up
ara
Marcel Proust

Marcel Proust

Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Bir kişiye yaklaşmaya insanı en fazla davet eden şey, kendini ondan ayıran şeydir; sessizlikse, aşılması en imkansız engeldir!
ataç ikon Guermantes Tarafı Kayıp Zamanın İzinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Sessizliğin bir güç olduğu söylenir; bambaşka bir anlamda, sevilen kişinin emrinde, korkunç bir güçtür. Bekleyenin sıkıntısını arttırır.
ataç ikon Guermantes Tarafı Kayıp Zamanın İzinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Hissikablelvuku

Hissikablelvuku

@hissikablelvukuu

İnsan bekleyiş içindeyken,arzuladığı şeyin yokluğundan ötürü o kadar ızdırap çeker ki, bir başka mevcuditeye tahammül edemez.
ataç ikon Sodom ve Gomorra
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Birtakım nesneleri, kişileri, başkalarından ayırt edip bir atmosfer yaratabilmeyi ancak hayal gücü ve inanç başarabilir.
ataç ikon Guermantes Tarafı Kayıp Zamanın İzinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Uzaktaki şeyler bazen yakındakilerden daha tanıdık olabilir bizim için.
ataç ikon Guermantes Tarafı Kayıp Zamanın İzinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

İsim’lerin kendilerine yüklediğimiz bilinmezliğin imgesini bize sunarak, bizim için ben gerçek bir yeri işaret ettiği, hem de bu sebeple bizi bilinmezle gerçeği özdeşleştirmeye zorladığı (o kadar ki, bir şehre, içinde barındırması mümkün olmadığı halde artık isminden koparıp, atamadığımız bir ruhu aramaya gideriz) yaşta, bu İsim’ler, alegorik resimler gibi sadece kentlere, ırmaklara bir kişilik kazandırmaz, sadece maddi dünyayı farklılıklarla bezeyip harikalarla donatmaz; sosyal dünyaya da bütün bunları katar.
ataç ikon Guermantes Tarafı Kayıp Zamanın İzinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Ben sözüme ruhumu verdim, yükseldi, yükseği incittim, böyle!…” paylaşım fotoğrafı
"Ben sözüme ruhumu verdim, yükseldi, yükseği incittim, böyle!…”
Bundan böyle sizi asla görmeyeceğim, asla…

Ancak ruhum görebilecek sizi; bunun için de, aynı anda birbirimizi düşünmemiz gerekir.

Ben canınız isterse girebilesiniz diye ruhumun daima size açık olması için hep sizi düşüneceğim.

*Küçük sevinçler bekler insan, büyük mutsuzluklara da sırf bunun için katlanır zaten
Marcel Proust
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Onun bizi sevdiğinden emin olmaya ihtiyaç duymaksızın onu sevmenin hazzıyla yetiniriz…” paylaşım fotoğrafı
" Onun bizi sevdiğinden emin olmaya ihtiyaç duymaksızın onu sevmenin hazzıyla yetiniriz…”
Aşkın nesnesini, karşımızda yatan bedene hapsolmuş bir varlık zannederiz.

Ama ne yazık ki, aşkın nesnesi, o varlığın, uzayın bütün noktalarındaki, geçmişteki ve gelecekteki uzantısıdır.

O varlığın filan yerle, filan saatle bağ­lantısına sahip değilsek, ona sahip olamayız. Bütün bu noktalara ulaşmamız ise imkânsızdır.

Bu noktalar bize gösterilse, onlara kadar uzanabilirdik belki. Ama el yordamıyla arar, bulamayız onları. Ardından da güvensizlik, kıskançlık, zulüm gelir.

Saçma sapan bir iz peşinde değerli zamanlar kaybederiz ve gerçeğin yanından fark etmeden geçeriz.

*Mahpus'ta böyle anlatıyor aşkın trajedisini, gerçeğin yanından fark etmeden geçmek.

İtiraf gibi bir cümleyi de söylemeyi ihmal etmiyor.

"Herşey bir yalandı, ama bu yalana kendi ölümümden başka bir çözüm aramaya cesaretim yoktu."
Marcel Proust
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Bearded Angler

Bearded Angler

@beardedangler

Marcel Proust
Ama zihinsel görüş açısının benzersiz,hem de şükredilecek yasası (gerçeği başkasında bulamayacağımızı ve bunu yaratması gerekenin biz olduğunu belirten yasa) aracılığıyla,bu yazarların bilgeliklerinin sınırı olan şey bize ancak kendi bilgeliğimizin başlangıcı olarak belirebilir.

öyle ki,bize söyleyebilecekleri her şeyi söyledikleri an,hâlâ bir şey söylememiş oldukları duygusunu verirler.

Zaten,eğer onlara yanıtlayamayacakları sorular sorarsak bize veremeyecekleri yanıtlar da istemiş oluruz.

Çünkü şairlerin bizde uyandırdığı aşk etkisinin dışavurumlarından biri,kendileri için sadece kişisel heyecan belirtisi olan şeylere edebi bir önemle bağlanma duygusu uyandırmasıdır. Bize gösterdikleri her tabloda,dünyanın geri kalanından farklı ve bizi ta içine sokmalarını istediğimiz olağanüstü manzaraya şöyle bir bakış sunuyor gibidirler sadece.

(marcel proust)
Marcel Proust
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Anılarından kale yapıp sığınsa bile  yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye... paylaşım fotoğrafı
"Anılarından kale yapıp sığınsa bile yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye..."
Ne yazık bilhassa geceleri,

Kendini esir saydığı odadan kaçan kuş,

Dönerek çarpar cama, biter ümitsiz uçuş.


*Döne döne insanın kendine çarpması, anılar ki ömrün dokunulmaz külleri, anılar insana dost mu olur, düşman mı bilinmez...*
Marcel Proust
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Kitap, sessizliğin çocukları ve yalnızlığın yapıtlarıdır..!  paylaşım fotoğrafı
"Kitap, sessizliğin çocukları ve yalnızlığın yapıtlarıdır..! "
Istırap insan psikolojisine psikoloji biliminden çok daha derinlemesine nüfuz eder.

*Şiir de hem ızdırap, hem ızdırabın umudu, bu gerçek şiirin insan kalbine muhkem kaleler inşaa ettiği gibi, o kaleleri yıkıp viran da edebiliyor. Böyle bir yoruma ispat olsun diye bir şiir de bırakmak güzel olur.

"Şimdi bütün anmalar bir susmanın içinde..
Şimdi bütün susmalar bir odanın içinde..

Anlatmaya bir sözcük, bir bakış arıyorlar,
Önce sakladıkları, bir adamın içinde."

Özdemir Asaf
Marcel Proust
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Beden için sağlıklı olan tek şey mutluluktur; ama zihni güçlendirip geliştiren kederdir. paylaşım fotoğrafı
"Beden için sağlıklı olan tek şey mutluluktur; ama zihni güçlendirip geliştiren kederdir."
Oysa aşka ilişkin anılar, hafızanın genel yasalarından bağımsız değildirler; hafızanın kuralları da, alışkanlığın daha genel yasalarına tabidirler.

Alışkanlık her şeyi zayıflattığı için, bir insanı bize en iyi hatırlatan şey, aslında unuttuğumuz şeydir.Önemsiz olduğu için unutulmuş ve bu sayede bütün gücünü koruyabilmiştir çünkü.

İşte bu yüzden, hafızamızın en güçlü kısmı bizim dışımızda, cisentili bir rüzgârda, bir odanın rutubet kokusunda veya yanmaya başlayan bir ateşin ilk andaki kokusundadır; kendi benliğimize ait, zekamızın ise yaramaz diye küçümsediği şeyi, geçmişin son ve en güçlü kalıntısını, bütün göz yaşlarımız dinmiş gibi görünürken hâlâ bizi ağlatabilen şeyi bulduğumuz her yerdedir.

Bizim dışımızda mı..? Daha doğrusu içimizdedir, ama bizim kendi bakışımızdan gizlenmiş, iyi kötü devam eden bir unutuşa gömülmüştür.

Ancak bu unutuş sayesindedir ki, ara sıra eski benliğimizi bulur, olaylar karşısında o eski benlik gibi tavır alır, artık kendimiz değil, o insan olduğumuz için ve şimdi bizim ilgisiz kaldığımız şeyi o insan sevdiği için, yeniden acı çekeriz.

Günlük hafızanın parlak aydınlığında, geçmişin hayalleri yavaş yavaş solar, silinir, sonunda geriye bir şey kalmaz; onları bir daha bulmamız mümkün değildir artık.

Daha doğrusu, bazı kelimeler özenle unutuşa gömülmüş olmasaydı, bu hayalleri bulmamız mümkün olmazdı; tıpkı bir nüshası ulusal kütüphane'ye teslim edilmeyen bir kitabın bulunmasının imkansız olabileceği gibi.


*Ah hafıza, huzurumun baş düşmanı.” demişti Miguel De Cervantes , Orhan Kemal " Güçlü bir hafıza, ağır bir cezadır. Ve işin kötüsü, iyi anıları nadiren, kötü anıları sıklıkla hatırlatır.” diyor.

Hafizamızın parlak aydınlığı ne kadar silinde de, geçmiş özenle gömülse de bir korunakta sanki saklı duruyor gibi, yeni düşlere umutlara ne kadar kucak açacak da, geçmişin hüznünü varlığını çıkaran o kadar çok şey var ki, tahattür etmemek imkansız...*
Marcel Proust
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Sodom ve Gomorra
1970
A l'ombre Des Jeunes Filles en Fleurs kitabının da yazarı Marcel Proust tarafından kaleme alınan Sodom ve Gomorra kitabı Dünya Klasikleri, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Yapı Kredi Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9789753637480 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Sodom ve Gomorra isimli kitap 546 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Roza Hakmen çevirmiştir. Kitap Türk ve Dünya Edebiyatından Okunması Gereken Seçkin Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Sodom ve Gomorra kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
A l'ombre Des Jeunes Filles en Fleurs
1970
Sodom ve Gomorra ve Mahpus - Kayıp Zamanın İzinde (beşinci kitap) kitaplarının da yazarı Marcel Proust tarafından kaleme alınan A l'ombre Des Jeunes Filles en Fleurs kitabı Eğitim, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Multilingual Yabancı Dil Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9782877141420 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan A l'ombre Des Jeunes Filles en Fleurs isimli kitap 478 sayfadan oluşuyor. A l'ombre Des Jeunes Filles en Fleurs kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Mahpus - Kayıp Zamanın İzinde (beşinci kitap)
2000
Sodom ve Gomorra kitabının da yazarı Marcel Proust tarafından kaleme alınan Mahpus - Kayıp Zamanın İzinde (beşinci kitap) kitabı Dünya Klasikleri, Roman (Çeviri) türünde okuyucusu ile buluşuyor. Yapı Kredi Yayınları yayınevinden 2000 yılında 9789753639859 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Mahpus - Kayıp Zamanın İzinde (beşinci kitap) isimli kitap 409 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Roza Hakmen çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Mahpus - Kayıp Zamanın İzinde (beşinci kitap) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sainte-Beuve'e Karşı
1970
Sodom ve Gomorra ve A l'ombre Des Jeunes Filles en Fleurs kitaplarının da yazarı Marcel Proust tarafından kaleme alınan Sainte-Beuve'e Karşı kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Doğu-Batı Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9789758717170 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Sainte-Beuve'e Karşı isimli kitap 227 sayfadan oluşuyor. Sainte-Beuve'e Karşı kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yakalanan Zaman - Kayıp Zamanın İzinde (yedinci kitap)
1970
Sodom ve Gomorra kitabının da yazarı Marcel Proust tarafından kaleme alınan Yakalanan Zaman - Kayıp Zamanın İzinde (yedinci kitap) kitabı Dünya Klasikleri, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Yapı Kredi Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9789750803291 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Yakalanan Zaman - Kayıp Zamanın İzinde (yedinci kitap) isimli kitap 355 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Roza Hakmen çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Yakalanan Zaman - Kayıp Zamanın İzinde (yedinci kitap) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
À La Recherche Du Temps Perdu
2011
Başrollünde oyuncu Bernard Farcy yer aldığı, yönetmenliğini Nina Companéez üstlendiği film Dram türünde izleyicisini bekliyor. Beyaz perdede Dram, türlerinde sinema filmlerinden hoşlanan izleyicilere hitap eden À La Recherche Du Temps Perdu isimli filmi izlediyseniz inceleme ve replik eklemenizi unutmayın. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
10
1 oy
0