up
ara
Milan Kundera

Milan Kundera

@ - İstanbul

Şebnem işigüzel'in sarmaşık romanında bahsedildiği üzere -ki hayalden ibarettir- Türkiye'ye gelip ismi 'milan kundura' olan bir ayakkabı dükkanının önünde dostlarıyla gülümseyerek poz vermişliği vardır.
Milan Kundera
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Ruya Kaya

Ruya Kaya

@ruyakaya - Londra (London)

Elif Safak'in tanistirdigi, okumaya doyamadigim, icime her defasinda dokunan, sadece bir degil birden fazla sey anlatan, Prag'a asik eden, tarih ogrenmeye tesvik eden, kilic gibi kesen, ama yine de guclendiren, basucunda tutulmasi gereken yazarlardan birisi.
Milan Kundera
ünlüye puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Hanımcı Beyza ོde

Hanımcı Beyza ོde

@koraycem - İstanbul

Saptırılmış Vasiyetler
“Pantagruel’in gemisi açık denizde koyun yüklü bir şileple karşılaşır. Şilebin sahibi, gözlüğü başlığına takılı Panurge’ü aşağılamak için elleriyle bir boynuzlu yaratıklara benzediğini anımsatan işaretler yapar. Panurge, o anda öcünü almak için, ondan bir koyun satın alıp denize atar. Bunu gören öteki koyunların hepsi birden denize atlar. Şaşıran tacirler, koyunların kimini postundan kimini boynuzlarından yakalayayım derken kendileri de denize düşerler”

(Kundera, [çevirmen: Ö. İnce], Saptırılmış Vasiyetler, İstanbul, 1995, s. 10).
ataç ikon Saptırılmış Vasiyetler
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Yağmur çiseliyordu. İnsanlar acele acele yürürken, bir yandan da şemsiyelerini açıyorlardı, öyle ki kısa zamanda sokak da kalabalıklaştı. Şemsiyelerin kemerli tepeleri birbirine çarpmaya başladı. Erkekler nazikti. Tereza'nın yanından geçerken şemsiyelerini iyice yukarı kaldırıyor, yol veriyorlardı. Ama kadınlar pes etmemeye kararlıydılar; her biri dosdoğru ileriye bakıyor, karşısındaki kadının kendisinden daha aşağı olduğunu kabul edip kenara çekilmesini bekliyordu. Şemsiyelerin karşılaşması bir güç sınavıydı. Önceleri yol veriyordu Teresa, ama nezaketinin karşılık görmediğini anlayınca, o da öteki kadınlar gibi şemsiyesine yapışıp, bütün gücüyle karşıdan gelen şemsiyelere bindirmeye başladı. Hiç kimsenin ağzından "Özür dilerim" lafı çıkmıyordu. Çoğunlukla hiç kimse bir şey söylemiyordu zaten ya, Tereza'nın kulağına bir ya da iki kere "Şişko inek!" ya da "Siktir! " sözü çalındı.

Şemsiyelerle silahlanmış bu kadınların yaşlısı da vardı genci de ama gençler daha yenilmez birer cengaverdi. Tereza işgal günlerini, uzun direklerde bayrak taşıyan mini etekli kızları hatırladı. Onlarınki cinsel bir öçtü; yıllar boyu kadınsızlıga zorlanan Rus askerleri bir bilim kurgu yazarının kafasından çıkma bir gezegene düştüklerini sanmışlardı herhalde - horgörülerini, benzerleri Rusya'da beş ya da altı yüzyıldır görülmemiş, uzun güzel bacaklarında gezdiren akıllara durgunluk verecek kadınlarla dolu bir gezegen . . .
ataç ikon Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Misafir2

Misafir2

@misafir001

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Yağmur çiseliyordu. İnsanlar acele acele yürürken, bir yandan da şemsiyelerini açıyorlardı, öyle ki kısa zamanda sokak da kalabalıklaştı. Şemsiyelerin kemerli tepeleri birbirine çarpmaya başladı. Erkekler nazikti. Tereza'nın yanından geçerken şemsiyelerini iyice yukarı kaldırıyor, yol veriyorlardı. Ama kadınlar pes etmemeye kararlıydılar; her biri dosdoğru ileriye bakıyor, karşısındaki kadının kendisinden daha aşağı olduğunu kabul edip kenara çekilmesini bekliyordu. Şemsiyelerin karşılaşması bir güç sınavıydı. Önceleri yol veriyordu Teresa, ama nezaketinin karşılık görmediğini anlayınca, o da öteki kadınlar gibi şemsiyesine yapışıp, bütün gücüyle karşıdan gelen şemsiyelere bindirmeye başladı. Hiç kimsenin ağzından "Özür dilerim" lafı çıkmıyordu. Çoğunlukla hiç kimse bir şey söylemiyordu zaten ya, Tereza'nın kulağına bir ya da iki kere "Şişko inek!" ya da "Siktir! " sözü çalındı.

Şemsiyelerle silahlanmış bu kadınların yaşlısı da vardı genci de ama gençler daha yenilmez birer cengaverdi. Tereza işgal günlerini, uzun direklerde bayrak taşıyan mini etekli kızları hatırladı. Onlarınki cinsel bir öçtü; yıllar boyu kadınsızlıga zorlanan Rus askerleri bir bilim kurgu yazarının kafasından çıkma bir gezegene düştüklerini sanmışlardı
herhalde - horgörülerini, benzerleri Rusya'da beş ya da altı yüzyıldır görülmemiş, uzun güzel bacaklarında gezdiren akıllara durgunluk verecek kadınlarla dolu bir gezegen . . .
ataç ikon Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Haberin etkisinden bir türlü kurtulamıyordu Sabina. Geçmişiyle arasındaki son bağ da kopmuştu.

Eski alışkanlığı uyarınca, bir mezarlık gezintisi yaparak sakinleşmeye karar verdi. En yakını Montparnasse Mezarlığı'ydı. Her bir mezarın başucunda küçük evler, minyatür şapeller duruyordu bu mezarlıkta. Sabina, ölüler başuçlarına saray taklitleri kondurulmasından neden hoşlansınlar ki, diye düşündü. Mezarlık, kendini beğenmişliğin taşa dönüşmüş haliydi. Ölünce akıllanacaklarına, mezarlık sakinleri yaşadıkları zamankinden daha da ahmaklaşmışlardı. Anıtları ne kadar önemli kişiler olduklarını belirtmek için dikilmişti. Burada gömülü olanlar babalar, kardeşler, oğullar ya da nineler değil, yalnızca kamusal önemi olan kişiler; unvanları, dereceleri, nişanları olan kişilerdi; şuradaki postacı bile seçtiği meslekle, toplumsal yeriyle saygınlığıyla gösteriş yapıyor, övünüyordu.

Bir mezarlık sırası boyunca yürürken, bir gömme töreni için toplanan kişileri fark etti. Cenaze yöneticisinin eli kolu çiçek doluydu, cenazeye katılan herkese bu çiçeklerden veriyordu. Sabina'ya da bir tane uzattı. Sabina cenazecilere katıldı. Bir sürü anıtın yanından dolaşıp geçerek henüz üzerine mezartaşı konmamış mezarın yanına vardılar. Sabina çukurun üzerine eğildi. Çukur son derece derindi. Çiçeği içine attı. Zarif taklalar atarak süzüldü, indi, tabutun üzerine kondu çiçek.

Gözü mezarın yanı başında duran taşa ilişti. Tüyleri ürperdi ve aceleyle eve döndü. Bütün gün o taşı düşündü. Onu neden bu kadar ürkütmüştü o taş? Cevabı kendisi verdi: Mezarların üstü taşla örtüldüğünde, ölüler bir daha dışarı çıkamazlar artık. Ama ölüler zaten dışarı çıkamazlar ki! Ha toprakla örtülmüşler, ha taşla, ne fark eder. Fark şu: Mezarın üzeri taşla örtülmüşse bu, ölmüş kişinin bir daha dönüp gelmesini istemiyoruz anlamına gelir. O ağır mezartaşı ölüye: "Olduğun yerde kal! " der.

Bunun üzerine babasının mezarını düşündü Sabina. Mezarın üzeri toprakla örtülüydü, topraktan çiçekler, hafifçe mezarın üzerine doğru eğilen bir akağaç çıkıyordu. Köklerle çiçekler babasının ölüsüne mezardan kaçış yolu sağlıyorlardı. Babasının üzeri taşla örtülmüş olsa, öldükten sonra onunla hiç konuşamayacak, ağaçlarda kendisini bağışlayan sesini hiç duyamayacaktı Sabina.
ataç ikon Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Kafka'nın güncelerinin ya da mektuplarının bir yerinde saptadığı bir formül bu. Franz nerede olduğunu tam hatırlamıyordu. Ama bir türlü aklından çıkmıyordu bu iki sözcük. "Gerçek yaşamak" ne demekti? İşi olumsuz yanından alırsak kolay; yalan söylememek, gizlenmek ve olduğundan başka türlü görünmek demekti. Oysa Sabina'ya rastladığı günden beri yalanlar içinde yaşıyordu Franz. Karısına Amsterdam'dan söz ediyordu; Sabina'yla Cenevre sokaklarında yürümeye korkuyordu. Üstelik yalan söylemekten, gizlenmekten de hoşlanıyordu; onun için o kadar yeni şeylerdi ki bunlar. Bütün cesaretini toplayıp okulu kıran, öğretmenin gözdesi öğrenci kadar heyecanlıydı.

Sabina için gerçek yaşamak, ne kendi kendimize ne de başkalarına yalan söylememek, ancak insanlardan uzak olunduğunda mümkündü; yaptığımız işlere başkasının gözü değdiği an; ister istemez o göze hoş görünmeye çalışırız ve yaptığımız hiçbir şey dürüstçe olmaz. Bizi seyreden birilerinin olması, bizi seyredenleri bir türü aklımızdan çıkaramamak, yalanlar içinde yaşamak demektir. Sabina, kişilerin kendilerine ve dostlarına ilişkin bütün sırları eleverdikleri edebiyat türünü aşağılık bulurdu. Gizliliğini kaybeden her şeyini kaybetmiş demektir, diye düşünürdü Sabina. Hele bundan kendi iradesiyle vazgeçen kişi canavardı. Sabina'nın yaşadığı aşkı gizli tutmaktan en ufak bir acı duymaması da bundandı işte. Tam tersine, ancak böyle davranarak gerçek yaşayabilirdi o.

Öte yandan Franz, yaşamının özel ve kamusal olarak ikiye bölünmesinin bütün yalanların kaynağı olduğuna emindi; kişi özel yaşamında başka bir şeydi, başkalarıyla birlikteyken bambaşka bir şey. Franz için, gerçek yaşamak, özel ile kamusal arasındaki engelleri yıkmak demekti. Andre Breton'un içini herkesin görebileceği ve sır namına bir şey barındırmayan camdan bir evde yaşamanın arzulanırlığı üzerine söylediklerini dilinden düşürmezdi Franz.
ataç ikon Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
Çizmeli Kedi

Çizmeli Kedi

@cizmelikedi

Ama içinden, Franz güçlü olabilir oysa onun gücü dışarıya yönelik dedi; iş birlikte yaşadığı insanlara, sevdiklerine geldi mi Franz zayıf. Franz'ın zayıflığına iyi yüreklilik deniliyor. Franz, Sabina'ya hiçbir zaman buyurmazdı. Tomas'ın yaptığı gibi aynayı yere yatırıp üzerinde çırılçıplak bir aşağı bir yukarı yürüme komutu vermezdi. Duyusal yanı eksik olduğundan değil; yalnızca buyuracak gücü yok. Ancak şiddetle tamamlanan kimi şeyler vardır yaşamda. Bedensel sevgi şiddetsiz düşünülemez.

Franz sandalyeyi yere, Sabina'nın tam karşısına koydu ve üstüne oturdu. "Güçlü olmak hoşuma gidiyor elbette," dedi. "Ama bu kasların Cenevre'de ne yararı var bana? Süs gibi bunlar, tavus tüyü gibi. Yaşamım boyunca hiç kimseyle dövüşmedim."

Sabina kendi melankolik hayallerine dalmış gitmişti; kendisine buyruklar yağdıran bir erkek olsaydı yaşamında, ne olurdu acaba Efendisi olmak isteyen bir erkek? Ona ne kadar katlanabilirdi Sabina? Beş dakika bile katlanamazdı! Bundan da şu çıkıyordu ki hiçbir erkek onun aradığı erkek değildi. İster güçlü olsun ister zayıf.

"Gücünü neden hiç benim üzerimde kullanmıyorsun?" dedi. "Sevgi insanın gücünden vazgeçmesi demektir de ondan," dedi Franz yumuşak bir sesle. Sabina iki şeyin farkına vardı: Bir, Franz'ın sözleri soylu ve doğruydu; iki, bu sözler onu Sabina'nın aşk yaşamından kapı dışarı ediyordu.
ataç ikon Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
PİP!

PİP!

@nusretk - Xi'an

21. yüzyıl
“Roman 21. yüzyıla yakışmıyor.”

Bence de roman 21. yüzyıla yakışmıyor. Çünkü bu yüzyıldaki insanların yaşam biçimi, ne ağır şeyleri okumaya ne de oturup ağır şeyler yazmaya izin veriyor.
Milan Kundera
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Uzm. Serdar T. (@lizbon)
PİP ☀️
11.03.19 beğen 2 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

 ... paylaşım fotoğrafı
...
Hüzün, son duraktayız demektir.

Mutluluk, birlikteyiz demektir.

Hüzün biçimdir, mutluluk içerik.

Mutluluk hüznün uzamını doldurur.
Milan Kundera
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
☪𝓜𝓔𝓡𝓥𝓔 ❀

☪𝓜𝓔𝓡𝓥𝓔 ❀.

@kumralela - İstanbul

Ne Garip Ama Doğru Tespit Bravo👏👏👏
M. Kundera:
"Erkek hoşlandıktan sonra tanır, Kadın tanıdıkça hoşlanır" . 
Milan Kundera
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

 Dünya can çekişen yüreğin telleri üzerinde gidip gelirken, kederin müziğini çalar.  paylaşım fotoğrafı
" Dünya can çekişen yüreğin telleri üzerinde gidip gelirken, kederin müziğini çalar."
İnsanlar genellikle dertlerinden kurtulmak için geleceğe kaçarlar, zamanın yoluna düşsel bir çizgi çeker, bu çizginin ötesinde o anki dert ve sıkıntılarının sona ereceğini sanırlar…
Milan Kundera
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Yasemen Bozkurt

Yasemen Bozkurt

@yasemenbzkrt - Kastamonu

İnsanlar' birbirlerini sık sık görünce;
"tanıdıklarını sanıyorlar"...
*Milan Kundera*
Milan Kundera
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 3 yorum beğen ikon
batu galatasaray (@batugalatasaray)
Mantıklı soylemis😁
11.08.18 beğen cevap
egnslm (@egnslm)
Kişiyi bilmek başka,tanımak başkadır.
11.08.18 beğen 1 cevap
erkan ay (@erkanay)
Tanımak için bize bazen 5 dakika bazen 5 yıl gerek. Taki maskesini yüzünden çıkarıp gerçek kendini gösterene kadar.
11.08.18 beğen 1 cevap
Sence kaç puan almalı?
9
1 oy
0