up
ara
İbrahim Tenekeci

İbrahim Tenekeci

Adem KIRANLIOGLU

Adem KIRANLIOGLU

@ademkiranlioglu

Öbür Divan
Suya sabuna dokunmazsak nasıl temiz kalabiliriz ?
ataç ikon Öbür Divan
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Ruknettin♥

Ruknettin♥

@ruknettin

Dağların durduğu böyle anlarda
Yalar yarasını içte bir geyik.
Her yerden görülen bir şeyken dünya
Sağa çekip ağaçları seyrettik.
ataç ikon Kimsenin Kalbi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Ruknettin♥

Ruknettin♥

@ruknettin

Yoğun Ateş
...
Senin her şeyin, gökyüzün bile
Kurumadan giyilmiş bir gömlek gibi
Duruyor üstümde.
...
ataç ikon Kimsenin Kalbi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Lümeya

Lümeya

@ayriksii

Çiçeklere su verdim, serçeler için camın önüne ekmek koydum, Amerika ve siyonistler hakkında kötü şeyler düşündüm, sonra da şunu mırıldandım: Allah benden razı olsun...
ataç ikon Uçuş Denemeleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Lümeya

Lümeya

@ayriksii

AV

Ömrünün son onbeş dakikasını gözlerimin önünde geçiren hasta, son nefesini verirken, not defterime şunu yazdırdı:

Ey ölüm, kaç yıl yaşamam lazım, seni avlamak için?
ataç ikon Uçuş Denemeleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Lümeya

Lümeya

@ayriksii

BENİM HAYATIM

Hızla giden bir taksiyi durdurup şöföre saat sormak...

Benim hayatım böyle bir şey olmalı.
ataç ikon Uçuş Denemeleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

... paylaşım fotoğrafı
...
Güzellik uzmanlarının bile zamanla “çirkinleştiği” bir dünyada, kalıcı güzellik, ancak ahlâkla mümkündür diye düşünüyorum.Güzel ahlâkla.

En basit kural: Ahlâksız insan, dünya güzeli seçilse dahi, çirkindir.

Çirkine de gölgesi bile düşmandır.

Türkçenin en ‘güzel’ şiirlerinden bazılarına imza atmış olan Ahmet Muhip bir yazısında şöyle diyor:

“Elimi dostça omzuna koydum, altında yara varmış; canı acıdı..”

Dünyaya mahsus güzellikler biraz da böyle bir şey…

O yüzden “Canımı yakıyor, dünyanın güzelliği” diye yazmış bulunduk.


*Ruhumuzu öldüren yaşama sevinci değildir, bu sevincin olmamasıdır.*
İbrahim Tenekeci
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum beğen ikon
elif özan

elif özan

@hickimsee

 paylaşım fotoğrafı
- Bir merhaba gönder bana, suratıma kan gelsin

İbrahim Tenekeci
İbrahim Tenekeci
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
17 beğeni · 7 yorum beğen ikon
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
merhaba Elif :) günaydınnnn
09.11.18 beğen 1 cevap
Batuhan (@guangzhou)
Acılı mı olsun Acısız mı ?
09.11.18 beğen cevap
utku (@morpheusu)
madem suratına kan gelecek o zaman MERHABA. ;)
09.11.18 beğen 1 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

“Kişi  aklından  çıkarıp atmak istediği şeyleri  fotoğraflar.” paylaşım fotoğrafı
“Kişi aklından çıkarıp atmak istediği şeyleri fotoğraflar.”
" ..herkes gelip geçer, insan kendine kalır...
İbrahim Tenekeci
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Taşın kalbi yok; ama onu bile yosun sarar. paylaşım fotoğrafı
" Taşın kalbi yok; ama onu bile yosun sarar."
Bir yalnızlık bu, hiç izin kullanmamış

Dışardan kilitlenir, sen içerde kalırsın.

Herkesin lehine çekilmek gitmek İstersin, yapamazsın.
İbrahim Tenekeci
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Onur CİN

Onur CİN

@onnurcnn

İbrahim Tenekeci - Rahmet ile Zahmet Arasında
Birlik ve beraberlik vurgusunu bu denli sık yapmamızın birinci nedeni, hemen yanımızda duran yakıcı, yıkıcı ve yorucu örneklerdir. Irak, Suriye…

Kendi içimizde görüş ayrılıkları yaşıyor olabiliriz. Fakat ana fikrimizin daima Türkiye olması gerekir. Başkaları için değil, millet ve memleket için kullanışlı olalım.

Meclisteki bazı partiler, iktidara değil, memlekete muhalefet ediyor gibiler.

Bu toprakları vatan belleyen, kendi ülkesini müdahaleye açık hale getirmeye çalışmaz. Vatandaş ile karındaş birbirine uzak sayılmaz.

Sadece birtakım meslekler değil, kimi fikirler de insanı aslından uzaklaştırıyor. Başka bir şeye dönüştürüyor. Mesela: Hem insan hakları ve hürriyetten bahsediyor, hem de ülkemize gelen muhacirlere hasımlık ediyor. Nerede duruyor olabilir?

Fikir özgürlüğünü dilinden düşürmeyen birçok kimsenin başka bir görüşe katlanamadığını görüyoruz. Kendine isterken samimi, başkaları söz konusu olunca tutarsız. Geçen gün “halk birden büyüktür” yazan bir afiş gördüm. Bu düşünceye göre, mevcut cumhurbaşkanına oy veren milyonlarca insan halktan sayılmıyor. Bunun devamı “yaşasın halkların kardeşliği.” Nasıl ve ne şekilde olacak?

Burada siyasi görüşten yahut ideolojik farktan söz edemeyiz. Söz konusu olan, ağır tahammülsüzlüktür.

Esas dert bu gibi geliyor bana: Yıllar boyunca iç tehdit olarak görülen ve gösterilenler, bugün devleti yönetiyor. Hazımsızlığın kaynağı burasıdır. Kutuplaşma konulu cümlelere de evvela bu pencereden bakmak gerekiyor.

Orası öyle de burası nasıl? İslâm kardeşliğini savunanların birbirlerine yapıp ettikleri malumdur. Bunu görmek için siyaset kulislerine, ortak mekânlara veya dergi mahfillerine gitmeye gerek yok. Sosyal medyada kısa bir gezinti yapmak, durumun vahametini öğrenmek açısından yeterlidir.

Kardeşlik, itimat demektir. İtimat ise itikat ister. Sözle değil, gönülle olur.

Allah olmayana da versin diye dua etmekle vazifemizi yapmış, sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmuyoruz. Bunun gibi bir şey. Kardeşlik için, birlik ve beraberlik için karşılıklı adım atmak şarttır. Tek taraflı adımlar, insanı usanç kapısına götürür. Orada bıkkınlık vardır.

Hangi görüşten olursak olalım, cevaplamamız gereken temel soru şudur: Birliğin rahmeti mi, ayrılığın ve ikiliğin zahmeti mi? Tercihimiz nedir?

Birinci şıkkı seçenlere söyleyelim: Daha anlayışlı ve kibar olmalıyız. O kadim usulü korumalı, birbirimize üslupla yaklaşmalıyız.

Adalet ve liyakatten ayrılamayız. Bu ikisinin aynı dünyaya ait olduğunu düşünüyoruz. Adalet, hakkın yerine gelmesidir.

Karşımızdakini dikkatle dinlemeliyiz. Anlamamışsak sormalıyız. Bir şeyi anlamadığımız vakit, anlamsız olmuyor o.

Nihayetinde herkeste aynı hassasiyeti bulamayacağımızı biliyoruz. İyilik, güzellik ve insaniyetle inatlaşanlar her devirde olmuştur, olacaktır. Böyle kimselerin millet katında, yani ana gövde karşısında hükmü yoktur. Numune olarak kalmaya mahkûmdurlar.
İbrahim Tenekeci
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Onur CİN

Onur CİN

@onnurcnn

İbrahim Tenekeci - Yazamamak
Bazen isteksizlik olur. Konuşmak, yazmak, hatta iş yapmak istemezsiniz. Buna, insanın kendine kalması diyebiliriz.

Yazmak kadar yazamamak da kıymetlidir. Kimi zaman yazmak konusunda gönülsüz olabilirsiniz. Yazma gerekçeniz kaybolabilir. Harfler, kelimeler sizden uzaklaşır.

Mesela beş aydır şiir yazamadım. Yazıyor, siliyorum: “Üvey anne dilimi, hep bunu gördük” gibi şeyler. Beklemek de sanata ve hayata dâhildir.

Anlam sadece seste aranmaz. Sessizlik de derin manalar içerir. Hal ehli için hayli okunaklıdır.

Susmak ile sükût etmek arasında fark olduğunu düşünüyorum. Susmak, dile getirmekten belli bir süre vazgeçmektir. Sükût ise sessizliğe bürünmenin kendisidir. Ormana gittiğimizde, kuş seslerine rağmen, ortamın ne kadar sessiz olduğunu söyleriz.

Cemal Şakar’ın o eşsiz cümlesiyle derdimizi anlatalım: “Seçilmiş yalnızlık olgunlaştırıcı, içine düşülen yalnızlık ise çürütücüdür.” Sanki böyle bir farktan bahsediyoruz.

Kendimize mahsus bir dünya kurmak ile dünyayı kendimizden ibaret sanmak iki zıt noktadır. Bunu da bu bahse ilave edelim.

Yalnız kendi kazancını düşünen, kayıpların en büyüğünü yaşıyor olabilir. Bilemeyiz.

***

Artık yarı zamanlı hayatlar yaşıyoruz. Birçok şey yarım. Dostluklar, fikirler, yürüyüşler. Birbirimize cevabını bildiğimiz sorular yöneltiyoruz. Bu tür sorular, çoğunlukla iyi niyet taşımaz.

Sürekli konuşarak karşımızdaki insanı anlayamayız. Anlamak, susmaktan yapılmış gibidir. İnsanı, zamanı ve mekânı anlamak için galiba susmak gerekiyor. İşitmek kolay. Önemli olan duymak ve anlamaktır.

İlgisiz gibi görünen bir örnek: Tarlayı nadasa bıraksak bile toprak beklemez. Hayat toprağın altında ve üstünde topyekûn devam eder. Bitkiler, böcekler. Aslında dinlenen tarla değil, biz oluyoruz. Anlam, varlığını sürdürüyor.

Hepimiz bir yerlere borçluyuz. Borçtan kurtulmanın iki yolu vardır; ödemek yahut inkâr etmek. Birincisinde gerçekten kurtulmuş ve huzuru bulmuş hale geliyoruz. İkinci şıkkı tercih edenler, sadece vefanın uzağına düşmüş olmuyorlar.

Camiamızda daha sık görmeye başladığımız başka bir durum: Bir insanın başarısını en son kendi çevresi kabul ediyor. İşleriniz veya eserleriniz umulmadık adreslerde, oldukça uzak diyarlarda yankı bulabiliyor. Buna karşılık, en yakınınızdaki kimseler garip ve anlaşılmaz tavırlar sergileyebiliyor.

Bazen kendime diyorum. İnşallah böyle biri değilimdir. Yanında olduğum, yakınında yer aldığım insanların değerini anlıyor, kıymetlerini biliyorumdur.

Yazımızın başlığı ‘yazamamak’ olsa da bir şeyler yazmış görünüyoruz. Bazen olur, bazen olmaz. Hayat böyledir.
İbrahim Tenekeci
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Tüfeksiz Hareketler
2009
Peltek Vaiz kitabının da yazarı İbrahim Tenekeci tarafından kaleme alınan Tüfeksiz Hareketler kitabı Roman (Yerli), Öykü (Yerli) türünde okuyucusu ile buluşuyor. Profil Yayıncılık yayınevinden 2009 yılında 9789759962821 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Tüfeksiz Hareketler isimli kitap 152 sayfadan oluşuyor. Tüfeksiz Hareketler kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Peltek Vaiz
1970
Tüfeksiz Hareketler kitabının da yazarı İbrahim Tenekeci tarafından kaleme alınan Peltek Vaiz kitabı Şiir, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Profil Yayıncılık yayınevinden 1970 yılında 9789759961534 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Peltek Vaiz isimli kitap 48 sayfadan oluşuyor. Peltek Vaiz kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Uçuş Denemeleri
2005
Tüfeksiz Hareketler kitabının da yazarı İbrahim Tenekeci tarafından kaleme alınan Uçuş Denemeleri kitabı Deneme, Araştırma - İnceleme türünde okuyucusu ile buluşuyor. Profil Yayıncılık yayınevinden 2005 yılında 9789759960339 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Uçuş Denemeleri isimli kitap 72 sayfadan oluşuyor. Uçuş Denemeleri kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Giderken Söylenmiştir
2005
Tüfeksiz Hareketler kitabının da yazarı İbrahim Tenekeci tarafından kaleme alınan Giderken Söylenmiştir kitabı Şiir (Yerli) , Cumhuriyet Dönemi türünde okuyucusu ile buluşuyor. Profil Yayıncılık yayınevinden 2005 yılında 9789759960353 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Giderken Söylenmiştir isimli kitap 64 sayfadan oluşuyor. Kitap En iyi şiirler ve şairler listesinde de yeralmaktadır. Giderken Söylenmiştir kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Ağır Misafir
2012
Tüfeksiz Hareketler kitabının da yazarı İbrahim Tenekeci tarafından kaleme alınan Ağır Misafir kitabı Şiir (Yerli) , türünde okuyucusu ile buluşuyor. Profil Yayıncılık yayınevinden 2012 yılında 9789759961749 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Ağır Misafir isimli kitap 72 sayfadan oluşuyor. Kitap En iyi şiirler ve şairler listesinde de yeralmaktadır. Ağır Misafir kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
10
2 oy
0