up
ara
Josef Vissaryonoviç Çugaşvili Stalin

Josef Vissaryonoviç Çugaşvili Stalin

zeynep koçoğlu

zeynep koçoğlu

@zeynepkocoglu

Nasıl bir zamanlar feodal sistemin yerini kapitalist sistem aldıysa, kapitalist sistemin yerini de sosyalist sistem alabilir.
1 yorum
Aciz Mahluk (@acizmahluk)
Feodalitenin ekonomik düsturu kapitalizm değil mi? Her ikisinde de üretim araçları ayrıcalıklı azınlıklara ait ve mülklerin kullanım sınırı tamamen bu azınlıkların takdirinde. Biri ağa, bey öbürü patron, işveren
12.02.19 beğen cevap
zeynep koçoğlu

zeynep koçoğlu

@zeynepkocoglu

İnsanların varlığını belirleyen biliçleri değil, tersine, bilinçlerini belirleyen sosyal varlıklardır./ Karl Marx
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Bilimsel sosyalizmin teorik temeli, Marx ve Engels'in materyalist teorisidir. Bu teoriye göre, toplumsal hayatın gelişmesi, bütünüyle, üretici güçlerin gelişmesiyle belirlenir. Eğer feodal toprak beyliği sisteminin yerini, burjuva sistem almışsa, bunun "kabahati", burjuva sistemin ortaya çıkışını kaçınılmaz kılan üretici güçleringelişmesinde yatar. Ve gene, bugünkü burjuva sistemin yerini, kaçınılmaz olarak,sosyalist sistem alacaksa, nedeni, bunu, modern üretici güçlerin gelişmesinin gerekli kılmasıdır. Bundan, kapitalizmin yıkılması ve sosyalizmin kurulması biçimindeki tarihi zorunluluk doğar. Bundan, ülkülerimizi insanların kafalarında değil, üretici güçlerin gelişmesinin tarihinde aramamız gerektiği marksist önerme doğar
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Grevler, boykot, parlamentarizm, toplantılar, gösteriler, hepsi, proletaryayı
hazırlamada ve örgütlemede araç olarak iyi mücadele biçimleridir. Ama bu
araçlardan hiç biri mevcut eşitsizliği ortadan kaldıramaz. Bütün bu araçlar, bir tek temel ve belirleyici araç halinde toplanmalıdır; proletarya kapitalizmi temelinden yıkmak için burjuvaziye karşı kararlı bir saldırıya geçmelidir. Bu asıl ve belirleyici araç, sosyalist devrimdir.
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Tarih göstermektedir ki, mülkiyet biçimi, doğrudan doğruya, üretim biçimi
tarafından belirlenmektedir ve bunun sonucu olarak, üretim biçimindeki bir değişmenin ardından, er geç, kaçınılmaz olarak, mülkiyet biçiminde bir değişiklik gelmektedir. Bir zamanlar, mülkiyet, komünist bir nitelik taşıyordu, ilkel insanın dolaştığı ormanlar ve alanlar, bireylere değil, herkese ait bulunuyordu. O zamanlar, neden komünist mülkiyet vardı? Çünkü üretim komünist nitelikteydi, emek, ortak olarak, kolektif bir biçimde harcanıyordu; herkes birlikte çalışıyor ve biri, öteki olmadan yapamıyordu, Mülkiyetin bireyci (özel) bir niteliğe büründüğü, insanın gereksindiği her şeye (tabii ki, hava, güneş ışığı vb. dışında) özel mülkiyet gözüyle bakıldığı, değişik bir dönem, küçük-burjuva üretimi dönemi başladı. Bu
değişikliğe yol açan şey nedir? Üretimin bireyci hale gelmesi gerçeği; herkes,ötekilerden ayrılarak, kendisi için çalışmaya başladı. Nihayet yüzlerce ve binlerce işçinin, bir çatı altında, bir fabrikada toplandığı ve kolektif emek harcadığı, geniş çaplı kapitalist üretim dönemi geldi. Burada, herkesin kendi yoluna gittiği eski bireysel çalışma yöntemini göremezsiniz; burada, her işçi, işinde, fabrikanın kendi
bölümündeki yoldaşlarıyla yakından ilişkidedir ve hepsi de diğer bölümlerle ilişkiiçindedir. Fabrikanın tümündeki işçilerin boş kalması için, bir bölümün işi durdurması yeterlidir. Görüldüğü gibi, üretim süreci, emek, daha şimdiden toplumsal bir niteliğe bürünmüş, sosyalist bir renk kazanmıştır. Ve bu, yalnızca tek tek fabrikalarda değil, bütün sanayi dallarında ve sanayi dalları arasında ortaya çıkmaktadır. Bütün sanayii zor durumda bırakmak için, demiryolcuların greve gitmesi yeter, bütün fabrikaların ve değirmenlerin bir süre sonra kapanması için, petrol ve kömür sanayilerinin işlemez olması yeter. Burada, üretim sürecinin, toplumsal, kolektif bir niteliğe büründüğü ortadadır. Ancak, mal
edinmenin özel niteliği, üretimin toplumsal niteliğiyle çeliştiğine göre, günümüzün kolektif emeği, kaçınılmaz olarak, kolektif mülkiyete yol açacağına göre, sosyalist sistemin, gecenin gündüzü izlemesi kadar kaçınılmaz bir biçimde kapitalizmi izleyeceği kendiliğinden anlaşılır.
0 yorum
Gole Gandom

Gole Gandom

@buseozlu

Sınıfların olmadığı, zenginin de, fakirin de bulunmadığı bir yerde, devlete, yoksulu ezen, zengini koruyan siyasi güce de gerek yoktur. Dolayısıyla, sosyalist toplumda, siyasi gücün varlığına da gerek olmayacaktır.
0 yorum
Sence kaç puan almalı?
0
0 oy
0