanacaktır. Romanlarının yanında Şiir alanında adını ilk kez "Altın Kitap" dergisinde yayınlanan "Musul Akşamları" şiiriyle duyurdu.

Ahmet Hamdi Tanpınar şiir ve roman haricinde öykü (Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Yaz Yağmuru gibi), araştırma (Tevfik Fikret, Namık Kemal, Yahya Kemal,19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi), makale (Edebiyat Üzerine Makaleler), Deneme (Beş Şehir (Ankara, Konya ,Bursa, Erzurum, İstanbul'u anlatan enfez yazılar), Yaşadığım Gibi) gibi alanlarda da yetkin eserler vermiştir. Bu eserlerini dönemin meşhur dergileri olan "Dergah" , "Ülkü", "Milli Mecmua" gibi dergilerde yayınlamıştır. 24 Ocak 1962 yılında İstanbul'da hayata gözlerini yumarak ebediyet âlemine göçmüştür.

Yarı Uyanık Adam: "Tam(n)pınarlaşmak"

Günlüklerinde eserlerinin okunamadığından yakınan Ahmet Hamdi Tanpınarbugün hayatta olsa kim bilir ne kadar sevinirdi. Belki iki gözü de gülecekti. Günümüzde üzerinde en çok yazılıp çizilen adına sempozyumlar düzenlenen popüler yazar ve şairlerinden birisidir. Hatta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden Ahmet Hamdi Tanpınar'la ilgili olarak tanpinarmerkezi.com adlı site kurulmuştur. Ah Mine'l Ahmet Hamdi Tanpınar... (Ah Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Elinden...)

Ahmet Hamdi Tanpınar, yaşadığı dönem itibariyle edebiyatımızda farklı bir yere sahiptir. Tanpınar 2.Meşrutiyet Dönemini, 1. Dünya Savaşını, Milli Mücadelemiz olan Kurtuluş savaşını ve 2. dünya savaşının olduğu olduğu buhranlı dönemlere şahit olmuştur. Şüphesiz bu buhran Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eserlerinde yer bulmuştur. Böyle bir dönemde bu olaylara şahit olmak Tanpınar' arayışa itmiş ve kalemini güçlendirmiştir. Bu güçlendirme bir "farkındalık" ve "kendi olma" olarak sürecini hızlandırmıştır. Gerek Türk Edebiyatında, gerek Dünya edebiyatında yazılan eserlere bakalım en güzel eserler en sancılı dönemlerde verilmiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur romanı başta olmak üzere Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Mahur Beste Sahnenin dışındakiler vd. eserlerinde ana h: 'Hususlar: "huzursuzluğun", "Çürümüşlüğün", "Çağa ayak uyduramamanın ağır bedeli", "Eşik -Arada Kalma(Ne Doğulu Ne Batılı olamama)", "aşk", "ölüm", "zaman", "sonsuzluk", "kendini inkar etme psikolojisi", "geçmişle gelecek arasında sıkışma ve bunalım", "Haz-Azap-İntihar", "yarım kalmışlık ve buna bağlı olarak tam olamama", "iflas (Toplum olarak)-kendini gerçekleştirememe (bireysel planda)" "Hayal Kırıklığı" gibi en temel trajikomik konulardır. Ahmet Hamdi Ahmet Hamdi Tanpınar çoğu yazarda olduğu gibi kendi üzerindeki yükü kahramanlarına yükler ve ızdırap başlar. Tanpınar kahramanlarına sonsuzluk şerbetini koklatıp kelimeleriyle rüya alemine daldırıp yarı uyanık halde aşk eşliğinde parlak zaman denizine yelken açarak mutlu olan ve lezzetli hayal ikliminde çoşturup onları gerçek hayata gönderince mutsuz eden adamdır. Örneğin Huzur'un Kahramanı "Mümtaz", Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kendisidir.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın en önemli projeleri şunlardır:

1-Mistik Ülkü (Milletin gelenek ve görenekleri vs.)
2-Ferdi Saadet (Öz güven, Farkında Olma ve buna bağlı olarak kendini gerçekleştirme)
3-Uzlet'tir(İnsana verilen Değer gibi)
Tanpınar'a göre bu projeler gerçekleşirse toplum kalkınır ve huzur bulur.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın üzerinde durmuş olduğu bazı kavramlar vardır. Bunlar aynı zamanda Tanpınar'ın eserlerinin anahtarlarıdır. Bunlardan bazıları şunlardır:Aşk, İstanbul, Ölüm, Özlem, Mazi (Ayna Metaforu), Haz, Günah, Zaman, Sonsuzluk, Aydınlık, Karanlık, Rüya, Hayal, Gerçek, Şuur, Sır gibi vs. gibi anahtar kelimelerdir.

Biz burada "Zaman" ve "Rüya" kelimerine özellikle değinmek istiyoruz.Kendisinin de "Antalyalı Genç Kıza Mektup" ve "Kerkük Hatıraları" isimli yazılarında da bu kelimelerin önemini vurgular. Yazar zaman konusunda H. BERGSON'un "Duree' (süre) isimli sezgi felsefisini benimsemiştir. Bu felsefeye göre zaman bitmemiş olup halde devam eden bir anlayıştır. Yani sürekli olarak "an"ı yaşayan adamdır. Örneğin, "Bursa'da Zaman" isimli şiirinin bir mısraında "çinilere sinmiş Kuran sesi" derken zamanın bitmediğini ve halen devam (yekpare geniş bir an) ettiğini vurgulamıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar eşyaya bakarken, Tevfik Fikret gibi sadece camdan bakan değil bir yandan bakmanın hazzını yaşarken diğer yandan o eşyanın zamanına giden adamdır.

Diğer bir kavram olan "rüya" kelimesine gelince P. Valery, "Şiir uyanıkken görülen rüyadır"sözünden esinlenen Ahmet Hamdi Tanpınar bu kavram karşısında adeta lezzetli bir büyülenme süreci geçirmiştir. Ve buna bağlı olarak eserlerinde rüya kelimesine sıkça yer vermiştir.

Tanpınar okuyanlar bilir her cümlesi adeta altın vuruştur. Cemil Meriç gibi üslup sahibidir. Bir olay ve durum bu kadar mı güzel tarif edilir. Sözcüklerle resim yapan adamdır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın cümlelerini okuyanlar o dönemi yaşarlar adeta. Tanpınar'a arkadaşları "Kırtipil"lakabını takmışlar:"Kırtipil Hamdi'dir o. Geç kalan adamdır. Kapının eşiğinde bekleyip ne içeri girebiliyor ne de dışarı kalabiliyor. Eşikte donup kalıyor. Ne doğulu oluyor ne de batılı. Bunun ızdırabını ruhunun derinliklerinde hisseden tahlilci bir kişiliktir. Tanzimattan beri kendi neslini inkar edenler karşı Tanpınar geleneklere bağlı yeniliklere açık terkipçi bir yazardır. Onun düşüncelerini belirten birkaç cümleye değinmek istiyorum:

<em<"Yeni bir hayat lâzım. […] Fakat sıçrayabilmek, ufuk değiştirmek için dahi bir yere basmak lâzım. Bir hüviyet lâzım. Bu hüviyeti her millet mazisinden alıyor"

"Değişmenin ebedi olduğu yerde güzeldir hayat
Değişerek devam etmek, devam ederek değişmek"
(Terkip)
diyerek değişerek devam etmekle ufuk değiştirileceğini vurgular. Yukarıdaki cümleleri adeta Ahmet Hamdi Tanpınar'ı ele verir.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın etkilendiği akımlar başta egzistansiyalizm (varoluşçuluk) ve sembolizm (imgecilik) akımlarıdır. Bu akımlar çercevesinde Fransız yazar ve şairler başta olmak üzere Marcel Proust, H.Bergson, Nerval, Freud ve Jung gibi yazarlardan etkilenerek dış dünyada gözlemdiği durum ve olayları iç dünyasında şahlandırmıştır.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Etkilenmiş Olduğu Başlıca Yazar ve Şairler

1-Yahya Kemal: Saf (Halis ) dil-tarih-mükemmeliyet konusunda etkilenmiştir. Hocasının gölgesinde kalmaktan olsa gerek şiir alanında roman kadar yetkin eserler meydana getirememiştir.
2-Ahmet Haşim: Çocukluklarını aynı coğrafyada yaşamaları ve benimsediği akımların ortaklığı etkili olmuştur diyebiliriz.
3-Mustafa Şekip TUNÇ: H. Bergson'u Tunç'un çevirileriyle tanıması bakımında önemlidir.
4-H.BERGSON: Zaman anlayışı bakımından etkilenmiştir. İç içe geçen ve hâlde devam eden zaman.
5-Marce PROUST: Uzun cümleler kurması, dilin ütopya (Kelimelerle mutluluk adası oluşturma ve bu adaya sığınma) olması ve varoluşçu akım bakımından benimsemiştir.
6-P. VALERY: Özellikle şiir konusunda etkileri olmuştur.
7-MALLERME: Özellikle şiir konusunda etkileri olmuştur.
8-VERLAİNE: Özellikle şiir konusunda etkileri olmuştur.
9-NERVAL: Ahmet Hamdi Tanpınar gerek yazdıklarıyla gerek yetiştirdiği edebiyat muallimleriyle edebiyatımızda mühim bir yere sahiptir. Fakat Tanpınar’ın kendisinin dahi reddedemeyeceği bir gerçek var. Son derece ağır bir Fransız tesirine maruz kalmış olması. Maruz kalmak istemiş olması da muhtemel. Mesela eserlerinin ciddi bir kısmında bunu görmek bunu mümkün. Tanzimattan bu yana aydınlarımız kaderi olsa gerek: Fransa'ya gitmek ve Fransızca öğrenmek ve o dönemki şairlerden etkilenmiş olmak.Nerval de bu kapsamda Ahmet Hamdi Tanpınar için önemli
10-C.BAUDELARİE: Özellikle şiir konusunda etkileri olmuştur. konusunda etkileri olmuştur.
11-A. RİMBAUT: Özellikle şiir konusunda etkileri olmuştur.

Sonuç olarak Ahmet Hamdi Tanpınar yaşasaydı belki de daha kıymetli eserler verecekti ama ömrü elvermedi. Vermiş olduğu eserler bâki kubbede hoş bir sada bıraktı ve gönüllerde yaşamaya devam ederek yatağını buldu.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Eserleri


Şiir
Bütün Şiirleri (1976-1981)

Roman
Mahur Beste (tefrika 1944 - basım 1975)
Huzur (1949-1983)
Sahnenin Dışındakiler (tefrika 1950- basım 1973)
Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1961-1977)
Ay'daki Kadın (ölümünden sonra 1987)

Öykü
Abdullah Efendi'nin Rüyaları (1943-1983)
Yaz Yağmuru (1955-1983)
Hikayeler (Kitaplaşmayan iki hikayesiyle birlikte tüm öyküleri, 1983)

Deneme
Beş Şehir (1946-2001)
Yaşadığım Gibi (1970-1977)

Araştırma-İnceleme
Tevfik Fikret (1937-1944)
Namık Kemal (1942)
Edebiyat Üzerine Makaleler (1969-1977)
Yahya Kemal (1940-1982)
19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (Ancak birinci cildini tamamlayabildi,1942-1985)

Aşağıdaki şiirlerin Tanpınar Poetikasını anlamak için önemli olduğunu düşünüyorum.

NE İÇİNDEYİM ZAMANIN
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.

BURSA'DA ZAMAN
Bursa'da bir eski cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdıyan su;
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarîlerin en ilâhisi.
Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hâlâ bu taşlarda gülen rüyanın.
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camiler, eski bahçeler,
Şanlı hikâyesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengâmelerin
Nakleder yâdını gelen geçene.
Bu hayâle uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtılarından
Billûr bir âvize Bursa'da zaman.
Yeşil türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.
İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayâl içinde... Ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevî âhenk..
Bir ilâh uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette,
Belki de rüyâsı bu cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.

SABAH
Serin rüzgârlara pencereni aç!
Karşında fecirle değişen ağaç,
Bak, seyret ağaran rengini ufkun
Mahmur gözlerinde süzülsün uykun.
Bırak saçlarınla oynasın rüzgâr.
Gümüş çıplaklığı bir başka bahar
Olan vücudunu ondan gizleme.
Ne varsa hepsini boyun, saç, meme,
Esîrden dudaklar okşasın sevsin
Mademki geceden daha güzelsin!

SELÂM OLSUN
Selâm olsun bizden güzel dünyaya
Bahçelerde hâlâ güller açar mı?
Selâm olsun sonsuz güneşe, aya
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?
Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına
Günlerin geçişi ardı ardına.
Hasretiz bir kanat şakırtısına
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?
Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan,
Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
Adımızı soran, arayan var mı?...
Gülcan

Gülcan

@gulcann

1901 Kocaeli doğumlu yazarımız ve cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden biridir. Yazarın iki eserini sıkça duyuyorum. Saatleri ayarlama enstitüsü ve mahur beste sanırım en çok okunan iki eseri bu iki kitap. Ayrıca TBMM 7. dönem Kahramanmaraş milletvekilliği yapmış. 1962 de vefat etmiştir.
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Enes Karahanlı

Enes Karahanlı

@eneskarahanli

"Keşke evlenmiş olsaydım ve ferdî saadet düşüncesi kafamda bu kadar zalim bir hedef olmasaydı." Tanpınar günlüğüne böyle yazmış, 1953'te.
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
LEYLÂ

LEYLÂ

@melankoli

Saatleri Ayarlama Enstitüsü
İnsan neyi anlatabilir?
İnsan insana insanlara hangi derdini anlatabilir? 
ataç ikon Saatleri Ayarlama Enstitüsü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
SK

SK

@sedabaydar

Herhangi bir şeyi mantığın dışına çıkarmamız için ona biraz dikkat etmemiz kafidir.
ataç ikon Saatleri Ayarlama Enstitüsü
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
SK

SK

@sedabaydar

İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
ataç ikon Saatleri Ayarlama Enstitüsü
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
SK

SK

@sedabaydar

Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
ataç ikon Saatleri Ayarlama Enstitüsü
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
SK

SK

@sedabaydar

Bu daim böyledir. Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlilerini affettiren daima öbür hadiselerdir.
ataç ikon Saatleri Ayarlama Enstitüsü
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
SK

SK

@sedabaydar

Modern hayat ölüm düşüncesinden uzaklaşmayı emreder!
ataç ikon Saatleri Ayarlama Enstitüsü
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Hakikat daha çizmelerini giyerken, yalan dünyayı dolaşır. paylaşım fotoğrafı
"Hakikat daha çizmelerini giyerken, yalan dünyayı dolaşır."
Boş…
Boş ve ümitsizdir akşamın hüznü

Bu tenha çeşmede bir an yüzünü
Seyredenler altın sazlar içinde

Ruh muammasının ürperişinde
Kaybolmuş sanırlar kendilerini…

Bırak bu tesadüf bahçelerini…

Hakikat çok uzak, karanlık, derin
Bir dille konuşur, büyük köklerin

👥

Beyhude hatırlıyoruz, bu hiç olmamış şeyleri.
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
papatya

papatya

@golge708

 paylaşım fotoğrafı
Gerçekten sevenler, karşılık beklemeden sevenlerdir ... ~Ahmet Hamdi Tanpınar~ 🌸
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 yorum
FEBİHÂ (@kadimcumleivecize)
Âhh, bu cümle; anlam bilgisini anlayabilmek...
06.07.19 beğen 1 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Dünyanın bütün sesleri / silinsin isterdim / hatıramdan ve hafızamdan / seninki hariç… paylaşım fotoğrafı
" Dünyanın bütün sesleri / silinsin isterdim / hatıramdan ve hafızamdan / seninki hariç…"
Bilmiyoruz şimdi, mevsim yaz mı, bahar mı
Bahçelerde hâlâ güller açar mı,

Bilmiyoruz, kadınlar, kızlar,
Şarkılar masallar var mı?

Gece ile gündüz,
Acıdan kaskatı kesilmiş yüz,

Uykusuzluktan harap göz,
Öpüşen dudaklar,

Çözülmeye razı olmayan eller var mı ?

*
Fransız yazar, sosyolog, antropolog ve filozof Georges Bataille "Nietzsche Üzerine" kitabında gizemsel yolculuğunda böyle diyordu :

"Bir kaşifin ölürken buzlara yazdığı şu sözü seviyorum: “Bu yolculuktan pişmanlık duymuyorum.”

Yaşanan her şeyin bir yüzünde hüzün olsa da yaşanan herşeyin bir tatlı sevinci de olmuştur.
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Sevdiğim bir şiir? Okuduktan sonra içinizden geçenler için yorum yapar mısınız? Belki ben çok başka anlıyorum. paylaşım fotoğrafı
Sevdiğim bir şiir? Okuduktan sonra içinizden geçenler için yorum yapar mısınız? Belki ben çok başka anlıyorum.
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.

A. H. Tanpınar
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Osman ŞİMŞEK

Osman ŞİMŞEK

@crpton

Ahmet Hamdi Tanpınar;
Senin dışında düşünememek hastalığına müptelayım.
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Bazı insanların sadece kalpleri değil, bakışları da kırıktır…!  paylaşım fotoğrafı
"Bazı insanların sadece kalpleri değil, bakışları da kırıktır…! "
Ağlama, gözleri kızarmış çocuk!
Tek damla yaşın düşmesin yere.
Bak, tek güzelliğimiz yokluk,
Sana bir öğüt; ağlama boş yere.

Ne olursa olsun hiçbir şey değmez,
Senin bir damla gözyaşına.
Ağlayana kimse boyun eğmez.
Kimse bakmaz kimsenin yaşına.

Ne kadar kötülük, pislik varsa;
Sen herşeyi tertemiz öğren.
Eğer yüzüne gözyaşı yağarsa;
Seni garip sanır her gören.

Ağlama sakın çocuk, ağlama!
Korkmayana zarar gelmez, bunu bil.
Sevgini hep söyle, sakın saklama.
Aklından korkuyu, gözünden yaşı sil.

* "İnsan yüzünde saklıdır" sözü ne kadar doğru. İnsanın yüreğini resmetmesi ne hüzünlü bir hal. Asıl taşıyan bir kalp için ne kadar zordur. O yürekler kendi içinde konuşurlar :

"Hafızam saklamaya değer gördüğünü muhafaza edecek. Hafızam benim hakkımda benden daha çok şey biliyor ve kurtarmaya değer bir şeyi asla ıskalamıyor."
Ahmet Hamdi Tanpınar
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Sence kaç puan almalı?
10
2 oy
0
SAYFA EDİTÖRÜ
Ahmet Hamdi Tanpınar sayfasının içeriği Bülbül-i Şeydâ isimli üyenin katkılarıyla oluşturulmuştur.