up
ara
Hüseyin Nihal Atsız

Hüseyin Nihal Atsız

Yazar

Hüseyin Nihal Atsız Kimdir?

12 Ocak 1905 Kadıköy- İstanbul doğumlu olup, 11 Aralık 1975 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Türk yazar, şair, düşünür ve öğretmendir. Türklerin tarihini konu edindiği edebi eserleri ve tarihi araştırmaları vardır.

Hüseyin Nihal Atsız Hayatı

Hüseyin Nihâl Atsız’ın babası Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Deniz Yarbayı Fevzi Bey’in kızı Fatma Zehra Hanım’dır. Baba tarafından aslen Gümüşhaneli olmalarına rağmen, babasının deniz subayı olması nedeniyle İstanbul’da doğdu ve orada yetişti.

İlk ve orta öğrenimini Kadıköy’de sürdürdü. Daha sonra Askeri Tıbbiye’ye gitti. Bu sıralarda Türkçülük akımının etkisine girmeye başladı. Bu yüzden yaşadığı problemlerden dolayı 1925’te Askeri Tıbbiye’den atıldı. Kısa bir süre sonra Kabataş Erkek Lisesi’ne yardımcı öğretmen olarak girdi, sonra da şehirlerarası vapurlarda kaptan olarak çalıştı.

https://www.resimag.com/ (Fotoğraf: Hüseyin Nihal Atsız'ın çocukluğu ve gençliği)

1926’da yatılı olarak İstanbul Darülfünunu Edebiyat Bölümü’ne kaydolan Atsız, bundan bir hafta sonra askerliğini yapmak için okula ara verdi. Üniversiteye geri döndükten sonra, bir arkadaşıyla birlikte ‘’ Anadolu’da Türklere Ait Yer İsimleri’’ adlı bir makale yazdı ve bu makale Türkiye Mecmuası’nda yayınladı. 1930 yılında mezun oldu.

Yazdığı makale öğretmeni Mehmet Fuat Köprülü’nün dikkatini çekmişti. Bu yüzden Atsız’a bir şekilde yardımcı olmaya, onu yanına almaya çalıştı. Atsız mezun olduktan sonra 8 yıl boyunca liselerde mecburi hizmet yapmalıydı ancak Köprülü bu mecburi hizmeti affettirdi ve O’nu 1931’de asistanı olarak Üniversiteye aldı.

Asistanlık görenine başladıktan sonra Atsız, hocası köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi isimlerle birlikte ‘’ Atsız Mecmua’’ adlı Türkçülük yanlısı bir dergi çıkartmaya başladı. Ancak dergide yayınlanan ‘’Dârülfünûn’un Kara ( Yüz kızartacak listesi ) makalesi yüzünden 1933 yılında asistanlıktan uzaklaştırıldı.

Ve öğretmenliğe geri döndü. Malatya’ya tahini çıktı, burada birkaç ay Türkçe öğretmenliği yaptıktan sonra yeni tayin yeri Edirne’ye gitti. Bu sırada ‘’Türkçe Dergi’’ sıfatıyla ‘’Orhun’’ adında bir dergi çıkartmaya başladı.Bu derginin yayınına, ders kitaplarında okutulan tarihi açık ve ağır şekilde eleştirdiği için Bakanlar Kurulu Tarafından son verildi.

https://www.resimag.com/ (Fotoğraf: Hüseyin Nihal Atsız öğrencileriyle beraber)

1934’te İstanbul’daki Deniz Gedikli Hazırlama Okulu’na tayin oldu. Burada 4 yıl çalıştı görevden alındı. Öğretmenliğe 1939 yılına kadar Özel Yüce- Ülkü Lisesi’nde devam etti.1939-1944 arasında ise Boğaziçi Lisesi’nde çalıştı. Bu sırada Orhun adlı dergiyi tekrar yayınlamaya başladı.

Bu yıllar, İkinci Dünya savaşının sonuna gelindiği ve Türkiye’de ideolojilerin çarpıştığı bir dönemdi. Atsız, Orhun Dergisi’nin bir sayısında o sırada başbakan olan Şükrü Saracoğlu’na bir çağrı yayınladı. Pertev Naili Boratav, Sebahattin Ali gibi isimlerin Marksist bir hareket içinde olduğunu öne sürdü ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in istifa etmesini istediğini belirtti. Bu çağrı, birçok ilde Komünizm aleyhinde ufak çaplı ayaklanmaları tetikledi. Tepki uyandıran bu mektubun ardından Atsız, Boğaziçi Lisesi’ndeki görevinden alındı ve Orhun Dergisi tekrar kapatıldı. Sebahattin Ali, mektupta suçlanması üzerine Atsız’a bir hakaret davası açtı çünkü Atsız Ali’ye ‘’vatan haini’’ demişti. Bunun üzerine 6 ay mahkûm oldu. 1944 yılında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Nihal Atsız ve 34 arkadaşı aleyhine bir konuşma yaptı. Bunun üzerine grup yargılanmaya başladı ve Atsız 6,5 yıl hapse mahkûm edildi ancak karar temyize gidince bu süre 1,5 yıla indirildi.

Atsız 2 yıl kadar iş bulamadı. 1949’da bir arkadaşı Milli Eğitim Bakanı olunca onun aracılığıyla bir kütüphanede çalışmaya başladı. Bu sırada Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Haydar Paşa Lisesi’ne atandı ve 1950 yılında burada öğretmenlik yapmaya başladı.

1952’de ‘’ Türkiye’nin Kurtuluşu’’ adlı konferansı üzerine bazı gazeteler Atsız’ın aleyhinde yazılar yazdı, konferans bazı kesimlerden tepki gördü. Bunun üzerine görevinden alınarak tekrar kütüphaneye tayin edildi. Süleymaniye Kütüphanesi’nde emekli olduğu 1952 yılına kadar çalıştı.

Atsız, 1950 yılında ‘’Orkun’’ adlı dergide yazarlık yapmaya başladı. Bu yıllarda ‘’Ötüken’’ adlı dergiyi de yayınlamaya başladı. Bu dergilerde yayınladığı bazı makaleler, genel anlamda ‘’ Markisitlerin Doğu’daki gizli çalışmaları’’ diye adlandırdığı yazıları tepki topladı. Bu sırada ‘’Ötüken’’deki yazıları yüzünden Atsız ve bir arkadaşı açılan dava sonucunda 15 ay hapse mahkum edildi. Bu mahkûmiyet kararının ardından çalıştığı üniversitedeki öğretmen ve öğrencileri dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ten Atsız’ın affını istedi ve bu istekleri Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildi. Atsız, geçirdiği kalp krizi sonucu 11 Aralık 1975’te öldü.

https://www.resimag.com/

Özel Hayatı

1931 yılında ilk eşi Mehpâre hanımla evlenmiştir.1936 yılında evlenip 1975’te ayrıldığı ikinci eşi Bedriye Hanım’dan 1939 doğumlu Yağmur Atsız ve 19346 doğumlu Buğra Atsız isimli 2 oğlu vardır. Oğlu Yağmur’a 4 Mayıs 1941’de yazdığı vasiyetname çok konuşulmuştur.

Hayattaki Duruşu

Atsız, dil, tarih ve edebiyat alanında dönemin önde gelen bilim adamlarından dersler almış, bu alanda uzmanlaşmaya çalışmıştır. Şu anda bile üniversitelerin dil, tarih ve edebiyat bölümlerinde okutulan kitapların yazarlarının birçoğuyla aynı sınıfta okumuş veya onlarla düşüncelerini paylaşacakları ortamlarda bulunmuştur. Bu nedenle kendi alanında uzmanlaşması ve geniş bir görüşe sahip olması uzun sürmemiştir. Atsız, yaşamı boyunca Türkçülüğünden taviz vermemiş, yazdığı makaleler ve çıkardığı dergiler yüzünden birçok kez mahkemelik olmasına rağmen düşüncelerini kararlılıkla ve haykırırcasına savunan bir ülkü eridir. Türkçülük ve Turancılık akımının ateşli bir savunucusudur. Yazıları keskin ve dolaysızdır. Aynı zamanda Türk tarihini ve edebiyatını çok iyi bilmektedir Atsız, dil, tarih ve edebiyat alanında dönemin önde gelen bilim adamlarından dersler almış, bu alanda uzmanlaşmaya çalışmıştır. Şu anda bile üniversitelerin dil, tarih ve edebiyat bölümlerinde okutulan kitapların yazarlarının birçoğuyla aynı sınıfta okumuş veya onlarla düşüncelerini. Özellikle Göktürkler üzerine uzlaşmıştır. 34 tane kitabı ve onlarca şiiri mevcuttur. Türkçülük hareketini etkileyen en önemli isimlerden biridir.

Eserleri


Romanları
Dalkavuklar Gecesi, İstanbul 1941
Bozkurtların Ölümü, İstanbul 1946
Bozkurtlar Diriliyor, İstanbul 1949
Deli Kurt, İstanbul 1958
Z Vitamini, İstanbul 1959
Ruh Adam, İstanbul 1972

Öyküleri
'Dönüş', Atsız Mecmua, sayı.2 (1931) , Orhun, sayı.10 (1943)
'Şehidlerin duası', Atsız Mecmua, sayı.3 (1931) , Orhun, sayı.12 (1943)
'Erkek kız', Atsız Mecmua, sayı.4 (1931)
'İki Onbaşı, Galiçiya...1917...', Atsız Mecmua, sayı.6 (1931) , Çınaraltı, sayı.67 (1942) , Ötüken, sayı.30 (1966)
'Her çağın masalı: Boz oğlanla Sarı yılan', Ötüken, sayı.28 (1966)

Şiirleri
Yolların Sonu, (Bütün şiirlerinin toplandığı kitap) İstanbul 1946
Afşın'a Ağıt
Aşkınla
Ay Yüzlü Güzel Konçuy
'Asker kardeşlerime', Atsız Mecmua, sayı.2 (1931) , 'Boz kurt' imzasıyla Ergenekon, sayı.3 (1938)
'Ayrılık', Atsız Mecmua, sayı.17 (1932)
'Bahtiyarlık', Kopuz, sayı.10 (1944)
'Bugünün gençlerine', Atsız Mecmua, sayı.1 (1931) , 'Boz kurt' imzasıyla Ergenekon, sayı.1 (1938)
'Bugünün gençlerine' (başlıksız) , Atsız Mecmua, sayı.16 (1932)
Davetiye
Dosta Sesleniş
'Dünden sesler: Yarın türküsü', Orkun, sayı.53 (1951)
'Dünden sesler: Koşma', Orkun, sayı.58 (1951)
'Dün gece', Orhun, sayı.1 (1933)
Eski Bir Sonbahar
Gel Buyruğu
'Geri gelen mektup', Orkun, sayı.44 (1951)
'Harıralar', Çınaraltı, sayı.2 (1941)
Kader
Kağanlığa Doğru
Kahramanların Ölümü
Kahramanlık
Karanlık
Kardeş Kahraman Macarlar
Korku
'Koşma', Atsız Mecmua, sayı.2 (1931)
'Koşma' (başlıksız) , Atsız Mecmua, sayı.12 (1932)
'Kömen', Ötüken, sayı.2 (1964) , Ötüken, sayı.28 (1966) , Ötüken, sayı.95 (1971)
'Macar ihtilâlcileri', Ötüken, sayı.79 (1970)
'Macar ihtilâlcileri', Ötüken, sayı.82 (1970)
'Muallim arkadaşlarıma', Atsız Mecmua, sayı.5 (1931)
Mutlak Seveceksin
'Nejdet Sançar'a ağıt', Ötüken, sayı.138 (1973)
'O gece', Orhun, sayı.2 (1933)
Özleyiş
Sarı Zeybek
Selam
Sona Doğru
'Şehit tayyareci Erkânıharp Yüzbaşı Kâmi'nin büyük hatırasına', Atsız Mecmua, sayı.6 (1931)
'Şiir' (başlıksız) , Atsız Mecmua, sayı.8 (1931)
'Şiir' (başlıksız) , Orhun, sayı.3 (1934)
'Topal Asker', Atsız Mecmua, sayı.4 (1931) , Kopuz, sayı.4 (1943)
'Toprak-Mazi', Atsız Mecmua, sayı.14 (1932) , Kopuz, sayı.3 (1943)
Türk Gençliğine
'Türk kızı', Tanrıdağ, sayı.4 (1942)
'Türkçülük bayrağı', Ötüken, sayı.119-120 (1973)
Türkistan İhtilalcilerinin Türküsü
'Türklerin türküsü', Atsız Mecmua, sayı.3 (1931) , 'Boz kurt' imzasıyla Ergenekon, sayı.2 (1938)
Unutma
'Varsağı' (başlıksız) , Atsız Mecmua, sayı.9 (1932) , Atsız Mecmua, sayı.10 (1932) , Atsız Mecmua, sayı.17 (1932)
Yakarış I
Yakarış II
Yalnızlık
'Yarının türküsü', Çınaraltı, sayı.10 (1941)
Yaşayan Türkçülere Ağıt
'Yolların sonu', Atsız Mecmua, sayı.17 (1932)

Makaleleri
(Ahmed Naci ile birlikte) 'Anadolu'da Türklere ait yer isimleri', Türkiyat Mecmuası, sayı.2 (1928)
'Türkler hangi ırktandır? ', Atsız Mecumua, sayı.1 (1931)
''İzmirden Sesler' hakkında', Atsız Mecmua, sayı.4 (1931)
''İzmirden Sesler' hakkında', Atsız Mecmua, sayı.5 (1931)
'Hindenburgun sözleri', Atsız Mecmua, sayı.8 (1931)
'Bugünün meseleleri: Aynı tarihî yanlışlığa düşüyor muyuz? ', Atsız Mecmua, sayı.11 (1932)
'Bugünün meseleleri: Aynı tarihî yanlışlığa düşüyor muyuz? ', Atsız Mecmua, sayı.12 (1932)
'Bugünün meseleleri: Millî Seciye' buhranı, Atsız Mecmua, sayı.14 (1932)
'Türk vatanını peşkiş çekenlere', Atsız Mecmua, sayı.15 (1932)
'Sadri Etem Bey'e cevap', Atsız Mecmua, sayı.16 (1932)
'Bugünün meseleleri: Askerlik aleyhtarlığı', Astız Mecmua, sayı.17 (1932)
'Darülfünunun kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi, Atsız Mecmua, sayı.17 (1932)
'Vâlâ Nurettin Beyden bir sual', Atsız Mecmua, sayı.17 (1932)
('Çiftçi-Oğlu H. Nihâl' imzasıyla) 'Dede Korkut Kitabı hakkında', Azerbaycan Yurt Bilgisi, c.1 (1932)
'Kuş bakışı: Orhun', Orhun, sayı.1 (1933)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar I. Türkeli, II. İlk Türkler', Orhun, sayı.1 (1933)
'En eski Türk müverrihi: Bilge Tonyukuk', Orhun, sayı.1 (1933)
'Kuş bakışı: Türk Dili', Orhun, sayı.2 (1933)
'Türk tarihi Üzerine Toplamalar III. Yabancıların Türkeline saldırışı, IV.Milâttan önceki 5-4üncü asırlarda Türkelinde doğudan Çinlilerin, Batıdan Yunanlıların saldırışı', Orhun, sayı.2 (1933)
'X meselesi', Orhun, sayı.3 (1934)
'Haddini bil! ', Orhun, sayı.3 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar: V. Milâttan önce 3-2nci asırlarda Türkler arasında dahilî savaşlar', Orhun, sayı.4 (1934)
'Edirne Mebusu Şeref Bey'e cevap', Orhun, sayı.4 (1934)
'Ahmet Muhip Bey'e cevap', Orhun, sayı.4 (1934)
'Şarkî Türkistan', Orhun, sayı.4 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar: VI. Kun devletinin dahilî teşkilâtı, VII. Kun (Oğuz) sülâlesi devrinde Türk birliği', Orhun, sayı.4 (1934)
'Komünist, Yahudi ve Dalkavuk', Orhun, sayı.5 (1934)
'İkinci Türk Müverrihi: Yulıg Tigin', Orhun, sayı.5 (1934)
'Alaylı Âlimler', Orhun, sayı.5 (1934)
'Edirne Mebusu Şeref ve Hakimiyeti Milliye muharriri A. Muhip Beylere Açık mektup', Orhun, sayı.5 (1934)
'Alaylı âlimlerden Sadri Maksudi Beye bir ders', Orhun sayı.6 (1934)
'Cihan Tarihinin en büyük kahramanı: Kür Şad', Orhun, sayı.6 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar' Orhun, sayı.6 (1934)
'Edirne Mebusu Şeref Beye İkinci Mektup', Orhun, sayı.6 (1934)
'Gaza topraklarının gazi ve şehit çocukları', Orhun, sayı.7 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar', Orhun, sayı.7 (1934)
'Edebiyat Fakültesi Talebe Cemiyetinin değerli bir işi', sayı.7 (1934)
'Baş makarnacının sırtı kaşınıyor' (Benito Mussolini'ye hitaben yazılmıştı) , Orhun, sayı.7 (1934)
'İnkilâp Enstitüsü Dersleri', Orhun, sayı.7 (1934)
'Musa'nın Necip (!) evlâtları bilsinler ki:' (Yahudilere kasten yazılmıştı) , Orhun, sayı.7 (1934)
'Tavzih', Orhun, sayı.7 (1934)
Yirminci asırda Türk meselesi I. Türk Birliği', Orhun, sayı.8 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar', Orhun, sayı.8 (1934)
'Kanun Ahmet Muhip Efendiyi çarptı', Orhun, sayı.8 (1934)
'Moyunçur kağan âbidesi, Orhun, sayı.8 (1934)
'İstanbulun Fethi yılına ait bir mezar taşı', Orhun, sayı.8 (1934)
'Yirminci asırda Türk meselesi II. Türk Irkı = Türk milleti', Orhun, sayı.9 (1934)
'Türk Tarihi Üzerine Toplamalar', Orhun, sayı.9 (1934)
'16ncı asır şâirlarinden Edirneli Nazmî ve bu eserin Türk dili ve kültürü bakımından ehemmiyeti', Orhun, sayı.9 (1934)
(Nâmık Kemâl hakkındaki fikirleri) , 'Namik Kemal', Millî Türk Talebe Birliği, sayı.3 (1936)
On beşinci asıra ait bir türkü, Halk Bilgisi Haberleri, yıl.7, sayı.84 (1938)
'Dede Korkut', Yücel, c.VIII, sayı.84 (1939)
'Cihan tarihinin en büyük kahramanı: Kürşad', Kopuz, sayı.3 (1939)
('Çiftçi-oğlu' imzasıyla) 'Atalarımızdan kalan eserleri yıkmak vatana ihanettir', Kopuz, sayı.5 (1939)
'Türk tarihine bakışımız nasıl olmalıdır? ', Çınaraltı, sayı.1 (1941)
'Koca Ragıp Paşa, Haşmet ve Fıtnat hanım arasında şakalar', Çınaraltı, sayı.3 (1941)
'Dilimizi Türkçeleştirmek için amelî yollar', Çınaraltı, sayı.5 (1941)
'Türk ahlâkı', Çınaraltı, sayı.7 (1941)
'10 İlkteşrin 1444 Varna meydan savaşı', Çınaraltı, sayı.15 (1941)
'Büyük günler', Çınaraltı, sayı.16 (1941)
'İki mühim eser', Çınaraltı, sayı.17 (1941)
'En eski zamana ait Türk destanı. Alp Er Tunga Destanı', Çınaraltı, sayı.19 (1941)
'Namık Kemal', Çınaraltı, sayı.22 (1942)
'Mühim bir dergi', Çınaraltı, sayı.27 (1942)
'Millî şuur uyanıklığı', Çınaraltı, sayı.33 (1942)
'Türk gençliği nasıl yetişmeli? ', Çınaraltı, sayı.35 (1942)
'İran Türkleri', Çınaraltı, sayı.36 (1942)
'Dil meselesi', Çınaraltı, sayı.38 (1942)
'Rıza Nur', Çınaraltı, sayı.42 (1942)
'Yeni bir Selçukname', Çınaraltı, sayı.52 (1942)
'Günümüzün baş müverrihi ve büyük bir eseri', Çınaraltı, sayı.58 (1942)
'Osmanlı Padişahları', Tanrıdağ, c.1, sayı.10 (1942)
'Osmanlı Padişahları II', Tanrıdağ, c.1, sayı.11 (1942)
'Yeni eserler: 'Adana fethinin destanı'', Çınaraltı, sayı.82 (1942)
'Türk milletinin şeref şehrahı', Kopuz, sayı.1 (1942)
'Fatih Sultan Mehmet', Çınaraltı, sayı.88 (1942)
'Azizim Tevetoğlu', Kopuz, sayı.7 (1942)
'Türk Sazı', Türk Sazı, sayı.1 (1942)
'Türkiyenin Millî Futbol Maçları', Türk Sazı, sayı.1 (1942)
'Türkçülük', Orhun, sayı.10 (1942)
'Türkçülere birinci teklif', Orhun, sayı.10 (1942)
'İki büyük yıl dönümü', Orhun, sayı.10 (1942)
(İmzasız) 'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 1', Orhun, sayı.10 (1942)
('T. Bayındırlı' imzasıyla) 'Türkiye'nin Millî Futbol Maçları', Orhun, sayı.10 (1942)
'Büyük bir yıl dönümü', Orhun, sayı.10 (1942)
'Türkçülere ikinci teklif', Orhun, sayı.11 (1942)
(İmzasız) 'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 2. 1915 Çanakkale savaşlarının bilançosu', Orhun, sayı.11 (1942)
'Türkiyenin Millî Atletizm Maçları', Orhun, sayı.11 (1942)
'Savaş aleyhtarlığı', Orhun, sayı.12 (1942)
'İki şanlı yıl dönümü', Orhun, sayı.12 (1942)
'Türkçülere üçüncü teklif', Orhun
(İmzasız) 'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 3', Orhun, sayı.12 (1942)
('T. Bayındırlı' imzasıyla) , 'Türkiyenin Millî Kılıç Maçları', Orhun, sayı.12 (1942)
'Şanlı bir yıl dönümü', Orhun, sayı.13 (1944)
('T. Bayındırlı' imzasıyla) 'Türkiyenin Balkanlararası Millî Güreş Maçları', Orhun, sayı.13 (1944)
'Türk kızları nasıl yetiştirilmeli', Orhun, sayı.13 (1944)
'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 4', Orhun, sayı.13 (1944)
'Türkçülere dördüncü teklif', Orhun, sayı.13 (1944)
'Türkçülere beçinci teklif', Orhun, sayı.14 (1944)
'Yabancı bayraklar altında ölenlere ağıt' (Stalingrad muharebesinde şehit düşen Türk asıllı Kızıl Ordu askerleri için yazılmıştı) , Orhun, sayı.14 (1944)
'Ülküler taarruzîdir', Orhun, sayı.14 (1944)
'Varsağı', Orhun, sayı.14 (1944)
'Başvekil Saracoğlu Şükrü'ye Açık Mektup (20 Şubat 1944 Pazar) ', Orhun, sayı.15 (1944)
'Başvekil Saracoğlu Şükrü'ye İkinci Açık Mektup (21 Mart 1944, Maltepe) ', Orhun, sayı.16 (1944)
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Biz güleriz Façyoların felsefesine,
Dayanır mı kırkı bir tek Türk efesine?
Bizim yanık Fuzuli'miz engin bir deniz!
Karşısında bir göl kalır sizin Dante’niz!
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Sezgi

Sezgi

@sezgii

‘’Yalnızlığınız bir bakıma kuvvet kaynağı, bir bakıma da acıdır. Yalnızlık en ciddi mekteplerden biridir ve nihayet yalnızlık kaderimizdir. Çevremiz ne kadar kalabalık olursa olsun, yalnızız. Tıpkı son yolculukta, kalabalık ortasındaki yalnızlık gibi. ''
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Sezgi

Sezgi

@sezgii

‘’Hayat sadece ızdıraptan ibaret değildir. Güzel anıları ve onların unutulmaz hatıraları da vardır. Vardır amma, insan beyninde hem azdır, hem de, nedense, daha çabuk unutulurlar. Herhalde insanların sevince susamış olmalarının neticesi…’’
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Sezgi

Sezgi

@sezgii

Kür Şad'ın Sofrasında

Atsızlığı nam eden yiğitlerim atlansın;
Kor taşıyan avuçlar,pas çözsün,pusatlansın!
Yıkılsın Ergenekon; yurtlarım azatlansın!

Hainlere kargışlı,kahpe acun dar olsun!
“Vaktiyle bir Atsız varmış”; var olsun!


Ayzıt yarenlik etsin,kurt doğursun Almıla,
Demir yığan,vade az,koşsun Atam Irkıl’a,
Kara Ozan söyleye,gök çöke yer yıkıla,

Bay kılınsın budunum,kalanı bizar olsun!
“Vaktiyle bir Atsız varmış”; var olsun!


Sançar bas kahkahayı,çınlat Tanrı Dağı’ndan,
Kara Kağan gafleti,az bu gaflet çağından,
“Kurtkaya elini çöz”,çık sürgün otağından,

“Kanlı sınır boyları yağıya mezar olsun”
“Vaktiyle bir Atsız varmış”; var olsun!


Deli kurt Çakır alsın, Gökçen’i terkisine,
Açığma-kün kul olsun, Burkay’ın kargısına,
İ-çing katun delirsin, Kürşat’ın korkusuna

“Hayat çelik kollarla atılan bir zar olsun”,
“Vaktiyle bir Atsız varmış”, var olsun!


Geçmesin geri gelen o mektubun yarası,
Selim Pusat sorgusu,bir mektebin sırası,
Yurt olmaya yetmesin iki kutbun arası,

Atam’a süngülerim, kılıçlarım yar olsun,
“Vaktiyle bir Atsız varmış”, var olsun!


Bozkurtlar diriliyor,ey kutlu atam Atsız,
Yolların başıdır bu; onun için pusatsız,
Bir işimiz hep yarım! Yapılmıyor Kürşat'sız!

Ve katında ona da kırk ayrı selam olsun,
'Vaktiyle bir Atsız varmış', var olsun!

Anılmadan yaşarsın ve bilmeden acımı,
Belirsiz mezarlarda bir “tabutluk” geçimi,
-ki bugünün erleri, iyi görsün öcümü,

Böyle düzen, böyle çağ, böyle devran kahrolsun,
“Vaktiyle bir Atsız varmış”, var olsun!

Sen ömründe bir kere,bir kere sevinirken,
Tanrı yolu uzaktır! Biz sıkı giyinirken,
Ve demirdağ bir daha,bir daha delinirken,

Yastığımız mezar taşı,yorganımız kar olsun,
“Vaktiyle bir Atsız varmış”, var olsun!

Tayma
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Sezgi

Sezgi

@sezgii

Atsız, yaşamı boyunca Türkçülüğünden hiç taviz vermemiş, yazdığı makaleler ve çıkardığı dergiler yüzünden birçok kez mahkemelik olmasına, tabutluklarda işkenceler görmesine rağmen düşüncelerini kararlılıkla ve haykırırcasına savunan bir ülkü eridir. Sert üslubu ve kararlı duruşu, her ne kadar Türkçülüğe karşı olanların –çoklukla da Türk soylu olmayanların– düşmanlıklarına neden olmuşsa da, bu kişilerin verdiği zararlar Atsız’ın bir bozkurt gibi başı dik yaşayışında en ufak bir tavize neden olmamıştır. Atsız, olgun ve üstün bir kişiliğe sahip ciddi bir karaktere sahip olduğundan, yine takdir edilmesi gereken bir dava adamıdır.
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Mevzû derin..
İki erkek aynı kızı seviyordu.
ataç ikon Deli Kurt
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

+Ben aşk şarkıları söylüyorum
- Bre sen aşktan ne anlarsın?
+Aman Murad Ağa! ben dünyanın birinci aşıkıyım. Ben anamdan aşık olarak doğmuş, doğdugumun ertesi günü anama, komşunun kızını bana alsana almazsan sütünü emmem demişim..
ataç ikon Deli Kurt
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Özledim, günlerce daha özlerim...
ataç ikon Yolların Sonu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

"Ey saçları "alagarson" kesik hanım kız!
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Bacağımla alay etme pek topal diye.
Bir sorsana o topallık nerden hediye ?

Sen Şişli'de dansederken her gece, gündüz
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz
Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dansederken bizler savaştık."
ataç ikon Yolların Sonu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Ayırırken bizi yollar ve zaman
Sana kalbim daha çok yaklaşıyor.
ataç ikon Yolların Sonu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Ram ol bana, ruhun yeni bir âleme girsin…
Yazmış kaderin: Aşkıma ömrünce esirsin!
Aklınla, şuurunla, hayâlinle bilirsin.
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın..
ataç ikon Yolların Sonu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruh-u revan.🦋

ruh-u revan.🦋

@the

Hüseyin Nihal Atsız.? paylaşım fotoğrafı
Hüseyin Nihal Atsız.?
"Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
Bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın.
...
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın."
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ozan

Ozan

@ozanurallar

Geri gelen mektup
Gözler ki, birer parçasıdır sende ilâh'ın,
Gözler ki, senin en katı zulmün ve silâhın,

Vur şanlı silahınla, gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!

Hüseyin Nihal Atsız
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Dönmek Değil Ölmek Emriydi Verilen...
... ve dönmediler ...

"Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık...
Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık.
Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;
Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir..."
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
Gülcan (@gulcann)
💗Laykladım.
18.03.19 beğen 1 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın..?  Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın..! paylaşım fotoğrafı
"Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın..? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın..!"
Adı yok, şehit..!

Kefenin; Vatan,

Tabutun; Cihan,

Düşünüp övün,

Yaşıyor ünün…



Damarında kan,

Bir alev midir..?

Yaşaman; roman,

Ölümün; şiir.

Sana yok ne taş,

Nede bir mezar,

Bu hayat; savaş,

Ebedi uzar…

*Çanakkale zaferi şehitlerimizi saygı minnet ve rahmetle anıyorum. Ruhunuz Şâd Olsun Azîz Şehitlerimiz.

Vatan dediler,
Millet dediler,
Allah nidalârı ile sadece ânlık yaşadılar,
Evlerine değil Hakk’a yürüdüler.
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Yalnızlık en iyi mekteptir.  paylaşım fotoğrafı
" Yalnızlık en iyi mekteptir. "
Bir erkek, “ızdırap çekiyorum; sen de beni seviyor musun?” diye ağlıyor,

Bir kadın da buna “sus, sus, ben de ızdırap çekiyorum..!” diye cevap veriyordu.

*Sophokles ; "Bizi hayatın tüm yükleri ve acılarından arındıran bir tek sözcük vardır, aşk" diyordu.

Rus yazar ve şair Mihail Yuryeviç Lermontov ise ; "Aşk ateşe benzer, beslenmezse söner." diyordu.

Arınmak mı ? Beslenmek mi ?
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

BİR GİZLİ EMELİN SİNMİŞLİĞİ... paylaşım fotoğrafı
BİR GİZLİ EMELİN SİNMİŞLİĞİ...
Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.

Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
Bir sır ki bu, ölsen bile açamazsın…

*İnsan kalbinde sevginin bittiği olmadığı yer cehennem olabilir mi, fazlasıyla, sevgi dolu bir gönlün sırrı açamamssı, dilin tercümeye sığmaması, sevginin yüceliğinden olsa gerek.*
Hüseyin Nihal Atsız
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Sence kaç puan almalı?
6
9 oy
0
SAYFA EDİTÖRÜ
Hüseyin Nihal Atsız sayfasının içeriği Emine 🍁 isimli üyenin katkılarıyla oluşturulmuştur.