up
ara
Mehmed Fuad Köprülü

Mehmed Fuad Köprülü

Ömer Karaca

Ömer Karaca

@omerkaraca

Gelmiş geçmiş en iyi tarihçilerdendir.
Mehmed Fuad Köprülü
ünlüye puan vermedi
beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyza ོde

Hanımcı Beyza ོde

@koraycem

Zülfü kemendin ald’ele cellâd gamzesi
Benzer Figânî zulm ile berdâr eder seni

Figânî

Sevgilinin saçı, idamda kullanılan kemende benzetilir. Aşığın, görünm ihtimali çok düşük olan sevgilinin saçını görünce boynuna ip geçirilmiş gibi olur.

Gamze, bilindiği gibi sevgilinin çaktırmadan âşığı süzmesi, ona bakmasıdır. Bu bakışlar da cellat gibi âşığı öldürür.

Bu, zulüm ile dar ağacına asılan idam mahkumunun durumuna benzer.

Şair hem âşığın durumun hem de idam mahkumunun durumunu birbiriyle ilişkilendirerek dile getirmiştir. Bunun en güzel örneğini Necâtî vermiştir:

Ayağı yer mi basar zülfüne berdâr olanın
Zevk ü şevk ile verir cân ü seri döne döne

NECÂTÎ

İdam mahkumları halka açık yerlerde idam ediliyordu. Millet Kütüphanesi'nde bir mecmuada Gül Bekri diye birisinin idamının anlatıldığı bir tarihi okuyordum. Cellat elindeki kemendi mahkumun boynuna geçiriyor. Sıkıyor, sıkıyor, sıkıyor...
"Cellat Gül Bekri'nin üzerine atıldı." sözlerini okuyunca kitabı kapattım. İçim acıdı. Şairlerimiz de gördükleri bu acı manzarayı beyitlerinde tablolaştırmışlar...

Menkıbe vardır : " Bir kavim varmış. Cehennem korkusundan ibadet ederlermiş, onlara Abdü'l-Cehennem demişler. Bir kavim de cennete gitme arzusuyla ibadetlerini aksatmazlarmış, onlara da Abdü'l- Cennet demişler. Bir kavim de varmış, onlar da Allah rızası için ibadet ederlermiş, onlara da Abdullah demişler. Allah'ın kulu.

Cennet arzusu, cehennem korkusu değil, Allah aşkı. Fuzûlî'de hep İlâhî aşk vardır. Bu beyitler de apaçık onu dillendiriyor. Yunus'un dörtlüğü de açıklayıcı olmuş...


Okların cân almağa tîğınla yoldaş oldular
Sînelerden kan yalaştılar karındaş oldular

ÂHÎ

Ben şiirin söylendiği devrin sosyal hayatıyla ilgili izler görmeye bayılıyorum. Onun için böyle konular üzerinde durmak istiyorum. Herkes türlü şekillerde beyitleri inceleyebilir. Güzel de olur.

16.asırdan bugüne gelen bir geleneği anlatıyor şair. 1980'li yılların başlarında Bağcılar ve Güngören'in kasaba gibi olduğu zamanlarda arkadaşlarımızla kan kardeş olmak için kolumuzda bir yeri keser, birbirimizin kanını emerdik. Daha sonra kanayan yaraları birbirinin üstüne yapıştırarak kan kardeşi olurduk.
ataç ikon Divan Edebiyatı Antolojisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah

Birçok karineler bu hususla şüpheye
imkân bırakmıyor ki, Rûm Selçuklan Şii bir mezhebe mensuptular.
ataç ikon Anadolu'da İslamiyet
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Sence kaç puan almalı?
0
0 oy
0