up
ara
Sude Naz Göl

Sude Naz Göl

haki göl

haki göl

@haki

Burçak’ı evinden almak için evlerinin bulunduğu sokağa girdim, evden çıkması için haber verecektim. Telefonumu çıkarttım, kilidi açtığım sırada güçlü bir omuz bana vurdu ve elimdeki telefon yere düştü. Onu almak için eğildiğimde boynumda keskin bir acı hissettim...
Gözlerimi yavaş yavaş açtığımda her yer karanlıktı. Tahminime göre, ağzımda ve gözlerimde bez vardı. Kollarım ve ayaklarım bir sandalyeye bağlanmıştı. Biri beni kaçırmıştı ancak kimin ve neden yaptığını bilmiyordum. Gözlerim bağlandığından dolayı hiçbir şey göremiyordum. Ayak sesleri duyduğumda sevindim. Gelen kişi beni kurtarabilirdi. Ayak sesleri kesildiğinde, yüzüm sağa döndü. Bu kişi kimse bana durduk yere tokat atmıştı.
yakamoz sayfa 118
ataç ikon Yakamoz
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
haki göl

haki göl

@haki

En azından bir tane de olsa birine ulaşabilmekti. Her kitabın savunduğu, hissettirdiği bir ana fikir vardır elbet. Benimde vardı tabi ki. Vazgeçmek. Fazlasıyla kolaydır baktığımızda. Veya umursamamak. Peki, savaşan insanlar? Onlardan olmak istemez miydik? Acıyı unuttuğumuzda mı, yoksa savaştığımız da mı kazanmış oluyoruz? Bunu biraz düşündüm. Ve ortaya bunlar çıktı.
Asıl vermek istediğim mesaj şu: Yanlışlar yapıyoruz, yaşıyoruz. Kaybediyoruz, acı çekiyoruz. Hepsinin bir anlamı vardır elbette. Bunları sorgulayamam ancak bunları neden yenmeliyiz bunun hakkında birçok yazı yazabilirim. Bizler neden asi olmayalım ki? Neden ruhumuzdaki yaraları kapatmayalım ki?
Bu gün değişelim ve kendimizi asi olmaya zorlayalım. Kırılanlara, yaşananlara bir duvar oluşturalım. Kendi dünyamızı kuralım. Bir oyun oynayalım. Tek kural olsun; acık yok! Tekrar tekrar kuralım ve mutlu olalım.
ataç ikon Yakamoz
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
haki göl

haki göl

@haki

“Ve siz bayım, papatya falına bakmak yerine, biraz su verseydiniz! Onları incitmek yerine okşamayı seçseydiniz, ellerinizde kan değil bir buket belirecekti…’’
“Ve siz bayan, bir katilin gözlerindeki denize değil, ellerindeki kana dikkat etseydiniz zarar göreceğinizi anlardınız!”
ataç ikon Yakamoz
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
haki göl

haki göl

@haki

Kötü bakışlarımı fark etmiş olacaktı. Ağzını kapatmayı tercih etti ve bana bir pamuk şeker aldı. Pamuk şekeri bir çocuk gibi orama burama bulaştırmam, onu çok eğlendiriyordu. Kahkahalarını durdurmuyordu. Bir süre sonra ben de ona katılmaya başladım. Pamuk şekerimin bittiği sıralarda evime varmıştık. Boy farkımızdan yükselerek, dudağına küçük bir buse bırakarak çekildim.
Bu ilk öpüşmemiz değildi. Evet, ilk öpücüğümü ona vermiştim, bundan pişman değildim ancak ben, her öpüşmemizde heyecanlanmadan duramıyordum. Aşk, neden bu kadar iyi hissettirebiliyordu?
Mert, bana sıcak bir gülümseme gönderdi. Ben de başak bir gülümseme ile ona karşılık verdim. Bu çocuğa asla kızamıyordum. Sevgim her zaman bir kalkan gibi bunu engelliyordu. Umarım bu asla sona ermezdi...
Yakamoz sayfa 26
ataç ikon Yakamoz
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
haki göl

haki göl

@haki

“ Bazen sadece deniz olmak istiyordum. Kuş da olmuştum. Kanatlarımı kırmış ve özgürlüğümü elimden almışlardı. Daha sakin bir şey... Deniz olabilirdim, belki. Benden de tuzlu bir deniz olurdu, anca... Sadece dalgaları hissetmek, üstümde özgürce uçuşan martıları görmek ne harika olurdu! Bir de bakarım tüm masumluklarıyla çocuklar beni izler. Bir bakarım, iki sevgili aşklarından bahseder...”

Yakamoz sayfa 13
ataç ikon Yakamoz
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
haki göl

haki göl

@haki

BİRİNCİ BÖLÜM’'GEÇMİŞ''

On beş yıl önce...

Hava çok soğuktu neredeyse bir insanı donduracak kadar. Çok fazla kar yağıyordu. Kar taneleri bir uyum içerisinde, yavaşça aşağı iniyordu. Çatıların üst kısımları buzlar ile doluydu. Ağaçlar kardan dolayı görünmüyordu. Rüzgârın uğultusu, duyulacak şekildeydi. Genç kadın pencerenin önünden çekilerek, yavaş adımlarla yeni doğmuş kızının yanına gitmeye başladı. Her zaman bir kızı olsun istemişti. Üç oğlu vardı, elbette ki onları da seviyordu ancak kızının yeri onda bir başkaydı. Belki de sadece kadınlara özel bir şey idi. Kızı annesine benziyordu. Eşsiz gözlere sahipti, bir bakanın tekrar bakacağı türden. O kadar harikalardı ki bakmaya doyamıyordu. Kızını, yüzünde tatlı bir gülümseme ile bulunca genç kadının da yüzünde yumuşak bir gülümseme belirdi. Kızı, gözünü kırpmadan annesinin kolyesine bakıyordu. Genç kadının gülümsemesi hızlıca, zarif bir kahkahaya dönüştü.
''Çok mu beğendin, güzel kızım? Hadi bunu sana takalım. ’dedi ve süslü, mavi kolyesini çıkarttı, minik kızının boynuna taktı. Kızına büyük gelmişti ama kızının yüzündeki gülücükler ile bunu dert ettiğini sanmıyordu. Acaba kızı süslü biri mi olacaktı?
Bu anı ölümsüzleştirmek istedi ve masanın üzerinden fotoğraf makinesini aldı. Gerekli düğmelere basarak küçük kızının fotoğrafını çekti.
''Çok da güzelmiş, benim Nefes’ im “ dedi.
Yakamoz, sayfa 7
ataç ikon Yakamoz
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Yakamoz
2017
İlk kitabı ile edebiyat dünyasına giren Sude Naz Göl tarafından kaleme alınan Yakamoz kitabı Edebiyat, Roman (Yerli) türünde okuyucusu ile buluşuyor. Gece Kitaplığı yayınevinden 2017 yılında 9786052880821 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Yakamoz isimli kitap 429 sayfadan oluşuyor. Kitap Bir Nefeste Okunan Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Yakamoz kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Sence kaç puan almalı?
0
0 oy
0