up
ara
Nazan Bekiroğlu

Nazan Bekiroğlu

Yazar, Öğretmen, Akademisyen

Nazan Bekiroğlu Kimdir?

3 Mayıs 1957 Trabzon doğumlu edebiyatçı, öğretmen ve akademisyendir. Öykü, roman ve deneme türlerinde eserler vermiştir. Yazdıkları ile Türk Yazarlar Birliği tarafından iki kez ödüle layık görülmüştür. Evli ve iki çocuk annesidir.

Nazan Bekiroğlu Hayatı

Trabzon, 3 Mayıs 1957 doğumludur. İlk ve orta öğretimini burada tamamlamıştır. Anne ve babası iyi eğitimli kimselerdir ve Nazan Bekiroğlu’nun çocukluğunda konuşmasının bozulmaması ve yerel şive oluşmaması için arkadaşlarını seçmesinde dahi etkili olmuşlardır. Babası o zamanın yerel bir gazetesini n sahibidir. Yayınlanmamış şiirleri ve roman denemeleri vardır. Osmanlıya olan merakı bütün çevresinde bilinir.

Babasını 14 yaşında kaybedene kadar yaşadıkları büyük müstakil evlerinin sanatçı ruhunun oluşmasında etkili olduğunu savunmaktadır. Babasını kaybetmesinden sonra ekonomik düzeylerinin eskisi gibi olmaması nedeni ile bir apartman dairesine taşınırlar.

Yükseköğrenim için Trabzon’dan ayrılmak zorunda kalmıştır. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1979 yılında mezun olmuştur. Mezuniyet sonrasında tekrar eski ve bahçeli bir eve taşınırlar. Bu atmosfer daha önceden temelleri atılmış olan sanatçı ruhunun dışa taşması için zemin hazırlamıştır.

Bu atmosferin etkisi altındayken yaptığı bir İstanbul seyahatinde Osmanlı tutkusu başlar. Romanlarında Osmanlı’nın insani boyutunu ele alır. Devrin insanı ile Osmanlı insanı arasında bağ kurmaya çalışır.

https://www.resimag.com/61e71f5d4e.jpeg

Kariyeri

Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra dört yıl boyunca lise öğretmenliği yaptı. Daha sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Halide Edip Adıvar’ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktora çalışmasını 1987 yılında tamamladı. Bu tarihten sonra öğretim üyesi olarak aynı bölümde kariyerine devam etti. 1995 yılında ise Şair Nigar Hanım konulu çalışması ile doçentlik unvanı aldı. 4 Mayıs 2001 itibari ile profesör olmuştur. Hala aynı bölümde, bölüm başkanlığı görevini yürütmektedir.

Birçok dergide makale, deneme ve hikâyeleri yayınlanmıştır.

Aldığı Ödüller

Türkiye Yazarlar Birliği 2003 Yılı Deneme Ödülü (Cümle Kapısı)
Türkiye Yazarlar Birliği 2006 Yılı Hikâye Ödülü (Cam Irmağı Taş Gemi)

https://www.resimag.com/8a2c18c272.jpeg

Eserleri

Nun Masalları (Öykü,1997)
Şair Nigâr Hanım (İnceleme,1998)
Halide Edib Adıvar (İnceleme,1999)
Mor Mürekkep (Deneme,1999)
Yusuf İle Züleyha / Kalbin Üzerine Titreyen Hüzün (Şark Mesnevîsi, 2000)
Mavi Lâle (Deneme, 2001)
İsimle Ateş Arasında (Roman, 2002)
Cümle Kapısı (Deneme, 2004)
Cam Irmağı Taş Gemi (Hikâye, 2006)
Lâ: Sonsuzluk Hecesi (Roman, 2008)
ece akkaya

ece akkaya

@eceakkaya

Aşk ile tarihi harmanlayıp size o tarifsiz duyguları her hücrenizde hissettiren yazardır.
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Türk Edebiyatının usta kalemlerinden biri olan Nazan Bekiroğlu'nun üslubunun akıcı ve edebi olması bence bu yazarımızı okunur kılıyor. Bir süre köşe yazılarını takip ettim, kitaplarından da birkaçını okudum.
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
beğen · 0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt

En çok imrendiğim yazarlardan biri. Üslup olsun, akıcılık olsun, çok başarılı bir yazar.
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
beğen · 0 yorum
iyikikitap

iyikikitap

@iyikikitap

"Acıyla yoğrulan, yoğruldukça durulaşan, kendi varlıklarını sevdiklerinin varlığında eriten Büyükhanım ve Hacıbey…"
ataç ikon Nar Ağacı
8.6 (638 oy)
0 yorum
iyikikitap

iyikikitap

@iyikikitap

"İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhaceret, mücadele, kader, farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroğlu’nun mürekkebi aşk olan kaleminde buluştu."
ataç ikon Nar Ağacı
8.6 (638 oy)
0 yorum
iyikikitap

iyikikitap

@iyikikitap

"Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı’na uzanan bir öykü… Trabzon’dan ve Tebriz’den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak… Aslında çok ırmak…"
ataç ikon Nar Ağacı
8.6 (638 oy)
0 yorum
iyikikitap

iyikikitap

@iyikikitap

"Hayat sanattan daha gerçek. Bazen bir manzaranın verdiği duyguyu koca bir kitap vermiyor. Ne kadar anlatırsam anlatayım, bütün anlattıklarımın toplamı bile bir kış ikindisinde camdan süzülen yağmur damlasını anlatmaya yetmiyor."
0 yorum
iyikikitap

iyikikitap

@iyikikitap

"Arınma kalpte gerçekleşen bir şeydir ve her kalbin anahtarı farklı yerdedir."
0 yorum
iyikikitap

iyikikitap

@iyikikitap

"Bir sahaf dükkânının derinliğinde ilk sahifesi yitik bir Lâle Risalesi’ni okumaya bir türlü başlayamıyorken ben, yine ben; bir lâledana daldırılmış tek sap lâlenin uyandırdığı aşinalığın sızısında."
ataç ikon Mavi Lale
8.2 (30 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Beni avutsun diye de yanımda iki yabancı, beyaz çiçek taşıyorum. paylaşım fotoğrafı
İnsan...

Ne kadar da nazlıydı.

Yaşayabilmesi ne çok şartın bir araya gelmesine bağlıydı.

Bu en güçlü yaratık en fazla da güçsüz olandı.

Bir büyük ağaç kadar kavi ve heybetli, bir kuru dal gibi kırılgandı.

Lâ: Sonsuzluk Hecesi

💬
Düşüncelerin doğruluk ağlarına takılmadan zarif ve rahatça aktığı akşamlarda sükunla hayatı sessizce dinlemek...
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Seni senden çalmışlar...  Ne derin yalnızlık. paylaşım fotoğrafı
Öğreneceğim çok şey kaldı geriye. Sözün özü hâlâ çok eksiğim. Tanırsan, bu yanımdan tanıyacaksın. Bir de, şikâyet etmemeyi öğrendim.

Bir çay fincanının dibinde kalan tortu, kullanım dışı kalmış ya da kapsama alanı iyice daralmış bir telefon numarası kadar varım ancak. Şekeri eksik bir Erzurum türküsü, ilk kar'ı eksik bir sevinç kadarım.

O yüzden aldığım hatırayla şimdi, bir sesten ibaret kalsam da, Ben'im Ben, demeye cesaret edebiliyorum.

Ben, Ben'im hâlâ. Bütün eksik gediğimle. Düşmüş yanılmışlığımla.

Sual etme ne olur.

Benim kendime bile vefam yok ki sana vefasızlığımdan sual olunsun.

İki satırı bir araya getirsem üçüncüsünde şaşırıyorum.

Yine de kabul et bu kırık nâmeyi. Hitabı Sen, imzası, Ben'im Ben, olsun.

Başlarken'di, bir de biterken olsun.

*Kitapların dışında içsel bir monolog. Kelimeleri anlamlı bir bütün haline belki getirebilsek bu monoloğu yazabilirdik bizlerde. Hiç de yabancı gelmiyor bana, kendi adıma.

Bu monoloğu duyan birisi olsaydı belki "Mimoza Sürgünü" romanında kendi sorduğu soruyu bizzat sorardı, yani ben olsam sorardım bu soruyu.

"Söylesene, nerede kayboldun sen..?
Gülden hangi köşe başında vazgeçtin? "
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
1 yorum
Eseflal (@eseflal)
Vazgeçildiğimiz yerdedir belki vazgeçmişliğimiz... Hangi köşe ise artık orası...
20.03.19 beğen 1 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Tanrım, gülleri ve sessiz harfleri koru... paylaşım fotoğrafı
Benim ”ha demeden hayran olan” bir gönlüm var, o ise aynı şeyi anlayan iki kişiden birinin tebessümüyle bakıyor yüzüme.

Bir selam gülümseyişi bu.

Çünkü sevdim ve ben kalbiyle yaşayanlar zümresindenim…


*Nar Ağacı : İki farklı coğrafyalarda büyüyen iki insanın sebeblerin neden olduğu kaderin mecrasında ortaya çıkan aşk hikayesi.

Kitabın içindeki hüzünlü naif aşk mektubu görmezden gelinemez.

Cümleler divan edebiyatının o ince ruhlu kelimeleriyle öyle tamamlanıyor ki kitabın konusu mükemmel bir cümle oluyor.

"Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim
Ben böyle çağırmasam sen öyle gelmezdin..."
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Eğilip kalbimi dinlemek istiyorum ya, bazen, öylesine uzağındayım ki..! paylaşım fotoğrafı
İnsan...

Ne kadar da nazlıydı.

Yaşayabilmesi ne çok şartın bir araya gelmesine bağlıydı.

Bu en güçlü yaratık en fazla da güçsüz olandı.

Bir büyük ağaç kadar kavi ve heybetli, bir kuru dal gibi kırılgandı.


*İnsanın acziyeti, yaşamak için tüm şartlar yerli yerinde olsa da yine de zayıftı, aslında Kemal Sayar hocamız güzel bir tarifle yaşama biraz umut veriyor ama bu da asla olmuyor.

"Akılda tutmak, hatırlamak, yaşamaktır.

unutmak, unutulmak ölmek…"
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Ve biz hâlâ tekrarlıyoruz ; geceyi, gündüzü, henüzü…” paylaşım fotoğrafı
Kainatta ne varsa hepsi vehim ve hayal

Ve dahi;

Rüya bütün çektiğimiz…

*Öylesine mutlak ki,

"Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim." (KEHF/7)

İnanç ekseninde Kehf suresinde geçiyor ve bu kalbimizde bir yerde dursun unutmamak üzere.
Nice şiirler, romanlar ve şarkılarda da her şeyin faniligi, rüya olduğu tema olarak işlenmiştir.

Ayşe Tunalı yıllar önce bir şarkısında diyordu "Seni görmem imkansız, rüyalarım olmasa"

Yahya Kemal Beyatlı "Rindlerin Ölümü"şiirinde

Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar;her gece bir bülbül öter.

Fernando Pessoa ; Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu, Huzursuzluğun romanı ...

Daha bir çok örnekler verebilirim.

Sonuç :Hayatın yaşanan anlardan ibaret olduğu ve bu anların su gibi akıp gittiği zamanımızda hiç farkında olunmadan hayatı çok zalimce ve zahirle aldanıp erteliyoruz.
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Bütün uzaklar canımdan içeriydi. Bütün yakınlar yabancı.  paylaşım fotoğrafı
Benim kendime bile vefam yok ki sana vefasızlığımdan sual olunsun.

İki satırı bir araya getirsem üçüncüsünde şaşırıyorum.
Nazan Bekiroğlu
7.3 (4 oy)
0 yorum
Nar Ağacı
2012
Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu'nun kaleme aldığı tarihi kurgu romanıdır. Kitapta Balkan Savaşı ile Birinci Dünya Savaşı arasında geçen süre içinde, dönemin zor koşulları altında yaşanan hayatlara ve anlatılmaya değer aşk hikayelerine yer veriliyor.
Yol Hali
1970
Sence kaç puan almalı?
7.3
4 oy
0
SAYFA EDİTÖRÜ
Nazan Bekiroğlu sayfasının içeriği A.ÇALIK isimli üyenin katkılarıyla oluşturulmuştur.