up
ara
‹ Harold Lamb

Harold Lamb Sözleri

Halid Baykal

Halid Baykal

@halidbaykal

Bir yanda, çok sofu olan babasında gördüğü dindarlık, hocası Zeyneddin' in telkin ettiği dini akideler, Kur'an'ın şeriat kanunları; öbür yanda göçebe dedelerinden miras aldığı savaş zevki, yenmek hırsı ve galip bir el ile her şeyi mahvetmek düşkünlüğü; bütün bu tesir ve duygular onun ruhuyla birbiriyle boğuşup durmakta idi.
ataç ikon Emir Timur
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Halid Baykal

Halid Baykal

@halidbaykal

Emir Timur
Timur, şehrin dolaylarında, surlarla nehir arasında, ordusunun konakladığı yerde yollar, etrafı duvarlarla çevrili bahçeler, toprak altında çimento ve horasandan su hazneleri yaptırdı. Uzak dağlardan öküzlerle kurşuni renkte granitler taşıttı. Urganç' tan, Herat' tan gelen işçiler, Semerkant' ta Tatar süvarilerinin nezareti altında toplandı. İki tarafına söğüt ağaçları dikili geniş yollardan heybetli bir yürüyüşle elçiler geçiyor, şehrin konakları, misafirhaneleri dolup taşıyordu. Uçsuz bucaksız göklerin, derin suların ve yüksek dağların rengi olduğu için, mavi, Tatarlar' ın en çok beğendikleri ve sevdikleri renk olduğundan şehrin rengi bile değişti. Herat' ın mavi sırlı kiremit ve tuğlalarını görmüş olan Timur, Semerkant' ta da, soluk renkli kil tuğlaların yerine bunları kullanırdı. Yeni binaları bunlarla yaptırdı. Bu yapılar, üzerleri beyaz ve altın yaldızlı yazılarla yazılmış vecizeler, hakimane güzel sözlerle süslü olan firuze renkli cepheleriyle göz alıyordu.

İşte bundan dolayı şehre " GÖKKENT " adı verildi.
ataç ikon Emir Timur
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Halid Baykal

Halid Baykal

@halidbaykal

Emir Timur
Atsız kaldıkları bir gün Olcay yine dudaklarından gülümsemesini eksik etmemiş, sadece;
" Hey ne günlere kaldık, koca Timur! Sen de yaya yürüdükten sonra bizim için bundan özge kara gün mü olur! " demişti.
ataç ikon Emir Timur
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Timur'un gelmesi, küçük toprak sahiplerini ve köylüler için de hayırlı oldu. Onları asilzadelerin baskısından kurtardı. Timur işini bilen bir liderdi. Bir insanı ekonomik olarak mahvolması, onu herkes için faydasız bir hale getirmek demekti. Bir ülkeyi harap etmek de onun gelirinden kendi hazinesini mahrum etmek demekti. Timur bunları hesap ettiği için böyle şeyler yapmadı; hazinesine yarayan bir siyaset güttü.
ataç ikon Timur Kasırga ve Dehşet
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Öyle anlaşılıyor ki Tebriz'de ahali teker teker vergi vermeyip, şehir meclisi, Timur'un "daroga"sına yıllık bir para veriyordu. Bu bir haraçtı. Fakat bu para ödendiği müddetçe de şehir için saldırıya uğrama korkusu yoktu; halkın kılına dokunulmazdı.
Kervanlarla gezen tacirle, yalnız gümrük vergisi ödemek karşılığında Timur'un toprakları üzerinde beş ay hiç korunda ihtiyacı duymadan yolculuk edebiliyorlardı.
ataç ikon Timur Kasırga ve Dehşet
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Timur, toprak ve mal mülkiyeti meselelerini de kesin olarak halletmişti. Askerleri, ordudan bir ücret alırlardı. Fakat o toprak üzerine oturan kimseden herhangi bir vergi almaları yasaktı. Hiç bir asker, sebep olmadıkça bir sivilin evine giremezdi. Ekilmeyen boş topraklar hükümdara aitti. Toprağı açan çiftçi veya zengin adam, ev veya köprü yaptıran bir kimse ilk yıl vergiden muaf tutuluyordu. İkinci yılı uygun gördüğü miktarda bir para verir, fakat üçüncü yıl vergi öderdi. vergiler, mahsul toplandıktan sonra alınırdı. Vergi oranı ürünün üçte biri kadar ya da onun karşılığı olan para miktarıydı, ancak bu oran toprakların sulanma durumuna göre değişirdi. İçinden su kanalları geçen topraklardan daha yüksek oranda, ürün almanın yağmura bağlı olduğu yerlerde ise daha az oranda vergi alınırdı. Büyük su haznelerinden faydalanan çiftçiler bunun için de bir vergi öderdi.
Memlekete mal getiren tacirler ticaret ve yol vergisi verirlerdi. Bu vergiler önemli bir gelir kaynağıydı, çünkü o çağda Asya içlerinden gelen kervanlar, Hristiyanlara ve onlara ait her şeye büyük bir düşmanlık besleyen Memlükler yüzünden, yavaş yavaş Mısır'a uğramamaya başlamışlardı.
ataç ikon Timur Kasırga ve Dehşet
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Posta yolları boyunca, atlılar Timur'a her taraftan haber taşıyorlardı: Sınır boylarındaki deve kollarından raporlar, askeri hareketler yapmakta olan tumanbaylardan acele mektuplar, şehirlerdeki darogalardan haberler durmadan Semerkant'a akıyordu. Her eyalette veya imparatorluğun dışındaki kervan duraklarında gizli haber alma teşkilatına bağlı adamlar belirli zamanlarda düzenli olarak Timur'a raporlar göndererek onu her olan bitenden haberdar ediyordu. Yoldaki kervanların sayısını, vuku bulan hadiseleri bildiriyorlardı. Bu memurların bütün anlattıkları doğruydu. Zira böyle bir rapora yalan karıştıran kimse yargılanmadan ölüm cezasına çarptırılırdı. Timur'un haber alma teşkilatı, bu yolda yapılmış olan bütün teşkilatlardan daha mükemmel ve çok muhtemeldir ki daha süratli idi.
ataç ikon Timur Kasırga ve Dehşet
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Sadi-i Şirazi'nin koruyucusu olan son Şah, Şiraz şaraplarına, tavla oyununa, gece alemlerine ve güzelliğe aşırı derecede düşkünlük göstermiş bir zattı. Ölümüne yakın, kendisiyle Timur arasında çok zaman önce yapılmış bir ittifak antlaşması olduğunu hatırladı. Kendi nezareti altında tabutunu, mezarını yaptırdı; hatta görkemli bir de cenaze merasimi hazırladıktan sonra, yüzünü hiç görmediği Timur'a, yakında öleceğinden ısrarla bahseden şöyle bir mektup yazdı:

"Büyük adamlar, dünyanın bir karar üzere dönmediğini bilirler. Arif olanlar boş şeylerle uğraşmazlar; kendilerini geçici zevklere vermezler; çünkü hepsinin fani olduğunu bilirler... Aramızdaki antlaşmaya gelince, bunu hiç bir vakit bozmamaya ahdetmiş olduğumdan, zatı şehriyarilerinin dostluğunu en büyük kazançlarımdan biri saymaktayım. Müsaadeleriyle arz ederim ki; en aziz amacım, sözümü tutmadığımdan dolayı beni cezalandırmayı aklınıza bile getirmemeniz için, bu antlaşmayı kıyamet gününde bile elimden düşürmemektir...
Kainatın yüce sahibi olan Allah'ın huzuruna gitmekte olduğum şu sırada, vicdanımı rahatsız edecek hiç bir şey yapmamış olduğuma şükrediyorum. Sadece insan hayatının ve tabiatının gereği olan kusur ve günahları elbet ben de işledim. Dünya yüzünde kaldığım elli üç yıl içinde makuliyet dairesinde bekleyebileceğim bütün zevkleri tattım. Buna da şükrediyorum.
Sonuç olarak, yaşadığım şekilde ölüyorum. Bu dünyanın boş şeylerinin hepsinden elimi çektim. Tanrıdan, Hazreti Süleyman kadar akıllı, İskender kadar büyük olan Timur için uğur ve selametler dilerim. Yüksek himayeniz altında uzun ömürlü olması temenni ettiğim oğlum Zeynelabidin'i evvel Allah, sonra sizin ihsanınıza terk ediyorum. Antlaşmamıza olan sadakatinizden nasıl şüphe edebilirim?
Sizinle daima dost olarak şu dünyaya gözlerini yummakla bahtiyar olan bu sadık dostunuza son bir duada bulunmanızı rica ederim. Sizin gibi büyük bir şehriyarın duasıyla Tanrının mağfiretine kavuşayım. Zati şahanelerinden hem bu dünyada, hem de öbür dünyada bunu dilerim."
ataç ikon Timur Kasırga ve Dehşet
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Müşaviri Zeyneddin, Timur'a yazdığı bir mektupta: "İnnalillâh ve ileyhi raciun - sahibimiz Tanrıdır ve nihayet yine ona döneriz. Ölünce her birimizin gideceğimiz muayyen bir yerimiz vardır" diyordu.

Fakat Timur kadere teslimiyet gösterenlerden değildi. İmam ve mollaların sofuluğu onda heyecan uyandırmıyordu. Dışarıdan bakılınca, Timur sakin görünüyordu. Onun bu dış sükunu, bir insanın kendi kaderinin seyircisi olduğuna ve selametin İslam'ın getirdiği şeriatta olduğuna inanmış hakiki bir müminin sükunu gibi görünüyordu. Timur'un gönlünde bambaşka bir alem kaynıyordu: İçi, cevabını bulamadığı bir çok sorularla ve dedelerinden miras aldığı vahşi arzularla burkuluyordu.
ataç ikon Timur Kasırga ve Dehşet
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 1 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
,
17.03.17 beğen cevap
Garip Abdal

Garip Abdal

@garipabdal

Taze gül şarapla bu gece
Gönül eğlendireyim ta ki sabah
Aklı,dini boşayıp üç kere
Kıyayım şarap ile ben de nikah
1 beğen · 0 yorum
Garip Abdal

Garip Abdal

@garipabdal

" Kıyametin fecri doğduğu gün herkes kabrinin içinde ne varsa onunla birlikte kalkacaksa, benim başucuma Şiraz şarabından bir testi ile şen bir sevgili koyun. "
1 beğen · 0 yorum
Garip Abdal

Garip Abdal

@garipabdal

Taze gül şarapla bu gece
Gönül eğlendireyim ta ki sabah
Aklı,dini boşayıp üç kere
Kıyayım şarap ile ben de nikah
1 beğen · 0 yorum
Garip Abdal

Garip Abdal

@garipabdal

Feylozof Hayyam, hikmet çadırları dikerken
Gam ocağına düştü, yandı alevlerinden
Ömrünün iplerini kesti ecel makası
Kaza tellalı onu bir pula sattı hemen
0 beğen · 0 yorum
Garip Abdal

Garip Abdal

@garipabdal

" Şu "dün"ü ve " yarın"ı düşünmek gerekmeseydi ne kadar rahat yaşayacaktık." Dün"ün üzerine bir perde gersek, bu perdeyi bir daha hiç açmasak ve şu " bugün " dediğimiz zaman dilimi hiç değişmese, ne iyi olurdu... "
0 beğen · 0 yorum
Bu cihangir, uzun boylu bir adamdı. İri bir başı, yüksek bir alnı vardı. Vücutça çok kuvvetli ve pek cesurdu. Ender yaratılmış bir insandı. Beyaz tenli, kumral saçlıydı, Kolları, bacakları güçlü, omuzları geniş, pençesi demir gibiydi. Sakalı uzun, elleri kemikliydi. Sağ ayağı aksaktı. Derin, etkili bir sesi vardı.
Yaşlandığı halde akılca, vücut ve ruhça yine eskisi kadar dinç, sağlam ve sarsılmaz bir kaya gibiydi. Yalandan nefret eder, şakadan hiç hoşlanmazdı. Gerçeği, işine gelmese bile arardı. Felaket karşısında dişini sıkmasını bilir, mutluluk karşısında kılı kıpırdamazdı
ataç ikon Timur Kasırga ve Dehşet
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

"Kim bu Cengiz Han?... Gerçekten de Çin'i fethetmiş mi?..." dedi.
Elçiler öyle olduğunu söylediler.
Daha sonra şah, "Orduları benim ordularım kadar büyük mü?" diye sordu.
Elçiler bu soruya incelikli bir yanıt verdiler; onlar Müslümandı ve Moğol değillerdi. Han'ın düşmanlarının şahın düşmanlarıyla karşılaştırılmayacak kadar çok olduğunu söylediler. Şah ikna oldu ve tacirlerin karşılıklı gelip gidişine ilişkin öneriyi kabul etti. Bir yıl veya daha uzun bir süre boyunca işler iyi gitti.
ataç ikon Cengiz Han Dünyanın Kabusu
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Cebe Noyan bir savaşta esir düşmüş düşman bir kabileye ait genç bir savaşçı olarak görünür sahnede ilk olarak. Cebe, peşine düşen Timuçin'in Moğolları tarafından kuşatılır. Atı yoktur ve içlerinden bir Moğolla savaşması karşılığında bir at verilmesini ister kendisine. Timuçin bu isteği kabul eder ve ona hızlı, ak burunlu bir at verir. Cebe ata bindiğinde, Moğolların arasından geçip kaçmayı başarır. Daha sonra da geri dönüp, ona hizmet etmek istediğini söyler.
Çok sonraları Tiyan Şan bölgesinin altının üstüne getiren Cebe Noyan, Kara Hıtayların hanı Küçlük'ü takip ederken, beyaz burunlu bin attan oluşan sürüyü hana hediye olarak gönderdi ve hayatını kurtaran olayı unutmadığını gösterdi.
ataç ikon Cengiz Han Dünyanın Kabusu
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Moğolların kızıl saçlı hanı, ilk meydan savaşına girmiş ve kazanmıştı. Bir başbuğun taşıyabileceği fildişi veya boynuzdan yapılma küçük bir topuz şeklindeki asayı gururla taşıyabilirdi.
İnsanların kendisine hizmet etmesi gerektiği düşüncesi onda artık tutkuya dönüşmüş durumdaydı. Bu tutkunun kökleri hiç kuşkusuz Borçu'nun ona acıdığı ve kalın kafalı Kassar'ın okuyla hayatını koruduğu sefalet ve mutsuzlukla geçen uzun yıllardaydı.
Ancak Timuçin gücü, ne üzerinde o anda kadar fazla düşünmediği politik güç olarak ne de kullanım alanının az olduğu zenginlik olarak ölçüyordu. Bir Moğol olarak neye gereksinimi varsa onu istiyordu.
ataç ikon Cengiz Han Dünyanın Kabusu
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Cengiz Han'ın dayanıklı bir çocuk olmasından dolayı verilen Timuçin adı onun ilk mirası olacaktı. Doğduğu sırada babası kabilelerinin düşmanlarından birisine karşı yapılan bir akın nedeniyle yurdunda değildi. Düşman kabilenin liderinin adı Timuçin'di. Hem evde hem de uzakta işler iyi gitti, düşman esir edildi ve babası dönüşte esir ettiği düşmanının adını yeni doğmuş oğluna verdi.
ataç ikon Cengiz Han Dünyanın Kabusu
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Gobi'de yaşam çok önemli bir şey değildi. Bulutlara doğru yükselen dağlar, rüzgarın kol gezdiği yüksek yaylalar, kuzey tundralarına doğru yol alan kanatlı göçmen hayvanların uğradıkları sazlıklarla çevrili göller ve yükseklerdeki tüm şeytanların uğrak yeri olan uçsuz bucaksız Baykal Gölü.
ataç ikon Cengiz Han Dünyanın Kabusu
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Emin Aydın

Emin Aydın

@kursunasker

"İyi konularda konuşmayı sürdürdükçe/hiç kuşku yok ki sözlerin çok güzel görünecektir."
"Şimdi bize gerçek düşüncelerini söyle!"
2 beğen · 0 yorum
Emin Aydın

Emin Aydın

@kursunasker

Üstesinden gelinceye kadar zorluklar karşısında kaygılanıyordu İskender-başarısızlıktan ve geri çekilmekten nefret ediyordu.
0 beğen · 0 yorum
Emin Aydın

Emin Aydın

@kursunasker

Hemen hemen yalnız olan bir insan, efsane olmaya en yakın kişidir.
3 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Ömer, Melikşah'ın ölümü nedeniyle şiirler yazıyordu. Genç sultan -Melikşah öldüğünde sadece otur dokuz yaşındaydı- neredeyse ilk gençlik döneminden beri arkadaşıydı. Şimdi o da Rahim, Yasmi ve Cafarak'ın yanına gitmişti - acaba şimdi neredeydiler?
Yazdığı bir rubai Ayşe'nin hiç ilgisini çekmemişti.

Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler
Ecel çiğnedi hepsini birer birer
Yan yana oturmuştuk hayat sofrasında
Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler.
7 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Ayşe'yle birlikte Nişabu'a giderken Ömer, sultanların birbiri ardınca ele geçirdikleri iktidarı düşünmüş ve kendisine şu dörtlüğü ilham gelmişti:

Yıkık bir saray bu dünya dedikleri;
Gece ve gündüz atlarının durak yeri;
Yüz Cemşit'ten arta kalmış bir dünya bu;
Yüz Behram kendinin sanmış bu gökleri.
4 beğen · 0 yorum
/ 2