up
ara
Alfred De Musset

Alfred De Musset

tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Ah, Marianne! Güzellik belalı bir nimettir. Bilgeliğiyle övünen güzellik, cimriliğin kardeşidir. İnanın bana, zaafı çok defa bağışlanır da zulmü bağışlanmaz
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Dudaklarınızın kibarlığına diyecek yok ama gönlünüz pek ucuza sarhoş oluyor
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

MARIANNE

Yine mi burdasınız senyor Octave? Şimdiden masa başında? Tek başına içmek biraz sıkıcı olmalı.

OCTAVE

Herkes beni bırakıp gitti. Kendi kendime arkadaşlık etmek için etrafı çift görmeğe çalışıyorum.
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Hayalinde ip üstünde oynayan bir cambaz canlandır; sırmalı pabuçlar giymiş, sırığı elinde, yerle gök arasında duruyor. Sağında solunda kupkuru, ihtiyar yüzler, cılız, uçuk hayaletler, durup dinlenmek bilmeyen alacaklılar, akrabalar, metresler... Bir sürü garip yaratık eteğine yapışmış, öteye beriye çekiştiriyor, dengesini bozmaya çabalıyor. Etrafına anlamsız sözler, süslü, abartılı kelimeler üşüşüyor; uğursuz kehanetler bir bulut halinde siyah kanatlarıyla gözlerini kaplıyor. O yine doğudan batıya, bir tüy kadar hafif yürüyüşüne devam ediyor. Aşağı baksa başı dönüyor, yukarı baksa ayağı kayıyor. Rüzgârdan hızlı yürüyor; kendisine doğru uzanan bütün ellere rağmen, o kendi elindeki neşe dolu kadehten bir damla bile dökmüyor. İşte benim hayatım sevgili dostum; işte ben buyum.
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Ben neden böyleyim? Eski bir özdeyiş çapkınlar için tüm kadınların birbirine benzediğini söylemiyor mu? Peki, neden birbirine benzeyen aşkların sayısı bu kadar az? Neden bu kadını senin seveceğin gibi sevemiyorum? Octave sen onu tıpkı benim bir başka kadını sevebileceğim gibi sevecektin. Tüm bunlara hiçbir anlam veremiyorum. İki mavi göz, iki kırmızı dudak, beyaz bir elbise ve iki beyaz el. Niçin sana neşe, heyecan veren, seni bir mıknatıs gibi çeken şey, beni böyle hüzünlü, hareketsiz kılıyor? Bir şeyin neşeli ya da hüzünlü olduğunu kim söyleyebilir? Hakikat gölgeden başka bir şey değil. Hayal ya da çılgınlık ne dersen de, onu güzelleştiriyor. O zaman çılgınlık güzelliğin kendisi oluyor. Her insan baştan aşağı şeffaf bir örtüye bürünmüştür, onun içinde yürür; etrafında ormanlar, dereler, ilahi çehreler gördüğünü hayal eder; uçsuz bucaksız tabiat gözlerinin önünde bin bir renkle sihirli bir halı gibi serilir.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Ufukta parlayan yıldız kendisine bakan gözleri bilmez, ama dağın yamacında yürüyen en meçhul çoban bile o yıldızı tanır.
ataç ikon Şamdancı
9 (1 oy)
0 yorum
Sence kaç puan almalı?
0
0 oy
0